1. Esbat Kapısı: Girişi eğimlidir, yüksekliği 4 metredir. 1213 yılında Eyyubiler döneminde yenilenmiştir.

2. Hıtta Kapısı: Mescid-i Aksa’nın en eski kapılarından bir tanesidir. 1220 yılında Eyyubiler döneminde yenilenmiştir.

3. Atem Kapısı: “Kral Faysal Kapısı”, “Peygamberlerin Şeref Kapısı” olarak da bilinir. Girişi dikdörtgen şeklinde olup yüksekliği 4 metredir. 1213 yılında Eyyubiler döneminde yenilenmiştir.

4. Ğavanime Kapısı: Bir nevi küçük kapıdır, dikdörtgen şeklindedir. Emeviler döneminde inşa edilmiştir fakat Velid Bin Abdülmelik’ den dolayı “Velid Kapısı” olarak tanınmaktadır. Aynı zamanda El-Halil ve Ğavanime Kapısı olarak da bilinmektedir. 1307 yılında yenilenen kapı, fanatik bir Yahudi tarafından yakılmış ve Haziran 1998 yılında onarımı gerçekleşmiştir.

5. Nazır Kapısı: Bu kapının Hapis Kapısı, Meclis Kapısı, Mikail Kapısı gibi isimleri de vardır. Giriş şekli dikdörtgendir ve yüksekliği 4,5 metredir. 1203 yılında yapılmıştır.

6. El-Hadid Kapısı: Bu kapının da diğer kapılar gibi farklı isimleri vardır. Girişi küçük ve dikdörtgendir. 1356 yılında vefat eden Memluklu Emiri Ergun KÂMİLİ tarafından yenilenmiştir. Ergun Kapısı olarak da adlandırılmaktadır.

7. Kattanin Kapısı: En güzel, en heybetli ve en büyük kapıdıar. Kattanin (Pamuk) çarşısına baktığından dolayı Kattanin ismini almıştır. Girişi dikdörtgen şeklindedir ve 4 metre yüksekliğindedir. Memluk Sultanı Muhammed bin Kalavun tarafından 1336 yılında yenilenmiştir.

8. Mathara Kapısı: Mathara Kapısı’nın diğer adı “Abdest Kapısı”dır. Mescid ’in dışında abdest alınan yerin yanında olduğu için bu adı almıştır. Dikdörtgen şeklinde olup yüksekliği 3,5 metredir. 1266 yılında Memluk Emiri Alaaddin Baseri döneminde yenilenmiştir.

9. Silsile Kapısı: Kapı’nın iki girişi bulunmaktadır. Birincisi; Silsile Kapısı olup açık vaziyettedir, ikincisi; Sekine Kapısı yalnızca ziyaret zamanlarında açılmaktadır. Her ikisi de dikdörtgen şeklinde ve 4,5 metre yüksekliğindedir. 1203 yılında, Eyyubiler döneminde yenilenmiştir.

10. Meğaribe Kapısı: “Burak Kapısı” ve Nebi (Peygamber) Kapısı olarak da bilinir. Bir rivayete göre de Efendimiz (s.a.v.) İsra ve Mirac gecesinde bu kapıdan Mescid-i Aksa ’ya girmiştir. 1313 yılında Memluk Sultanı Muhammed Bin Kalavun tarafından onarılmıştır.

11. Rahmet Kapısı: “Rahmet” ve “Tevbe” kapısı olarak iki kapıdan oluşmaktadır. Aynı zamanda “Altın Kapısı” olarak da bilinir. Altın Kapısı, Hristiyanlar tarafından takılan bir isimdir. Bu kapı Mescid-i Aksa’nın umumi giriş kapısı sayılır. Kuzeydoğu yönünde ve yüksekliği 11,5 metredir. Bir rivayete göre Kudüs’ün fethi sırasında, şehrin ve Mescid-i Aksa’nın himayesi için Salahaddin Eyyubi tarafından kapatılmıştır. Halen kapalı vaziyettedir.

