Nazmiye Ulusan

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Ensar Vakfı’nın 38. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasından bir bölümle başlayalım yazımıza.

“Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” dedi Erdoğan. Peki, bu sıkıntılar 14 yıldır mı var? Yoksa daha mı fazla? Ya da şöyle soralım, uzun yıllardır sosyal ve kültürel iktidar olamayışımızın nedeni, 14 yıllık iktidar mı?

Peki, Türkiye’nin kültürel iktidar olamayışı, sadece iktidar partisinin meselesi mi? Hem sosyal hem de kültürel iktidar nasıl olunur? Türkiye, dünyanın neresinde?

Doğulu muyuz, Batılı mı? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın söylediği gibi, “Değişerek devam etmek” mümkün mü?

Biz bu soruların cevabını bulabilmek için çıktık bu ayki yolumuza. Rasim Özdenören, Fuat Keyman, Hayati İnanç, Selim İleri, Sait Başer, Beşir Ayvazoğlu, İskender Pala, Sadık Yalsızuçanlar, Oral Çalışlar, Sadettin Ökten, Ersin Nazif Gürdoğan, Mustafa Kutlu ve D. Mehmet Doğan’ı konuk ettik sayfalarımıza.

Konuklarımızın arasında Kemal Tahir de var, Nâzım Hikmet de… Ziya Gökalp de var, Cemil Meriç de… Necip Fazıl da var, Fethi Gemuhluoğlu da… Mehmed Selahaddin Şimşek de var, Selim Gündüzalp de…

Peki yetti mi sayfalarımız konularımıza, konuklarımıza? Elbette yetmedi, olsun.

Biz yine de yola çıktık. Kültürel iktidar olmak için, geçmişte iktidar olduğumuzu, tekrar olabileceğimizi bildiğimiz için çıktık, sadece Türkiye için değil, sadece Doğu için değil, yıkılmak üzere olan Avrupa ve Batı dünyası için de çıktık yola.

Çünkü şunu biliyoruz, nasıl yıkılmak üzere olan Ayasofya’yı eklediğimiz minarelerle kurtardıysak, yıkılmak üzere olan Batı’yı da kurtaracaktır asırlık kültürümüz. Dün nasıl Batı, Doğu’dan aldıklarıyla aydınlandıysa, bugün de Doğu, Batı’dan öğrendikleriyle aydınlatabilir dünyayı.

Nasıl olacak bu? Mümkün mü?

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi, “Değişerek devam etmek, devam ederek değişmek”le, mümkün.

Ya da Hz. Mevlana’nın dediği gibi mümkün olacak: “Her gün bir yerden kalkmak ne güzel. Her gün bir yere konmak ne iyi. Dün, dünle birlikte gitti, artık yeni şeyler söylemek lazım.”

Yunus Emre’nin dediği gibi mümkün olacak: “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası.”

“Allah, her an yeni bir şen’dedir” diyor Rahman Suresi’ndeki ayet. Mümkün mü olmayacak?

FavoriteLoadingBeğen
Genel Yayın Yönetmeni

PREVIOUS ARTICLE

Bizde verecek iman yok

NEXT ARTICLE

KİMİZ BİZ

Leave a Reply

  • (not be published)