ASLI ELIF TANUĞUR. YÜKSEK GIDA MÜHENDİSİ

Yüksek gıda mühendisi olan Aslı Elif Tanuğur, oğlunun antibiyotiklere olan alerjisinden dolayı bağışıklık sistemini doğal yollardan güçlendirmek için propolis ve arı sütüyle tanıştı. Ancak ithal ürünler üzerinde yaptığı incelemede, propolis namına bir şey bulamayınca kolları sıvadı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ve Arıcılık Uzmanı Ziraat Mühendisi Taylan Samancı ile birlikte propolisi insan tüketimine uygun hale getirmek için bir proje geliştirdi. 2013 yılında geliştirdikleri proje KOSGEB tarafından desteklendi ve İTÜ Arı Teknokent’te, Türkiye’de ilk defa yerli propolis üreten firma kuruldu. Uzun yıllar arıcılık sektörüyle ilişkili olan Aslı Elif Tanuğur ile oğlunun hastalığından girişimciliğe uzanan hikâyesini konuştuk.

Propolis ve arı sütü üreten bir girişimciliğe nasıl evrildi hikâyeniz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum ve yine aynı üniversitede yüksek mühendis unvanını kazanarak uzun yıllar bal sektöründe bir firmada Ar-Ge ve Kalite Direktörü olarak görev yaptım. Çalışma hayatımın bu yoğun döneminde, özel hayatımda da önemli bir sorunla baş etmeye çalışıyordum. Oğlumun birkaç ay arayla sürekli ateşi çıkıyordu ve sürekli antibiyotik kullanmak zorunda kaldığımız için antibiyotiklere karşı alerjisi oluşmuştu. Uzun süren arayışlarım sonunda, doktor tarafından oğlum için tek çarenin, bağışıklığının artırılması olduğunu öğrendim. Oğlumun bağışıklığını doğal olarak güçlendirme yollarını aradığım dönemde propolis ve arı sütü ile tanıştım. İlk olarak kendi oğlum için ürettiğim ve oğlumda kullandığım bu ürünlerin mucizevi faydasını yaşayarak gözlemledim. Arı ürünlerinin şifasını herkese ulaştırmak için yola çıktık.

Nasıl üretiyorsunuz propolisi?

Biz Türkiye’de ilk defa ‘sözleşmeli arıcılık’ modeliyle kovandan sofraya izlenebilir arı ürünleri üretimini başlattık. Bu model ile uzman ekibimizde yer alan ziraat mühendisleri kontrolünde, ülkemizin farklı bölgelerinde yer alan arıcılarımızla sözleşmeler imzalıyoruz. Ürünlerimizi doğrudan arıcılardan temin ediyor ve kontrollü koşullarda üretim yapılmasını sağlıyor, arıcılarımıza yerinde eğitimler veriyoruz. Türkiye genelinde şu anda 250 sözleşmeli arıcı ve 60 bin arı kovanı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Ürünlerimizin analizlerini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yer alan laboratuvarlarımızda yapıyoruz. Propolis ham halde tüketilebilir özellikte değil. Ham haldeyken, vücudumuz propolisten yalnızca yüzde iki oranında yararlanıyor. Yani sindirilmeden vücudumuzdan atılıyor. Propolisin vücudumuz tarafından sindirilebilmesi için mutlaka özütlenmesi gerekiyor. Propolisi insan tüketimine uygun hale getirecek ve içerisindeki yararlı bileşenlerden maksimum oranda faydalanmanızı sağlayacak özütleme yöntemini geliştirdik. Geliştirdiğimiz bu yöntemle ‘TÜBİTAK İnovasyon’ ödülüne layık görüldük. Bu işlemi uzman gıda mühendisleri kontrolünde gerçekleştiriyoruz. Şu anda Bee’o Propolis piyasadaki en yakın benzer üründen en az beş kat daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip.

Gıda mühendisi olmanız bu süreci nasıl etkiledi?

Pek çok bilimsel, tıbbi yayında propolis ve arı sütünün doğal olarak bağışıklığı güçlendirdiğini okudum. Hali hazırda arı ürünleri sektöründe yer aldığım için propolis ve arı sütüne ulaşmam zor olmadı. Önce herkes gibi piyasadan temin edip kullanmayı düşündüm. Gıda mühendisi rolüm burada devreye girdi. Önce kendi laboratuvarımda piyasadan topladığım ürünleri analiz ettirdim. Sonuç çok kötüydü. Arıcılarla temas halindeydim. Propolis adı altında satılan ürünlerin tamamı Çin’den geliyordu ve içerisinde propolis namına bir şey bulunmuyordu. Üstelik içerisine pek çok katkı maddesi hatta propolise benzemesi için boyar madde vb. katıldığını gördüm. Doğru işlenmediği takdirde bu değerli ürünün insan sağlığını tehdit edebilecek boyuta geldiğine şahit oldum. Hali hazırda arıcılarla temas halinde olmam büyük avantajımdı. Bir arıcıdan benim için propolis üretmesini rica ettim. Propolis ham halde tüketilemediği için onu bilimsel tıbbi yayınlardan okuduğum şekilde kendi imkânlarımla laboratuvarımda özütleme işlemi yaptım ve oğluma vermeye başladım. Ardından bağışıklığı üzerindeki mucizevi etkisini yaşayarak gözlemledim

Tıp dünyasıyla bu konuda bir iletişim var mı aranızda?

Apiterapi dünyada uzun yıllardan beri biliniyor. Propolisin ve arı sütünün çok farklı kullanım alanları mevcut.