12. Cenaiz Kapısı (Cenazeler): Küçük bir kapıdır. Eskiden rahmet mezarlığına bağlı olduğu için cenazeler bu kapıdan taşınmaktaydı. 1187 yılında, Salahaddin Eyyubi’nin emriyle, Mescid-i Aksa ve şehrin korunması için kapatılmıştır.

13. Sülasi (Üçlü) Kapısı: Emevi saraylarına doğru bakan kapı, Mervani Mescidi’nin giriş kapısıydı. Bu kapı da Salahaddin Eyyubi’nin emriyle, şehrin ve Mescid-i Aksa’nın selameti için kapatılmıştır. 1990’lı yıllarda işgalci İsrail Belediyesi Mervani Namazgâhı’na el koymak için geniş bir merdiven vasıtasıyla kapıyı açmak istemiştir. Bunun üzerine Müslümanlar Namazgâh’ın restore çalışmalarını yapıp, mescidi namaza açık hale getirmişlerdir, bu şekilde İsrail’in projesine engel olmuşlardır.

14. Müzdevic Kapısı (Çift Kapı): Mescid-i Aksa Surları’nın kıble yönündeki ikinci kapısı olup Mescid ‘in güneyindeki Emevi saraylarına bakmaktadır. Sultan ya da Emirlerin camiye giriş kapısı olarak kullanılmaktaydı. Salahaddin Eyyubi’nin emriyle, şehrin ve Mescid-i Aksa’nın korunması için kapatılmıştır.

15. Meğaribe Kapısı Minaresi: Mescid-i Aksa’nın en küçük minaresidir yüksekliği ise 23,5 metredir. 1278 yılında Memlukler döneminde inşa edilmiştir. 1922 yılındaki depremde üst taraflarında çöküntü oluşmuş aynı yıl içerisinde onarımı yapılmıştır.

16. Silsile Kapısı Minaresi: Aynı zamanda “Mahkeme Minaresi” olarak da adlandırılmakta ve 35 metre yüksekliğindedir. 1329 yılında Memlukler döneminde inşa edilmiştir. Silsile Kapısı’nın binasıyla birlikte geçen yıllarda onarımı yapılmıştır.

17. Ğavanime Kapısı Minaresi: Aynı zamanda “Kalavun Minaresi” de denmektedir. 1297 yılında Memlukler döneminde inşa edilmiştir. Silsile Kapısı Minaresi’nin binasıyla birlikte 1329 yılında ve geçtiğimiz yıllarda olmak üzere iki kez yenilenmiştir. Mescid-i Aksa’nın içindeki en uzun minaredir. Yüksekliği 38,5 metredir. Üstünde nakışlar, motifler ve çiniler bulunmaktadır.

18. Esbat Kapısı Minaresi: 1376 yılında Memlukler döneminde inşa edilmiştir. Yüksekliği 28,5 metredir. 1927 yılındaki depremden etkilenmiştir. Aynı yıl içerisinde yenilenmiştir. Minarelerin içinde sadece bu minare silindir şeklindedir. Geçtiğimiz yıllarda tekrar yenilenmiştir.

19. Kıble Camii (Mescid-i Kıbeli): Camii, Mescid-i Aksa’yı da kapsadığı için Mescid-i Aksa olarak bilinmektedir. Bu camiyi Hz. Ömer bin Hattab 636 yılında ağaçların kütüklerine inşa ettirmiştir. 3000 kişilik büyük bir mescittir. AbdulMelik İbni Mervan döneminde yeniden inşa edilmiştir. Oğlu El-Velid İbni Abdulmelik döneminde tamamlanmıştır(705-714). Bu saldırıların en büyüğü 1969 yılında Mescid-i Aksa’nın yakılma girişimidir. Salahaddin Eyyubi’nin minberi bu saldırıda yakılmıştır.

20. Mescid-i Kadim (Eski Camii): Mescid-i Aksa’nın güneyinde en köklü en eski camidir. Mescid’e taştan yapılmış merdivenlerle, Kıble Camii kapısının altından girilmektedir. Saraydan, Müzdevic Kapısı (çiftli kapı) aracılığıyla kıble camine gitmek için Emeviler döneminde yapılmıştır. 1999 yılında Aksa Müessesesi tarafından sahiplenilip açılıncaya kadar yüzlerce yıl kapalı kalan Eski Camii’nin içi taş ve toprakla doluydu.

