“Cumhuriyet’in kuruluşunun simgesi Altındağ”

Milli Mücadele döneminin sembolü olan Birinci Meclis, Altındağ’ın sınırları içerisindeki Ulus’ta yer alıyor. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Altındağ’ı 'eski şehir merkezi' olarak tanımlıyor.
Yayın Tarihi: Nis 1, 2017
FavoriteLoadingBeğen 20 mins

Belediye başkanlığı adaylığınızdan önce Altındağ’a yerleşmenizin nedeni neydi?

Ben Ankara’ya geldiğim ilk günden beri Altındağ’da oturuyorum. Belediye başkanı seçilmeden birkaç yıl önce Ankara’ya geldiğimde Altındağ’ın bir gecekondu mahallesinde yaşamaya başladım. O dönemde İçişleri Bakanlığı’nda Daire Başkanı olarak görev yapıyordum. Her sabah işe giderken ve dönerken, Altındağ’ın tozlu, çamurlu yollarından geçtim. Kadınları gördüm. Kömür, odun taşıyan, hayata derme çatma gecekondularının penceresinden bakan kadınları. Çocuklarını çamurlu yollardan uzun mesafeler yürüyerek okula götüren anneleri gördüm. Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen hayatla mücadele eden, çocuklarını iyi yetiştirmek için çırpınan kadınlar için, Altındağ’ın kaderini değiştirmek için bir şeyler yapmam gerektiği fikrine kapıldım. Altındağ’da oturma ve belediye başkanı olma sürecim böyle başladı.

Altındağ’da üç dönemde neler değişti?

Biz küçük ya da sadece detaylara yönelik işler yapmak için değil, ilçemizde çok büyük çaplı bir değişim yapmak için yola çıktık. Değişim için yola çıktığınızda çoğunluk buna direnç gösteriyordu. Bizim karşılaştığımız en temel zorluk bu. Bu direnç noktalarını kırmak için sabırlı, kararlı ve disiplinli bir şekilde çalıştık. Yılların ihmali vardı Altındağ’da… Çok radikal işlere girişilmesi gerekiyordu. Bunun için, öncelikli olarak belediyenin yapılanmasını gerçekleştirmek gerekiyordu. Önce belediyenin içinden başladık. İlk bir yıl hiç dışarıya çıkmadık. Hiçbir yatırım yapmadık. Zaten belediyenin yatırım yapabilecek durumu da yoktu ne yazık ki. Öncelikli olarak belediyeyi, kurumsal yapısıyla, iş anlayışıyla, vatandaşla diyaloğu açısından hizmet edebilen, üretebilen, vatandaşın güvenini kazanmış bir belediye haline getirdik. Hiçbir yerden kredi veya hibe, borç almıyoruz, almaya da ihtiyaç yok. Kimi zaman oldu ki, çok sıkıntılı günler geçirdik, zor durumlarla karşılaştık. Ancak o problemleri çözmek için büyük çaba sarf ettik. Boş vermedik, emek verdik. Bu da bereketi getirdi.

Ardından da Altındağ’ın imar planlarını tamamlamak için kolları sıvadık. Göreve geldiğimizde Altındağ’ın yüzde 70’inin imar planı yoktu. Yapılaşma sıfır noktasındaydı, yüzde 80’i gecekondularla kaplıydı. Bugün Altındağ’ın imarı tamamlandı. Altındağ hızla yapılaşıyor, dönüşüyor. Altındağ’ı artık çok iyi tanıyorum, ihtiyaçlarını çok iyi biliyorum. Tribünlere oynamak için değil, toplumun ihtiyaçlarına göre hangi mahalleye neler yapılması gerektiğini çok iyi biliyorum. Altındağ Belediyesi’nin de bunları yapacak ekonomik gücü var.

VEYSEL TİRYAKİ. ALTINDAĞ BELEDİYE BAŞKANI.


Altındağ’da yaşamanın avantajları oldu mu?

