İTTİFAK SEÇMEN NEZDİNDE KARŞILIK BULDU

Yenikapı Ruhu ile filizlenen AK Parti ve MHP yakınlaşması, toplumun büyük bir kesiminde karşılık bulmuş görünüyor. Konsensus Araştırma Şirketi Başkanı Murat Sarı, Cumhur İttifakı’nın maksimum yüzde 57 düzeyinde oy potansiyeline sahip olduğunu vurgularken; Sosyolog Doç. Dr. Erdinç Yazıcı ise “İttifak süreci zor bir süreçtir. Çeşitli zorluklarına rağmen Cumhur İttifakı bugün itibarıyla tutmuş görünüyor” diyor. ANAR Başkanı İbrahim Uslu da “15 Temmuz’dan sonraki AK Parti ve MHP birlikteliği parti tabanlarında olumlu karşılanıyor” diye konuşuyor.
Posted on Mayıs 22, 2018, 2:31 pm
FavoriteLoadingBeğen 14 mins

2018’in ilk yarısı neredeyse geride kalırken, 2019’da yapılacak seçim için partiler çalışmalarına şimdiden başladı. 2019 seçimlerine doğru hızla ilerlerken, 2018’in tabii ki en önemli konusu Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin Cumhur İttifakı’nda olması. Seçimlerde farklı partilerin ittifak yapabilmesi için yasal zemin sağlayan Seçim İttifakı Yasa teklifinin Meclis’ten geçmesinin ardından, seçmenin bu ittifaka nasıl baktığı merak ediliyor. Araştırma şirketleri, yaptıkları araştırmalarda ittifakın seçmen nezdinde karşılık bulduğunu belirtiyorlar.

A&G Araştırma Şirketi sahibi Adil Gür geçen haftalarda yaptığı son kamuoyu yoklamasında, Afrin Operasyonu ve AKP ile MHP arasında yapılan seçim ittifakına halkın bakışını araştırdı. Son kamuoyu yoklamasının sonuçlarını açıklayan Gür, “AKP ile MHP arasında gerçekleştirilen Cumhur İttifakı’nı doğru buluyor musunuz” sorusuna iki partinin seçmeninin yüzde 50,7’sinin “Doğru buluyorum” dediğini aktarıyor.

Biz de Konsensus Araştırma Şirketi Başkanı Murat Sarı, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Erdinç Yazıcı ve ANAR Başkanı İbrahim Uslu’ya seçmenin nabzını sorduk.

MURAT SARI                                      Konsensus Araştırma Şirketi Başkanı Cumhur İttifakı’nın maksimum yüzde 57 düzeyinde oy potansiyeline sahip olduğunu söylemek mümkün. Şu anki toplam oyu yüzde 51’ler düzeyinde.

Murat Sarı, seçmenin Cumhur İttifakı’na bakış açısını değerlendirirken, AK Parti seçmeninin büyük çoğunluğunun bu birlikteliğe olumlu baktığını ifade ediyor. Sarı, “AK Parti seçmeninin yüzde 94’ü bu ittifaka olumlu bakıyor. MHP’ye 1 Kasım 2015’te oy verdiğini belirten seçmenin yüzde 15’i diğer bir siyasi eğilime kayıyor. Fakat ittifaka karşı çıkan kesim içerisinde negatif kutuplaşmanın arttığını görmek mümkün. Cumhur İttifakı’nın maksimum yüzde 57 düzeyinde oy potansiyeline sahip olduğunu söylemek mümkün. Şu anki toplam oyu yüzde 51’ler düzeyinde. Kısacası Cumhur İttifakı oylarını yüzde 57’ler düzeyine yükseltebileceği gibi, yapacağı en ufak hatada yüzde 50’nin altına inebilme olasılığı da taşıyor. Bu da Cumhur İttifakı’nın bugünden çalışmalara başlamasının en önemli sebeplerinden biri gibi görünüyor. Çünkü 2019 yılı içerisinde hem yerel hem genel hem de yeni anayasa ile ilk defa yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi var” diye konuşuyor.