21. Mervani Mescidi: Mescid-i Aksa’nın güney sahası içinde olan bir mescittir 3600 m2 dir. Emeviler’in ilk dönemlerinde inşa edilmiştir. Rivayete göre kıble caminden önce yapılmıştır. İşgalci Haçlılar atlarını buraya bağlamaktalardı. Salahaddin Eyyubi Kudüs’ü fethedip tekrar eski haline getirinceye kadar ‘’Süleyman Ahırı’’ olarak adlandırmışlardı. Yahudilerin ele geçirip kendi amaçları doğrultusunda kullanmalarını engellemek için Aksa Müessesesi tarafından 1997 yılında yenilenip ibadete açılmıştır.

22. Burak Camii: Burak Camii’nin bir kısmı, Efendimiz’in (s.a.v.) İsra hadisesinde atının bağlandığı yerdir. Mescid-i Aksa sahasının altındadır ve merdiven aracılığıyla girilmektedir. Yüksek bir girişi vardır. 5 vakit ve bayram namazları için ibadete açıktır.

23. Meğaribe Camii: 1193 yılında Salahaddin Eyyübi tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde İslam Müzesi olarak kullanılmaktadır.

24. Nisa Camisi (Kıble Camii): Kıble camisinin seviyesinde ve büyük bir binadır. Eyyubiler döneminde kadın camisi olarak inşa edilen yapı günümüzde ikiye ayrılmış durumdadır; bir kısmı müze ikinci kısmı ise genel kütüphanedir.

25. Kubbet-üs Sahra: Rasulullah (s.a.v.)’in miraca çıktığı yerin üzerine Abdulmelik Bin Mervan tarafından (685705) arasında yaptırılmıştır. Sekizgen kubbeli mimarilerin en güzel örneklerinden biridir. 35 metre yüksekliğinde ve altın parçaları ile kaplı çok heybetli bir kubbesi ve 4 metre uzunluğunda hilali bulunmaktadır. İç mimarisi özel yapılmış seramikler, en güzel hatlar ve özel çinilerle süslüdür. Haçlı işgali döneminde Kiliseye çevrilmiş, ‘’Çok Azametli Tapınak’ ’olarak isimlendirilmiştir. İçine bir sunak yapılmış ve tepesine hilal yerine haç takılmıştır. 1187 yılında Salahaddin Eyyübi Kudüs’ü fethedip Kubbet-üs Sahra’yı eski haline geri çevirmiştir. 2009 yılında ise Türkiye, 250 bin Euro’ya üzerindeki hilali yenilemiştir.

26. Silsile Kubbesi: Abdulmelik Bin Mervan tarafından (685-688) yılları arasında yapılmıştır. Kubbenin bir mihrabı ve on bir köşesi bulunmaktadır 2009 yılında Türkiye (TİKA) tarafından el yapımı çinilerle onarılmıştır.

27. Mirac Kubbesi: İslamiyet’in ilk dönemlerinde Hz. Peygamber (s.a.v.)’in miracını ölümsüzleştirmek amacıyla yapılmış olan bir kubbenin kalıntıları üzerine 1201 yılında Eyyubiler döneminde bina edilmiştir. Sekizgen küçük bir kubbedir ve bir mihrabı vardır. Osmanlı döneminde ise onarımı yapılmıştır.

28. Musa Kubbesi: Diğer adı Kubbet ’üş Şecere ’dir. 1249 yılında Sultan Necmeddin Eyyub tarafından yapılmıştır. Dörtgen bir kubbedir ve bir mihrabı bulunmaktadır. Günümüzde ise hafız yetiştirme yeri olarak kullanılmaktadır.

29. Nahaviyye Kubbesi: Eyyubi sultanlarından İsa Eyyubi tarafından 1207 yılında Sarf ve Nahiv ilminin öğretilmesi maksadıyla inşa ettirmiş ve vakfetmiştir. Birbirine bağlı şekilde 3 odası vardır. Kubbe ise köşede kalmaktadır.

