TÜRKİYE, BİLİM TEKNİK VE SAVUNMADA NELER YAPACAK?

Posted on Ocak 06, 2018, 3:23 pm
FavoriteLoadingBeğen 19 mins

PROF. DR. ALİ RÜSTEM ASLAN
İTÜ Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi

Fırlatma sistemlerine öncelik verilmeli

 

 

2018 yılında gelişmeler ne olacak?

Asteroit araştırmaları. NASA ve JAXA tarafından yollanan iki ayrı uzay aracı, iki farklı asteroit ile buluşacak ve inceleme yapacak. NASA OSIRIS-REx uzay aracı 2018 sonuna doğru Bennu adlı asteroide varacak.

2017’NİN KARESİ: 104 uydunun bir fırlatmada yörüngeye bırakılması.

JAXA Hayabusah 2 uzay aracının ise 1999 JU3 adlı asteroide Haziran-Temmuz 2018’de varması bekleniyor.

Türkiye uzay alanındaki yarışa uzay ajansını kurarak katılıyor.

 

Dünyanın ve Türkiye’nin uzay gündeminde neler var?

Fırlatma sistemini gerçekleştirme öncelikli konulardan. Uzay ajansının kurulması gerçekleşir umarım. Uluslararası işbirlikleri artmaya devam edecek. Tekrar kullanılabilir itki sistemleri ve yüzlerce uydudan oluşmuş haberleşme görevine yönelik uydu kümeleri öne çıkan çalışmalar olacak.

 

YRD. DOÇ. DR. YAMAN SAĞLAM
Genetik Uzmanı
Genetik biliminin gelişmesi erken teşhis için önemli.

Kalıtsal hastalıklara genetik müdahale

2018 yılında genetik bilimi alanındaki gelişme ne olacak?

Teknolojinin gelişmesiyle hastalık tanıları, erken tanı ve tedavilerin etkinliği de gelişti. Kişilerle ilgili daha detaylı veriler elde edilip hedefe yönelik yaklaşımlarda bulunabiliyoruz. Bu anlamda genetik bilimi tıpta da hemen her disiplin ile daha derin çalışmaya başladı. Giderek tanı ve tedaviler kişiselleşmeye başladı. Kanser, diyabet, kalp-damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar gibi çok sık görülen sorunların erken tanı ve
tedavileri de önemli hale geldi. 2018 yılında genetik biliminde beklenen en önemli gelişme kişide oluşabilecek bazı kalıtsal hastalıkların gen düzeyinde müdahale ile kısmen de olsa düzeltilebileceği yönündeki araştırmalarda olacaktır.

2017’NİN KARESİ: ABD Başkanı Donald Trump ile Suudi Kral Selman’ın kılıç dansı.

Tıpta 2018 yılında en büyük sıçrama hangi alanda olacak?

2018 yılında belki de en çok dikkat çekecek konu özellikle kanser tanısı ve tedavisinde etkin olacak yeni teknolojiler olacak. Tümör hücresinin genetik olarak kimliklendirilmesi ve etkin tedavilerin uygulanması bu yöntemle mümkün olacak. Bunun için sadece koldan kan alınması yeterli. Çeşitli girişimlerle elde edilen biyopsi örnekleri ile beraber kandan elde edilecek tümör hücreleri veya DNA’sı hem tanı hem tedavi hem de takip süreçlerinde kullanılabilecek. Likit biyopsi olarak adlandırılan bu yöntem belki de kanser tedavisinde hasta ve hekimlere birçok avantajlar sağlayabilecek.

Tıp alanındaki beklentileriniz nelerdir?

Koruyucu sağlık hizmetlerinin artırılması ve hekim çalışma şartlarının iyileştirilmesi yönünde.

 

DOÇ. DR. BURCU ÖZSOY
İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi
Türkiye, 2018 yılında kutup bilim stratejisini yayımlayacak.

Kutup bilim stratejisini yayımlayacağız

Türkiye’nin kutup bölgelerindeki politikası nedir?

