YENİ HAVALİMANI İSTANBUL’U MERKEZ ÜS YAPACAK

Coğrafik açıdan merkezi bir konumda bulunan Türkiye, ekonomik açıdan en büyük kentinde yapımı süren İstanbul Yeni Havalimanı’yla dünyanın önde gelen havayolları şirketleri için adeta bir üs olacak. Yeni havalimanı, Türkiye’nin ulusal ve küresel ekonomisine katkı sunacak. Bu kapsamda bir rapor hazırlayan Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen ile konuştuk.
Posted on Şubat 14, 2018, 11:41 am
FavoriteLoadingBeğen 14 mins

SİNAN ÜLGEN Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Amerika aslında kendisine yakın olan ülkeler üzerinde baskı oluşturmaya çalıştı ama başarılı olamadı.

İstanbul’un üçüncü havalimanı, Avrupa Yakası’nın kuzey bölgesinde, şehir merkezine 35 km mesafede, İmrahor, Tayakadın, Yeniköy Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye köylerini kapsayan alanda, 76,5 milyon metrekarelik bir sahada inşa ediliyor. Yüzde 78’i tamamlanan yeni havalimanı, 29 Ekim’de açılacak. Havalimanındaki ilk uçuş denemesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olan 26 Şubat’ta yapılması bekleniyor. Tamamlandığında 200 milyonu aşan yıllık yolcu kapasitesine sahip olması beklenen havalimanı, ilk etabın bitmesiyle 90 milyon yolcu kapasitesiyle hizmet verecek.

Türkiye’yi havacılığın yeni merkezi yapacağı ifade edilen İstanbul Yeni Havalimanı için uzmanlar, “Dünyayı Türkiye’ye, Türkiye’yi de dünyaya bağlayacak bir köprü” tanımlaması yapıyor. Havacılık sektörü açısından Türkiye’yi ileriye taşıyacak olan bu mega proje, sosyal ve kültürel etkisinin yanı sıra ekonomik katkısıyla da öne çıkıyor.

En büyük altyapı projesi

İstanbul Yeni Havalimanı’nın ekonomiye nasıl katkıda bulunacağına ilişkin Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) bir çalışma yaptı. EDAM Başkanı Sinan Ülgen’in başını çektiği ekibin hazırladığı ‘İstanbul Yeni Havalimanı Ekonomik Etki Analizi Raporu’, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından da kamuoyuna açıklandı. Söz konusu raporda, “İstanbul Yeni Havalimanı (İYH), tahmin edilen 10,25 milyar Euro yatırım maliyeti ile Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemde yapılan en büyük altyapı yatırım projesi olma özelliğini taşıyor” ifadeleri yer alıyor.

Raporun vardığı bir başka önemli nokta ise İstanbul Yeni Havalimanı’nın doğrudan ve dolaylı olarak yaratacağı istihdamın 2025 yılı için 194 – 225 bin kişi, yaratacağı ilave hane halkı gelirinin yaklaşık 3,8 – 4,4 milyar dolar ve Türkiye’nin ulusal ekonomisine katkısının da milli gelirin yüzde 4,2 – 4,9’u seviyesine çıkmasının beklenmesi.

EDAM Başkanı Sinan Ülgen, “Raporun vardığı bir başka önemli nokta, Türkiye’de havacılık sektörünün rekabete açıklık ve küresel ekonomi ile bütünleşmek konularında oldukça ileri, hatta diğer sektörlere öncü nitelikte bir altyapıya sahip olmasıdır” diyor.

Yeni havalimanının Türkiye’nin ulusal ekonomisine katkısını anlatan Ülgen, “İYH gibi projeler yatırım ve işletme aşamalarında doğru yönetildikleri durumda, ülke ekonomisinin net rekabet gücüne önemli katkı sağlayacaklardır.

Bu katkının etkisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin makroekonomik performansında, hem sektörün bu niteliği hem de küresel ekonomide temsil ettiği yapı bakımından, potansiyel olarak yüksek bir çarpan etkisi biçiminde olacağı öngörülebilir. İYH, Türkiye’nin küresel rekabetle uyumunun da katalizörü olma potansiyeli taşımaktadır.