30. Süleyman Kubbesi: Süleyman Bin Abdülmelik’e nispet edilir. 1203 yılında Eyyubiler ve daha sonra da Osmanlı döneminde yenilenmiştir. Sekizgen bir kubbedir ve bir mihrabı vardır.

31. Kubbetü’l Mizan(Terazi Kubbesi): Mizan (Terazi) kemerine bitişik olduğundan bu ismi almıştır, minber şeklindedir. Kadı Burhaneddin’in minberine benzemektedir. Salahaddin Eyyubi tarafından yaptırılan tahta minberin yerine Kadı Burhaneddin mermerden yaptırdığı bir minber koydurmuştur. Eyyubi; minberi, bayram namazları ve yağmur duası için yaptırmıştır. Bu minberin etrafında iki mihrab bulunmaktadır.

32. Nebi Kubbesi: Bu kubbe Emeviler döneminde inşa edilmiştir. Kubbe şimdiki hali ile ilki Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1538) ikincisi 2. Abdulmecid döneminde (1845) olmak üzere iki kere yenilenmiştir. Rivayete göre bu kubbe, İsra gecesinde Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v.) peygamberlere ve meleklere imamlık yaparak namaz kıldırdığı yerin üzerine inşa edilmiştir.

33. Ervah Kubbesi: 16. Yüzyıldan kalmadır. Kubbe bölgesinde bulunan mihrabın izi üzerinde Ervah Mağarası diye bilinen alanın üzerine kurulmuştur.

34. Hızır Kubbesi: 16. Yüzyılda inşa edilmiştir. Rivayete göre Hızır’ın (a.s.) imamlık yaptığı ve namaz kıldığı yerdir. Altında bir bodrum katı vardır. Bu sebepten dolayı Hızır (a.s) makamı olarak bilinmektedir. Her iki rivayetin de herhangi bir delili yoktur.

35. Yusuf Ağa Kubbesi: 1681 yılında Osmanlı valisi Yusuf Ağa tarafından yaptırılmıştır. Şimdiki hali ise danışma merkezi ve aynı zamanda İslam Müze’sine giriş biletlerinin satıldığı yerdir.

36. Yusuf Kubbesi: Salahaddin Eyyübi Kudüs’ü fethettikten sonra şehrin surlarını imar ettirmiş ve İslami motiflerle surları süslemiştir. Eyyubi döneminden kalma bu motifleri korumak maksadıyla 1681 yılında Osmanlı döneminde Yusuf Kubbesi inşa edilmiştir. Osmanlılar da yeniden bu duvarları onararak üzerindeki motiflerin benzerini Yusuf Kubbesi ’ne taşımış ve kubbeye Salahaddin Eyyubi’nin ilk adı olan Yusuf ismini vermişlerdir.

37. Uşşak-ul Nebi Kubbesi (Peygamber Âşıkları Kubbesi): 1817 yılında Osmanlı Padişahı II. Mahmut döneminde yaptırılmıştır. Kubbenin şimdiki isminin kaynağı ise burada zikir çeken bazı sufi şeyhleridir.

38. Mehdi İsa Kubbesi: Mervani Mescidi’nin bir köşesinde Emeviler döneminde Müslümanlar tarafından inşa edilmiştir. 1898 yılında Osmanlı döneminde restorasyonu gerçekleşmiştir. Rivayetlere göre İsa (a.s) küçükken burada uyumuştur. Fakat bu iddianın delili ve kaynağı yoktur. İslam Fethi’nden de Hristiyanların bu iddiaya hiç ilgi göstermemiş olmaları onların da buna inanmadığını ortaya koymaktadır.

39. Şeyh Halil Kubbesi: 1700’lü yıllarda Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. Bu adı alması daha önceleri sufi olan Şeyh Halil Efendi’nin içinde ibadet yapmasından dolayıdır. Şimdiki hali ise Mescid-i Aksa İmar Komisyonu’nun ofisidir.