1967 yılında Antarktika’da bilimsel çalışmalara imza atan ilk Türk bilim insanından tam 50 yıl sonra, Türkiye hem politik hem de bilimsel olarak Antarktika’da yer almak istediğini güçlü adımlar atarak gösterdi.

2017’NİN KARESİ: Antarktik Bilim Seferinde elimizde taşıdığımız Türk bayrağını Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim ettiğimiz an çekilen fotoğraf.

Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolü ve altı eki, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek Türkiye’nin Antarktika politikası şekillenmiş oldu. Yine bu yıl Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi koordinasyonunda gerçekleşen Birinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi ile Türkiye’nin kıtaya bilimsel ilgisi ortaya konuldu.

2018 yılında İkinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin (TAE-2) gerçekleştirileceği ise Sayın Bakanımız Dr. Faruk Özlü tarafından duyuruldu. Yalnızca Antarktika değil, her iki kutup bölgesinde de etkin bilimsel çalışmalar yapmak isteyen Türkiye, 2018 yılında kutup bilim stratejisini yayımlamayı planlamakta.

Ulusal düzeyde çalışmalarını sürdüren, kurucu müdürlüğünü üstlendiğim İTÜ Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi’nin üçüncü yılı olan 2018’de daha büyük projeler gerçekleştireceğine inancım tam.

DR. MERVE SEREN
STM Kıdemli Danışmanı
Asimetrik harp teknolojilerine odaklanmalıyız.

Ulusal savunmaya yatırım yapılmalı

2018 yılında savunma sanayii alanında ne tür gelişmeler olacak?

2018 yılında savunma sanayii nasıl bir trend analizi sergileyecek yerine; Türkiye’nin gelecek sene savunma sanayiinde öncelikli ihtiyaçları neler olacaktır sorusuna odaklanmak daha rasyonel olacak.
Zira sektörel trend analizi; ulusaldan bölgesele ve küresel ölçeğe doğru seyrettikçe farklı bir resim ortaya çıkıyor.

Daha açık ve net olarak ifade etmek gerekirse, halihazırda çatışmanın dışındaki durumlar ikincil ve üçüncül önemdedir. Dolayısıyla Türkiye’nin esas odaklanması gereken; asimetrik harp kapsamında terör unsurlarıyla mücadele ederken ihtiyaç duyduğu şeylerdir.

Türkiye’nin sınır içerisinde yoğunlukla PKK; Suriye ve Irak’ta hem PKK’nın sınır ötesindeki uzantısı PYD/YPG ve hem de DAEŞ unsurlarına karşı hem reaktif hem de proaktif bir mücadele yürüttüğü malumdur. Bu anlamda Türkiye için ilk başta meskûn mahal muharebe ortamına uygun silahlar, diğer yardımcı ekipmanlar ile lojistik ve teknik istihbaratın sağlanması adına keşif, gözetleme, haberleşme ve muhtelif insansız sistemlerin kullanılması/üretilmesi gibi her şey önemli.

Öyle ki, piyadeleri koruma amaçlı çelik yelek ve kask üretilmesinden düşmanın uzaktan görüntülenmesine, optik sistemler üzerinde kullanılan haberleşme sistemlerinden yüksek infilak patlayıcıdan termobarik el bombasına kadar operasyonel seviyede hayat kurtaracak her şeyi tedarik etmek elzemdir.

2017’NİN KARESİ: Rusya’nın robot asker üretmesi.

Örneğin en basitinden el yapımı patlayıcılara (EYP) karşı personeli korumak yetmez; EYP’lerin döşenmesini yahut patlamasını zorlaştıracak her türlü safhayı hesaba katarak planlamalısınız.
Bunların haricinde veri tabanı sistemleri, akıllı sistemler, yüz tanıma sistemleri, otonom sistemler, algılama sistemleri, insansız hava araçları gibi geleceğin harekât ortamını şekillendirecek teknolojiler olarak ulusal güvenlik ve savunmanın muhafaza ve idamesinde rol oynayacak her şeye yatırım yapılmalıdır.
Gelecek dönemde nanoteknoloji, uzay, insansız araçlar, siber harp, ileri malzemeler, uzaktan algılama, siber istihbarat gibi ileri teknoloji alanları ve bunların savunma uygulamalarının önemi artacak.

