TURİST SAYISINDA ÇİFT HANELİ ARTIŞ MÜMKÜN

Turizm sektörü, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri. Her yıl dünyanın dört bir yanından turistin ziyaret ettiği Türkiye’de son zamanlarda Avrupa pazarından da olumlu sinyaller alınıyor. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, “Ne kadar çok ülkeye, ne kadar çok insana ulaşabilirsek dalgalanmalardan olumsuz etkilenmemiz o kadar az olur” diyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı da “Hedef koyduğumuz 50 milyon kişiye ulaşmak istiyorsak üçüncü bir kaynak pazar oluşturmalıyız” ifadelerini kullanıyor.
Posted on Mayıs 18, 2018, 4:06 pm
FavoriteLoadingBeğen 16 mins

Türkiye’de ekonominin önemli yapı taşlarından biri de kuşkusuz turizm sektörü. Ülkenin üç yanının denizlerle çevrili olması, önemli tarihi ve kültürel yapılara ev sahipliği yapması, hem yaz hem kış aylarında turistlerin gözde merkezlerinden biri haline gelmesini sağlıyor. Geçen yıllarda Rusya ile yaşanan gerilimin ortadan kalkmasıyla birlikte uluslararası alanda olumlu sinyallerin alındığı turizm sektöründe geleceğe dair beklentiler rezervasyonların daha da artacağı yönünde. Öyle ki geçen aylarda Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 2017’de 26 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini, bu rakamı da umut verici bulduğunu açıklamıştı. Bakanlık tarafından turizmde belirlenen 2018 yılı hedefi ise 38 milyon turist. Peki tüm bu hedeflerin gerçekleşmesi için neler yapılmalı?

Umut veren yükseliş başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, 2017 yılında Türkiye’yi 32.4 milyon yabancı turist ziyaret etti.  Otellerin doluluk oranları ise 2017 yılında yüzde 18 artışla yüzde 60.2, İstanbul’da yüzde 26 artışla yüzde 62.6 ve Antalya’da ise yüzde 60.3 olarak gerçekleşti. Türkiye’de otel doluluklarında artış olduğunu söyleyen ancak bu durumu bir de fiyatlarla yan yana koyup değerlendirmek gerektiğine dikkat çeken Türkiye Otelciler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Timur Bayındır; 2017 yılında günlük satılan oda bedelinde, Türkiye ortalamasında yüzde 12 gerileme yaşandığını anlatıyor.

Bayındır, “Türkiye ortalamasında yüzde 12 gerilemeyle 66.8 Euro, İstanbul’da yüzde 14 gerilemeyle 76.3 Euro, Antalya’da yüzde 5 gerilemeyle 77 Euro olarak gerçekleşti. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise Türkiye ortalaması bir önceki yıla göre yüzde 3.3 artışla 40.2 Euro, İstanbul yüzde 8.4 artışla 47.7 Euro, Antalya yüzde 5.7 artışla 46.5 Euro’ya ulaştı” diyor.

Geçen yıldan yansıyan rakamlar böyle. Peki Türkiye, turizmde şu anda ne durumda? Konaklama sektöründe geçen yılın son çeyreğinden itibaren başlayan doluluklardaki artışın ardından fiyatlarda da yılın ilk ayında umut veren yükselişin başladığına dikkat çeken Bayındır; Türkiye’nin Ocak 2018 ortalama otel doluluk oranlarının, 2017 yılının aynı dönemine göre artarak yüzde 60.6 olduğunun altını çiziyor. Bayındır, “Avrupa ülkeleri arasında en yüksek artış oranını Türkiye kaydetti. Ocak 2018’de ADR (Average Daily Rate) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli 60.1 Euro olarak yüzde 10.4 artış gösterdi. Ocak 2017’de bu rakam 54.5 Euro olarak gerçekleşmişti. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 42.1 artış yaşandı ve 36.5 Euro olarak ölçüldü. Ocak 2017’de bu rakam 25.6 Euro olmuştu. Türkiye’nin marka şehri İstanbul’da ise hem doluluklardaki hem fiyatlardaki yükseliş Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşti” ifadelerini kullanıyor.

TİMUR BAYINDIR
TÜROB Başkanı
Avrupa, Ortadoğu ve İran pazarlarının yanı sıra Asya, Güney Amerika ve Balkanlar bu yıl ağırlık vereceğimiz pazarlar olacak.