Ben Altındağ’ı evim, Altındağlıları ise ailem gibi görüyorum. Bu nedenle kendimden ziyade, Altındağ’ın ve Altındağlı vatandaşların, özellikle de çocukların daha iyi bir geleceğe kavuşması benim için çok önemli. Öncelikli hedefim, Altındağ’ı her bakımdan bir önceki yıla göre daha ileriye taşımak, Ankara’nın en eski ve en tarihi bölgesini hak ettiği yere getirmek. Ufukta beliren daha aydınlık yarınlara ulaşıncaya kadar hızımızı hiç kesmeyeceğiz, tempomuzu hiç düşürmeyeceğiz. Bunu yaparken Altındağlıların hayır duasından başka da bir beklentimiz yoktur, olmayacak da.

8 Mart’ta düzenlediğiniz öykü yarışmasından bahseder misiniz?

Türkiye demokratik bir ülkedir ve insanlarını en iyi şekilde eğitmek durumundadır, aksi durumda demokrasimiz kör ve topal olarak devam eder. Eğer toplumu iyi eğitmezseniz, memleketimizde yaşadığımız, gelişmemiş ülkelerde olduğu gibi kadınlara yönelik şiddet, tecavüz, küçük yaşlarda zorla evlendirilme gibi benzer sıkıntıları yoğun olarak yaşamaya devam ederiz. Bu hadiselerin eğitim ve kültür eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Eğitim seviyemiz ve kalitemiz ne kadar yüksek olursa, toplumdaki kadınların ve yetişkin insanların yaşadığı sorunların hızlı bir şekilde ortadan kalkacağını düşünüyorum. Demokrasi, iyi eğitim almış toplumların rejimidir, onun için kültürel etkinlikler çerçevesinde düzenlediğimiz öykü yarışmasına önem veriyoruz.

Normal eğitimini tamamlasın veya tamamlayamamış olsun, ciddi anlamda tiyatro kabiliyeti olan, şiir ve öykü yazabilen, çok başarılı insanlar ve kadınların olduğunu, düzenlediğimiz programlarımız sayesinde görüyoruz. Bu etkinlikler, insanların kendilerini ifade edebilmeleri için güzel bir fırsattır. Lise ve üniversite eğitimi alamayan insanlara fırsat vermek ve kabiliyetlerini ortaya çıkarmak, kadınlara özgü belirlediğimiz konularla kimseye anlatamadıkları, yaşanmış hikâyelerini yazabilme olanağı sunmak için öykü yarışmasını düzenledik. Daha önce ‘Mutluluğu Arayanlar’, ‘Kadının Penceresinden Yaşam’ gibi konularda gerçekleşen öykü yarışmamızın bu yıl 11’incisini düzenledik. Bu sene konuyu, ‘Söyleyecek Sözüm Var’ olarak belirledik. 2016 yılında 500 kişi katıldı. Bu sene başvuru sayısı daha da arttı. 1 Mart’ta başvurular bitti. Dereceye giren kadınlar 8 Mart’ta Altındağlı kadınlar tarafından düzenlenen Dünya Kadınlar Günü kutlama programında ödüllerini aldılar.

Kadınlar için açılan girişimcilik kursundan kaç kadın faydalanıyor?

Altındağ Belediyesi olarak, kadınlara destek olmaya büyük özen gösteriyoruz. Altındağlı kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını amaçlıyoruz. Altındağ Belediyesi ve KOSGEB ortaklığıyla kasım ayında başlayan girişimcilik kursları, Altındağlı kadınları iş hayatında daha aktif bir hale getirecek. Bu kursları Altındağ’da 2’nci kez gerçekleştiriyoruz. Altındağlı kadınlar, KOSGEB girişimcilik eğitimi için ilk olarak birtakım testlere tabii tutuluyor. Girişimcilik değerlendirmelerinin yapılacağı bu testler sonrasında uygun görülen kadınlar, mülakata girmeye hak kazanıyor. Girişimci bir ruha sahip olan kadınların kendi işletmelerini kurmasını amaçlayan ve 32 saat süren bu programa, Altındağ Belediyesi’ne bağlı tüm Kadın Eğitim ve Kültür Merkezleri’nden 100 üye katılabiliyor. Altındağlı kadınlar, eğitimlerini tamamladıktan sonra iş kurmak istediklerini beyan eden bir raporu dosya halinde KOSGEB’e sunuyor. İlk etapta işyeri açmak isteyen Altındağlı kadınlara bu proje kapsamında danışmanlık hizmeti de veriliyor. Bu zamana kadar pek çok Altındağlı kadına iş kapısı açan ve kendi işlerinin sahibi olmalarını sağlayan bir belediye olduk. Girişimcilik kursları ile yine yüzlerce kadını iş sahibi yapmayı hedefliyoruz. Altındağlı kadınların kendilerine imkân tanındığı takdirde neler başarabileceğini gördük. Biraz desteklendikleri takdirde bütün engelleri aşabilen bu kadınların başarılarıyla gurur duyuyoruz. Kendi güzellik salonunu, butiğini, mantı dükkânını açan, yanında kendi gibi kadınlara iş veren Altındağlı kadınları tebrik ediyor ve herkese örnek olmalarını diliyorum.