Propolis çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip. Özellikle pediatri, onkoloji, gastroenteroloji vb. alanlarda tıp dünyasıyla iletişim halindeyiz. Propolisin farklı kanser türleri üzerinde öldürücü etki yaptığı birçok tıbbi yayında ortaya konulmuştur.

Biz, İstanbul Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü ile birlikte dahil olduğumuz bir çalışmada; Brezilya, Çin, Arjantin ve Türkiye’den topladığımız propolislerin meme kanseri hücresi üzerine etkilerini araştırdık.

Çalışmanın sonucunda, Türkiye’den elde edilen propolis, kanser hücreleri üzerinde en etkili sonucu verdi. Bunun yanı sıra bir diğer önemli bulgu da sağlıklı hücrelere hiçbir zarar vermemesi oldu.

Yalnızca kanserli hücreler üzerinde etkisini gösterdi. Bu da propolisin bu alanda kullanımının son derece önemli olduğunu ve artarak devam edeceğini gösteriyor.

Peki Türkiye’deki arıcılık sektörü ne durumda?

Bal dışındaki diğer propolis, arı sütü, polen gibi arı ürünlerine karşı talep giderek artıyor. Arıcılıkta önemli paya sahip dünya ülkelerinde de bu ürünlerin dünya pazarlarındaki payının büyük olduğu görülüyor. Ancak arı kolonisi ve flora bakımından oldukça zengin olan ülkemizde, bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimi istatistiksel kayıtlara giremeyecek kadar düşük miktarda. Ülkemizde propolis, arı sütü gibi bal dışındaki diğer arı ürünleri genellikle Uzakdoğu’dan ithal ediliyor. Bu ürünlerde en önemli sorun katkı kalıntı sorunu. Bununla birlikte; yanlış işleme ve saklama koşulları dolayısıyla ürünler biyolojik aktivitelerini yitirebiliyor. Biz 2013 yılında projeyi başlattığımızda, ülkemizde o dönemde propolis ve arı sütü üretilmiyor; arıcılar tarafından dahi bilinmiyordu. Üreticilerimizin en büyük sorunu Çin’den ucuz maliyetlerde gelen ürünlerle rekabet edemiyor olmalarıydı. Arıcıların, ürettikleri ürünü satma garantisi yoktu. Bizler arıcılarla doğrudan sözleşme imzalıyoruz ve yerinde kontrollerini sağlayarak onlara eğitimler veriyoruz. Sektörde daha fazla arıcıya ihtiyacımız var. Bitkilerin yüzde 80’i arılar sayesinde tozlaşıyor. Arılar yok olursa yaşam yok olur.

Propolis ve arı sütü nedir? Faydaları nelerdir?

Propolis, arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip, tamamen doğal bir arı ürünüdür. Arılar tarafından, kovandaki mikropları yok etmek ve kovanın sterilizasyonu için kullanılır. Propolis, kovanda hangi görevi görüyorsa, doğru işlendiği takdirde insan vücudunda da aynı etkileri gösterir. Virüs ve bakterileri yok ederek vücudun hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur. Propolis düzenli tüketildiğinde, bağışıklığı güçlendirerek hastalanma sıklığının azalmasına yardımcı olur. Yapılan bilimsel çalışmalarda, düzenli propolis tüketiminin solunum sistemi rahatsızlıklarında, ağızda çıkan yaralar, aftlar, uçuklarda, mide bağırsak rahatsızlıklarında kullanım alanının bulunduğu ve kansere karşı etkilerinin olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca, vücutta sağlıklı ve canlı hücre sayısını artırdığı kanıtlanmıştır. Propolis hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından rahatlıkla tüketilebilir. Alerjen sınıfında bir ürün değildir. Bal tüketebiliyorsanız, propolis tüketmenizde de herhangi bir sakınca yok.

Arı sütü ise yine arılar tarafından üretilen, propolis ve baldan tamamen farklı bir arı ürünüdür. Arı sütü, anne sütü gibi aslında. Arılar bu ürünü, yavru arıları beslemek için kendi vücutlarından salgılar. Arı sütü aynı zamanda kovandaki kraliçe arının yaşam boyu kullandığı besin maddesidir. Kovandaki işçi arılar yalnızca 45 gün yaşarken; hayatı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arı beş-yedi yıl arası yaşayabilmektedir. Buradan, arı sütünün etkilerini çıkarmak mümkün. Arı sütü, doğal bir enerji ve zindelik kaynağı gibi düşünülebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, düzenli arı sütü tüketiminin çocuklarda bedensel ve zihinsel gelişmeyi desteklediği, beyin aktivitesini geliştirici etkilerinin bulunduğu kanıtlanmıştır.

Yerli propolis ödüle doymuyor

Aslı Elif Tanuğur’un iki ortağıyla geliştirdiği proje, altı farklı ödül aldı. Borsa İstanbul tarafından ‘En Hızlı Büyüyen KOBİ Ödülü’, İTÜ Arı Teknokent tarafından ‘BEETECH’ fikri mülki haklar ödülü, TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD tarafından ‘2016 İnovasyon Ödülü’, KAGİDER, Ekonomist dergisi ve Garanti Bankası tarafından “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’ ve Avrupa Birliği tarafından ‘ECO EFFICIENCY’ ödülü alındı. Son olarak ABD’de piyasaya sunulan ‘Propolis Fındık Kakao Ham Bal’ karışımı ile bu yıl, ABD’de gıdanın Oscar’ları olarak bilinen ‘Gurme Özel Ürünler İnovasyon Ödülleri’nde yeni ürün kategorisinde birincilik aldı.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)