TÜRKİYE’DEN FİLİSTİN’E UZANAN YARDIM ELİ

Ambargo ve abluka altındaki Filistin uzun zamandır dünyanın en büyük açık hava hapishanesi konumunda. Türkiye; Kızılay, TİKA, Memur-Sen, Sağlık-Sen, Mirasımız Derneği ve Sadakataşı Derneği gibi çok sayıda kurum aracılığıyla Filistin’e insani yardım ulaştırmaya çalışıyor.
Posted on Şubat 14, 2018, 11:10 am
FavoriteLoadingBeğen 20 mins

1948’den bu yana milyonlarca Filistinli topraklarında eziyet görüyor. Serbest dolaşım hakkından mahrum bırakılmış yaklaşık 2 milyon Filistinli, hayat mücadelesi veriyor. İsrail’in çeşitli zamanlarda gerçekleştirdiği saldırılarla şartların daha da zorlaştığı ülkede hastane, gıda, ilaç, barınma, eğitim, elektrik gibi ihtiyaçlar güçlükle karşılanıyor. Türkiye ise Kızılay, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla Filistin’e yardım eli uzatıyor.

DR. KEREM KINIK Türk Kızılayı Başkanı Filistin’de özellikle tıbbi ekipman ve sarf malzemelerine ihtiyaç büyük. Kızılay olarak bu konuya ağırlık veriyoruz.

Yaklaşık 10 yıldır Gazze için insani yardım faaliyeti sürdürdüklerini söyleyen Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, “Dünyadan izole, yaşam mücadelesi veren Gazze halkına sağlıktan beslenmeye, kalkınmadan psikososyal desteğe kadar birçok konuda hizmet veriyoruz. Bunun için ülkemiz kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra uluslararası kuruluşlarla da işbirliği yapıyoruz. Bu çabaların karşılığı olarak Gazze’deki yaşam kalitesini artırdığımızı düşünüyoruz. Gazze halkının özgürlüğüne kavuşması en büyük temennimiz. O güne kadar desteğimiz devam edecek” diyor. Türk Kızılayı olarak acil dönem yardımlarının yanı sıra kapasite geliştirme ve kalkınma yardımlarıyla Gazze halkına destek olduklarını ifade eden Kınık, Gazze’de Filistin Kızılayı Gazze Ofisi için Afet Lojistik Merkezi inşa edeceklerini söylüyor.

Tıbbi ekipmana ihtiyaç var

Gazze’nin her türden malzemeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kınık, “Özellikle tıbbi ekipman ve sarf malzemelerine ihtiyaç büyük. Kızılay olarak bu konuya ağırlık veriyoruz. Bölgedeki hastanelerin ihtiyaçlarını karşılamak için projeler geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz” diyor Gazze Şeridi’nde yaşadıkları zorlukları da anlatan Kınık, “Gazze Şeridi’ne her türlü giriş kontrol altında. Buna insani yardım malzemeleri de dahil. Dönem dönem çatışmalar nedeniyle insani yardım malzemelerinin girişinin yapıldığı sınır kapısı kapatılabiliyor. Sevkiyatlar duruyor. Acil dönem ihtiyaç malzemelerinin bölgeye zamanında ulaştırılamaması büyük sorun olabiliyor” ifadelerini kullanıyor. Türkiye’nin Filistin’e yardım konusunda hassas bir ülke olduğunu belirten Kınık şunları söylüyor: “Türkiye çok uzun süredir Gazze konusunda hassasiyet gösteriyor. Benzer şekilde Türk STK’ları da Gazze’de yaşanan drama sessiz kalmıyor. Toplumsal duyarlılık fazla. Gazze’de acıların son bulması, saldırılarda mağdur olan insanlara destek olunması, bölgede yaşam şartlarının iyileştirilmesi konularında Türkiye üstün gayret gösteriyor ve bu çaba takdirle karşılanıyor.”

ALİ YALÇIN Memur Sen Başkanı Filistin bizim sendikal mücadelemizin asli konularından birisidir ve Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin özgürleşinceye kadar da öyle kalmaya devam edecektir.

