SURİYE’DE ETNİK SAVAŞ ÇIKABİLİR

Suriye’de Arapların ardından ikinci en büyük grup olan Türkmenler, Suriye Türkmen Meclisi altında çözüm görüşmelerinin yapıldığı Cenevre ve Astana zirvelerine katılıyor. Suriye Türkmen Meclisi’nin bu zirvelerdeki talebi, Birleşmiş Milletler’de (BM) kabul edilen ve Suriye’de siyasi çözümden yana olan maddelerin hayata geçirilmesi. Suriye Türkmen Cephesi Temsilcisi Abdurrahman Mustafa ile bu ay içinde tekrar toplanacak olan Cenevre ile Astana zirvelerini ve Suriye’nin yakın geleceğinde siyasi çözümün olup olmadığını konuştuk.
Posted on Şubat 14, 2018, 12:16 pm
FavoriteLoadingBeğen 7 mins

ABDURRAHMAN MUSTAFA Suriye Türkmen Cephesi Temsilcisi Suriye’de demokratik seçimlerin ve siyasi çözümün olmasını arzuluyoruz.

Suriye Türkmen Cephesi lideri Abdurrahman Mustafa, Suriye’nin geleceği için Astana ve Cenevre zirvelerinin önemli olduğunu söylüyor. Suriye’de artık askerî bir çözümün mümkün olmadığını belirten Mustafa, “Suriye’de binlerce insan öldü. 10 milyona yakın insan yer değiştirdi. Mülteci akını oldu. Suriye’deki siyasi çözüm, Birleşmiş Milletler çatısı altında sağlanabilir. Dolayısıyla Cenevre çok önemli. Ancak siyasi çözümler her ne kadar Suriye muhalefetinden yana olsa da rejimin ve İran’ın bu zirvelere müdahalesiyle şimdiye kadar Cenevre’de kayda değer bir ilerleme sağlanamadı” diyor.

Abdurrahman Mustafa zirvelerdeki tıkanmanın nedeni olarak Suriye rejimini gösteriyor. Rejimin askerî çözümden yana olduğunu ifade eden Mustafa “Buna ek olarak müzakerelere de direkt olarak katılmıyor. Rejim, Suriye’de askerî olarak, insanları tecil ederek koltuğunu korumaya çalışılıyor. Çünkü siyasi çözüm rejimin geleceğiyle ilgilidir. Yani rejimin kendisinin tartışılacağı bir konudur siyasi geçiş. Dolayısıyla BM kararları var. Rejim de problem çıkarıyor. Maalesef uluslararası toplumun da ciddi bir baskısı olmadı. Rejimi ayakta tutan Rusların hiçbir baskısı olmadı. Amerika Birleşik Devletleri’nin de tek derdi terör örgütü PYD’yi desteklemek. İran’ın da desteğiyle maalesef rejim siyasi çözüme karşı diretiyor” diye konuşuyor.

Astana’nın Halep’in tahliyesinden sonra başladığını ve siyasi bir süreç olmadığını söyleyen Mustafa, Türkiye’nin bu zirvede Suriye’deki muhaliflerin garantörü olduğunu belirtiyor. Astana ile çatışmazlık bölgelerinin oluşturulduğunu ifade eden Mustafa, İran’ın bu süreçte yer almasına ilişkin de şunları söy

lüyor: “Bugün Suriye’de Esed’den bahsedemeyiz, İran’dan ve Rusya’dan bahsedebiliriz. Esed kukla durumunda. Suriye’de Rusya ile İran aktif ve tabii ki bunlar bizi katledenlerdir. Onlar sahada oldukları için bu görüşmelerde varlar ama bizim muhatabımız değiller. Biz Türkiye’nin garantörlüğünde bu görüşmelere katılıyoruz.”

Türkiye’nin yalnızlaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Mustafa “Türkiye’nin hem Suriye Dostları Grubu hem de Suriye halkının yedi yıldır yanında olması, Suriye muhalefetinin ana merkezinin Türkiye’de olması ve Türkiye’nin Suriye ile 911 kilometrelik sınırı olması, Türkiye’nin bu konuya müdahil olma ve kendi ağırlığını koyma zorunluluğunu getiriyor. ABD’nin bırakın Suriye’de çözüm olmasını, bir de terör örgütlerini destekleme tutumu nedeniyle Suriye’deki durum bu hale geldi. Ne Ruslara ne rejime baskı yapıyor. İran’la çok problemli gibi görünmüş olsa da İran’ın da Suriye’de istediğini yapıyor. İran, Suriye’de kendi mezhepsel politikasını yaymaya çalışıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için önemli. Türkiye’nin milli güvenliği bizim için de önemli; Türkiye dost bir ülke. Suriye’deki terör eylemlerinin Türkiye’ye taşınmasını biz de

Suriye muhalefeti olarak istemeyiz ve kesinlikle karşıyız” diyor. Suriye’nin kuzeyindeki PYD konusunda Türkiye ile çıkarlarının örtüştüğünü ifade eden Mustafa, Türkiye’nin başlattığı Afrin operasyonu için de “Bu operasyonun askerî boyutundan daha çok siyasi boyutlarına bakmak lazım. Afrin, PKK’lıların eğitildiği bir merkez. Türkiye sonuna kadar diplomatik girişimlerini yaptı” diye konuşuyor.

Muhalefetin Suriye için siyasi bir çözüm istediğini belirten Mustafa şunları ifade ediyor: “Biz, Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanmasını istiyoruz. Tam yetkili geçiş hükumetinin olmasını, Suriye’nin geleceğinde Esed rejiminin yer almamasını, özgür, demokratik, eşit, Türkmenler dahil olmak üzere herkes için anayasal hakları garanti altına alan ve eşit bir demokratik ortamın yaratılmasını istiyoruz. Bunlar da 2254 No’lu BM kararında zaten mevcuttur. Bu kararların uygulanarak Suriye’de demokratik seçimlerin ve siyasi çözümün olmasını arzuluyoruz.”

Suriye’de çok kaygan bir zemin olduğunu vurgulayan Mustafa “Ben yakın bir gelecekte çözüm göremiyorum. Maalesef üzülerek söyleyebilirim ki Suriye meselesinin çözülmesi çok uzun sürecek. Çünkü bu zamana kadar Suriye’de etnik bir savaş, iç savaş olmadı. Vekalet savaşları vardı. Şimdi o ülkeler fiili olarak Suriye’deler. ABD’nin de terör örgütlerini devletleştirme politikası ileriye dönük bir etnik savaşın olacağını düşündürüyor. Zaten İran, Suriye’de mezhep politikası güdüyor. Yani olan Suriye halkına oluyor. Suriye konusunda haklı olan iki taraf var. Bir, Suriye halkının temsilcisi ve Suriye halkı. İki, sınır güvenliği tehdit altında olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti” diyor.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)