İstanbul, Avrupa’nın gözde destinasyonu

Gerek tarihî yapısı gerekse kültürel mimarisiyle tüm dünyada tanınan ve turistlerin gözde merkezlerinden olan İstanbul her daim turizme katkı sunan şehirlerin başında geliyor. Rakamlar geçen yılın ocak ayında İstanbul’daki otellerin doluluk oranının yüzde 45.4 olduğunu gösteriyor. Bayındır bu rakamın 2018 yılında artış gösterdiğini söylüyor ve şunları anlatıyor: “İstanbul’da Ocak 2018 otel dolulukları geçen yıla göre artarak yüzde 65.2 olarak gerçekleşti. Avrupa’da Ocak 2018’de doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan destinasyon İstanbul oldu. İstanbul’da ortalama günlük satılan oda bedeli 72.5 Euro olarak yüzde 11.5’lik bir artış gösterdi. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 59.9’luk bir artış gerçekleşti ve 47.2 Euro olarak ölçüldü. Öte yandan Türkiye ortalaması ve İstanbul’da fiyatlar yükselirken, Antalya’da oda fiyatları düşüş kaydetti. Ortalama oda bedeli yüzde 2.6 geriledi. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 6.4’lük bir artış yaşandı ve 23.9 Euro olarak ölçüldü.”

Ne kadar gelir elde edildiği önemli

Geçen yıllarda dış siyasette yaşanan bazı krizlerin aşılmasıyla birlikte Türkiye turizminde sevindirici gelişmeler yaşanıyor. 2018 yılı için özellikle ana turizm pazarlarından olumlu işaretler geldiğini belirten Bayındır, 2017 yılında ülkemize gelen 32.4 milyon yabancı ziyaretçinin sektör açısından mutluluk verici olduğunu ancak yine de belli sorunların çözülmeye başladığı anlamına gelmediğini ifade ediyor. Bayındır, “Kaç kişinin gelip gittiğinden çok, ne kadar gelirin elde kaldığı önemlidir.

Bulutlar dağıldı ama güneş hâlâ içimizi ısıtmıyor. Fiyatlardaki yılın ilk ayında gerçekleşen artışı, ‘Her şey düzeldi, sorun kalmadı’ şeklinde yorumlamak hata olur. Ancak her şeye rağmen 2018 yılında ana pazarlarımızda umut veren gelişmeler olduğunu görüyoruz. Özellikle Avrupa pazarlarından gelen işaretler memnuniyet verici. Dolayısıyla 2018 yılında bir yükselme trendi başlayacaktır” diyor. Bu yıl da turist sayısında çift haneli bir artış yakalanabileceğine vurgu yapan Bayındır, “Turist sayısındaki artıştan daha çok, fiyatlarda yükselme sağlamaya odaklanmak lazım. 2018 yılının en önemli çalışması bu olmalı. Turizmcilerin de fiyat konusunda direnç göstermesi gerekiyor. Fiyatları hızlı yükseltmeyelim ama bizi ve müşteriyi rahatsız etmeyecek normal yükselişlerle fiyatlarda da düzelme yoluna girmemiz lazım. Rakamlar inebileceği kadar indi. Özellikle fiyatlar açısından daha aşağıya inmenin mümkün olmadığını belirtmek isterim” ifadelerini kullanıyor.

Uzakdoğu ülkelerine açılmak gerek

Türkiye, turizm konusunda yıldızı en parlak ülkeler arasında yer alıyor. Ancak yine de daha çok turistin ilgisini çekmek mümkün. Bunun için de yapılması gereken belli başlı uygulamalar var. 2018 yılı için Avrupa pazarından olumlu sinyaller aldıklarını belirten Bayındır, bu yıl Avrupa pazarında kısmi olarak iyileşme beklediklerini anlatıyor: “2018 yılı başında katıldığımız Hollanda ve İspanya fuarlarında Avrupa pazarı için olumlu sinyaller aldık. Almanya ile ilgili ön rezervasyonlar da olumlu görünüyor. Son iki yılda oldukça ivme kazanan İran, 2018 yılında da temel kaynak pazarlarımız arasında yer alacak. Avrupa, Ortadoğu ve İran pazarlarının yanı sıra TÜROB olarak özellikle Asya, Güney Amerika ve Balkanlar bu yıl ağırlık vereceğimiz pazarlar olacak.” Türkiye’nin mutlaka Hindistan, Çin ve diğer Uzakdoğu ülkelerine açılması gerektiğine de dikkat çeken Bayındır, burada kritik noktanın her zaman ulaşım olduğunu söylüyor. Bayındır şöyle devam ediyor: “Türk Hava Yolları, turizmde gerçekten önemli bir markamız ve başarımızda önemli bir etkene sahip. Erişilebilirliğimizi artırarak büyük atılımlar yapmamızı sağladı. Ama diğer yandan da transit yolcuların giderek artması, ülkemize giriş yapacak turist sayısındaki kapasiteyi zorluyor. Çinli havayolu şirketlerinin Türkiye’ye direkt uçuşlarının artması lazım. Ürün ve segment çeşitliliğinin önemini yakından tecrübe ettik ve artık yeni bir turizm vizyonuyla alıştığımız konfor alanından çıkarak, daha yenilikçi ve dinamik bir yol izlemeliyiz. Ne kadar çok ülkeye, ne kadar çok kıtaya, ne kadar çok insana, aynı çeşitlilikteki ürünle ulaşabilirsek, dalgalanmalardan olumsuz etkilenmemiz o kadar az olur. Özellikle İstanbul’da konaklama fiyatlarını yükseltecek olan kongre turizmidir. Umuyoruz ki kongre turizmi de düzelme yoluna girer.”