Akif İnan bizim rotamızdır

Filistin’e yardımlarını sürdüren bir başka kuruluş da Memur-Sen. Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, “İnanç değerlerini referans noktası olarak alan her yapı gibi Memur-Sen’in de İslam’ın ilk kıblesi Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin davasına sahip çıkması işin doğası gereğidir. Memur-Sen’in Kudüs ve Filistin davasını sahiplenmesinin motive edici bir başka nedeni daha var ki, o da kurucu genel başkanımız ve sendikal düşüncemizin kurucusu olan Mehmet Akif İnan’ın Mescid-i Aksa’ya özel ilgisi ve Kudüs sevdasıdır” diyor.

Türkiye’nin İslam dünyasıyla yakından ilgilendiğini belirten Yalçın, “Bilindiği üzere İslam dünyası ile ilgimizi kesmek için ‘Ortadoğu bataklığı’ söyleminin devlete egemen olduğu dönemlerde dahi bu ülkenin inançlı toplumu, İslam dünyası ile ilişkisini diri tutmuş, İslam dünyasında olan bitenlere bigâne kalmamıştır. İlgilenilen kesimlerin başında da Filistin gelmiştir” ifadelerini kullanıyor.

“Bizim Filistin davamız, Filistin Devleti’nin bağımsızlık mücadelesini de aşan bir ümmet ve insanlık davasıdır” diyen Yalçın şöyle devam ediyor: “Çünkü Kur’an’da çevresi mübarek kılınmış Mescid-i Aksa tanımlaması, İsra hadisesi, her biri bir İslam peygamberi olan İbrahim Peygamber’den Musa ve İsa peygamberlere kadar birçok resulün orada iz bırakmış olması, Hz. Ömer’in Kudüs’e gösterdiği ihtimam bizim ilgimizi kuru bir ilgiden öte, tarihsel gerçekliği olan haklı bir ilgi kılıyor.”

Filistin insanlık meselesidir

Sendika olarak antiemperyalist bir duruşa sahip olduklarını belirten Yalçın, “İsrail, ümmetin bağrına saplanmış bir hançer, o hançeri saplayan ise emperyalizmdir. Yüzyıl önce Balfour Deklarasyonu’yla işgalin startı verildiğinden bugüne kadar planlı bir şekilde emperyalizm İslam dünyasını İsrail ile kontrol altında tutmayı, orayı bir ileri karakol olarak kullanmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla İsrail, emperyalizmin ne kadar ileri karakolu ise Filistin de antiemperyalist mücadelenin ilk ve en önemli mevziidir. Bu yönüyle Filistin, sağ ve sol yaklaşımları aşan, en temelde insani bir meseledir, bir insanlık meselesidir” diyor. Yalçın şunları söylüyor: “Tevhit medeniyetinin temsilcileri olarak, hayatı sendikal alan ve sendikal dışı alan şeklinde bölmeyi büyük bir hata olarak değerlendiriyoruz. Hayatın tüm alanlarıyla irtibatlı olmak durumundayız. İnsanı, insanlığı ilgilendiren her konuda söyleyecek sözümüz, ortaya koyacak tavrımız ve pratiklerimiz var. Ancak bu şekilde ‘Yeni bir dünya mümkün’ umudunu somutlaştırabilir, gözyaşını tebessüme çevirebiliriz diye düşünüyoruz. Bu nedenle yeryüzünün yürünebilecek bütün yollarını aşındırıyoruz.

Filistin, yolumuzun ilk menzilidir. İnsanlık adına, ümmet adına atılacak her adım önce Filistin’de iz bırakmalıdır, yaptığımız her itiraz Siyonizm’in kulaklarını patlatmalıdır. Emek mücadelesi eğer insanlıktan, ümmetten, dünyanın mazlum coğrafyalarından bigâne yürütülüyorsa, orada ontolojik bir eksik vardır diye düşünüyoruz. Bu nedenle sendikal duruşumuzun bir parçası olarak Filistin ve Kudüs davasını mücadelemizin tali değil asli unsuru olarak görüyoruz.”

