Nazmiye Ulusan

16 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne “evet” diyen Türkiye, yeni sistemin hayata geçirilmesi için Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine hazırlanmaya başladı.

Seçime ittifakla katılacaklarını açıklayan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Biz bu ittifakı ümmetin iyiliği için yapıyoruz” sözleriyle, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise “Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatmanın heves ve heyecanıyla yoğrulacağız” ifadeleriyle Cumhur İttifakı’nı ilan ettiler.

Türkiye için aslında sürpriz olmayan bu ittifakın gerekçeleri 2016’da gerçekleşmişti. FETÖ’nün 15 Temmuz’da kalkıştığı alçak darbe girişimi, milletin iradesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dik duruşuyla önlenmişti. Defalarca darbelere maruz kalan Türkiye, bu sefer ayağa kalkarak hain darbe girişimine izin vermemişti.

15 Temmuz’dan sonra siyasi görüşü, inancı, fikri ne olursa olsun herkes tek bayrak altında Yenikapı’daki mitingde buluşmuş, kanlı darbe girişimine sert tepkisini göstermişti. Yenikapı ruhuna destek olan MHP lideri Bahçeli, tarihe geçecek konuşmasını şu cümlelerle noktalamıştı: “15 Temmuz’da tankın önüne milli vicdan dikildi. Kim milletimize biçilmek istenen bu kefeni kader diye kabul edebilirdi? Ayrımız, gayrımız yoktur. Birliğimizi kararlılıkla korumalıyız, kutuplaşmayı bıçak gibi kesmeliyiz. 15 Temmuz bir milâttır. Kim olursanız olun, ülkenin neresinde doğarsanız doğun, milletim dediniz, Yenikapı’ya geldiniz. Türk askeri topyekûn suçlu görülmemeli, ordu-millet dayanışması sağlanmalıdır. Millet yetim değildir. Devlet öksüz değildir.”

Devlet Bahçeli o gün yaptığı konuşmasının arkasında durarak, birlik çağrısını kararlılıkla korudu. Milletini yetim, devletini öksüz bırakmadı. Türkiye’nin içeride ve dışarıda yürüttüğü varlık mücadelesine en büyük destek, muhalefet kanadından, Devlet Bahçeli’den geldi. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimlerine doğru giderken de “Bizim cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyerek, çıktığı yolda kutlu davasını yüceltti.

7 Ağustos 2016’daki Yenikapı mitinge katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da etkileyici bir konuşma yapmış ve Nazım Hikmet’in “Davet” şiirini okumuştu.

“Dört nala gelip uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan / Bu memleket bizim / Kapansın el kapıları / Bir daha açılmasın / Yok edin insanın insana kulluğunu / Bu davet bizim / Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşcesine / Bu davet / Bu hasret bizim.”

Bu ülkenin yetiştirdiği en büyük evlatlarından biri olan Nazım Hikmet böyle sesleniyordu milletine.

“Bu memleket bizim.”

Evet. Bu memleket hepimizin.

Memleketine ve demokrasisine sahip çıkmak da bu milletin boynunun borcu. Türkiye Cumhuriyeti, bu ülkenin bütün vatandaşlarının ortak kaderi, dünü ve yarını. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ni hayata geçirmek için sandığa gidecek olan milletimizin daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye’yi görmek istemesi de en doğal hakkı.

FavoriteLoadingBeğen
Genel Yayın Yönetmeni

Leave a Reply

  • (not be published)