VATANDAŞ MEVCUT DIŞ POLİTİKAYI DESTEKLİYOR

AK Parti’nin yürüttüğü dış politikanın vatandaş nezdinde nasıl karşılık bulduğunu, Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Faruk Acar ve SONAR Araştırma Şirketi Başkanı Hakan Bayrakçı ile konuştuk. Dış politikanın kamuoyuna yansımasında, Faruk Acar ve Hakan Bayrakçı, Afrin Operasyonu’nun önemine işaret etti.
Posted on Mayıs 18, 2018, 3:52 pm
FavoriteLoadingBeğen 12 mins

AK Parti’nin son dönemde sürdürdüğü başarılı dış politika, vatandaşa da olumlu yansıyor. Özellikle Kudüs ve hemen ardından Suriye’ye ilişkin yürüttüğü politika, AB ile olumlu adımların atılması, dümenin başındaki AK Parti’nin, 2019 seçimleri öncesinde hanesine artı puan olarak yansıyan gelişmeler olarak sıralanıyor. Hükumete yakınlığıyla bilinen

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi de geçen 19 Şubat’taki yazısında, dış politikanın anketlere nasıl yansıdığına yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin başına yeniden dönmesiyle birlikte önemli bir güç aktarımı olduğunu yazan Selvi, “Bunun etkisi anketlere de yansımaya başladı” dedi ve birkaç anketin ortalama sonuçlarını paylaştı.

Selvi, 6 Nisan Referandumu’ndan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’nin başına geçtiğinde, kararsızlar dağıtılmadan partinin oyunun yüzde 41-41.5 bandında göründüğünü belirtti. Kararsızlar dağıtıldığında bu oranın yüzde 45-46 civarında olduğunu ifade eden Selvi, yazısında şu değerlendirmeye yer verdi: “Erdoğan’la birlikte yeni bir rüzgâr yakalandı. ABD’nin Kudüs kararı üzerine Erdoğan’ın sergilediği güçlü liderlik, AK Parti seçmeni üzerinde çok önemli bir etki meydana getirdi. BM’deki oylamada ABD’nin başarısızlığa uğratılması ise bir ivme kazandırdı. Ancak önemli sıçramanın Afrin olayında yaşandığı anlaşılıyor.”

Afrin Operasyonu’yla devlete ve hükumete olan güvenin 8-9 puan arttığını yazan Selvi, “Afrin bu yanıyla 15 Temmuz’a benzedi. 15 Temmuz kadar olmasa da Afrin, siyaseti etkilemiş görünüyor. Öncelikle kararsızların oranında ciddi bir gerileme tespit ediliyor. AK Parti’ye oy verebilirim diyenlerin oranı yüzde 55’e ulaşmış durumda” ifadelerini kullandı. Peki kamuoyunun yakından tanıdığı anket şirketlerinin başkanları ne diyor?

FARUK ACAR
Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı
Türkiye’nin Kudüs meselesindeki öncülüğü ve temelini evrensel bir düzeyde tutma çabası, seçmenler nezdinde büyük takdir buldu.

Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Faruk Acar seçmene sorulduğunda, zihninde beliren ilk başlığın ‘Suriye politikası’ olduğunu söylüyor. Acar, “Dış politika dendiğinde vatandaş Suriye’deki süreci bizzat okuma yaparak değerlendiriyor.

Daha öncesinde dış politika dendiğinde, vatandaşımız bu soruyu Amerika’yla, Avrupa’yla ya da Asya ülkeleriyle ilişkileri bağlamında ayrıştırarak değerlendirebiliyordu ama şu anda dış politika dendiğinde akla gelen ilk kalem Suriye politikası. Davutoğlu önderliğinde başlayan ve sonrasında devam eden Suriye bataklığı içindeki yerimiz algısı, olumsuz seyreden bir algıdaydı. Ancak Fırat Kalkanı ve bugün Afrin’le ilgili olarak bu politikaya karşı bakışta bir olumlama havası söz konusu” diyor.

İlk olumlu algı Kudüs’le oluştu

Acar, vatandaştaki bakış açısının değişme nedenini anlatırken şunları söylüyor: “Vatandaşta, Rusya ile hareket eden Amerika’ya dair seçmende oluşan o antipati, olumsuz algı, bir ölçüde bizim bu süreci tek başına ele alabilen, aynı zamanda da diploması noktasında da değişik kanalları harekete geçirdiğine dair bir kanaat oluştu.

Bu ilk başta Kudüs kararıyla birlikte oluştu diyebiliriz. Kudüs’teki bu Türkiye’nin öncülüğü ve temelini evrensel bir düzeyde tutma çabası, buradaki tutumu, duruşu seçmenler nezdinde büyük bir takdir noktasında karşılık buldu. Yani Türk dış politikasının artık son dönemde daha olumlu bir havaya çekildiğini, bugünlerde oturmaya başladığını görüyoruz.”

Bir vatandaş olarak kendi gözlemlerinden de bahseden Faruk Acar, “Ben özellikle Kudüs başlığında tıpkı Türk halkının genel geçer kabulü noktasında görülen bu başlığın Türkiye için önemli bir prestijli alan oluşturduğunu düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Vatikan ziyareti de bu anlamda önemliydi, dolayısıyla Türkiye’nin bundan sonraki aşamada açıkçası hem Rusya ile olan sorununu uçak krizi sonrasında çözmüş olması, tekrar  müzakere ve ittifak noktasında devam ediyor olması, aynı zamanda Amerika ile tuttuğu ilişki ve son dönemde Binali Yıldırım’ın da Almanya ile yaptığı ziyaret sonrasındaki gelişmeler, Türkiye açısından olumlanabilecek gibi görünüyor. Bundan sonraki aşamada en azından son iki üç yıldır yaşanan olumsuz dış politika algısını kıran yeni evrelere geçtiğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullanıyor.