 

“Yardım marketimizle alışverişin keyfi yaşanıyor.”

 

Altınay Yardım Organizasyonu hakkında bilgi verir misiniz?

Altınay Yardım Organizasyonu’nun yardım eli bu zamana kadar 100 binden fazla aileye ulaştı. Altınay, 2005 yılından bu yana bölgemizdeki fakir ve dar gelirli 80 binden fazla aileye gıda, giyim, hasta bezi, tekerlekli sandalye, beyaz eşya, mobilya, billuriye ve kırtasiye yardımında bulunan, sosyal belediyecilik alanındaki en başarılı örneklerden biri. Altınay’da bulunan ürünlerin önemli bir bölümü hayırsever vatandaşlarımızın bağışlarından oluşuyor. Bu katkılar sayesinde, Altınay her geçen gün daha çok ihtiyaç sahibi, yoksul vatandaşımıza ulaşıyor. Bu, bizim için çok önemli. Çünkü bağış yapan hayırseverlerin çokluğu, bu organizasyona ne kadar güven duyulduğunun bir göstergesi.

Altınay Yardım Organizasyonu’nun dev bir süpermarket görünümünde bir mağazası var. 50-100-250-500 TL olarak bastırılan alışveriş çekleri ile Altınay Mağazası’na gelen vatandaşlarımız, burada hem ürünleri yerinde görerek seçim yapma imkânına kavuşuyor hem de yakınları ve çocukları ile birlikte alışveriş yapmanın ayrıcalığı ve keyfini yaşıyor. Böylelikle bu kişilerin evlerinde komşuları önünde rencide olmalarının da önüne geçilmiş olunuyor.

Altınay Yardım Organizasyonu’nun en önemli yardımlarından bir olan hasta bezi yardımı, her ay yüzlerce ailenin üzerinden büyük bir yükü alıyor. Bunun yanında engelli vatandaşlarımız için tekerlekli sandalye, bebekler için bebek arabası, öğrenciler için kırtasiye tedariki yardımda bulunduğumuz diğer alanlar. Kısaca Altınay her geçen gün sevgiyle büyüyen kocaman bir aile. 2017 için hayata geçecek projelerden bahseder misiniz? Altındağ’da iki-üç yıl içerisinde gecekondudan dönüşmemiş hemen hemen hiçbir yer kalmayacağını ümit ediyorum.


Henüz kentsel dönüşümü başlatamadığımız birkaç mahalle var. Önder, Ulubey mahalleleri ve Doğantepe’de yakın zamanda kentsel dönüşüm projeleri başlamış olacak. Ama bunun yanında özellikle 2017’de yollar başta olmak üzere yeşil alanlar ve çok sayıda okul yapacağız. Sağlık tesisi, kütüphane, yüzme havuzu yapacağız. Bu sene farklı olarak bir buz pateni sahası yapacağız. Toplumun ihtiyacı olan her şeyi yapmaya zaten devam ediyoruz. Bütçemizin yüzde 50’si yatırıma gidiyor. Altındağ’ı yeniden eski günlerine döndürmeye, Ankara denilince akla gelen ilk yer haline getirmeye çalışacağız. Daha çok yapacağımız iş var. Durmadan yola devam edeceğiz. Güçlü bir Altındağ, müreffeh bir Altındağ, eğitim ve bilinç düzeyi yükselmiş bir Altındağ hedefimiz…

Yakında üç aile sağlığı merkezini daha açacağız. İnşaatları bitti. Bu yıl Altındağ’a 112 Acil Servis istasyonları yapacağız. Okullar yapmayı sürdüreceğiz. Ali Ersoy Mahallesi’ne büyük bir kültür merkezi yaptık. Beşikkaya Mahallesi’ne yine büyük bir kültür merkezi yapacağız. 2017’de önemsediğimiz projelerimiz arasında parklar var. Beş mahalleye büyük parklar yapacağız. Mesela Doğantepe Mahallesi’ne yapacağımız park 200 dönüm büyüklüğünde. İnşaat başladı.

