Milli baz istasyonu ULAK

Türkiye, ASELSAN öncülüğünde ilk yerli baz istasyonunu üreterek dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldı. 4,5 milyar dolarlık pazar oluşturacak olan ULAK’ı, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Bayız anlattı.
Yayın Tarihi: May 31, 2017
FavoriteLoadingBeğen 13 mins

Türkiye ilk yerli baz istasyonunu geliştirdi. ASELSAN (Askeri Elektronik Sanayii) öncülüğünde geliştirilen ve tasarımı tamamen yerli olan ULAK ile Türkiye, kendi baz istasyonunu üreten sayılı beş ülke arasına girdi. Yerli baz istasyonu ilk olarak haziran ayında Rize’de kullanılmaya başlanacak. Rize’deki saha testlerinin başarısının ardından, yerli baz istasyonu tüm ülkede faal hale gelecek. Ülke genelindeki baz istasyonu kurulum sürecinin kasım ayında başlaması bekleniyor. Ancak baz istasyonlarının hangi bölgelere kurulacağını anlaşmalı operatörler belirleyecek.

YAVUZ BAYIZ. ASELSAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI.

ASELAN, ULAK projesinde NETAŞ ve ARGELA firmalarıyla birlikte çalışıyor. ASELSAN bu çalışmada proje yönetimi, sistem tasarımı, sistem mühendisliği, test ve entegrasyon faaliyetlerinin yanı sıra baz istasyonunun Uzak Radyo Birimi’nin donanım ve yazılım tasarımını yürütüyor. ASELSAN’da Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Bayız, “ULAK Baz İstasyonu, dört yılda, üç firmada ortalama 110 mühendisin geceli gündüzlü çalışmaları ile operatör şebekelerinde çalışabilecek duruma getirildi. Operatörlere satışlarımız ile birlikte yaklaşık 500 kişinin çalıştığı bir ekosistem oluşturuldu. ULAK baz istasyonlarının kurulumu, canlı şebekede kullanımının başlaması, bakım idamesi ve yeni teknolojilere yönelik geliştirme faaliyetleri ile proje kapsamında çalışan sayısının önemli rakamlara ulaşacağını tahmin ediyoruz” diyor.

“Veri haberleşmesi 4,5G’den, ses haberleşmesi 2G’den”

ULAK’ın teknik özelliklerini anlatan Bayız, 4,5G’nin olmazsa olmaz bazı özelliklerinin yerli baz istasyonuna kazandırıldığını belirtiyor. Bayız, bu özellikleri şöyle anlatıyor: “Baz istasyonları arasında kesintisiz geçiş olacak. Yani cep telefonlarının farklı frekanslarda çalışan baz istasyonları arasında geçiş yaparak kullanıcıların kesintisiz haberleşme yapabilmesini sağlıyor. Bir diğer özellik, değişik kanal genişliklerini destekleme. Bu özellik baz istasyonlarının, operatörlerin sahip olduğu frekanslardaki 5, 10, 15 ve 20 MHz’lik bant genişliklerinde çalışabilmesini sağlıyor. Yerli baz istasyonunda olan bir özellik de veri haberleşmesinin 4,5G’den, ses haberleşmesinin 2G’den yapılabilmesi. Bununla İnternet Protokolü (IP) üzerinden ses görüşmesi yapılamayan yerlerde 2G sistemi üzerinden ses görüşmesi yapılıyor. Veri haberleşmesinin 4,5G’den, ses haberleşmesinin 3G’den yapılabilmesini sağlayan özellik de var. Baz istasyonu 2G ve 4,5G sistemleri arasında kesintisiz geçiş sağlıyor. Aynı şekilde 3G ve 4,5G sistemleri arasında kesintisiz geçiş de yapılabiliyor. Taşıyıcı frekans birleştirme özelliğiyle de aynı frekanslardaki bant genişliklerini birleştirerek veri hızını iki katına çıkarıyor. Bu özellik ile 300 Mbit veri hızına erişiliyor. Baz istasyonlar arası enterferans (iletilmek isteten bilginin yanı sıra farklı bilgilerin de alıcıya ulaşması) koordinasyonu da sağlıyor. Yani iki baz istasyonu arasındaki enterferansı koordine ederek data akışındaki bozulmaları asgariye indiriyor. Çoklu alma, çoklu gönderme özelliğiyle de veri hızı iki ya da dört katına çıkıyor. Bu özelliklerin yanı sıra Uzak Radyo Birimi’nin iki versiyonu bulunuyor. Bu modelin ağırlığı ise 29 kilogramın altında. Temel Bant Ünitesi, modüler yapıda. Üç adet temel bant kartı ile baz istasyonunun hizmet verebileceği kullanıcı sayısı 3600 aboneye çıkabiliyor.”

