MUHALEFETİN İTTİFAK SENARYOLARI

Seçmen İttifakı Yasası’nın Meclis’ten geçmesinin ardından muhalefet partilerinin değişen siyasi sisteme nasıl ayak uyduracağı merak konusu. Muhalefet partilerinin kamuoyuna yönelik açıklamaları, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turuna tek parti olarak gidecekleri, ikinci turda da ittifak konusunda uzlaşma arayışına girecekleri yönünde. İYİ Parti ile Saadet Partisi’nin ittifakta anlaştığı açıklaması gündeme gelmişken, muhalefetin seçimlerde nasıl bir yol izleyeceğini Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak ile konuştuk.
Posted on Mayıs 22, 2018, 1:48 pm
FavoriteLoadingBeğen 14 mins

NUH ALBAYRAK
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Bu bir ittifak düzenlemesi, hangi parti bu ittifak sürecine dahil olursa bu kanunlardan istifade edecek. Aynı şekilde ittifak yapamadıkları için bu düzenlemeye muhalefet ediyorlar.

AK Parti ile MHP, 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ‘Cumhur İttifakı’ çatısı altında gidiyor. BBP de Cumhur İttifakı’nın resmi ortağı olmasa da bu ittifakın bir parçası olacak. AK Parti-MHP ve BBP blokunun karşısında yer alan muhalefet partilerinin ise seçimlere doğru giderken ne tür ittifaklar yapacakları henüz netleşmedi.

Ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağı ifade ediliyor. Partinin adayının kim olacağı yönünde ise henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Parti Meclisi öncesi kendi partisinin milletvekillerinden oluşan 10’arlı gruplarla bir araya gelerek hem seçim ittifakına ilişkin hem de seçime doğru nasıl bir strateji izleyeceklerine ilişkin fikir alışverişinde bulunduğu biliniyor.

En sona CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi, partisinin 2019 yerel, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçim stratejisi ile ilgili olarak, “Farklı bir vizyon ve strateji hazırlanıyoruz. Seçimlerin her biri farklı bir program gerektiriyor. Bizim stratejimiz, farklılıklar üzerine kurulacaktır” demişti.

Hamzaçebi, seçim ittifakı için ‘gönül birliği’ ifadesini kullanmış “Siyasi ittifaklar matematik olarak doğru olabilir ama biz gönül birliği için yola çıktık. Biz bu gönül ittifakını mutlaka sağlayacağız” diye konuşmuştu.

Buna karşılık İYİ Parti, adaylarının Meral Akşener olduğunu açıkladı. Kısa bir süre önce de İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile ittifak konusunda ilkeler bazında anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Çıray, ilkeler bazındaki anlaşmanın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda mümkün olduğunu söyledi. İYİ Parti’nin açıklamasına göre, benzer bir ittifak genel seçimler için de geçerli olabilecek.

Hal böyleyken 2019’daki seçimlerde ‘Cumhur İttifakı’ karşısında muhalefet partilerinin ittifak senaryolarına ilişkin Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak ile konuştuk.

Muhalefet ‘Hayır’ blokuna sarıldı

Seçim takvimine daha uzunca bir süre olmasına rağmen, muhalefetin bu konuda biraz geride kaldığını düşünen Nuh Albayrak, muhalefetin bu noktada AK Parti ile MHP arasında atılan bu hızlı adımlara hazırlıksız yakalandığını düşünüyor.

Dahası, yaşanan sürecin muhalefetin benzer bir adım atmasını güçleştirdiğine de dikkati çeken Albayrak, “Bir kere muhalefetin bu konudaki ana hareket noktasının referandum sonuçları üzerinden birtakım politikalar geliştirmek olduğunu görüyoruz. Kılıçdaroğlu’nun şu ifadesini defalarca duyduk: ‘Referandumdaki ‘evet’ kararı çok kritik bir oy oranıyla elde edildi.’ Mevcut oranlar üzerinden ‘Bir taraftan ‘hayır’ blokuna sahip çıkmamız lazım, ‘hayır’ blokunu muhafaza etmemiz lazım’ diyor.