40. Riyat Aksa İslami Medreseleri: Müslüman âlim Sancar Davdar 1295 yılında vakfetmiş ve kendi adıyla anılmıştır. 1980’li yıllarda Aksa Riyat İslami Medresesi’ne dönüştürülmüştür.

41. Aksa İslami Lisesi: 80’li yılların başında İslami Lise olarak kurulduğundan dolayı bu adı almıştır. Günümüzde ortaokul ve lise olarak kullanılmakta ve İslami ilimler öğretilmektedir.

42. Ğadiriyye Medresesi: Memluklu Sultanı Baybars döneminde, Dulkadiroğluları beylerinden Nasuriddin Mehmet Bey’in eşi Mısır Hatun (Hatice Hatun) tarafından 1432 yılında inşa edilmiştir. İslami Vakıflar Dairesi tarafından yenilenmiştir fakat işgal yönetimi (İsrail) çatısının yapılmasına izin vermemiştir.

43. El-Basitiyye Medresesi: Kadı Zeyneddin Abdulbasıt Bin Halil ed-Dimeşki tarafından 1431 yılında vakfedilmiştir. Medrese günümüzde Mescid-i Aksa’nın dışında bulunan Bekriyye Medresesi’nin merkezi olarak kullanılmaktadır.

44. Eminiyye Medresesi: Eminuddin Abdullah tarafından 1329 yılında inşa edilmiş ve vakfedilmiştir. Osmanlı döneminde onarımı yapılmıştır. Mescid-i Aksa’nın kuzey revakının üst tarafında, odaları ve kapıları olan 4 kattan oluşmaktadır.

45. Farisiyye Medresesi: Emir Faris el-Bekay’a tarafından 1353 yılında vakfedilen medrese Eminiyye Medresesi ile iç içedir.

46. Melekiyye Medresesi: 1340 yılında Memluklu Sultanı Nasır Muhammed Kalavun döneminde yapılmıştır. İki kattan oluşmaktadır. Şu anda mesken olarak kullanılmaktadır.

47. Esardiyye Medresesi: 1368 yılında Mecduddin Esardi tarafından vakfedilmiş ve hep onun adıyla tanınmıştır. Şu anda mesken olarak kullanılmaktadır.

48. Mencikiyye Medresesi: 1361 yılında Emir Seyfeddin Mencik tarafından inşa ettirilmiştir. Kudüs’teki İslami Vakıflar Daire Başkanlığı’nın merkezi olarak kullanılmaktadır ve 2 kattan oluşmaktadır.

49. Osmanlı Medresesi: Eşrefiyye Medresesi ve Mathara Kapısı’nın arasında bulunmaktadır ve 2 kattan oluşmaktadır Medresenin bir kısmı Mescid-i Aksa’nın dışındadır. Medrese, Osmanlı ailesinden Mahmut Bey’in kızı İsfahan Şah Hatun tarafından vakfedilmiştir. Eşref Baybars döneminden kalma medrese Mescid-i Aksa avlusuna eşit seviyededir. Medreseyi daha sonra Yahudiler zorla ele geçirmişler ve pencerelerini taşlarla kapatmışlardır. Kapatılan pencereler Mescid-i Aksa avlusuna bakan taraftadır.

50. Eşrefiyye Medresesi: Eşrefiyye Medresesi aynı zamanda Sultaniyye olarak da adlandırılmaktadır. 1470 yılında Emir Hasan Ez-Zahiri tarafından inşa edilmiştir. Kudüs’ü ziyaret eden Sultan Kayıt Bey beğenmediği için yıktırmıştır. 1480 yılında yeniden inşa edilmiştir.

51. Tenkeziyye Medresesi: Medrese’nin bir kısmı Mescid-i Aksa’nın dışındadır. Mescid-i Aksa’nın batı revakının üzerinde bulunmaktadır. Emir Tenkez En-Nasıri döneminde (1328) inşa edilmiştir. İlk kez mahkeme binası, sonra İslami Konferanslar’ın merkezi olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde onarılıp medrese olarak kullanılmıştır. 1969 yılında İsrail tarafından işgal edilmiştir. Şu an medrese İsrail polis kontrol merkezi olarak kullanılmaktadır. İsrail medreseyi yıkıp, yerine dünyanın en büyük sinagogunu inşa etmeyi planlamaktadır.