“Baz istasyonlarında ‘arka kapılar’ olmamalı”

Bir ülkenin yerli baz istasyonunun olmasının önemli olduğunu belirten Bayız, “Mobil haberleşme şebekesinde baz istasyonunun rolü havadan aldığı sinyali şebekeye vermek, şebekeden aldığı sinyalleşmeyi havaya basmaktır. Baz istasyonlarından kendi şebekesine ait olmayan abonenin yayınını şebekeye göndermemesi, kendi şebekesine ait olan abonenin yayınını sadece kendi şebekesine göndermesi, kendi şebekesinden gelmeyen yayını havaya basmaması ve hem aboneye hem de şebekeye fazladan sinyal basmaması beklenir. Baz istasyonu gibi şebeke elemanlarında ‘arka kapı’ adını verdiğimiz bu davranışların olmaması gerekmektedir. Bu nedenle haberleşme şebekelerinde yerli ürünlerin kullanılması önemlidir” diyor.

“Özgün ve güvenli iletişim sağlayacak”

Yavuz Bayız, güvenli haberleşme konusunda ULAK’ın önemine dikkat çekiyor. Bayız, “Tamamen Türk mühendisliği ürünü olduğu için arka kapısı olmayacak. Günümüzün en büyük savaş- savunma yöntemlerinden biri olarak kabul edilen ‘siber tehdit ve altyapı güvenliği’ ekseninde, ULAK yazılım ve donanım öğeleri ile ‘özgün’ ve ‘güvenli’ iletişim altyapısı sağlayacak. Ayrıca şebeke içinde milli kripto algoritması, şifreleme, haberleşme güvenliği seviyesi artırılabilecek” ifadelerini kullanıyor.

“Uluslararası bir şirket olmalıyız”

Türkiye’nin yerli baz istasyonu üreten sayılı ülkeler arasına girdiğini söyleyen Bayız, bunun uluslararası konjonktürdeki önemini şöyle anlatıyor: “4G ve sonrası teknolojilere yatırım için dünyadaki koşulları bir fırsat olarak görebiliriz. Dünya çapında haberleşme teknolojisinde bir dönüm noktası olacağı düşünülüyor. İnşaat ve perakende sektöründe son 20 yılda ortaya çıkan fırsatların bir benzerinin, aynen yerli otomobilde olduğu gibi telekom sektöründe de ortaya çıkacağı öngörülüyor. Bugüne kadar haberleşme sektöründe Türkiye’nin elde etmiş olduğu teknik bilgi, tecrübe ve icra kabiliyetinin bu fırsatı değerlendirmede en büyük avantaj olacağı değerlendiriliyor. Genel olarak dünya çapında telekom sektörünün potansiyelinin, bu fırsatın kullanımı için yerli tasarım ve üretim gerçekleştiren firmalarımızı da cesaretlendirmesi gerekiyor. Dünya çapındaki telekom üreticileri son 10 yıldır operatörlere beklenen satışı yapamadığı için Alcatel (Fransa), Nokia- Siemens (Almanya), NEC (Japonya), Nortel (Kanada-battı), Motorola (ABD) gibi firmaların yavaş yavaş zor duruma düştükleri, geriye Ericsson’ın, Huawei’nin ve yeni atılımlar geliştiren Cisco’nun kalacağı görülüyor. Ülkemizde ULAK Baz İstasyonu’yla yaratılan sinerjinin artarak devam etmesi gerek. Yapılacak işbirlikleri ile yavaş yavaş büyüyen ve fark yaratacak şirketler kurulması hedeflenmeli. Bu şirketlerden birini de uluslararası hale getirmemiz gerekiyor.”

