METİN KÜLÜNK

Cumhur İttifakı, devletin bekasını, milletin birlik ve beraberliğini esas alan, ortak bir gelecek için tehditlere karşı ortak tavır alan ve bir anlamda siyaset üstü bir buluşmanın adıdır. Cumhur İttifakı büyük bir milletin, büyük bir mücadelenin, büyük bir tarihin emrettiği istikamette hafızayı güncelleyerek ilerlemek için safları sıklaştırmanın adıdır.

Günlük siyasi kaygıların rafa kaldırılarak, milli birlik ve beraberliğimizin, bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızın dalgalandığı vatan topraklarının ve kahraman milletimizin geleceği için buluşmanın adıdır Cumhur İttifakı.

Farklı anlayış, düşüncedeki siyasi partilerin ‘milli bağımsızlıkçı’ bir anlayışla ortak paydamız olan ‘vatan’, ‘bayrak’, ‘devlet’, ‘millet’ diyerek yerli ve milli bir ruh ile bir araya gelmesinin adıdır Cumhur İttifakı.

İstiklal Mücadelesi’nde omuz omuza olan milletimizin, Çanakkale’de, Kût’ül-Amâre’de, Bakü’de ve dünyanın farklı coğrafyalarında Türk, Arap, Kürt, Boşnak, Özbek vs. tüm İslam milletleri ile İslam’ın bayraktarlığını yapan, emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı duran büyük bir milletin evlatları olarak bugün yeniden insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlamaktayız.

Cumhur İttifakı’yla ortaya çıkan ruh ile Türkiye’nin geleceği için aynı hedefe yürüyen; fakat farklı siyasi tercihleri olan vatandaşlarımızın iradelerinin bir bütün halinde tecelli etmesi ve Türkiye’nin geleceğinde bu iradenin temsil gücünün artması mümkün olacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ni anlatırken her zaman şunu söyledik: Bu sistem millet egemenliğinin sözde değil özde olacağı, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan etki edeceği bir sistem olacak. Şimdi Cumhur İttifakı ile ittifaka destek veren ve verecek olan tüm partilerin değerli seçmenleri ile bireysel olarak kendini bu ittifaka yakın hisseden tüm seçmenlerimizin iradesi daha güçlü olarak temsil hakkı bulacaktır. Bu ittifak hayırlı, bereketli bir ittifaktır. Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcıdır. Siyasette parti odaklı ideolojik bir bakıştan ziyade, geniş tabanlı uzlaşmacı bir anlayış ile yeni Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin ihtiyacı olan milli iradenin yüksek temsilinin elde edilmesi için Cumhur İttifakı’na ihtiyaç duyulmuştur. Milletimiz bu girişimi ve anlayışı, gerek ‘Yenikapı Ruhu’na sahip çıkarak, gerek Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına sahip çıkarak desteklemiştir. Tüm bu sebeplerden dolayı, aslında bu ittifak, adı üzerinde ‘Millet İttifakı’dır.

Cumhur İttifakı sadece iki partiyle sınırlı değildir. Bireysel olarak yönetimlerinden memnun olmayan vatandaşlarımızın da destek vereceği, özellikle CHP ve HDP gibi diğer partilerin de seçmen tabanlarında karşılık bulacak olan siyaset üstü milli bir ittifaktır.

Cumhur İttifakı’nda herkese kapı açıktır. Bu anlamda başka partilerle de görüşülmüş ve BBP gibi başka siyasi partiler de ittifaka destek vereceklerini açıklamaya başlamışlardır. Siyasette tıkanmışlık aslında ittifaktan önce, 16 Nisan Referandumu sonrası milletimizin destek verdiği sistem değişikliği ile aşılmış oldu. Siyasetin önünü açan yine milletimizin bizatihi kendisidir. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır verdiği mücadeleyi anlamaktadır. Milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘15 Temmuz İhanet ve İşgal Girişimi’ gecesi darbecilere, hainlere ve teröristlere karşı cesaretle duruşuna destek vermiş, canıyla ve malıyla devletine, vatanına sahip çıkmıştır.

Cumhur İttifakı ile siyaset, milletimizin beklentisinin gereğini yapmış, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçiş sürecinin güçlü bir şekilde gerçekleşmesi için siyasetin kabiliyeti derinlik kazanmıştır. Bu yeni sistem, siyaseti ister istemez milletimizin arzu ve isteklerine göre birlikte olma yönüne doğru itecektir. O da millilik ve yerlilik noktasıdır. Artık sadece partilerin tabanlarına değil, milletimizin genel eğilimlerine bakılacaktır. Faydasız siyaset ve demagoji dönemi kapanmıştır. Siyasi dönüşümün dinamikleri olan bu noktalar çok önemlidir. Bu hususları iyi analiz etmek gerekiyor. Seçmen yeni sistemle rahatlamıştır.

Cumhur İttifakı muhalefetin ‘siyaseti kutuplaştırdığı’ iddiasının tam aksine siyaseti bütünleştiriyor. Kutuplaşma ayrılıklarda olur, birleşmelerde değil. Muhalefet, siyaseti koalisyon dönemleri ile tarif etmek istiyor ancak böyle bir tarif Cumhur İttifakı için mümkün değildir. Çünkü koalisyon hafızasında hükumet krizleri varken, Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı istikrar ve gelişme vaat etmektedir. Türkiye demokrasisi değişen yeni sistemle birlikte milletimizin temsil rolünü dinamikleştirmiştir. Türkiye’nin bu ittifaka ve sistem dönüşümünü tamamlamaya ihtiyacı vardır. MHP olsun, AK Parti olsun, zihin dünyasında güçlü Türkiye’ye inanan tüm partilerin seçmen tabanları zaten geleceği birlikte tahayyül eden insanlarımızdan oluşmaktadır. Milletimizin geneli bu duyguları paylaşan ve vatanını seven, devletine ve değerlerine bağlı, bağımsızlığına ve toprağına düşkün insanlardan oluşmaktadır.