Burada ilk akla gelen, doğal olarak İYH’nin Türkiye’nin havacılık sektörünün küresel rekabette belirleyici rol alması üzerinde doğrudan ve kolaylaştırıcı etkisidir” ifadelerini kullanıyor.

Dış kaynak yetmez

Sinan Ülgen, İstanbul Yeni Havalimanı’nın finansmanının dış kaynakla sürdürülmesinin mümkün olmadığının da altını çiziyor. Bunun içinse şöyle bir öneri sunuyor: “Türkiye, güney ve doğusundaki komşularıyla mukayese edildiğinde yeraltı, özellikle hidrokarbon kaynakları açısından net ithalatçı konumunda bir ülkedir. Bu anlamda, büyümesinin finansmanını üretim ve ticaret temelinde sağlanmak durumundadır. Bu üretim ve ticaret faaliyeti, dünya piyasalarının oyuncuları ile buluşturulmak zorundadır. Türkiye’nin coğrafyasının kendisine sağladığı doğal avantaj, bu noktada genelde lojistik sektörü yatırımları, özeldeyse havacılık sektörü ve havalimanları bakımından değerlendirilmelidir.”

En büyük mega proje

Ülgen, yeni havalimanının Türkiye’nin mega projeleri arasında yer alan en önemli yatırımlardan birisi olduğunu söylüyor. Ülgen, “Yatırım büyüklüğü itibarıyla yaklaşık 20 milyar Euro’luk bütçeyle Mersin Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer enerji santralı dışında, İYH ile kıyaslanabilecek bir proje bulunmamaktadır” diyor.

“İHY tahmin edilen 10,25 milyar Euro yatırım maliyeti ile Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemde yapılan en büyük altyapı yatırım projesi olma özelliğini taşımaktadır” diyen Ülgen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tamamlandığında 150 milyon yolcu kapasitesine ulaşması planlanan, tüm fazları bitirildiğinde bu kapasiteyi 200 milyona kadar genişletmesi mümkün olan İYH’nin bütünüyle işletmeye alınmasının dört fazda gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Her ne kadar son tahlilde ticari ve özünde havacılık sektörünü ilgilendiren bir projeden bahsediliyorsa da İYH’nin potansiyel makroekonomik, sosyal, hatta kültürel etkileri; çevreden Türkiye Cumhuriyeti’nin jeopolitiğine ve dış politikasına uzanan boyutları; Türkiye ekonomisinin kalbini oluşturan İstanbul kentinin kentsel geleceğine kayda değer katkı ve etkileri olacaktır. Türkiye için belki de yeni bir kentsel ve ticari planlama uygulaması oluşturma ihtimali düşünüldüğünde, bu proje etrafında oluşan ilgiyi doğal kabul etmek gerekir.”

Filo büyüklüğünü kaldıracak yatırım

Dünyanın önde gelen markalarından biri olan Türk Hava Yolları’na ilişkin de “Türkiye’nin havacılık sektöründeki avantajı” diyen Ülgen şöyle devam ediyor: “THY, 20032013 arasında yıllık ortalama yolcu ve kapasite rakamları itibarıyla yüzde 17 oranında büyümüştür.

Bu, sektörün küresel büyüme ortalamasının üç katına isabet eden bir seviyedir. Ancak bu konumun korunması ve geliştirilmesi dikkatli ve özenli bir planlama gerektirmektedir. Bu durum, sektörün bugünü ve geleceği bakımından önemlidir. Açıktır ki, bir havayolu şirketinin filo büyüklüğünü kaldıracak, hizmet kalitesini ve çeşitliliğini destekleyecek altyapıya sahip olması gerekmektedir.

Söz konusu altyapının önemli bir unsuru topla-dağıt merkezi olma özelliğine sahip ve uluslararası bir çekim merkezi teşkil edecek bir havalimanıdır. Küresel planda iddialı havayolu şirketleri için faaliyet merkezi olarak hizmet edecek bu tür bir üsse sahip olmak önemli bir unsurdur.”

Ülgen bu kapsamda İstanbul Yeni Havalimanı’nın, başta Türk Hava Yolları olmak üzere 150 havayolu şirketine, 350’nin üzerinde destinasyona uçuş imkânı sağlayacağını belirtiyor.