Filistin’e yardım faaliyetleri hakkında konuşan Yalçın, “Her söylediğimiz sözün sahada bir karşılığı olmasına özen gösteriyoruz. Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa konusu ne zaman gündemleşse, biz orada ya organize eden ya da paydaş olarak bulunuyoruz. Eylemler, mitingler, basın açıklamaları, yardım çalışmaları, Kudüs ve Mescid-i Aksa ziyaretleri gibi etkinliklerimizi bir bir saymayı gereksiz buluyorum.

Bütün bunları yapıyoruz ama bizim en çok üzerinde durduğumuz konu, meselenin paradigmasının doğru kurulması, Filistin temsilinin ve meselesinin uluslararası sahaya sağlam bir şekilde taşınmasıdır” diyor.

METİN MEMİŞ Sağlık-Sen Başkanı Gazze’nin yeniden imarı ve üretimi için gerekli malzemeleri göndermeye çalışıyoruz

Uluslararası alanda anlatılmalı

Yüzyıllık Batıcı ulus devlet paradigmasının, toplumun İslam dünyasıyla duygusal ve akli bağını kesmek için yapılan tezviratların onarılması, rehabilite edilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, “Arapların bizi arkadan vurduğu retoriğinde somutlaşan resmi tarih kurgusunun akıl ve duygu dünyamızda yarattığı tahribat onarılmadan, toplumun sağlıklı bir Kudüs paradigmasına ulaşması mümkün değil.

Aynı şekilde Filistin meselesinin uluslararası toplum tarafından doğru anlaşılıp, doğru tavırların geliştirilmesi için de çalışmalar yapılmalı. Dahil olduğumuz uluslararası kuruluşlar ve kurduğumuz ilişkiler zeminini bu bağlamda değerlendiriyoruz” diye konuşuyor. Kudüs ve Filistin’i destekleyen Sendikalar Birliği ile birlikte Uluslararası Sendikalar ve Mesleki Örgütler Konferansı’nın ikincisini ‘Kudüs İçin Hep Birlikte’ temasıyla geçen yıl İstanbul’da gerçekleştirdiklerini söyleyen Yalçın, “Türkiye ve uluslararası arenada sağlıklı bir Filistin paradigması oluşturmak ve Filistin’in uluslararası temsilinin güçlendirilmesini son derece önemli meseleler olarak görüyoruz.

Sonuç olarak, Filistin bizim sendikal mücadelemizin asli konularından birisidir ve Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin özgürleşinceye kadar da öyle kalmaya devam edecektir” diyor.

Çimento ve demir yardımı

Sağlık-Sen Başkanı Metin Memiş de Filistin’e yardımlarından bahsederken, İsrail’in dönem dönem yaptığı saldırılar nedeniyle Filistin’de çok fazla ev yıkıldığını belirterek, “Bu yıkılan evlerin bazı bölgelerde enkazı duruyor ve bu enkazlar temizlenmeli. Bu sebepten ağırlıklı malzeme çimento ve demir yardımı yapıyoruz” diyor. Filistin’deki en büyük ihtiyacın gıda olduğunu söyleyen Memiş “Memur-Sen ve çeşitli yardım kuruluşlarının ortak düzenlediği yardım kampanyaları üzerinden Filistinli kardeşlerimize gıda, battaniye, çadır yardımında bulunuyoruz.

Bunun yanında yine yaşanan saldırıların ardından sakat kalan kardeşlerimiz için elektrikli araba ve tıbbi cihazlar gönderdik. Yani kısaca Gazze’nin yeniden imarı ve üretimi için gerekli malzemeleri göndermeye çalışıyoruz.

MUHAMMET DEMİRCİ Mirasımız Derneği Genel Başkanı Cami ve diğer yapıların restorasyonunu çok önemsiyoruz ve kaynak buldukça restorasyon çalışmalarına ağırlık veriyoruz.

Memur-Sen ve Sağlık-Sen olarak oradaki hayatı yaşanabilir bir seviyeye getirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullanıyor. İsrail’in yardım gemilerine zorluk çıkardığını söyleyen Memiş “Filistin’e yapılan yardım kampanyalarına ülkemizde büyük bir hassasiyet var. Bu yardımlar da gemilerle beraber Filistin’e ulaştırılıyor. Kudüs hepimiz için önemli bir yer. Filistin halkıyla geçmişten gelen tarihsel bağlarımız var. Bu nedenle Filistin Davası aynı zamanda bizlerin davasıdır.