ERKAN YAĞCI
AKTOB Başkanı
Her pazar üzerinde çalışma yapılmalı. Biz dünyada ilk 5’e girmek istiyorsak, her ülkeye önem vermeliyiz.

Sıkıntılı eşik aşıldı

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı ise Türkiye turizminin 2016 krizinin ardından yüzde 28 gelişme göstererek sıkıntılı bir eşiği aştığını ve eski büyüme trendine girmeye başladığını söylüyor. Geçen yılın hem turist sayısı hem de gelir bakımından 2016’yı geçtiğini kaydeden Yağcı, 2018’in daha da iyi olacağı görüşünde: “Tabii işin gelir tarafı da var. Bizim turizm gelirimizi dünya ortalamasının üzerine çıkarmamız gerekli. Kademeli olarak fiyat artışı beklentimiz bulunuyor.”

Hedefimiz 50 milyon turist

Türkiye bir turizm ülkesi ve turizm bu ülkenin milli sektörlerinden biri. Türkiye’nin kültürel varlıkları ve doğal güzellikleri bakımından ilk 5’e girebilecek bir ülke olduğuna dikkat çeken Yağcı, hedefin 50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir olduğunu anlatıyor: “Dünyada turist sayısı bakımından 6’ncı, turizmden para kazanan ülkeler arasında 5’inci sıradayız. Yıl sonu gelen yolcu sayılarımız genel olarak 40 milyon kişi civarında. Hedef koyduğumuz 50 milyon kişiye ulaşmak istiyorsak, üçüncü bir kaynak pazar oluşturmamız gerekiyor.

Bu, İngiltere olabilir. Gelen turistlerin yüzde 50-55’i iki pazarda kalmış durumda. Asıl eksikliğimiz pazarların yeterli hacme ulaşmaması. Şu an imaj ve algı problemini yaşamaya devam ediyoruz. Rakamlar istediğimiz seyirlere yavaş yavaş yaklaşıyor fakat öncelikle negatif algıyı yıkmamız lazım. Algıyı değiştirmekle birlikte küçük pazarlarda daha fazla sahada olmamız gerekiyor. Son dönemde Çin ve Hindistan ön plana çıkıyor bu konuda. Her pazar üzerinde çalışma yapılmalı. Biz dünyada ilk 5’e girmek istiyorsak her ülkeye önem vermeliyiz.”

Tesisler her kesime hitap etmeli

Geçen yıl Türkiye’ye en çok turistin geldiği ülkeler Rusya, Almanya, Ukrayna, İngiltere ve Hollanda idi. Bu yıl da beklenti yine aynı ülkelerden yoğun olarak turistin gelmesi yönünde. Bölgesel olarak sınıflandırmayı doğru bulmadığını belirten Yağcı, her milliyete ve kesime hitap edebilen tesislerle birlikte tüm bölgelerde çeşitliliğin hâkim olacağını düşündüğünü söylüyor. Turizmin evrensel bir sektör olduğuna, dolayısıyla yaşanacak en ufak bir olumsuzluğun sektörü etkileyebileceğine dikkat çeken Yağcı, tüm dünyadan daha fazla turist çekmek için öncelikle algı ve imaj konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini anlatıyor: “Zaman, çağ ve teknoloji gelişiyor sürekli. Dolayısıyla tanıtım her yıl değişen ve gelişen teknolojiyle entegre olmalı. Türkiye’deki asıl sorun, pazarların yeterli hacme ulaşmamasıdır. Bunun için öncelikli olarak bu alanda çalışmamız gerekiyor. Örneğin Çin’den 300 bin değil, 1 milyon turist getirmeliyiz. Somut hedefler koymalı, hem Türkiye hem de Antalya için farklı stratejiler oluşturmalıyız.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)