Gaziantep’in ilk un fabrikası iki nesildir aynı ailede

Hem ressam hem fahri konsolos hem gıda mühendisi hem de işletmeci. Mizyal Karabiber Nacaroğlu, babasından kalan fabrikanın başında, dede mesleği olan unculuğu sürdürüyor.
Yayın Tarihi: Nis 1, 2017
FavoriteLoadingBeğen 12 mins

Gaziantep’in ilk un fabrikası olan Metanet Un Fabrikası, iki nesildir aynı aile tarafından işletiliyor. Aynı zamanda ressam ve Slovenya’nın Fahri Konsolosu olarak da tanınan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, un fabrikası kuran bir ailenin üçüncü nesli olarak şimdi işlerin başında.


Mizyal Karabiber Nacaroğlu, çocuk yaşlarında babasının buğday arasasındaki (Çarşılarda aynı ürünü satan dükkânların bulunduğu bölüme verilen ad) işyerine gider, vaktinin büyük bir kısmını orada geçirirmiş. Öğrencilik yıllarında da sık sık babasına yardım edermiş. Karabiber Nacaroğlu unla tanışması için “Doğduğum ilk günlerden beri kendimi bu yaşamın içinde buldum. Bulunmaktan da mutlu oldum hep” diyor.

Aslında Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun şu an işlettiği un fabrikasının hikâyesi dedesi Mehmet Karabiber ile başlıyor: “Dedem Mehmet Karabiber, buğday arasasında hem zahirecilik yaparmış hem de Kurtuluş Un’un fabrikasını birkaç arkadaşıyla birlikte yaptırıp çalıştırırmış. Dedem gençliğinde de hep büyükleriyle benzer işlerde çalışmış. Dedemin babası, amcaları hep unculuk, ekmekçilik, tacirlik ve fırıncılık işleriyle meşgullermiş. Dolayısıyla dedem de bildiği iş olan zahirecilik ve un üretimi ile iş hayatını sürdürmüş. Halen kullanılan “Cücük Mamet’in değirmeni gibi öğütlemek” deyimi kendisinin yaptığı işten gelmektedir.

Kurtuluş Un Fabrikası ile Metanet Un Fabrikası arasında 50 metre yoktur. Metanet kara taş değirmeni olarak çalışırmış. Kurtuluş Un Fabrikası’nı, dedemin getirdiği modern aletlerle mühendislerin gözetiminde çalışarak kurmuşlar arkadaşlarıyla. Metanet Un ise 1916 yılında Halepli Hacı Rahim tarafından kurulmuş.”

1950 yılında Erzurum’daki bir fabrikada çıkan yangın sonrası makineler satılığa geçince Metanet Un Fabrikası kara taştan ‘vals’ adı verilen sisteme geçiyor. Dedesi 1959 yılında hem zahirecilik hem de unculuk işini bırakıyor ve büyük buğday arasasındaki zahirecilik işini oğluna, yani Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun babası Cevat Karabiber’e bırakıyor.

Baba Karabiber fabrikanın hisselerini alıyor

Metanet Un daha modern bir sistemle üretimine devam ederken hisselerini babası Cevat Karabiber alıyor. Tesis yine aynı adla Metanet Un Fabrikası olarak çalışmaya devam ediyor. 1963 yılında Cevat Karabiber, babasıyla çalışıp tecrübe kazandığı işi artık tek başına yapmaya başlamış. “Metanet Un Fabrikası, kentteki ilk un fabrikası olma özelliğine sahipti” diyor Mizyal Karabiber Nacaroğlu.

Babası Cevat Karabiber, 1998 yılında hayatını kaybedince işlerin başına kendisi geçiyor ve şöyle diyor Mizyal Karabiber Nacaroğlu: “Babam vefat ettiğinden beri fabrikayı elden çıkarmak istemedim. Üçüncü nesil olarak devam etmeye karar verdim. Bazı kişilerin ‘Buranın hurdası çıkmış’ söylemlerine rağmen şu anda tatlılık un ve irmik üretiyorum.”

“Buğdayın kalitesini anlarım”

Mizyal Karabiber Nacaroğlu, gıda mühendisliği okumasının tesadüf olduğunu söylüyor: “Güzel sanatlar okumam için ailem beni İngiltere’ye göndermişti. Ama evimi özledim ve geri geldim. Gaziantep’te tekrar üniversite sınavına girip ODTÜ Gıda mühendisliği’ni kazandım. Gıda Mühendisliğini okumuş olmam tesadüf ama şu anda mesleğim işimin bir parçası. Bu sayede verim yüksek oluyor.” “Gıda mühendisliği okuduğum için okulda öğrendiklerimle ve en eski metot olan el, göz ve tat duyularıyla buğdayın kalitesini anlayabiliyorum” diyor Karabiber Nacaroğlu ve ekliyor: “Üç duyu yöntemi, değişmeyen klasik yöntemdir. Gaziantep Ticaret Borsası da son yıllarda laboratuvar desteği anlamında çok büyük mesafe aldı. Orada buğdayın su, protein ve diğer değerleri anında son model aletlerle ölçülüyor.”

