Nazmiye Ulusan

2023’e geri sayım başladı. Peki Türkiye 2023 hedeflerine hazır mı?

Türkiye, politikadaki, ekonomideki, sağlıktaki hatta teknolojideki küçümsenemeyecek başarısını kültürde, sanatta, tarımda ve dahası bu dalların kökü olan eğitimde gösterebiliyor mu?

Müfredatı değiştirmek, çareler aramak, arayışı sürdürmek, doğru mu yanlış mı? “Müfredat değişmeli” diyenlerin önerileri ne? “Müfredat değişmemeli” diyenler mevcut sistemden memnunlar mı? Eğitim sadece iktidarın meselesi mi? Yoksa hepimizin meselesi mi? Bu soruların cevaplarını bulabilmek için hazırladık bu ayki sayfalarımızı. Türkiye’nin daha iyi bir eğitim sistemine nasıl geçebileceğini konuştuk konuklarımızla. Yanıtlardan anladığımız, eğitim sistemimizin bize özgü olması gerektiğiydi. Aslında sorunun çözümü çok basitti. Başkasının bedenine ait olan giysi, bizim bedenimize olmamıştı. En iyi model, kendini tanıma modeliydi. Aylardır dergimizin sayfalarına taşıdığımız konu da buydu. Biz kimdik?

Biz kimiz?

Dünyadaki Soğuk Savaş’ın tam ortasında kalan, yeni dünyanın yeni Türkiye’si olarak varlık mücadelesini sürdürmeye kararlı olan

Anadolu’yuz biz.

Varlığını kimseye armağan etmeyen, idrakına giydirilmiş deli gömleklerini

çıkarmış milletiz.

Mazlumun yanında olan insanız biz.

‘Gazze: Ortadoğu’da Barış’ panelinde, panel yöneticisinin sürenin bittiğini gerekçe göstererek sözü kesilen Türkiye’yiz.

Davos’ta ‘one minute’ diyen, o günden bugüne bütün haksızlıklara

‘one minute’ diyen Türkiye’yiz.

Farabilerin, Alparslanların, Akşemseddinlerin, Fatihlerin,

Hoca Çelebilerin, Sultan Süleymanların torunlarıyız.

Dedelerimiz büyük.

Yükümüz ağır. Yolumuz engebeli.

Yeniden kendimiz olmak, kendimizi kendi yöntemlerimizle eğitmek, her alanda olduğu gibi eğitimde de yeni reformlar yapmak elbette zor. Ama; az uyuyacağız, çok uyanık kalacağız. Az konuşacağız, çok iş yapacağız. Az tüketeceğiz, çok üreteceğiz. Başaracağız.

Daha çok çalışacağız.

“Herkesin işi zor. Ama en zor olanı, ülkemizin kendi sosyal karakterini, kendi normlarını, kendi cümlesini yaratmasıdır. Ve bu; felsefesiyle, edebiyatıyla, sanatıyla, sosyal bilimleriyle toplam bir seferberlik gerektirir” diyen Alev Alatlı, hem bugüne hem yarına, hem çocuklara hem büyüklere eğitimde seferberlik çağrısı yapıyor. Biz savaşçı milletiz. Hem sahada hem sanatta. Biz, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız. Vatanı müdafaa edeceğiz. Yeni Türkiye’nin inşasına ekonomiden teknolojiye, tarımdan sağlığa, sanattan eğitime kadar devam edeceğiz. Kendi cümlemizi oluşturacağız.

FavoriteLoadingBeğen
Genel Yayın Yönetmeni

Leave a Reply

  • (not be published)