İsrail tarafından yapılan zulme son verilmesi için başta İslam ülkeleri olmak üzere zulmün karşısında olan herkesin İsrail’e dur demesi gerekiyor” diyor.

Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci de yapılan yardımları şöyle anlatıyor:

“Cami ve diğer yapıların restorasyonunu çok önemsiyoruz ve kaynak buldukça restorasyon çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Çünkü İsrail, çıkardığı ‘Kayıp Mülkler Kanunu’nu bahane ederek Müslümanlara ait yapılara el koyuyor.

Mescid-i Aksa’nın avlusunda bulunan şadırvanların muslukları orijinallerine uygun şekilde pirinç sarı musluklarla değiştirdik. Aksa’nın hem içinin hem de lavabolarının temizliğini yapmaya gayret ettik. Ramazan ve kurban bayramlarında binlerce ailenin ihtiyacını karşıladık. Mescid-i Aksa avlusunda iftar ve sahur sofraları kurduk, kestiğimiz kurbanları ihtiyaç sahibi Müslümanlara ulaştırdık.” Mescid-i Aksa’ya ücretsiz turlar düzenlediklerini belirten Demirci “Müslümanların Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmamasını sağlıyoruz. Bu manada Mescid-i Aksa’ya tam 6 bin sefer düzenledik ve yaklaşık 300 bin Müslümanı Aksa’ya taşındık.

KEMAL ÖZDAL Sadakataşı Derneği Başkanı Binlerce kişiye sağlık desteği sağladık. Yardımlarımızı Filistinli mültecilerin olduğu Lübnan ve Ürdün’e de yapıyoruz.

Bunun yanı sıra okul çağındaki öğrencilerin çanta ve kırtasiye ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ülkemizde de ilgili kuruluşlarla yaptığımız protokoller çerçevesinde okullarda yurtlarda seminerler vererek öğrencilerimize Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın önemini anlatmaya çalıştık” diyor.

Yardımlarımızı Filistinli mültecilere de ulaştırıyoruz

Sadakataşı Derneği Başkanı Kemal Özdal da yardım faaliyetlerine ilişkin şunları söylüyor: “Her yıl düzenli olarak Kurban ve Ramazan

bayramlarında aktif bir şekilde bölgede yardımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Filistinli yüzlerce yetime sahip çıkarak hayata hazırladık. Binlerce kişiye sağlık desteği sağladık. Yardımlarımızı sadece Filistin coğrafyasında değil, Filistinli mültecilerin yaşamış olduğu Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerde de gerçekleştiriyoruz.” Özdal şöyle devam ediyor: “Ülkede hayat pahalılığı çok fazla. İnsanların yaşamlarını idame ettirebilmesi için gerekli olan temel malzemeleri temin etme konusunda büyük problemler yaşanıyor. Dernek olarak bunları sağlıyoruz. Yetim yardımları, çocuklara bayramlık hediyeleri, Mescid-i Aksa avlusunda düzenli iftarlar tertip ediyoruz. Kurban bayramlarında kurban kesim ve dağıtımları, Ramazan’da ise kumanya dağıtımları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca sağlık hizmetlerine yardımcı oluyoruz.”

TİKA’nın yardımları

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) da Filistin’e yardım götüren kurumlardan. Filistin’in sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak; sağlık, eğitim ve fiziksel altyapıyı güçlendirecek çalışmalar yapan TİKA, Batı Şeria’da daha çok idari ve sosyal altyapı, eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık; Kudüs’te ortak tarihî ve kültürel mirasın korunmasını sağlıyor.

 

 

Mescid-i Aksa

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde

Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu

Varıp eşiğine alnımı koydum

Sanki bir yeraltı nehri çağlıyordu
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde

Götür Müslüman’a selam diyordu

Dayanamıyorum bu ayrılığa

Kucaklasın beni İslam diyordu

– Mehmet Akif İNAN

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)