Sefa Saygılı

Diyanet İşleri Başkanlığımız geç de olsa güzel bir iş yapmış. Fetullah Gülen’in mevcut 80 kitabı ve sesli/görüntülü 40 bin dakikalık (yaklaşık 670 saat) konuşması dinlenmiş, konunun uzmanlarınca değerlendirilmiş. Böylelikle 160 sayfalık ‘Kendi Dilinden FETÖ: Örgütlü Bir Din İstismarı’ adlı kitap ortaya çıkmış.
Gerçekten açıklayıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış. Biz de bu kitaba dayanarak eli kanlı örgüt FETÖ’nün ve lideri Feto’nun analizini yapmak istiyoruz.
Gerek kitaplarından, gerekse konuşmalarından Fetullah kendini şöyle tanıtmaktadır:
– Sıradan biri değildir. O, ahir zamanda İslam’ı ihya etmek için Allah tarafından seçilmiş özel bir kişidir.
– Sapkın ve çarpık fikirleriyle insanları ikna etmek için kendine, dini çok iyi bilen allame havası vermektedir.
– Uykuda ve uyanıkken Hz. Peygamber ile görüştüğünü, O’ndan talimat alarak bağlılarına direktif verdiğini ima etmektedir.
– Peygamberimizin bir defa çıktığı miracı her gün yaşamaktadır. Allah’tan kendisine vahiy, ilham veya keşif benzeri bilgiler gelmektedir.
– Mahiyeti itibarıyla Feto zaman ve mekân üstü olabilmektedir. Dünü, yarınla birlikte görebilir.
– Feto bizzat Allah’ın rahmeti adına konuşabilmektedir. Arş ve Kürsi hakkında özel bilgilere sahiptir. Ancak bu bilgileri Rabbin namusu olduğu için açıklamadığını söylemektedir. Bu yüzden Allah’ın planına muttalidir, geleceği görebilir.
– Çeşitli isim, benzetme ve lakaplarla devlet büyüklerini tahkir etmekte, yaptığı bedduaların kesin olarak tutacağını söylemektedir.
– Kendisinin aynen peygamberler gibi ismet yani masuniyet sıfatı vardır. Günah işlemekten uzaktır.
– Kâhinlik ve medyumluğu meşru görmektedir.
Şimdi de bağlılarını nasıl dolduruşa getirdiğini, neaktaralım:
– Feto gurur, kibir içindedir. Üstelik bunu tevazu maskesi altında, yerine göre şiirlerle yapmaktadır. Kendine kıtmîr (köpek) deyip aşağılar gibi yaparak kendini beğenmişliğin zirvesindedir ve başkalarını küçük görmektedir.
– Allah onu ve müntesiplerini hiç terk etmemiştir. Allah ve elçisi onun cemaatini desteklemektedir.
– Onun başlattığı hareket herhangi bir hareket değildir. Tüm diğer Müslümanlar bir yana, onun bağlıları bir yanadır. Onlar günümüz sahabeleri gibidirler.
– Kendisi aynı cam prizma gibi Allah’ın gönderdiği ışınları, kullarına yakıcı kısmını üzerine alarak yansıtmaktadır.
– Allah kendisine hitap etmektedir ve sadece bağlılarına nasip olan çok özel ihsanlara şahit olmaktadır. Kendisi cemaatinin arkasında durarak onları korumaktadır.
– F. Gülen’e göre FETÖ mensupları; Kur’an-ı Kerim’in işaret ettiği, Allah ve Resulü ile tüm İslam büyüklerinin desteklediği ve müjdelediği, nebilerin bile gıpta ettiği seçkin bir topluluktur. Onlara verdiği bazı sıfatlar: Kutsiler, ışık ordusu, ruhani timler, ışık süvarileri, Allah’ın yeryüzündeki matrah-ı nazarı, Allah’ın inayetinin tecelli noktaları, rabbaniler, ikinci sahabe nesli, sonsuz ruh fedaileri… Böylelikle onları seçkin bir cemaat olduklarına inandırarak her söylediğini yapmaya hazır zombiler haline getirmektedir.
– Peygamberimiz sık olarak bizzat vaazlarına gelmekte ve cemaatin arasında onu dinlemektedir. Ayrıca Hz. Ali, Hz. Ayşe, Abdülkadir Geylani yine konuşmalarında bulunmaktadır.
– Bağlılarının amel defterini görmekte, hatta oradaki bilgileri kaydetmekte ve değerlendirmektedir. Günahları yazmakla görevli meleklere emirler verecek kadar büyük bir zattır, o kadar yüce bir mevkidedir.
– Allah’ın o kadar sevdiği biridir ki bağlılarına, rüyada, girecekleri sınav soruları bildirilmektedir.
– Kendisini üzenin cehenneme gideceğini, yaptığı bedduaların kesin olarak tutacağını vaazlarında sık tekrarlayarak bağlılarını inandırmaktadır. Üstelik istediği kişiyi cehennemden kurtarmak için şefaat yetkisi de ona verilmiştir.
Artık F. Gülen’in psikolojisini değerlendirebiliriz:
– Kendini yüksekten görmekte olup gurur ve kibir içindedir. Kendine ait sahte menkıbeler uydurarak müntesiplerinin bağlılığını artırmakta, adeta onları düşünemeyen zombiler haline getirmektedir.
– Yalan, iftira, kumpas, adam kayırma, soru çalarak taraftarlarına verme söz konusudur.
– Darbeye teşebbüs, 249 insanımızı şehit etmek, dış güçlerden yana olmak, ülkemizin aleyhine faaliyet göstermek için tereddütsüz emirler yağdırmıştır. İnsafı, merhameti, acıması olmayan ruhsuz biridir.
– Sık fikir değiştirmekte, İslami kurallarla oynamaktan hiç çekinmemektedir.
– Kolay adam harcamakta, olmadık suçlamalarla onları yanından uzaklaştırmaktadır.
Bu bilgi ve bulgulardan yola çıkarak acaba halüsinasyonları ve hezeyanları olan, grandiyöz (büyüklük fikirli) şizofren veya paranoyak biriyle mi karşı karşıyayız? Bu soru akla gelse de Feto’nun dış güçlerin emrinde ve yönetiminde olan, şarlatan ve psikopat bir kriminal vaka olduğu kanaatindeyim.
Feto iktidarı sevmekte, insanları yönetmekten, yüzbinlerce insanın emrinde ve hizmetinde oluşundan zevk almaktadır. Bir emriyle ölmeye, öldürmeye hazır binlerce kişi olmasından tatmin olmaktadır. Tarihte örneklerini gördüğümüz Stalin, Hitler, Rapsodin gibi acımasız kişilerin bir benzeridir.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)