DÖRT KITADA EĞİTİM “Maarif Vakfı”

BİRÇOK ÜLKEDE FETÖ OKULLARI TÜRKİYE MAARİF VAKFI’NA DEVREDİLİYOR. VAKIF BAŞKANI PROF. DR. BİROL AKGÜN DEVİRTESLİM SÜRECİNİ VE VAKFIN UYGULAMALARINI ANLATTI.
Yayın Tarihi: Nis 1, 2017
FavoriteLoadingBeğen 11 mins

PROF. DR. BİROL AKGÜN. MAARİF VAKFI BAŞKANI. YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ, SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ, ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜM BAŞKANI

Türkiye Maarif Vakfı’nın kuruluş amacı nedir ve kurulduğundan bu yana neler yapmıştır?

Türkiye Maarif Vakfı (TMV), yurtdışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burslar vermek, okullar, eğitim kurumları ve yurtlar gibi tesisler açmak, yurtiçi de dahil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirmek, bilimsel araştırmalar ve araştırma-geliştirme çalışmaları yapmak, yayınlar yapmak ve metotlar geliştirmek ve faaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütmek amacı ile kurulmuştur. Türkiye Maarif Vakfı, 6721 sayılı kanun ile 28 Haziran 2016 tarihinde kurulmuş olup 1 Eylül 2016 tarihinde mütevelli heyet üyelerinin resmen atanması ile yetkili kurullarını oluşturmuş ve faaliyetlerine başlamıştır. TMV, vakıf tüzel kişiliğini haiz, kamu yararına çalışan bir kamu vakfıdır. TMV, amaçlarına yönelik olarak her türlü şirket ve iktisadi kuruluş kurma hakkına sahiptir. Faaliyetlerinde vakıflar kanunu ve medeni hukuk hükümlerine tabidir. Her türlü bağış ve hibe kabul edebilir, vergiden muaftır. Herhangi bir bakanlığa doğrudan bağlı değildir. Bağımsız bir vakıf olarak kararlarını kendisi alır. Eylül ayından bu yana TMV heyetleri Dışişleri Bakanlığı’nın yönlendirmesi ile 40’a yakın ülkeyi ziyaret etmiş; hem kendini tanıtmış hem de 15 Temmuz sonrasında devletin ana güvenlik sorunu olarak uğraşmak zorunda olduğu FETÖ yapılanmasıyla mücadelede bir kriz çözme aracı olarak önemli işlevler yerine getirmiştir. Pek çok ülke ile mutabakat zabıtları imzalayarak dünyanın farklı bölgelerinde okullar açma, devralma ve işletme hakkı elde etmiştir. TMV bir eğitim kurumudur ve ülkemizin uluslararası eğitim alanında tanınan, bilinen bir markası olma yolunda hızla ilerlemektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakfın amacının 193 ülkede faaliyet göstermek olduğunu belirtmişti. Bu hedefin neresindesiniz?

Elbette hedefimiz tüm dünyada var olabilmektir. Türkiye Cumhuriyeti dahi 90 küsur yılda ancak dünyanın 135 ülkesinde temsilcilik açmıştır. Dolayısıyla biz de belki her yıl 20 ülkede faaliyete geçerek, emin adımlarla ve güvenle ilerlemek istiyoruz. Şimdiden bu alanda hakikaten önemli mesafeler kat ettiğimizi söyleyebilirim. Ancak stratejik önceliğimiz Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika bölgeleridir. Bununla birlikte olmamız gereken her yerde de imkânlarımız ölçüsünde var olacağız.

Yurtdışındaki FETÖ okullarının Maarif Vakfı’na devri konusunda son durum nedir?

Bu konuda başta Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede önemli mesafe kat ettik. 15 civarında ülke ile antlaşma imzaladık, bir kısmında da okulları devralıp işletmeye başladık. Bazılarında bu okullar yabancı ülkelere satıldı, biz de mutlaka alternatif olarak Maarif okulları açıyoruz. Çok şükür gayet iyi gidiyor. Ama bazı ülkeler var ki örneğin Arnavutluk ve Kırgızistan gibi, bu konularda isteksiz ve çekingen davranıyorlar. Bu tür ülkelerle de görüşülmeye devam ediliyor.

Devir işleminin gerçekleştiği okullarda şu an eğitim süreci nasıl işliyor?

Bizim önceliğimiz geçiş sürecinde bu okullarda eğitim gören öğrencileri ve ailelerini mağdur etmemektir. O nedenle yerel makamlarla işbirliği halinde sorunsuz bir eğitim-öğretim dönemi geçiriyoruz. Okulların başarısı için her türlü desteği sağlıyoruz. Amacımız oradaki çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmektir. Onları kendi yavrularımız olarak görüyoruz. İnsana yapılan yatırım en stratejik yatırımdır. İnsanlığın geleceği adına büyük bir hizmettir. Biz eğitime hep bu insani yönüyle bakıyoruz.