52. Batı Revakı: Mescid-i Aksa’nın batı tarafında, üstü kapalı ve koridor şeklinde 55 sütundan oluşmaktadır. Mescid-i Aksa’nın batısında bulunan eserlere rahat ulaşmak için Memlukler döneminde (1307-1336) yapılmıştır.

53. Kuzey Revakı: Mescid-i Aksa’nın kuzey duvarına bitişik olan bir revaktır. Eyyubi ve Memlukler (1367) döneminde inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde kapatılmıştır. Sonra tekrar açılmıştır.

54. Kuzey Kemeri: 1321 yılında Memlukler döneminde inşa edilmiştir. Yüksekliği 7,5 metredir.

55. Kuzey Batı Kemeri: Memlukler (1376) döneminde inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde onarılmıştır, yüksekliği 7 metredir.

56. Batı Kemeri: Emeviler döneminde 951 yılında inşa edilmiştir.

57. Güney Batı Kemeri: Memlukler döneminde 1472 yılında inşa edilmiştir, yüksekliği 7 metredir.

58. Güney Kemeri: Emeviler döneminde inşa edilmiştir. Abbasiler, Fatımiler ve Osmanlılar döneminde yenilenmiştir. Yakın tarihte, 1982 yılında onarılmıştır, yüksekliği 6,5 metredir.

59. Güney Doğu Kemeri: 1021 yılında Fatimiler döneminde inşa edilmiştir. 1211 yılında Eyyubiler döneminde yenilenmiştir. Yüksekliği 6,5-7 metre arasındadır.

60. Doğu Kemeri: Emeviler döneminde inşa edilmiş ve Abbasiler döneminde yenilenmiştir. Yüksekliği 6,5 metredir.

61. Kuzey Doğu Kemeri: Memlukler döneminde inşa edilmiştir. Yüksekliği 7 metredir.

62. Ke’s Çeşmesi: Eyyubilerden Sultan Ebu Bekir Bin Eyyubi tarafından 1193 yılında yaptırılmıştır.

63. Şalan Çeşmesi: Eyyubi Sultanlarından İsa Eyyubi tarafından 1216 yılında yaptırılmıştır.

64. Basiri Çeşmesi: Basiri Çeşmesi aynı zamanda “Hapis Çeşmesi” olarak da adlandırılmaktadır.

65. Kayıt Bey Çeşmesi: Memluk Sultanı Kayıt Bey tarafından 1461 yılında inşa ettirilmiştir. Çeşme şahane bir yapıya sahip olup renkli taşlar ve motiflerle süslenmiştir. Osmanlı tarafından 1882 yılında yenilenmiştir.

66. Kasım Paşa Çeşmesi: Aynı zamanda “ Mahkeme Kapısı Çeşmesi” olarak da adlandırılmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs valisi Kasım Paşa tarafından 1529 yılında inşa ettirilmiştir.

67. Süleyman Çeşmesi: Bu çeşme Mescid-i Aksa avlusunun doğu tarafında, Süleyman Namazgâh’ının güneyindedir. 1536 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapılmıştır.

68. Şeyh Bederi Çeşmesi: Osmanlı Sultanı I. Mahmut tarafından 1740 yılında yaptırılmıştır.

69. Meğaribe Kapısı Çeşmesi: Osmanlı döneminde inşa edilmiştir.

70. Hıtta Çeşmesi: Osmanlı tarafından inşa edilmiştir. Aksa Müessesi tarafından onarımı gerçekleştirilmiştir. Daha sonra kalıcı olarak kapatılmıştır.

71. Narenç Göleti (Narenç Kuyusu): 1482 yılında Memluk Sultanı Kayıt Bey döneminde inşa edilmiştir. Mukaddes Eserler İmar Komisyon’u tarafından onarılmıştır.