Böylece bir taraftan mevcut yüzde 51 buçuk karşısındaki ‘hayır’ blokunu muhafaza ederken, diğer taraftan da AK Parti ve MHP ittifakından yüzde 2, 3 oy almakla ilk turda sonuç alınamayacağını hesaplıyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor.

Muhalefetin hedefinin, seçimi ikinci tura götürdükten sonra AK Parti ve MHP dışında kalan bütün kesimlerin işin içine katılacağı ‘Hayır’ blokuna benzer bir strateji gözetmek olduğunu belirten Albayrak, “Kaldı ki zaten ilk düğme yanlış iliklendiği için sonuç alınamıyor.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi referandumundaki oy oranları, bu önümüzdeki seçimler için referans teşkil etmiyor. Hesapları da baştan bu noktada yanlışa düşüyor” tespitini yapıyor.

KEMAL KILIÇDAROĞLU

Muhalefet partileri ittifak çıkmazında

Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi kapsamında Meclis’ten onay alan seçim ittifakları düzenlemesi, partilerin kapalı kapılar ardında yaptığı ittifakları şeffaf bir zemine taşıdı. Albayrak, ana muhalefetin sandıkta bir adım öne geçebilmesi için olmasa olmazı olan ittifak konusunda bir çıkmazda olduğunu belirtiyor.

Albayrak “Bir ittifak olacaksa; mevcut, şu anda ortada görünen yelpazeye baktığımız zaman CHP açısından en önemli ittifak partisi olabilecek yapı HDP. Fakat HDP’nin geldiği noktaya baktığımızda süreç, bu muhtemel ittifakın gün geçtikçe daha da aleyhine işledi. Şimdi artık çok net bir biçimde ayrışan -biz bunu 7 Haziran’dan sonra daha net bir şekilde gördük ama- gün geçtikçe daha da bu aradaki makasın açıldığı bir HDP gördük.

Yani tamamen bir terör örgütünün siyasi uzantısı olmaktan gocunmayan ve bunu açık, net bir şekilde ortaya koyan bir HDP var” ifadelerini kullanıyor.

Albayrak mevcut tabloyu, “Bunun en son örneğini ve savrulduğu noktayı biz Zeytin Dalı Harekâtı’nda gördük. Türkiye’de sadece HDP’li yöneticiler ‘işgal’ olarak niteledi Türkiye’nin bu beka mücadelesini. Dolayısıyla böyle bir ortamda HDP ile çok açık, net bir ittifak içine girmesinin -girebilir yani CHP’nin uzun zamandır ‘HDP’leşmeye’ yönelik açık, net politikalarını biliyoruz- böyle bir el sıkışmanın 2019’a nasıl yansıyacağı konusunda ben CHP’nin tereddütleri olduğunu düşünüyorum” şeklinde analiz ediyor.

İYİ Parti ikinci tura kalmayı planlıyor

Partilerin kendi adayını seçtirebilmesi için yüzde 50+1 oy oranı almasını gerektiren yeni sistemde, muhalefet cephesinin ittifak denkleminde yer alan bir diğer yapı İYİ Parti olarak göze çarpıyor.

Tam bu noktada, İYİ Parti’nin ortaya çıkış sürecini siyasi akış içinde kendiliğinden oluşan bir sonuç olarak görmediğini belirten Nuh Albayrak’a göre, ‘bir proje olarak ortaya çıkan’ parti Cumhurbaşkanlığı seçimini bir şekilde ikinci tura aktarma hesabı yapıyor. Kısa bir süre önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etmişti. İYİ Parti’nin Saadet Partisi ile ilkeler bazında anlaşma sağladığı bir dönemde yapılan bu görüşme dikkat çekti.

