Hollywood’un çarıkları Kahramanmaraşlı aileden

'Harry Potter', 'Yüzüklerin Efendisi', 'Gladyatör' gibi gişe rekorları kıran filmlerde kullanılan çarıklar, Kahramanmaraşlı bir aile tarafından yapılıyor. Altı nesildir çarık ustalığı yapan ailede, şimdi işlerin başında Mehmet Kopar var.
Yayın Tarihi: Nis 30, 2017
FavoriteLoadingBeğen 10 mins

Kahramanmaraş’ın Semerciler Çarşısı’nda bir dükkân, adı ‘Dedem Osmanlı Çarıkları’. Osmanlı döneminde başlayan çarık ustalığı bu dükkânda altı nesildir devam ediyor. Çarıkların ünü Hollywood’a kadar ulaşmış. Gişe rekorları kıran ünlü ‘Harry Potter’, ‘Büyük İskender’, ‘Yüzüklerin Efendisi’, ‘Gladyatör’ gibi filmlerde kullanılan çarıklar, Kahramanmaraşlı Kopar Ailesi tarafından yapılmış. Şimdi bu mesleği Mehmet Kopar devam ettiriyor. Kopar Ailesi’nin nesilden nesile aktardığı çarık ustalığının hikâyesi büyük dede Salman Kopar ile başlamış. Salman Kopar, Osmanlı döneminde İstanbul’a giderek bir Rum ustadan öğrenmiş bu mesleği. Altıncı nesil usta Mehmet Kopar ise mesleği babası Alaattin Kopar’dan öğrenmiş. Mehmet Kopar çarığın kendisi için anlamını şöyle ifade ediyor: “Çarık üretimi çok eski tarihlere dayanıyor. Bu işi icra etmek için öncelikle tarihe ve eskiye merakınız olması gerekir. Benim de bu işi severek yapma nedenlerimden birisi budur. Diğer bir nedeni ise Osmanlı İmparatorluğu’ndan bu zamana kadar ailemin bu işi devam ettirmesidir. Bize aile mirası olarak güzel bir zanaat bırakıldı. Bu mesleği yaşatmak benim idealim. Bu yüzden severek ve isteyerek mesleğimi icra ediyorum.”

“Doğal malzeme kullanıyoruz”

Mehmet Kopar, ne tür çarıklar ürettiklerini şöyle özetliyor: “Çarık, Karadağ Çarığı, Yemeni, Saray Yemenisi, Saray Terliği, Postal, Edik, Kelik başlıca yaptığım ürünler.” Mehmet Kopar, çarıkların üretiminde tamamen doğal ve el yapımı ürünler kullandıklarına dikkat çekiyor ve şöyle diyor: “Derisinden ipliğine ve boyasına kadar hepsi doğal malzemelerdir. Ürünlerin yapımında manda, dana, koyun ve keçi derileri kullanılır. Dikim aşamasında pamuk iplik ve ipi mumlamak için doğal bal mumu kullanılır. Son olarak boyama aşamasında kök boya olarak nitelendirilen toprak ve bitki özlerinden yapılan boyalar kullanıyoruz.” Dükkânda toplamda dört kişi olarak çalıştıklarını söyleyen Kopar, bir çift çarığın hazırlanış süresine ilişkin “Kesiminden dikimine kadar yaklaşık üç saat sürüyor. Ancak kalıplama işleminin ardından iki gün boyunca bekletiliyor. Bu bekleme süresinde kuruyup şekil alıyor. Bu yüzden bir çift çarık için iki gün harcıyoruz” diyor. Kopar Ailesi’nin yurtiçi ve yurtdışında çalıştığı mağazalar da varmış. Bir çift çarığın fiyatına ilişkin bilgi veren Kopar, 75 ile 450 TL arasında değiştiğini söylüyor. Kopar Ailesi’nin çarıkları en çok yabancı turistler tarafından ilgi görüyormuş. Son 10 yılda da yerel turizmin ilgisini çektiklerini söyleyen Mehmet Kopar, “Son yıllarda ülkemizin refah seviyesi yüksek ivmeler kazandı. Bu durum halkın talebini de etkiledi ve ürünlerimiz milli değerler çerçevesinde talep gördü. Hem Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteği ile hem de kendi imkânlarımız ile yurtdışına açılarak özellikle sinema sektöründe yer almaya çalıştık. Tarihî değerlerimizi ve bize miras kalan mesleğimizi her alanda göstermeye çalıştık” diyor.

‘Harry Potter’dan ‘Fetih 1453’e…

Osmanlı döneminde padişahından askerine halkın her kesiminin giydiği çarıklar şimdilerde film kahramanları için tercih ediliyor. Mehmet Kopar, film serüvenlerinin 2001 yılında ‘Harry Potter’la başladığını söylüyor ve ‘Büyük İskender’, ‘Yüzüklerin Efendisi’, ‘Truva’, ‘Eragon’, ‘Gladyatör’ ve ‘Kral Henry’ gibi filmlerde de ürünlerinin tercih edildiğini belirtiyor.

