Sefa Saygılı

1973 yılıydı… Üniversite sınavına girmek için o zamanlar sınav Ankara ve İstanbul’da yapılıyordu- ikamet ettiğim İskenderun’dan Ankara’ya ilk defa gelmiştim. Sınav sonrası arkadaşlarla Ulus’u dolaşırken sıra dışı ve sevimli bir yapı hemen dikkatimizi çekmişti. Gözüme yabancı gelmeyen bu mekânı sorduğumuzda, eski Meclis binası olduğu cevabını almış ve müze olan yapıyı dikkatlice gezmiştik. Osmanlı’nın son yıllarında inşa edildiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ilk defa kullanılmaya başlandığı, Türk mimarlar tarafından biraz Rus mimarisi esintisi olsa da Osmanlı ve Cumhuriyet mimari sentezi ile inşa edildiğini öğrenmiştim. Ayrıca binayı, TBMM’nin açılışında Mustafa Kemal Paşa’nın, daha sonra yine bu mekânda, Meclis kararıyla Atatürk soyadını alacaktı, bazı hoca efendilerle birlikte dua ederken çekilen fotoğrafından hatırladığım aklıma gelmişti. Halen her önünden geçtiğimde heyecan duyar, o savaş ve yokluk yıllarının acımasız ve zor koşulları aklıma gelir, duygulanırım.

2013 yılıydı. Aradan 40 yıl geçmişti. Türkiye Kızılay’ının genel başkan yardımcısıydım ve hemen her hafta yönetim kurulu toplantısı için İstanbul’dan Ankara’ya gidiyordum. Genel merkezden bir yere makam aracı ile giderken Beştepe semtinde görkemli bir bina gözlerimi kamaştırmış, şoföre bu yapının ne olduğunu sormuştum. “Burası yeni yapılmakta olan Cumhurbaşkanlığı Sarayı” cevabı, beni ilk Meclis binamızda olduğu gibi heyecanlandırmış, aynı zamanda bu kez yoksul değil zengin ve kudretli bir ülkenin vitrini olduğu için gururlandırmıştı. Tabii daha sonra, belki 10 defa Sayın Cumhurbaşkanımızın davetiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi adını alan bu mekâna gelmiş, makamında görüşmüş, toplantılara katılmış ve birçok yerini hayranlıkla gezmiştim. İftihar ettiğim ve kalbimde yer tutan bu iki muhteşem yapının özelliklerini karşılaştırmak istiyorum. Bu kıyaslama aynı zamanda ülkemizin gelişimine ve değişimine de ışık tutar mahiyettedir. Karşılaştırırken neler mi düşündüm? Hemen sıralayayım:

• Eski Meclis binasında o yılların mütevazılığı ve şahane estetik anlayışı göze çarpar. Külliyede ise içinde bulunduğumuz yılların bolluk ve bereketini gösteren ihtişamlı bir mimari dikkatimizi çeker.

• Eski Meclis binası Ankara’nın merkezindedir, savaş ve karmaşa yıllarının mahzun ama ciddi ve ağırbaşlı görünümünü yansıtır. Külliyemiz ise Ankara’nın yüksek bir kesiminde, adeta şehri seyreden bir konumdadır. Neşeli, insanın içini ısıtan, hayat dolu, rengârenk ve cıvıl cıvıldır.

• Eski Meclis binası geniş bir imparatorluktan sonra küçülmüş, 12-13 milyon nüfuslu, yeni kurulan, daha doğrusu kurulmakta olan bir ülkenin sembolüdür. Külliye ise nüfusu 80 milyon olmuş, zor durumda olan komşu ülke vatandaşlarının güvenle sığındığı, hedefinde dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek olan, kişi başına yıllık geliri 12 bin doları aşmış, önemli bir devletin simge yapısıdır.

• Eski Meclis binamız küçüktür, henüz kurulan ülkenin yalnızlığını gösterircesine tek bir yapıdır. Ancak Külliye, adındaki gibi 1150’yi aşkın odasıyla, her şeyi gayet güzel yapılandırılmış ve müminler için her türlü konfor düşünülmüş şahane Beştepe Millet Camii ile, 5 milyon ciltlik Türkiye’nin en büyük kütüphanesiyle, toplantı ve kongre salonlarıyla, yeşil peyzajlı 65 bin metrekareyi bulan ve insanın gözünü dinlendiren geniş alanlarıyla, 5.600 yetişkin ve 72 bin adet çalı grubu ağacıyla, masallardaki sarayları andıran ışıl ışıl aydınlatmasıyla 750 bin metrekare üzerine yayılmış devasa ve muhteşem bir yapılar toplamıdır. 200 bin metrekareyi bulan halka açık alanlarıyla alışılagelmiş, ‘resmi yapı’ anlayışından ayrılan bir çizgiye sahiptir.

• Eski Meclis binası yazdığımız gibi Rus, Osmanlı ve Cumhuriyet mimarilerinden izler taşır. Külliye ise Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve Orta Asya Türk mimarilerinin harika bir sentezi; en ince ayrıntısına kadar nakış nakış işlenmiş bir mimarlık şaheseridir. Üzerinde yaşadığımız topraklarda, Orta Asya’dan bugüne sentezlenerek şekillenen uygarlığın kodlarını taşır.

• Eski Meclis binası o zamanki önemli kararların alındığı yerdir, mebuslara açıktır. Külliye ise milletimizin hizmetinde yapılar topluluğudur. Baktığınızda gözünüzü dolduran, iftihar ettiğiniz, en küçük ayrıntısına kadar ilmik ilmik işlenmiş ve özen gösterilmiş sanat harikasıdır. Emeği geçenlere teşekkürü borç biliriz.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)