Muhalefet umduğunu bulamadı

Kılıçdaroğlu söz konusu görüşmeden sonra “Siyaset gerginliklerden arınmalı. Farklı düşüncelerimiz olabilir. Var olan gerginlik ortamının ötelenmesi ve olmaması gerekiyor. Türkiye’nin sorunlarını konuştuk. Seçim güvenliği konusundaki duyarlılığımızı aktardık. Şundan bütün vatandaşlarımın emin olmasını istiyorum, herkes sandığa gitsin ve oyunu kullansın, bütün sandıklara sahip çıkacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak Nuh Allbayrak, muhalefet cephesinin İYİ Parti’den umduğunu bulamadığı görüşünde. Albayrak bu görüşünü ise şöyle açıklıyor: “Bugün bakıldığında o ilk dönemlerdeki yoğun desteğin kaybolduğunu görüyoruz. Sonra başka partiler üzerinde bu denenmeye başlandı. Hâlâ bu denenmeye çalışılıyor ama terör yanlısı tutumların sergilendiği son süreçler o projeyi olumsuz etkiyor.”

Muhalefet cephesinin İYİ Parti’den umduğunu bulamadığını belirten Albayrak ayrıca, “Bugün bakıldığında o ilk dönemlerdeki yoğun desteğin kaybolduğunu görüyoruz. Sonra başka partiler üzerinde bu denenmeye başlandı. Hâlâ bu denenmeye çalışılıyor ama terör yanlısı tutumların sergilendiği son süreçler o projeyi olumsuz etkiyor” görüşünde.

İttifak Yasası tüm partiler için geçerli

Seçim ittifakları düzenlemesinde yer alan 26 maddenin tamamının sadece AK Parti ve MHP’ye özel bir yasalaştırma gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çeken Albayrak, muhalefetin sistem eleştirilerinin sebeplerini, “Bütün o ittifakla ilgili düzenlemelerin ittifak yapacak partilere sağladığı avantaj MHP üzerinden konuşuluyor.

MERAL AKŞENER
KEMAL KILIÇDAROĞLU

Sanki bu, sadece onlara münhasır bir kanun gibi anlatılıyor. Bu bir ittifak düzenlemesi, hangi parti bu ittifak sürecine dahil olursa, bu kanunlardan istifade edecek. Aynı şekilde ittifak yapamadıkları için bu düzenlemeye muhalefet ettiklerini düşünürum” şeklinde yorumladı. Fakat muhalefetin ittifak yapmakta zorlanmasının ötesinde, kendi içinde ciddi bir aday handikabı yaşadığına değinen Albayrak, mevcut tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Bir kere genel bir değerlendirme olarak baktığınız zaman, bir parti iddialıysa bu iddianın ispatlanması için o partinin liderinin çıkıp adayım demesi lazım.

CHP lideri ‘toparlayıcı’ aday peşinde

Oysa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dört elle sarıldığı ‘hayır’ blokunu zedeleyebileceğini düşünerek çok da ümitli olmadığı için buna sıcak bakmıyor. Dolayısıyla kendisi açısından çok da şık görünmese de kendisi dışında ‘toparlayıcı’ adaydan falan bahsediliyor. Oysa bu çok mantıksız.

Çünkü bir siyasi parti lideri olarak sizin dışınızda birisinin sizden daha toparlayıcı olacağını düşünüyorsanız, o zaman sizin şu anda orada durmanız da saçma olur. Böyle bir yöntemle Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamasa da Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi iktidarını sürdürmeyi planladığını düşünüyorum.”

Kılıçdaroğlu kendisini kurtarma derdinde

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun böylesi bir siyasi konjonktürde bireysel bir çıkmazın içinde olduğunu söyleyen Nuh Albayrak, “Mevcut sistemde CHP yüzde kaç oy alırsa alsın ya da kaç milletvekili çıkarırsa çıkarsın, Kılıçdaroğlu’nun iktidarı devam ediyordu” diyor.

Nuh Albayrak bu konuda sözlerine şöyle devam ediyor: “Ama Cumhurbaşkanlığı’na aday olur ve kazanamazsa -ki dediğim gibi, süreç aleyhine işliyor- o zaman milletvekili de olamıyor. Milletvekili olarak devam etme şansını da kaybediyor. Bu da şu demektir: Cumhurbaşkanlığı’nı kaybetmiş ve milletvekili de olamamış birinin o partinin başında lider olarak kalması çok zor. Tamamen her şeyi bırakması anlamına geliyor.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)