TANAP projesinin 30 Haziran 2018 tarihinde inşasının bitirilmesi ile ilk gaz akışının 1 Temmuz’da gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. TANAP üzerinden Türkiye’nin yıllık 6 milyar metreküp doğal gaz ithal etmesi beklenmektedir. Diğer bir boru hattı projesi olan TürkAkım’ın Karadeniz altından geçen kısmı ile ilgili inşaat süreci 2017 yılında resmen başlamış ve Kasım ayı başında Türkiye Münhasır Ekonomik Bölgesi’ne (MEB) ulaşılmıştır. Türk Akım projesi, Türkiye’nin doğal gaz dağıtım şebekesine yapacağı katkı ile Güney ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri için güvenilir bir alternatif oluşturacaktır. Hidrokarbon arama faaliyetleri yürütmek üzere satın alınan Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma Gemisi’de Nisan 2017 tarihinde Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında hidrokarbon arama çalışmalarına başlamıştır. Yakın bir zamanda Karadeniz’de de Oruç Reis Gemisi ile doğalgaz arama çalışmaları yapılması planlanmaktadır. Enerji Bakanlığı’nın duyurduğu Güney Kore yapımı DeepSea Metro 2 adlı derin deniz sondaj gemisi ile ilk sondaj 2018’in başlarında Akdeniz’de yapılacaktır.

         Enerjide dışa bağımlılık bitecek                                                                                                Yerli kaynakları çoğaltma yılı

YUNUS FURUNCU
Celal Bayar Üniversitesi İktisat
Fakültesi Öğretim Üyesi                          Yeni yılda enerjide dışa bağımlılığı
azaltmak için bütün seçenekler
gündemde.

BÜŞRA ZEYNEP ÖZDEMİR
SETA- Enerji Araştırmaları
Yerli kömür konusu üzerinde
çok ciddi çalışmalar var. Kömür
kaynakları mümkün olan en etkili
şekilde kullanılacak

Enerji alanında atılan adımların tamamı direk ya da dolaylı olarak dışa bağımlılığı azaltarak enerji arz güvenliğini artırma hedefine hizmet edecek şekilde planlanmış durumda. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlardan yerli kömür kullanımının artırılmasına, enerji tedarik edilen yolların çeşitlendirilmesinden hidrokarbon arama faaliyetlerine, LNG alanında yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma tesislerinin (Floating Storage and Regasification Unit – FSRU) sayısının artırılmasından karada doğal gaz depolama alanlarının artırılmasına kadar bütün çalışmaların odağında enerji politikamızın en birincil hedefi olan dışa bağımlılığı azaltarak arz güvenliğini artırma amacı yatıyor. 2018 yılında da hem yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlara yenilerinin eklenmesi, hem yeni FSRU tesisleri satın alınması hem de yerli kömür kullanımının artırılması konusunda büyük atılımlar bekliyoruz. Bilhassa yerli kömür konusu üzerinde çok ciddi çalışmalar var. Bugün dünyada temiz enerji trendi yükselirken bir yandan halen var olan kömür kaynaklarının da mümkün olan en etkili şekilde kullanılabilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Türkiye’de de elektrik üretilen kömürün yaklaşık yüzde 30’u ithal ediliyor. Yerli kömürden elde edilebilecek maksimum faydaya ulaşmak adına elektrik üretiminde de Temiz Kömür Teknolojileri (Clean Coal Technologies) adı verilen bu sistemin yakın zamanda ülkemizde de artması bekleniyor.

1.200 megavatlık 4 üniteden oluşacak olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yapılacağı alanda nükleer enerji ünitelerinin kurulması için gerekli tesislerin inşaatı için temel atma töreni 10 Aralık 2017 tarihinde düzenlendi. İlk ünite için gerekli ekipman sevkiyatının 2020 yılında tamamlanması ve 2023 yılında faaliyete alınması planlanıyor. Daha sonra sırasıyla 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ise kalan 3 ünitenin ekipmanlarının temin edilmesi ve 2024 ve 2025 yılında faaliyete alınmaları planlanıyor. Sürecin öngörülen şekilde ilerlemesi halinde ise 2026 yılına gelindiğinde santralin 4 ünite ile birlikte full kapasite çalışır hale getirilmesi amaçlanıyor.

1.100 megavatlık 4 üniteden oluşması planlanan Sinop Nükleer Güç Santrali’nin ise teknik ve ticari fizibilite çalışmaları devam ediyor. Proje üstlenicisi Japon Mitsubishi Industries yetkilileri sahanın uygunluğu konusundaki görüşlerini Mart 2018’de açıklayacağını belirtti. Uygunluk raporunun çıkmasının ardından çalışmaların hızlandırılarak 2025 yılında santralin ilk ünitesinin devreye alınması planlanıyor.

7 gün 24 saat çalışarak baz yükün büyük çoğunluğunu üstlenmesi ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmada etkin rol oynaması planlanan nükleer güç santrallerine üçüncüsünün çalışmalarına ise 2023 yılında başlanması amaçlanıyor.

2017 yılında yenilenebilir enerji alanında dünya çapında işlere imza attı Türkiye. Güneş ve rüzgar enerjileri alanında düzenlenen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleri Türkiye’nin uluslararası firmalar için cazibe merkezi haline gelmesini sağladı.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)