“1,8 milyar dolar Türkiye’de kalacak”

Yavuz Bayız, ULAK’ın Türkiye ekonomisine katkısına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 2008 yılında yapılan 3G ihalesinde, mobil haberleşme sektörünün yerlileştirilmesi için 3G servisi verecek operatörlere 500 Ar-Ge mühendisi çalıştırma ve kullandıkları donanım ve yazılımların yüzde 50’sinin yerli tedarikçilerden sağlanması yükümlülüklerinin getirildiğini hatırlatıyor. Bayız, BTK’nın getirdiği bu yükümlülüklerin ekonomiye fayda sağladığını ancak mobil haberleşme sektörüne istenilen katkıyı veremediğini belirtiyor. Bayız, “ULAK projesi, 3G şebekelerin kurulumunda yaşanan yerli ürün eksikliğinin tamamlanması amacıyla ortaya çıktı. Operatörler tarafından kurulacak 4G baz istasyonlarının sayısı, kapsama alanları ve kapasite ihtiyacı göz önünde bulunduruluyor. Kapsama alanı açısından operatörler, 3G ve 2G yatırımında olduğu gibi, nüfusun yüzde 50’sini ve yüzde 98’ini kapsayacak şekilde aşamalı bir yaklaşımla kurulumlarını sürdürüyorlar. Kurulumlarına öncelikle şehir merkezlerinden, alışveriş merkezi, stadyum, havaalanı gibi yoğun kullanım yerlerinden başlıyorlar ve zaman içerisinde yerleşim dışı alanlar, karayolları, demiryolları, tüneller gibi noktalarla devam ediyorlar. Her bir operatör tarafından sekiz yıllık bir zaman dilimi içerisinde kurulumu tamamlanması hedeflenen baz istasyonu sayısının 60 bin adet olacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla Türkiye genelinde toplamda 180 bin adet 4,5G baz istasyonu kurulacak. Bu adette kurulacak baz istasyonu 4,5 milyar dolarlık bir pazar oluşturacak. BTK’nın ortalama yüzde 40’lık yerli ürün kullanım şartı göz önüne alındığında 1,8 milyar dolar ülkemizde kalacak” diyor.

“Yurtdışı pazarına açılacak”

ULAK Baz İstasyonu için şu ana kadar başka ülkelerden talep almadıklarını belirten Bayız, “Bunun en büyük nedenlerinden biri, ürünümüzün Türkiye’deki operatörlerde kullanılmaya başlanmamış olmasıdır. Ama yurtdışında ürünümüzü ve yeteneklerimizi gösterebilmek amacıyla iki yıldır Barselona’da düzenlenen Mobile World Congress’e katılıyoruz. Buradaki ilgi bizi memnun ediyor. Gelecekte yurtdışı pazarı bulacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

GSM operatörleriyle uyumlu bir çalışma içerisinde olduklarını söyleyen Bayız, ULAK Baz İstasyonu’nu daha iyi bir seviyeye getirmek için olumlu geri dönüş ve testlerde yardım aldıklarını belirtiyor.

“Dördüncü Nesil Haberleşme Sistemi Geliştirme Projesi olan ULAK sözleşmesi Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile ASELSAN arasında 15 Şubat 2013 tarihinde imzalandı. Proje çalışmalarına 23 Mayıs 2013’te başlandı.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)