UFUK TARHAN Fütürist ve Ekonomist Türkiye bilim, sanat ve teknolojiye büyük yatırımlarda bulunacak.

Türkiye havacılık ve uzay alanında hamle yapacak

Bilim teknik alanında 2018’e ilişkin ne tür gelişmeler bekliyorsunuz?

2017, tüm dünyada ve ülkemizde, en tepeden an aşağı kademelere kadar, iş dünyasında herkesin dijitalleşmenin ve endüstri 4.0’ın mecburiyetini kabul ettiği bir yıl oldu. Teknolojiye dudak kıvıran, yapay zekâya, tam otomasyona ve robotlara göz deviren pek kimse kalmadı. Bu hareketlilikle jet gibi girilen 2018’de sıradan insanların bile, özellikle yukarıda bahsettiğim alanlardaki teknoloji algısı, ilgisi, bilgisi ve kullanımı müthiş yükselecek. Buluşlar birer birer sahaya inmeye, yaygınlaşarak kullanılmaya başlanacak. Giyilebilir teknoloji ürünlerinde, şeylerin internetinde, teknoloji altyapı yatırımlarında, ev/ofis/hizmet robot ve asistanlarında patlama yaşanacak. Bankacılıkta ve perakendede mobil, e-ticaret ‘ana kanal’ haline gelecek.

Çağrı merkezleri chatbot’lara ve dijital, kiosk asistanlara dönüşmeye başlayacak. Siber güvenlik ihlalleri, tehditleri şirketlerin, kurumların teknoloji, yazılım, altyapı, nitelikli eleman yatırımlarını, bunlara duyulacak ihtiyaç ve maliyetleri müthiş yükseltecek. Şirketlerin en önemli bütçe kalemleri yeniden ‘teknoloji’ ile ilgili olacak. Teknoloji bilgi, beceri seviyesi yüksek, nitelikli insan kıtlığı biraz can sıkacak.

2017’NİN KARESİ: Suudi Arabistan’ın Robot Sophia’ya vatandaşlık verdiğini açıkladığı an.

Öncelikle çocuklarda, gençlerde olmak üzere, her yaşta kodlama öğrenme, teknolojiye entegre olma çılgınlığı yaşanacak. İngilizce öğrenme merakı giderek yükselecek. Kripto paralar, blockchain uygulamaları, devletler ve büyük finans kuruluşları tarafından önlenmeye çalışılsa da müthiş hızla artacak. Konvansiyonel medya nasıl Facebook’un, Google’ın ve YouTube’un dünyanın en önemli medya kanalları haline gelmesini engelleyemedi ise hâkim güçler de bilhassa ticari alanlarda kripto paraların ve blockchain’in gelişmesini durduramayacak. Girişimcilik merakı ve ekosistemi giderek büyüyecek. Eğitimde edilgenlik yani ‘biri beni eğitsin’ döneminin sonuna gelindiği anlaşılacak. Herkes teknolojik kanallardan yararlanarak otodidakt öğrenmenin önemini yeniden kavrayacak. Güzel ülkemde de büyük bir aydınlanma yaşanacak. Bilim, sanat, spor ve teknolojide, özellikle de eğitimde, büyük yatırımlar yapılacak.
Türkler icat çıkaramasa da çıkan icatlardan en hızlı ve en zekice yararlanabilme hasletleri ile uluslararası alanlarda depara kalkacak. Havacılık ve uzay konusunda önemli hamleler yapılacak.

PROF. DR. ORHAN ŞEN
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
2018 yılında Türkiye’de meteorolojik karakterli doğal afetlerin olasılığı yüksek.