İrmik üretimine geçiş

Metanet Un Fabrikası’ndaki üretim teknolojisini nasıl değiştirdiklerini anlatan Karabiber Nacaroğlu şunları söylüyor: “Metanet Un Fabrikası, 1916 yılında Antep Keymik taşları ve kereste kullanılarak inşa edilmiştir. Başka kentleri bilmiyorum ama Gaziantep’teki 100 yıllık geçmişe sahip tek fabrikadır. Çok özen gösterilmesi ve bebek gibi bakılması gereken bir kent varlığımızdır. İlk başta dizel motorlar vardı. Dizel motorları soğutmak için kullanılan sular sıcak su olarak kullanılırdı. Abdullah Amcamın anlattığına göre fabrikada banyo gibi bir yer yapılmış. Babamın anlattığına göre de o sıcak suyun bir ucunu da musluk olarak binanın dışına çıkartmışlar. Komşular, esnaf bu sıcak suyu alıp evlerinde, işyerlerinde kullanırmış” diyor ve ekliyor:

“1950’lerde baklavalık un da çıkarılmaya başlanmış. Unlar at arabasıyla isteyenlere servis yapılırmış. Sonraki yıllarda kent kalabalıklaşıp kamyonlar çoğaldığında nakliyat, tüm Türkiye’de kentlerdeki bayiler aracılığıyla sağlanmış. Fabrika daha sonra irmik üretimi de yapmaya başladı. İrmik üretimi için fabrikanın iç boruları, elekleri ve bazı sistemleri tamamen babam Cevat Karabiber zamanında değişti.”

Tatlılık un üretiliyor

“Metanet Un Fabrikası, ekmeklik un üreten büyük bir fabrika değildir” diyor Mizyal Karabiber Nacaroğlu… “Bizim fabrika küçük bir ekip ile sert buğday üretebilen özel amaçlı un, yani daha anlaşılabilir bir tabirle tatlı yapımında kullanılan un üretmektedir” diye ekliyor.

Aynı zamanda Slovenya’nın fahri konsolosu

İş kadını ve sanatçı Mizyal Karabiber Nacaroğlu, aynı zamanda Slovenya’nın Gaziantep Fahri Konsolosu olarak görev yapıyor. 2011 yılında bu göreve seçilen Karabiber Nacaroğlu, “Slovenya ile ilişkilerimiz Gaziantep’ten bir öğrencinin Slovenya’da bir ödül almasıyla başladı. Ardından Büyükşehir Belediyesi sponsorluğu altında Slovenyalılar, Gaziantep’te çocuk sergisi tanıtımı yaptı. Ayrıca Gaziantepliler kadar Slovenya’yı doğru tanıyan başka bir kent yoktur. Slovenyalıların atölye çalışmaları Gaziantep’te oluyor. Slovenyalılar kültür ve sanat faaliyetleri için sık sık Gaziantep’e geliyor. Fahri konsolosluk görevi iki ülke arasında daha yakın ilişkilerin tesis edilmesinde önemli” diyor.

“Aile mesleği öğretilmeli”

Karabiber Nacaroğlu mesleklerin kuşaktan kuşağa aktarılması hakkında şunları söylüyor: “Aile mesleğinin kuşaktan kuşağa yayılması için nesillerin çok küçük yaşta yapılan işle tanıştırılması gerekiyor. Çocuğun işi sahiplenmesi ve sevip sahip çıkma isteği oluşması gerekiyor.” Metanet Un Fabrikası’nın üretimine devam etmesinin gelecek nesiller ve Gaziantep için önemli olduğunu söyleyen Karabiber Nacaroğlu, “Avrupa’ya gittiğim zaman, halen çalışır vaziyetteki 600-700 yıllık un fabrikalarını görünce ‘Bizde neden yok? Atalarımızın fabrikası bizim nesillere neden ulaşamamış’ diye üzülüyorum. Şu anda Metanet Un ve İrmik Fabrikası küçük ama orijinal binasında üretimine devam etmektedir. Umarım dördüncü nesil de en az babam ve benim gibi fabrikamıza sevgi ve saygıyla bakar, görevlerini yerine getirirler. Ömrüm yettiğince bu işi devam ettirmeyi istiyorum. Arzum gelecek nesiller için 150 yıllık ya da 400 yıllık bir Gaziantep Metanet Un Fabrikası’nın varlığını sağlayabilmektir” diyor.

“En iyi ticareti ben yapıyorum”

Halen Gaziantep Ticaret Borsası’nın Uncular Meslek Grubu Başkanlığı’nı da yapan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, borsada ilk kadın üye olmanın anlamlı olduğunu söylüyor: “Çalışmamın kadını erkeği var mıdır bilemem. Bana ailem kadın-erkek ayrımı diye bir şey öğretmedi. Borsada bir kadınla çalışmak her zaman kabul edilebilir alışkanlık değildir. İlk başta benimle ticaret yapmaya tereddüt edenlerle şimdi belki de en iyi ticareti ben yapıyorum.” Sanatsal faaliyetlerinde Gaziantep Ticaret Borsası’nın kendisine destek verdiğini belirten Karabiber Nacaroğlu, “Gaziantep Ticaret Borsası benim ana sponsorum. Slovenyalı sanatçıları yedi yıldır Gaziantep’te ağırlıyoruz. Gaziantep konulu resimler yapıyorlar. Ben yaptığım sanatsal işlerle kentimin adını dünyaya duyuruyorum” diyor ve şöyle devam ediyor: “Üretimin hangi dalında olursanız olun başarmanın verdiği haz insanı mutlu eder. Hep üretmekten yana olan kişi olarak sanatımı da bu sektördeki insanlara ulaştırıp gençlerin kendi yeteneklerinin farkında olmasına da katkıda bulunmaya çalışıyorum.”

NACAROĞLU’NUN ESERLERİNDEN ÖRNEKLER.

NACAROĞLU’NUN ESERLERİNDEN ÖRNEKLER.

NACAROĞLU’NUN ESERLERİNDEN ÖRNEKLER.

NACAROĞLU’NUN ESERLERİNDEN ÖRNEKLER.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)