 

“Okullara sızmak zor”

 

FETÖ tipi yapıların yurtdışındaki okullara yeniden sızmaması için hangi tedbirler alınıyor?

Okullar bizim kendi okulumuz olduktan sonra sıkı bir denetim uyguluyoruz. İdareci atamalarına azami dikkat ediyoruz. Tecrübeli ve duyarlı idareciler sayesinde sızmanın kolay olmayacağını düşünüyoruz. Ama her türlü tedbiri de alıyoruz. Neticede özel hukuka tabi bir kurum olduğumuz için şüphe durumunda gereğini hemen yapabiliyoruz.


Eğitmenler seçilirken ne tür kriterler dikkate alınıyor?

Bizim için en önemli konu, liyakat, ehliyet ve güvendir. Türkiye’nin bir kuruluşu olarak çalışacağımız eğitmenlerde öncelikle nitelik arıyoruz. İşinin ehli olması lazım. Uluslararası tecrübesi ve dili varsa onlara öncelik veriyoruz. Ama mutlaka vatana sadakat ve milletin değerlerine bağlılık konusunda son derece duyarlı davranıyoruz. Amacımız Türkiye’nin eğitim alanındaki bilgi birikimini evrensel değerlerle buluşturacak eğitim kurumları açmak, buralarda eğitim yoluyla tüm dünya halkları ile milletimiz arasında dostluk ilişkilerini geliştirmek ve insanlığın barış, adalet ve gelişme ümitlerine hizmet edecek, Türkiye dostu gençler yetiştirmektir. Bunun yolu da tekrar ederek söylüyorum, işinin ehli olan ve kendisini eğitime adamış öğretmen kadrosu oluşturmaktan geçiyor.

Türk kültür mirasının yaygın olduğu Balkanlar’da okullaşma durumu nasıl?

Balkanlar bizim için çok kritiktir. Oralar bizim gönül coğrafyamızdır. İnşallah bu yıl Bosna-Hersek’te ve Kosova’da okullar açıyoruz. Makedonya, Arnavutluk, Karadağ ve Romanya ile de görüşmelerimiz devam ediyor.

Gurbetçilerin yoğun olduğu ülkelerdeki eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’nin yurtdışında yaşayan vatandaşlarının kimlik, kültür ve aidiyetlerini korumaya yönelik eğitim ihtiyaçlarını karşılamak da bizim sorumluluklarımızdan biridir. Bu amaçla Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve bazı Ortadoğu ülkeleri gibi gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde de farklı şekillerde vatandaşlarımıza yönelik hizmet üretmenin stratejisini oluşturuyoruz. Örneğin Almanya, Avustralya, Fransa, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerde okul açma çalışmalarımız devam ediyor. Buralardaki vatandaşların çocuklarının Türk dili ve kültürü konusunda ciddi desteğe ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Vatandaşlarımıza destek olmak için zamanla elimizden geleni yapacağız.

MAARİF VAKFI, GİNE’DE BULUNAN FETÖ’YE AİT OKULLARI HÜKUMET YETKİLİLERİNDEN GEÇEN YIL DEVRALDI.


Maarif Vakfı’nın diğer hedefleri neler?

Maarif Vakfı yeni bir kurumdur; lakin hızla altyapısını kurdu ve kurumsallaştı. Sahaya çıkıp iş yapmasını öğrendi. En zor dönemi geride bıraktık. Şimdi istiyoruz ki, vakfımızın dünyanın dört bir yanında çalışan elemanları vasıtasıyla tüm dünyada bir iyilik kervanı halinde çalışalım. Dünyanın Türkiye’ye ihtiyacı var. Şiddetin ve terörün tırmandığı, milliyetçilikler çağına geri dönüşün yaşandığı bir tarihsel süreçten geçiyoruz. Türkiye ise insanlığın vicdanı olarak hareket ediyor. Çünkü bizim medeniyetimizin özünde insan sevgisi vardır. Yeni Türkiye’nin yeni bir kurumu olarak Maarif Vakfı’nı, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Mevlana ve Yunus Emre geleneğinin modern dünyadaki mirasçısı ve temsilcisi olarak görüyoruz. İstiyoruz ki Alperen geleneğini yeniden canlandırıp Anadolu erenleri hareketine dönüştürelim ve dünya halkları arasında sevgi bağları kuralım. Hayalimiz birkaç yıl içinde küresel düzlemde bu ruhu taşıyan eğitmenlerimizin hizmet verdiği yaygın okullar zinciri kurabilmek ve böylece evrensel bilgiye ve dünya barışına hizmet etmektir. Milletimizin duası ve desteği ile inşallah başaracağız.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)