Altındağ’da mahalle camileri dönemini başlattık. Bu yıl da cami yapmaya devam edeceğiz. Kentsel dönüşüm çalışmaları devam edecek. İki önemli projemiz daha var. Biri Altındağ’a bir at maneji kazandıracağız. O proje bitmek üzere. İkincisi de bu yıl inşallah buz pateni sarayının inşaatına başlayacağız. Kısacası yıllardır yatırım konusunda gösterdiğimiz başarı grafiğimizde bir düşüş yaşanmayacak.

“Bu ülkenin kaybedecek vakti yok.”


Referandum sürecinde Altındağ’da neler yapacaksınız?

Biz zaten sürekli sahadayız. Sürekli vatandaşlarımızla birlikteyim. Benim yaklaşık 10-12 yıldır rutin yaptığım işler bunlar. O nedenle, daha fazla sokaklarda olacağız, vatandaş buluşmalarımızı daha yoğun yapacağız. Bu, son 15 yılda gündeme gelen 2’nci anayasa değişikliği olacak. Günümüz anayasası, 1980’li yılların başında, o günlerde darbe yönetimiyle iş başına gelen yönetimin yaptığı bir yasa. Bu anayasa, o günden bugüne değin bütün siyasal partilerin, hatta iktidarların vesayet anayasasıdır. Yeni bir sistem bu. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’nin dünyada uygulanan başkanlık sisteminden biraz farklı yönleri var. O nedenle de ‘Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ diyoruz.

Çok sayıda darbe oldu. Bilinen darbeler var, bilinmeyenler var. Yani yaklaşık bugüne kadar, 1940’lardan günümüze kadar ondan fazla darbe girişimi oldu. Darbenin şekli değişmiştir ama darbe darbedir.

Muhtıralar da darbedir. İsmet İnönü’ye karşı da darbe yapılmıştır. Bu, şunu gösteriyor ki, sağlıklı hükumet etme sisteminde problem var. İşte yeni sistemle bu problemler aşılmış olacak. Daha müreffeh bir Türkiye, kalkınmış bir Türkiye istiyoruz. Bunun için de Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi bir fırsattır. Türk halkının bu fırsatı kaçırmayacağına, yakalayacağına canı gönülden inanıyorum.

Yeni sistemin özünde size göre ne var?

Çok partili yaşama geçtiğimiz yani 1950’lerden günümüze değin, sivil iktidarların ortalama bir yıl bile iktidarda kalamadığını da görüyoruz. 1950 yılından bu güne ülkemizde bir atılım olduğu ve büyümenin fazla olduğu dönemlere baktığımızda da bu dönemlerin tek başına iktidara gelen istikrarlı hükumet dönemleri olduğunu görürüz. Şimdi “Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi”nden korkmamak, vatandaşa da çok iyi anlatmamız lazım. Altındağ sizin için ne anlam ifade ediyor? Altındağ benim için ‘Ankara’nın başkenti’. Bütün kültürel doku, korunması gereken yapılar, kültür varlıkları, eski meclis binaları, bakanlık binaları, tarihî camileri ve Ankara evlerini içinde barındıran ve Anadolu’dan Ankara’ya gelen insanlara ilk ev sahipliği yapmış eski şehir merkezidir. Ayağa kalkması, muhafaza edilmesi ve eski anıların yaşatılması gereken bir yerdir. Cumhuriyet’in kuruluşunu simgeleyen yerdir burası. Altındağ, 1950’lere kadar Ankara’dır aslında.

“Bugüne kadar birçok darbe oldu. Sağlıklı hükumet etme sorunumuz var. Yeni sistemle işte bu problem aşılacak. Türk halkı bu fırsatı kaçırmayacaktır.”

 

 

 

 

 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)