72. Sultan İsa Kuyusu: 3 revaktan olup Eyyubi Sultanlarından İsa Eyyubi tarafından 1210 yılında yapılmıştır. Osmanlı döneminde ilave edilen ek bir bina ile Kubbetu’s Sahra avlu seviyesinden yüksektir. Günümüzde muayene odası olarak kullanılmaktadır.

73. Burhaneddin Minberi Çeşmesi: Mukaddes Eserler İmar Komisyonu tarafından 1997 yılının sonunda yapılmıştır. 24 adet musluğu bulunmaktadır.

74. Zeytin Çeşmesi: İslami Eserler Komisyonu tarafından yapılmıştır. 7 musluğun etrafını çevirmiş olan zeytin ağacından dolayı bu adı almıştır.

75. Rahmet Çeşmesi: 1995 yılında inşa edilmiştir, 12 musluğu bulunmaktadır.

76. Mihrablar: Mescid-i Aksa’nın avluları, namazgâhları, kubbeleri ve mescidleri sayısınca mihrab bulunmaktadır. Bunlar, namaz kılanlara kıble yönünü belirlemek için yapılmıştır. Mescid-i Aksa’nın avlularında başka mihrablar da vardır. Ali Paşa Mihrabı, Davut Paşa Mihrabı, Mervani Mescidi Mihrabı, Güneybatı Kemeri Mihrabı gibi pek çok mihrab bulunmaktadır.

77. Namazgâhlar: Mescid-i Aksa’nın avlusunda 2 tanesi yeni olmak üzere 26 adet namazgâh mevcuttur. Yer seviyesinden 1 metre yükseklikte ve taştan yapılmıştır. Yukarı çıkmak için basamaklar mevcut olup namazgâhlarda mihrab yoktur. Kıble yönünün belirtilmesi için kıble ciheti oyuk yapılmıştır. Bu namazgâhlar daha çok ilim, ders halkaları ve ibadet için kullanılmaktaydı.

78. Kuyular: Mescid-i Aksa bölgesinde 25 adet kuyu bulunmaktadır. Sadece namaz kılanlar için değil Eski Kudüs’ün su ihtiyacını karşılayacak kadar kuyu mevcuttur.

79. İddia Edilen Süleyman Tapınağı: Yahudiler bu hayali tapınağın, Hz. Süleyman döneminde inşa edildiğini iddia etmektedir. Rivayetlere göre bu tapınak yıkılmış ve sonrasında ikinci bir tapınak yapılmıştır. O tapınak da yakılarak ortadan kaldırılmıştır. Şimdi Yahudiler üçüncü tapınağı inşa etmek istemektedirler. Ve bu tapınak tüm Mescid-i Aksa’yı kapsayacak şekilde tasarlanmaktadır. Fakat bu iddialar Yahudi arkeologların tapınağa ait hiçbir kalıntı bulamadıklarını açıklamalarıyla çürütülmüştür. Yahudilerin yeni planında, Mescid-i Aksa’nın bir kısmına el koyup ibadete açma düşüncesi bulunmaktadır.

80. Burak Duvarı: Hz. Peygamberin İsra ve Mirac olayında, bineğini bağladığı duvardır. Hz. Peygamber bineğini bu duvara bağlayarak Mescid-i Aksa’ya giriş yapmıştır. Meğaribe Duvarı olarak da bilinmektedir.

81. Salahaddin Minberi: Bilinen gelmiş geçmiş en iyi İslami motiflerin, nakışların ve hatların üstünde bulunduğu ve adeta sembol haline gelmiş bir eserdir. Nureddin Zengi’nin Kudüs’ü Haçlılardan kurtardıktan sonra Mescid-i Aksa’ya taşımayı planladığı ve tam 20 yıl boyunca üstünde çalışıldığı minberdir. Fakat hayallerini gerçekleştirmeden vefat etmiştir. Minber, Salahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethinden sonra Halep’ten getirilmiştir. Fanatik bir Yahudi tarafından 1969’da yakılmış fakat 2 yıl içerisinde yenilenmiş ve yerine yeni minber getirilmiştir. Yangından kurtarılmış olan minberin birkaç tahtası İslam Müzesinde teşhir edilmektedir.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)