Ailenin önceki ustalarından Hüseyin Kopar’ın müşterisi Çetin Bilgin, ‘Harry Potter’ın bir Türk ile evli olan kostüm tasarımcısı Juudy Beedford’la tanışmış.

Beedford, mağazada gördüğü çarıkları filmde kullanmak isteyince Çetin Bilgin, Kopar Ailesi’yle temas kurarak kostüm tasarımcısı ve eşini Kahramanmaraş’a göndermiş. İlk film için 380 çift çarık hazırlayan Kopar Ailesi, ikinci ve üçüncü film için tam 2 bin 500 adet çarık yapmış. Oyuncular için kelik ve kısa kelik de hazırlanmış. Kopar Ailesi, Brad Pitt’in başrolde oynadığı ‘Truva’ filmi için de 165 çift çarık üretmiş.

Yabancı filmlerin yanı sıra Türk filmleri de Kopar Ailesi’nin çarıklarını kullanıyor. ‘Fetih 1453’, ‘Ulak’, ‘Karaoğlan’ ve ‘Mucize’ gibi Türk filmlerinde kendi çarıklarının kullanıldığını söyleyen Kopar, ayrıca şunu da belirtiyor: “Bizim film şirketlerimiz düşük maliyetli çekim yapmaya çalıştıkları için her proje için farklı tasarım ve sipariş uygulaması yapmıyorlar. Tarihsel olarak önce çekimi yapılan filmlerin şirketleriyle irtibata geçerek kullanılmış ürünleri ufak revizyonlardan geçirerek tekrar kullanıyorlar. Bu yüzden kendi ülkemizde bu gururu yaşamaktan bir nebze mahrum kalıyoruz.”

“Filmlerde antik görünüm sağlıyor”

Peki neden film şirketleri bu çarıkları tercih ediyor? Kopar, “Bu çarıklar tamamen el işi olduğu için, kök boya ve organik olduğu için film setlerinde ışık vurduğunda tamamen antik görünüm sağlıyor. Normal bir ayakkabıyı suda, çamurda giyemezsiniz ama bu çarıkla oyuncu suya atlıyor ve hiçbir deformasyon görmüyor.

Çünkü yapıştırma yok, kimyasal yok, tuzlu sudan etkilenmiyor. Onun için film şirketleri Osmanlı çarığını tercih ediyor. Çünkü hiçbir deformasyon yok” diyor.

Meslekleri hakkında çevreden güzel tepkiler aldıklarını söyleyen Kopar, “Özellikle bu mesleği yaşattığım için, el zanaatıyla hâlâ sanat icra ettiğim için her daim tebrik ve teşekkür alıyorum. İlgi gayet güzel. Mesleği merak edenler, öğrenmek isteyenler var. Fotoğraf çekip bilgi almak isteyenler de var. Yoğun ilgiyle karşılaşıyorum ve bundan memnunum” diye konuşuyor.

 

“Çocuklarıma da mesleği öğreteceğim”

Bir kızı ve bir oğlu olduğunu söyleyen Mehmet Kopar, aile mesleğini çocuklarına da aktaracaklarını söylüyor: “Çocuklarım henüz mesleği öğrenecek yaşta değiller. Ama kesinlikle öğrenme yaşında mesleği öğreteceğim. Ailemizden gelen bu mesleğin, bizlerin ve bizden sonraki kuşak temsilcilerimizin emeği ile nesilden nesile aktarılacağından şüphem yok.”

Mesleklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasının önemli olduğunu belirten Kopar, “Mesleklerimiz bizim yaşayan tarihimizdir. Tarihe tanıklık etmiş, nice zorluklarla meydana gelmiş zanaatları yaşatmak için kuşak silsilesi kullanılması şarttır. Çünkü zanaatlar, sanatkârlar tarafından yaşatılabilir. Bu yüzden her gelen kuşağa sanatımızı tarihimizle birlikte özdeşleştirerek anlatıp öğretmek ile mükellefiz” diyor.

MEHMET KOPAR.

MEHMET KOPAR.

 

“Çocuklarım henüz mesleği öğrenecek yaşta değiller. Ama kesinlikle öğrenme yaşında mesleği öğreteceğim.”

 

 

 

Kopar Ailesi’nin çarıkları fuarlarda, sanat festivallerinde de sergileniyor. Mehmet Kopar şunları söylüyor: “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daveti oldukça katılıyoruz. Yine Ehl-i Hüner adı altında bir grup ile ülkemizin çeşitli yerlerinde sanatsal festivaller ve etkinliklere katılıyoruz. Bu zanaatları yaşatmak için hâlâ mücadele veren insanların olması bizlere ayrıca azim ve güç veriyor.”

 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)