Ülgen “Havalimanları, sadece ulaşım merkezi rollerini yerine getirmekten çok, gittikçe artan bir biçimde kentsel gelişme için düğüm noktaları haline gelmektedir” diyor.

Türkiye için 2025 yılına kadar uluslararası hava trafiğinin her yıl ortalama yüzde 5,2 oranında artması bekleniyor.

Ülgen bu kapsamda yeni havalimanının 2025 yılında 120 milyon yolcu eşiğine ulaşacağını söylüyor: “Bu rakamın yüzde 69’u dış hatlardan, yüzde 31’i de iç hatlardan kaynaklanıyor. Yaklaşık 742 bin uçak da anılan havalimanına iniş/kalkış yapmış olacak.”

Milli gelire katkı sunacak

Dönem sonunda İstanbul Yeni Havalimanı’nın yarattığı katma değerin milli gelirin yüzde 2,9’una ulaşacağını belirten Ülgen, “Yeni havalimanı odaklı hava taşımacılığı hizmetlerinin Türk ekonomisi girdi-çıktı tablolarındaki ilişkiler göz önüne alınarak, diğer sektörlerden kullanacağı girdiler hesaplanmıştır.

Buna göre bu büyüklük 2025 yılında 9 milyar TL’ye ulaşmaktadır. 2025 yılı sonuna gelindiğinde 35 binlik bir istihdam ve 1,1 milyar TL tutarında bir gelir katkısı yaratıldığı görülmektedir” diyor.

2025 yılına ilişkin küresel büyüme senaryosunu anlatan Ülgen şöyle devam ediyor: “İYH bağlantılı faaliyetlerden kaynaklanan istihdam 225 bin kişiye ulaşmakta, yaratılan katma değer tahminen milli gelirin yüzde 4,9’una tekabül eden 73 milyar TL’ye yaklaşmakta, keza bu ekosistemin yarattığı ilave hane halkı geliri de 7,8 milyar TL’yi bulmaktadır.

İYH’nin 2025 yılı itibarıyla toplam 225 bin 677 kişilik istihdam yaratmanın yanı sıra GSMH’nin yüzde 4,89’u seviyesinde katma değer üreterek Türkiye’nin istikrarlı büyümesine ivme katması öngörülmektedir.

Dönem sonunda İYH’nin ekosistemi olarak adlandırılabilecek faaliyetler kümesinin yarattığı katma değer 41 milyar TL ile milli gelirin yüzde 2,76’sına ulaşmaktadır.”


Rakamlarla üçüncü havalimanı

• Proje alanı toplamı 76,5 milyon metrekare.

• Yeni havalimanının ilk etabı, Atatürk Havalimanı’nın üç katı büyüklüğünde olacak.

• İlk açılışta yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli olacak. Projenin tamamı bittiğinde yıllık 200 milyon yolcuya hizmet verilecek.

• Günlük toplam uçak hareket kapasitesi 3 bin 500 olacak.

• Katlı otopark 700 bin metrekare ve 18 bin araç kapasiteli olacak.

• Terminal binasında 1 milyon metreküp beton kullanılacak. Bu, Empire State Building’de kullanılanın 1,4 katı.

• Terminal binasında 180 bin ton demir kullanıyor. Bu miktarla 24 tane Eiffel Kulesi yapılabilir.

• Terminal çatı alanı 450 bin metrekare. Bu alan İtalya’daki Colosseum’un 23 katı. • 350 destinasyona uçuş yapılacak. • İşletmeye açıldığında İstanbul’un üçüncü havalimanı 100 bin kişiye yeni iş imkânı sağlayacak. Dolaylı etkilerle 1,5 milyon kişiye gelir kaynağı olacak.

• Şu anda Türkiye’nin en büyük işçi çalışan şantiyesi. 10 bin 200 kişi çalışıyor.

• İki bin civarında kamyon hizmet veriyor. Çalışmalar 24 saat, geceli gündüzlü devam ediyor. Aynı anda bin 700 kamyonla beraber 300’e yakın iş makinesi çalışıyor.

• Havalimanı inşasında çalışan personelin aylık maaş gideri yaklaşık 6 milyon Euro. Yeme, içme, ulaşım gibi maliyetler eklenince genel personel gideri 10 milyon Euro’ya yükseliyor.


 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)