Türkiye’de nasıl bir meteorolojik durum bekleniyor?

Şüphesiz Türkiye’de küresel ısınmanın etkisini artık iliklerimize kadar hissediyoruz. Doğal afetler can almaya devam ediyor. 2017’de en son Antalya’da hortum, İstanbul’da dolu yağışı ve fırtınalar, yaşanan doğal afetlerdi. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da küresel ısınmanın oluşturduğu doğal afetler can ve mal kayıplarına neden oluyor. Dünyada ve Türkiye’deki bu tür meteorolojik olayların meydana gelmesinde katkı payı olan diğer bir meteorolojik olay; El-Nino ve La Nina olayıdır.

El-Nino ve La Nina olayları nedir?

El-Nino olayları esnasında, orta ve doğu tropikal Pasifik Okyanusu deniz suyu yüzey sıcaklığı normal şartlardan belirgin şekilde daha yüksektir. Bunun tam tersine, La Nina şartlarında ise, bu bölgelerde, normalden soğuktur. Bu sıcaklık değişimleri küresel ölçekte büyük iklim dalgalanmaları ile ilişkilendirilmektedir ve bir kez başladığında sonlanması 12 ay veya daha fazla sürebiliyor. 1997-1998’deki güçlü El-Nino olayını, 1998 ortalarından 2001 başlarına kadar devam eden La- Nina fazı izlemiştir. El-Nino’lu yıllarda genellikle dünyada sıcaklıklar artar doğal afetler (sel, fırtına gibi) çoğalır, kuraklık baş gösterir. La Nina’lı yıllarda ise düşük sıcaklıklar görülür.

Önümüzdeki dönemde bu olayların etkisini nasıl göreceğiz?

2018 yılının ilk aylarında dünyada % 65-70 olasılıkla La Nina’nın etkisinin görüleceği öngörülüyor. Türkiye’de bu etki kendisini ocak, şubat ve mart aylarında kar yağışının mevsim ortalamasının üzerinde olma olasılığıyla güçlendiriyor.
Mayıs 2018’den itibaren La Nina’nın azalacağı ve El-Nino’nun başlayacağı, zayıf da olsa 2018 yazının bu etkide kalacağı öngörülüyor. Bunun anlamı 2018 yazının mevsim ortalamasına yakın sıcaklıklarda seyredeceği demek. 2016 ve 2017 yılları dünyada en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçti. 2018’in daha ılıman olması bekleniyor.

İklim değişikliğine yönelik çözüm politikası neler olmalı?

2018 yılında da Türkiye’de meteorolojik karakterli doğal afetlerin meydana gelme olasılığı yüksek. Türkiye’de iklim değişiminden
dolayı kuraklık önemli doğal afet sınıfına girdi. Ülkemizin yarı-kurak bir iklime sahip olduğu daima göz önünde bulundurulmalı, bütün su politikaları buna göre oluşturulmalı.

2017’NİN KARESİ: İspanya’daki dolu yağışı.

Hem içme suyu hem de tarımsal açıdan suyu korumak ve biriktirmek önemli. Bu nedenle su toplama baraj havzalarında yapılaşmaya son verilmeli. Şehirlerde altyapı ve imar projelerinin artan doğal afetleri göz önüne alarak güncel şekilde düzenlenmesi gerekiyor.
Özellikle dere yataklarının mutlak koruma mesafeleri 100 ila 500 yıllık yağış verilerine göre hesaplanmalı. Öncelikle, şehirlerdeki altyapı hatları, iklim değişikliklerine göre yapılandırılmalıdır. Şiddetli ve aniden bastıran yağışlar, hemen sonrasında oluşan taşkınlar şehir sellerini oluşturuyor.
Artan rüzgâr yükleri çatıları uçurup can ve mal kayıplarına neden oluyor. Artan rüzgâr hızları göz önüne alınarak binalarda ‘çatı imar yönetmenliklerinin’ değiştirilmesi gerekir.

 

 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)