Konuşmasında yurtdışında yaşayan vatandaşların düşüncelerine de yer veren Acar, “Yurtdışındaki vatandaşların düşüncesiyle ilgili olarak referandum sonrası sandık noktasından hareketle bir yorum yapmak mümkün olabilir. Referandumdaki kampanya içerisinde yaşanan ‘evet’ ve ‘hayır’ cephesi adına siyasetin aktörlerinin nasıl ağırlandığı ve nasıl destek bulduğuyla ilgili bir sonuç ortaya çıktı. O da kendileri adına Türkiye’nin en azından halen olumlu bir durumu seyrettirmeye çalıştığını hissederek paylaşımda bulunuyorlar.

Tabii Türk dış politikasının sıkıntıya girmiş olması, bizzat Türkiye ve Almanya sıkıntı yaşıyorsa, Almanya’da yaşayan Türkleri mutlu etmez. Doğal bir refleks olarak mutsuz eder ama bu durum olumlu bir noktaya evrildiğinde ise bunun yansımalarını olumlu olarak hissedecekledir diye düşünüyorum” diyor.

HAKAN BAYRAKÇI
SONAR Araştırma Şirketi Başkanı
Çoğunluk Afrin Harekâtı’nı destekler durumda. Yurtdışındaki vatandaşların eğilimi de Türkiye’deki vatandaşlar yönünde.

15 Temmuz’da devlete açık destek verildi

Faruk Acar, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşananları da değerlendirerek şöyle konuşuyor: “Türkiye genelinde bir travmaya neden oldu 15 Temmuz. Toparlanması, Türkiye’de seçmenlerin dirayeti ve en azından devletinin yanında pozisyon almaları, bu pisliğin bir an önce temizlenmesi gerektiği hususunda devlete verdikleri açık destek ile oldu. Bu anlamda 15 Temmuz’un hızlıca atlatılabilmesi için bir fırsat tanımış oldu hem iktidar partisi için hem devlet aklı için. Dolayısıyla o noktada 15 Temmuz’u henüz belki bürokraside, devletin değişik kademelerinde çalışan bu yapılanmanın, FETÖ ile ilişiği bulunan kişilerin temizlenmesi, büyük ölçüde bürokraside işlerin belki de kısmi ölçüde yavaşlamasına neden oldu.”

Ancak mağduriyetlerin de çözüm noktasına ulaşacak bir şekle bürünmeye başladığını söyleyen Acar, “Mesela Bylock gibi, mor beyin gibi başlıklar devletin de mağduriyetlerle ilgilendiğini gösteriyor. Türkiye’deki o milli ruh, Türkiye’nin devlet olarak yanında yer alan o seçmeni sandıkta nasıl seyrettiğinden bağımsız olarak, nasıl hareket ettiğinden bağımsız olarak, devletinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma sorumluluğu ölçüsünde bir mili seferberlik havasına dönüştürdü” diyor.

Dış politika yakından takip ediliyor

SONAR Araştırma Şirketi Başkanı Hakan Bayrakçı da dış politikanın vatandaşlar tarafından yakından takip edildiğini ifade ediyor. Bayrakçı, “Anketlerde çoğunlukla vatandaş tabii muhtemelen televizyonlarda aynı yönde yorum ve görüş belirtmeleri nedeniyle olsa gerek ya da gerçekten iyi incelemiş olanı da olabilir, çoğunluk Afrin Harekâtı’nı destekler durumda. Türk halkının dış politika dendiğinde algıladığı Afrin Operasyonu algısı ‘Vatan sağ olsun’ mahiyetinde” diye konuşuyor.

15 TEMMUZ KANLI DARBE GİRİŞİMİ SONRASI YENİKAPI MİTİNGİ.

Dış politikada hataların da yapıldığını söyleyen Bayrakçı “Gerçi Afrin Harekâtı zorunluydu, bunun da farkındayım ama hataların kökenine baktığınız zaman çok detaylı ve iyi bir tarih bilgisi olmadığını düşünüyorum. Birkaç yıl öncesinde İslam dünyasının liderliğine soyunmak gibi hamleler gördük ama İslam dünyası liderliğini bize vermez. Bunlar tarihi biraz dikkatlice incelediğinizde görebileceğiniz konulardır.

Birkaç ülke size bu rolü verebilir ama özellikle Araplar katiyen Türkiye’nin böyle bir liderliği üstlenmesini istemezler. Baas rejimi Arap milliyetçiliği üzerine kurulmuş siyasi partilerdir; dolayısıyla da milliyetçilikleri nedeniyle de Türkiye’den hazzetmezler. Sadece Esat değil, onun babası da mesela Türkiye aleyhtarı bir adamdı.

Yani hem muhalefetin hem iktidarın, gerek Ortadoğu’ya, gerek Arap dünyasına bakışları çok ciddi tarih bilgisi içermiyor. Bu tabii Avrupa politikalarında da başımızı ağrıtıyor” diyor.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)