SEFA SAYGILI

Aslında genel seçimlere ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık 2 yıla yakın bir zaman vardı. Ancak Türkiye’nin bir darboğazdan geçtiği görülüyordu. Köklü çözüm arayan sorunlar vardı: PKK ve DAEŞ gibi ülkemizin düşmanı terör örgütleri sınırımıza dayanmışlar, Afrin’de destan yazmış kahraman Mehmetçik orada bekliyordu. Ülkeyi karıştırmak, zenginliğimiz olan farklılıklarımızı tahrik ederek iç karışıklık çıkarmaya çalışan şer güçlerin harekete geçmiş olduğu anlaşılıyordu. Ülkemizin yakaladığı yüksek büyüme rakamları ve insanlarımıza kazandırılan dev projeler bazılarını rahatsız ediyordu. Özellikle büyük darbe yemiş FETÖ yurtdışında ve sinsice yurtiçinde ülkeyi karıştırmak, hassas bir bölgede olan, kritik süreçten geçen Türkiye’yi zor duruma düşürmek için her türlü ihaneti sergiliyordu. Ortalık gerginleştiriliyor, sürekli birtakım gereksiz konular gündemde tutuluyordu.

Seçimlere 1.5 yıldan fazla süre kalmasının yanında, mahalli seçimlere de 1 yıl kadar bir süre vardı. Plan açıktı: Yerel seçimlerde partiler kadar adaya da dikkat edilerek oy verilir, bu yüzden iktidar partisinin aldığı tercih yüzdesi genel seçimlere oranla biraz düşük olurdu. Bunu da kullanarak genel seçimlerde AK Parti’ye her türlü yol ve her çeşit söylemle yüklenecekler, tek başına iktidar olmasının önüne geçeceklerdi. Böylelikle tekrar aylarca süren koalisyon görüşmelerinin ve belirsizliklerin yolunu açacaklardı. Kurulacak zayıf ve kendi içinde problemli, üstelik her an yıkılabilir hükumetler ülkemiz için verimli olmayacaktı.

Ülkemiz sanki yakında seçim olacakmış havasına sokuldu. İnsanlar politize edildi. Seçimle kalkıp seçimle yatar olduk. Gerginlik artırılıyor, bu da bürokrasiye yansıyordu. Devlette iş yapılması da zorlaşmıştı. Ülke sanki seçim havası yaşıyordu. Kamuoyu Afrin’deki askerlerimizi de unutmuş, seçime odaklanmış hale getirilmişti. Hatta o kadar ileri giden oluyordu ki, oradaki güçlerimizin neden orada olduğu sorgulanır olmuştu. Kuru bir ‘savaşa hayır’ sloganı arkasında Türkiye düşmanlığı ve terör yandaşlığı bile yapılıyordu. Yöneticilerimiz şeytan taşlamaktan icraat yapamaz hale getirilmek isteniyordu.

Üstelik seçimler yaklaştıkça bu puslu ortamın koyulaşması için elden gelen yapılıyor, dikkatler hep Kasım 2019’da yapılması gereken seçimlere yönlendiriliyordu. Türkiye o zamana kadar sürecek bu çalkantılı ve gerilimli gündemi kaldıramazdı. Bunu öncelikle ilk fark edense ülkesini seven gerçek bir devlet adamı ve siyasetçi olduğunu kanıtlayan Sayın Devlet Bahçeli oldu. Partisinin grup toplantısında erken seçimlerin yapılmasını hükumete ve TBMM’ye teklif etti. Bunu için de tarih verdi: 26 Ağustos 2018 Pazar günü erken seçimler yapılmalıydı, ülkenin seçimleri geciktirmeye tahammülü yoktu.

Aslında erken seçimlere karşı olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu teklifi düşüneceklerini ve değerlendireceklerini söyledi. Ayrıca bu öneri, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ittifak ettikleri ve hassas devlet adamı olan Sayın Devlet Bahçeli’den gelmişti.

Derken AK Parti MKYK’sı toplandı ve 26 Ağustos’un bile geç olabileceğine, 24 Haziran’ın daha uygun bir tarih olduğuna karar verdi. Meclis’e sunuldu ve teklif yasalaştı.

Seçimlerin öne alınmasının ülkemiz açısından pek çok faydası oldu:

