Sefa Saygılı

Sefa Saygılı

Bizans İmparatoru Romen Diyojen, Türklerin Anadolu içlerine doğru adım adım ilerleyişin den müthiş rahatsızlık duyuyordu ve engel lemeyi kafasına koymuştu. Bu niyetle ordusunu toparladı ve Selçukluların üzerine yürüdü. İki ordu Malazgirt Ovası’nda karşılaştılar. Kan dökülmesini istemeyen Alparslan barış önerisini düşmana iletti. Ancak Diyojen iyi niyetle yapılan bu barış teklifini Alparslan’ın korkmasına bağlayarak reddetti. Savaş la zafer kazanacağından emindi. Sultan Alparslan ordusuyla Cuma namazını kıldı ve askerlere moral verici bir hitabette bulundu. Ardın dan savaş tüm şiddetiyle başladı. 26 Ağustos 1071’de gerçekleşen bu savaşta Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Sultan Alparslan, Bi zans’ın mağrur imparatoru Romen Diyojen’i esir alarak ağır bir yenilgiye uğratırken, çok önemli bir hadisenin kahramanı olduğunu muhtemelen bil miyordu: Bizans’ın gücü kırılmıştı ve Anadolu’nun kapıları kıyamete kadar kapanmamak üzere Müslüman Türklere açılmıştı. İşte Türkiye açısından çok önemli olan bu olayın 1000. yılında yani 2071’de ülkemizin vizyonu nasıl olacak? Gerçekten Ak Parti iktidarına kadar günübirlik po litikalarla zamanı geçiren, plan ve programın ye terince önemsenmediği günlerden ileriki senelere kısa ve uzun vadeli vizyonlar koyan bir duruma geldi ülkemiz çok şükür. Üstelik bu hedeflere ulaş mak için yoğun ve hararetli faaliyetlere imza atan bir ülkeyiz şimdi. Her adımda doğruluk, yeterlilik ve tutarlılığa önem verildiği görülüyor. Cumhuriyetimizin 100’üncü yıldönümünde (2023) ve sözünü ettiğimiz gibi 2071 vizyonları ortaya ko nuyor ve hayata geçirmek için hummalı bir çalış maya, gayrete giriliyor. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri belirlemek ülkemizi motive de etmekte dir. Her yılı gelecek perspektifinden geçirerek ya şar olduk. Devletimizle ne kadar iftihar etsek azdır. Çünkü Türkiye için büyük ideali olanlar ülkenin başındadır ve 2071’de hedef; dünya liderliğine yük selmek, dünyanın en büyük küresel gücü olmaktır. Şimdiye kadar yapılanlara baktığımızda bu vizyo nun gerçekleşeceğine inanıyoruz. Acaba toplumsal anlamda nasıl bir vizyon Türki ye’yi beklemektedir? Öngörülerimi şöyle sıralaya bilirim: Türkiye’nin lider ülke olarak, tüm İslâm devletle rini ve diğer uygun ülkeleri tek bir çatı altında sev giyle birleştireceğini düşünüyorum. Tüm vatan daşlarımız hangi ırktan veya dinden, mezhepten olurlarsa olsunlar saygı ve sevgi görecekler, eşit haklara sahip olacaklardır. Nasıl şimdi Türkiye, Suriye’den Somali’ye, Irak’tan Cibuti’ye, Türki Cumhuriyetlerden Balkanlara kesinlikle sömürmek ve ezmek için değil de hizmet ve yardım için gidiyorsa aynı şekilde oralarda bulunacaktır. Türkiye’nin saygınlığı ve itibarı artmaya devam ederek bütün dünyanın daha bir dikkatini çekecektir. Nasıl son yıllarda yurtdışında ülkemize ve insanlarımıza verilen ehemmiyetin arttığı görülüyorsa bu ilgi, saygı ve sevginin 2071’de zirve yapacağı aşikârdır. Yine 2071’de ekonomik yönden gelişmiş, dışa bağımlılığı kalmayan, bilim ve teknolojide sayılı ülkelerden biri haline gelmiş, huzur adası olan ülkemizde terör örgütlerine de yer olmayacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü insanlarımızın barış ve kardeşlik içinde yaşayacağını; birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun ülkemize hâkim olacağını ifade edebiliriz. 15 Temmuz benzeri hain ayaklanmalara ve darbe teşebbüslerine kesinlikle rastlanmayacağını, demokrasimizin daha gelişerek ‘Hâkimiyet Milletindir’ şiarının ülkede vazgeçilmez kural olarak yerini alacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin de güçleneceğini ekleyebiliriz. Sağlık alanında son birkaç yılda inanılması güç iyileşmeler olduğunu biliyoruz. Bütün devlet hastaneleri birleştirilmiş, sosyal güvenlik kapsamında olan hastalara hastane ve hizmet ayırımı kaldırılmış, özel hastaneler vatandaşlarımızın hizmetine açılmıştır. Modern ve konforlu, her türlü teknolojik gelişime sahip şehir hastaneleri bir bir hizmete girmeye başlamıştır. Sağlık sigortasında dünyanın üst sıralarında bir ülke haline gelmiş, Avrupa Birliği ülkelerinden ve ABD’den daha ileri bir seviyeye ulaşmıştır. 2071’de sağlık alanında mevcut durumdan daha iyi hizmet ve kolaylıklara varacağımızı, hekim ve diğer sağlık çalışanları yönünden iyi yetişmiş elemanlarımızın yeterince olacağını söylemek doğru olacaktır. Üniversitelerimiz kalite ve itibar açısından dünyanın üst sıralarında yer alacak, dış ülkelerden çok sayıda öğrenci Türkiye’de öğrenim görmeyi seçecektir. Gençlerimizin kültürlü ve hoşgörü sahibi, öz değerlerine ve geleneklerine bağlı, inançlara saygılı bir şekilde yetişmelerine önem verileceği görülmektedir. Ayrıca 2071 vizyonunda aile birliği; gençleri madde bağımlılığı ve terör gibi zararlardan koruyan, insanlara huzur ve mutluluk sağlayan bir kurum olarak özel öneme sahiptir. AR-GE’nin bütçede payı yüzde 1 civarındadır. 2023’te yüzde 3 hedeflenmiştir. 2071’de daha da artacağını; bilim, araştırma ve bilgili toplum olma yolunda olacağımızı belirtebiliriz. 2071 nesilleri güçlü, birlik ve beraberlik içinde, önemli problemlerini çözümlemiş lider bir ülke olarak yerimizi alacağımızı söylemek isabetli olacaktır. O zaman bize Rabbimizce bahşedilmiş hayatı anlamlı şekilde değerlendirmiş de oluruz. Evet, bu müthiş hedeflerin gerçekleşmesinde yeni ihdas edilecek olan başkanlık sisteminin büyük katkısı olacaktır. Son 15 yılda Marmaray Tüneli, Avrasya Geçidi, Yavuz Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, uzunluğu 1000 kilometreye varan İstanbul metro hattı,

FavoriteLoadingBeğen