Kutuplaşma söylemi maalesef iyi niyetli siyasi bir söylem değildir. Bu ülkede toplumu bölmek için yıllarca yapmadıklarını bırakmayanların son söyleyeceği şey, Cumhur İttifakı’nın kutuplaşmaya yol açacağı iddiasıdır.

Muhalefet de ittifak yapabilir. Ancak mesele salt matematik bir ittifak yapmak değildir. İttifak anlayışı, baraj endişesi ya da iktidar endişesi ile bir araya gelinen matematiksel bir seçim ittifakı meselesi değildir. Ne AK Parti’nin iktidar endişesi, ne de MHP’nin baraj endişesi vardır.

Mesele güçlü ve yeni Türkiye’yi kalıcı hale getirmek, kurumsallaştırmak, sistem değişikliğini uzlaşmacı bir siyasi ortamda gerçekleştirmek ve geleceğe güvenle bakan bir Türkiye bırakmaktır.

Cumhur İttifakı dediğimiz asla matematiksel bir ittifak değildir. Tam aksine, Türkiye’nin geleceğinde ittifak etmek demektir. Cumhur İttifakı toplumsal uzlaşıda ittifak etmek demektir.

Ancak maalesef CHP yönetimi -ki seçmen kitlesini ayrı tutmak gerek- kesinlikle iyi bir sınav vermemiş, kontrollü diyerek darbeyi sulandırmaya çalışmış ve teröristlere kol kanat germiş, milletimizle ittifak etmek yerine, Avrupa’daki bazı odaklarla, İsrail’le ya da Esed’le ittifak aramıştır. Maalesef CHP yönetimi, ABD’deki savcılardan medet uman, Afrin’e girilmesin diyen, üniversitelerdeki terör örgütü üyesi öğrencilere avukat tutan bir noktadadır. CHP yönetimi, CHP’li seçmenlerimize ve CHP’li vatandaşlarımıza rağmen gayri milli bir siyaset izlemektedir. İşte tam da bu sebeple Cumhur İttifakı, CHP’li seçmenlerin de kendilerine yer bulacakları bir siyaset üstü ittifak anlayışı ile ortaya çıkmıştır.

HDP zaten özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’ne, Kürt kardeşlerimize, milletimize ve devletimize karşı ihanet içinde olmuş, açık açık terör örgütlerini desteklemiştir. Dolayısıyla hendekler kazarak, Kobani bahanesiyle masum insanları katlederek sözde barış siyaseti yapan HDP’nin sağduyulu seçmeni de Cumhur İttifakı’nda kendisine yer bulacaktır. Tüm bunlara rağmen muhalefet partilerini yönetenler, kendi şahsi gelecekleri için matematiksel ittifak hesapları yaparlarsa, milletimiz de gereken cevabı sandıkta verecektir.

Bahsi geçen partiler tabii bu süreçte arayış içine girmişlerdir. Bazılarının tabii baraj korkusu var. Muhalefet bir araya gelir ya da gelmez, kendileri bir ittifak kurar veya kurmaz, bu onların kendi gündemleridir. Biz kendi gündemimize, milletimizin gündemine ve ortak geleceğimize bakıyoruz. Türkiye’nin gelişimine, bekasına, geleceğine ve devletin yeniden yapılandırılmasına katkı yapacak olan Cumhur İttifakı’na odaklanıyoruz.

AK Parti kurulduğu günden bugüne kadar sürekli kendini yenileyen, güncelleyen, dinamik bir siyasi parti ve bir millet hareketidir. Bizler AK Parti teşkilatları olarak 2001’de hangi şuur ile yola çıktıysak, 2019’a da aynı şuur ile devam edeceğiz.

Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanımız ve AK Partimizin Genel Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde oluşan ve milletimizin gönlünde kabul görmüş tabii bir ittifaktır. Dolayısıyla Türkiye’nin 2023 hedefleri ve 2071 vizyonu ile Cumhur İttifakı’nın ortak paydası aynı düzlemde örtüşmektedir. İttifak, partileri daha da dinamikleştirecektir. Siyasette rekabet daha nitelikli ve kaliteli alanlarda gelişecektir. Milletimizin tercihine mazhar olmak için daha fazla milletimizin takdir ettiği isimler ortaya çıkacaktır. Bir başka deyişle ittifak, siyasi iklimi olumlu yönde etkileyecek kısır polemikler yerine, siyasi enerji ve gayretler düşünce ve çalışma yönünde kalite artışına katkı sağlayacaktır. Bu açıdan, 2023’e doğru Türkiye’de ekonomik ve askerî alanlarda olduğu gibi siyasi alanda da bir gelişim ve kalkınma olacağını söyleyebilirim. Bu kalkınmada Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçiş kadar Cumhur İttifakı’nın açtığı yeni siyasi anlayış ve çalışma modellerinin de etkisi olacaktır. Bu sebeplerle 2019 yılı ve süreci çok önemlidir.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)