  • FETÖ başta olmak üzere Türkiye düşmanı şer güçler bütün planlarını Kasım 2019’da yapılması planlanan seçimlere göre yapmakta, sinsice faaliyetlerini bu tarihe göre planlamaktaydılar. Seçimler öne, özellikle 2 ay sonraya alınınca iyot gibi açığa çıktılar ve ne yapacaklarını şaşırdılar. Alınan karar onların ezberlerini bozmuştu. Artık hain planlar kurmak ve uygulamak, ülkemizi sıkıntıya sokmak için vakitleri daralmış oldu.
  • Yurtdışında Türkiye’yi her türlü yolla zor duruma düşürmek için yoğun faaliyet gösteren FETÖ ve hain lideri F. Gülen yurtiçinde de yeni oyunlar peşindeydi. Her türlü ihaneti yapabilecek terör örgütü yeni kalkışma yapamadan seçimlere gidilecekti. Aslında bütün planları AK Parti’yi iktidardan düşürmek, bu olmazsa da zayıf bir çoğunlukla hükumet kurmasını sağlamaktı. Ancak oyunlarını tezgâhlayamadan seçim kararı alındı ve açığa düştüler.
  • Bir başka husus ise hükumetin sandıktan yeni bir onay ve destek alarak, milletimizin teveccühünü tekrar kazanarak çalışmalarını ve faaliyetlerini hızlandırması olacaktı.
  • Bürokraside ve başka alanlarda belirsizlikler giderilecekti. Özellikle bazı devlet dairelerinde işler yavaşlamış, adeta metal yorgunluk söz konusu hale gelmişti.
  • Ülkemizi içten ve dıştan saran, bir an önce çözümlenmesi gereken birçok problem vardı. Ancak seçimlere daha 565 gün gibi olmasına rağmen bazı odaklar ülkeyi seçim havasına sokmuşlardı bile. Seçimle yatıyor, seçimle kalkıyorduk. Sanki yakında seçim yapılacakmış gibi anketler ortalığı sarmıştı. Erken seçim kararı ile bu sorunlara inşallah daha köklü çözümler sağlanacaktır.
  • Yine pek çok tartışma, spekülasyon sona erecek, seçim tartışması ülkenin gündeminden çıkarılmış olacaktır.
  • Yine zamanla Cumhur İttifakı kurmuş AK Parti ile MHP’nin arasını açmaya, birlikte seçime girmelerini engellemeye çalışacaklardı. Bunun için çok şükür yeterli vakitlerinin kalmadığını anlamaları yine şer güçleri hayal kırıklığına uğrattı.
  • En önemlisi, yapılan halk oylamasıyla kesinleşen Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi bir an önce hayata geçirilmiş olacak, birtakım belirsizlikler ortadan kalkacaktır.
  • İş dünyasının da erken seçime bakışları önemlidir. Çalışma hayatının lider isimlerinin erken seçimler hakkında bazı değerlendirmeleri şöyle:

“Seçimlerin öne alınmış olması, iş dünyası açısından belirsizliklerin de bir an önce ortadan kalkacağı ve önümüzü daha net göreceğimiz anlamına geliyor. 24 Haziran’da yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimi Türkiye’nin belirsizliklerle kaybedecek vakti olmadığını, iş dünyasının önünü görmek istediğini, belirsizlikleri sevmediğini gösteriyor. Ekonomide bu şekilde karar alınması, yabancı yatırımcıların da arzu ettiği istikrarla güven ortamını sağlanacaktır.”

Seçimlerin en kısa sürede tamamlanıp gündemden kalkmasıyla işimize ve hedeflerimize daha çok odaklanabileceğiz.”

İş dünyasının ihtiyacı olan istikrar ortamını sürdürülebilmek ve yakın coğrafyada cereyan eden siyasi ve fiziki hareketlilik karşısında doğru pozisyon alabilmek adına Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne bir an önce geçilmesi gerekiyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamış olduğu 24 Haziran tarihinde ‘erken seçim kararını’, iş dünyası ve ülkemizin geleceği adına son derece olumlu karşılıyoruz. İnanıyoruz ki bu seçim sonuçları, 2023 hedeflerimizin gerçekleştirilmesi ve güçlü Türkiye’ye giden yolda bütün engellerin bertaraf edilebilmesi adına büyük bir dönüm noktası olacaktır.”

Türkiye’nin istikrarı sağlayacak, belirsizliğin ortadan kalktığı, öngörülebilirliğin olduğu bir dönemi 2019 yılına kalmadan bir an önce yakalaması gerektiğini çeşitli platformlarda dile getirdik. Bu bağlamda 2018 sonbaharında olabileceği tahmin edilen seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olmasını ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar olarak değerlendiriyoruz. 2018 yılının ikinci yarısını şimdiden belirsizliğin ortadan kalkacağı, öncelikli olarak ekonomiye odaklanacağımız bir dönem olarak görüyorum. Seçimin erkene alınması ayrıca Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni de daha erken bir tarihte hayata geçirerek, yönetim sisteminde süregelen ikili yapıyı da ortadan kaldıracaktır.”

“Uzlaşılan erken seçim tarihi ile belirsizlik sona erdirilmiş oldu. Seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olmasını ekonomimiz ve ihracat camiası açısından olumlu buluyoruz. Seçimleri tamamladıktan sonra daha net bir gelecek vizyonu ile Türkiye olarak çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.”

Sonuç olarak…

Darbe, terör, savaş baskıları altında spekülatif ve manipülatif bir hava oluşturulmuştu. Sürekli seçim tartışmaları gündemde idi. Erken seçim kararı ile bu kargaşa ve belirsizlik ortamı giderilmiş oldu.

Şu da var; zaten birkaç milletvekili daha azalması durumunda ülkemiz ara seçimlere gitmek zorunda idi. Ayrıca AK Parti içindeki bazı art niyetlilerin ayrıştırılması gerekiyordu. Bu sebepler de erken seçimi zaruri kılıyordu.

Bu kararın Türkiye ve dünyanın tüm mazlumları için hayırlı olmasını diliyoruz.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)