Mesut Hakkı Caşın

Mesut Hakkı Caşın

Irak Savaşı’nı sona erdirip ABD askerlerini geri çeken, Filistin-İsrail barışına çözüm vaadi ile iktidara geldikten sonra, dünya ve ABD kamuo yunu büyük hayal kırıklığına uğratarak kendisine bağlanan ümitleri büyük ölçüde boşa çıkaran ABD Devlet Başkanı Barack Obama, 8 yıllık iktidarından sonra, 20 Ocak’ta Beyaz Saray’dan ayrılıp veda ko nuşmasını Chicago’da yapmaya hazırlanmaktadır. Buna mukabil Amerikan halkının yönetimini üs telenecek 45. Cumhuriyetçi yeni Başkan Donald Trump dış politika stratejilerinde hangi ülkelere karşı nasıl bir siyaset izleyecek? Transatlantik itti fak içinde NATO ve AB öncelikleri değişebilir mi? Öte yandan, Kuzey Kore’nin nükleer programının ABD için bir tehdit oluşturmadığını belirten Trump, “şimdiye kadar yapılan en kötü pazarlık” olarak ta nımladığı İran’la mevcut nükleer anlaşmayı sona erdirmek kararında ısrarcı olabilir mi? Çin ile ekonomik ve askeri ilişkilerde Japonya ve Güney Kore ile Pasifik’te kırılmalar olabilir mi? Suriye iç savaşında, Obama’nın Suriye’yle ilgili eylemsizliği nin açtığı jeopolitik boşluk, Putin tarafından, Eylül 2015’te Esed rejimini desteklemek için başlattığı doğrudan hava saldırılarıyla doldurulmuştur. Rus ya konusunda ABD Başkanı Barack Obama’nın 35 Rus diplomatı sınır dışı etme kararına ve Ukrayna işgaline cevaben, ‘şahin’ bir siyaset takibi yerine Moskova ve Ankara’nın garantörlüğünde Suriye’de başlayan ateşkes ve barış müzakereleri ile Ortado ğu’da uzlaşı beklenebilir mi? Bu noktada ilk belir ti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Viyana Sözleşmesi’ne göre, persona no grata ilan edilmesi beklenen ABD’li diplomatlar hakkında “Problem oluşturmayacağız. Kimseyi göndermeyeceğiz” açıklaması gösterilebilir. Nitekim, Trump, “Harika bir hareket. O’nun (Putin) çok akıllı olduğunu hep bili yordum” ifadelerini kullanmıştır. ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Exxon Mobil’in CEO’su Rex Tillerson seçilmiştir. Bilindiği üze re Tillerson, Başkan Putin ve Rosneft’in patronu Igor Sechin’le yakın iş ilişkileri tesis etmiş bir enerji uzmanıdır. Tillerson aynı zamanda, 2013 yılında Rusya’nın Dostluk Nişanı ile onurlandı rılmıştır. Trump, Savunma Bakanı olarak seçti ği, 1991 Körfez Savaşı’nda, Afganistan ve Irak’ın işgali süreçlerinde farklı kademelerde görev alarak, 2010-2013 yılları arasında ABD Merkez Kuv vetler Komutanlığı’nda (CENTCOM) görev yap tıktan sonra emekli olan General James Mattis’i “çok etkileyici ve gerçek bir general” olarak tanımla mıştır. Özellikle İran karşıtı görüşleriyle tanınan yeni savunma bakanının, ABD’nin Tahran poli tikasında önemli bir rol oynaması beklenebilir. ABD-Rusya ilişkilerinin geleceği bu anlamda çok büyük ölçüde Trump’ın ABD Kongre’sinin her iki kanadındaki Cumhuriyetçi çoğunluk kadar kendi kabinesinin de Putin’le Ortadoğu’da yakın işbirliğinin faydalarına dair algılarını değiştirme kabiliyetine bağlı olacağı söylenebilir. Trump’ın başkanlık kampanyası boyunca ‘Ame rika’yı yeniden büyük yapma’ sloganının, sahada, ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik dış politikası üze rinde de önemli etkileri olabilecektir. Peki, Tür kiye’nin PYD ve PKK konularındaki hassasiyetle ri, Ermeni sorunu ve Kıbrıs meselesinde çözüm süreci, Orta Asya enerji projelerinde Ankara’ya destek verebilir mi? İslam dünyası hakkındaki sert söylemlerini değiştirmeden İsrail ile stra tejik işbirliğini derinleştirebilir mi? Bu konuda Trump’ın “Dayan İsrail” ve Kudüs’ü “başkent” ola rak tanıdığı açıklaması, pekâlâ ciddi bir değişim mesajı olarak okunabilir. Bir diğer hassas nokta ise Obama’nın Ortadoğu politikasını da keskin bir şekilde eleştiren Trump, “Suriye’ye karşı mu halifleri destekliyoruz, ama bu muhaliflerin kim olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok” ifadesi mana lıdır. Bu açıdan Esed’in, Trump’ın seçilmesine se vinmesi ve ABD’nin, terörün yenilmesinde ‘doğal bir müttefik’ olabileceğini söylemiş olması hiç de şaşırtıcı değil. Trump aynı zamanda, DAEŞ’i bölgede yenebil mek için Putin’le anlaşma yapmak istediğini de ifade etmiştir. İki ülke daha önce el-Kaide ve Taliban’a karşı Afganistan’da işbirliği yapmış oldukları için, kısa vadede böyle bir anlaşma ya varmak zor olmayabilir. Trump’ın Ortado ğu’nun mevcut liderleriyle işbirliği yapma fikri ne açık olduğu bilindiği için Trump ve Esed ara sındaki bir yakınlaşma da şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin Trump, şimdiden Mısır Cumhurbaşka nı Sisi ile çok iyi ilişkiler tesis etmiştir. Trump’ın ABD’nin geleneksel müttefiki Türkiye ile potan siyel düzlemde, çok başarılı ilişkiler kurması nın, önündeki en önemli engelin, Obama yö netiminin YPG’ye sağlanan silah ve mühimmat desteğinin sonlandırılması ve Gülen örgütü ile mücadelede ABD’nin işbirliği için kilit teşkil edebileceği söylenebilir. Beyaz Saray’ın bölge deki yol haritasında Tahran ekseninden ayrılma derecesi, Ankara-Washington yakınlaşmasını artırabilir. Rusya ile dengeli bir uzlaşı ise iki müttefik arasındaki mevcut güven eksikliği en gelinin aşılarak, çözüme odaklı bir yaklaşımın hâkim olması beklenebilir. Son tahlilde, dünya kamuoyu ve pek çok ülkenin başkentlerindeki siyasal ve askeri elit, diplomatlar ve akademis yenlerin Washington’un yeni yol haritasındaki kodları doğru okumaya çalıştığını söylemek bir sürpriz olmayacaktır.

FavoriteLoadingBeğen