Seçmenin partisinden beklentisini de değerlendiren Sarı “Seçmen, Türkiye’nin en önemli sorunlarının terör, işsizlik, geçim sıkıntısı ve eğitim olduğunu düşünüyor. Partisinden, terörden uzak bir ülke, kolayca kendine uygun iş bulabildiği bir çalışma ortamı, geçim sıkıntısına sebep olmayan bir ekonomi yönetimi ve çocuklarının iyi eğitildiği bir milli eğitim sistemi istiyor” diyerek anlatıyor.

DOÇ. DR. ERDİNÇ YAZICI                                Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi                                          Yapılan kamuoyu yoklamalarının ortaya koyduğu sonuçlar ve sokaktaki havadan, ittifakın tuttuğu anlaşılıyor.

MHP seçmeni ittifakı onaylıyor

Sarı, MHP’li seçmeni de değerlendirdiği konuşmasında şunları söylüyor: “MHP seçmeninin laiklik hassasiyeti olan kesimi ittifaka soğuk bakarken, diğer kesim olumlu bir yaklaşım içerisinde. Özellikle İstanbul, İzmir gibi batıdaki büyükşehirlerdeki MHP seçmeni; Ankara, Kayseri gibi İç Anadolu’daki MHP seçmenlerine oranla ‘Cumhur İttifakı’na daha olumsuz yaklaşıyor.”

Cumhur İttifakı’nı en fazla AK Parti seçmeninin desteklediğini de kaydeden Murat Sarı sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu ittifakı en çok AK Parti seçmeni destekliyor. AK Parti seçmeni, liderleri Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019’da Cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Fakat sadece AK Parti oyları ile Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması biraz riskli bir hal alıyor. Öte yandan MHP seçmeninin önemli bir kısmı ise artık iktidar ortağı bir partiye oy vermek istiyor. Sonuçta ittifak, AK Parti seçmeninin neredeyse tamamı tarafından onaylanırken, MHP seçmeninin önemli bir kısmı da ittifakı onaylıyor.”

İttifak yeni bir kapı aralıyor

Erdinç Yazıcı da “Siyasi ittifakların başarılı olabilmesi için birçok faktörün bir araya gelmesi beklenir” diyerek başladığı konuşmasında, “İttifak süreci zor bir süreçtir. Çeşitli zorluklarına rağmen Cumhur İttifakı bugün itibarıyla tutmuş görünmektir. Özellikle Afrin Operasyonu’nun oluşturduğu pozitif konjonktür ve liderlerin süreçle ilgili yaptıkları pozitif katkı çok olumlu bir sonuç üretmiş görünüyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarının ortaya koyduğu sonuçlar ve sokaktaki havadan, ittifakın tuttuğu anlaşılıyor. Ayrıca muhalefetteki gergin havanın da bu bağlamda bir karine oluşturduğu söylenebilir” diyor.

Seçmenin partisinden beklentisini de anlatan Yazıcı, “Seçmenler daima oy verdikleri partilerinden öncelikle güçlü bir siyasi temsil beklerler. İster iktidarda ister muhalefette olsun, söz konusu siyasi temsil, oy verilen programın hayata geçirilmesinde ve savunulmasında layıkıyla temsil beklentisi olduğu kadar, bazı sorunların çözümünde işbirliği ve diyalog bakımından bir beklentiyi de içerir. İçinden geçilen siyasi konjonktür bakımından zorunlu olan ittifak arayışlarına dayalı seçmen siyasi beklentisi, Cumhur İttifakı bağlamında karşılanmış durumdadır. Bakalım muhalefet de bunu becerebilecek mi?” ifadelerini kullanıyor.

Bahçeli beka sorununu anlatabildi

Yazıcı, MHP seçmeninin ittifaka nasıl baktığını da şu sözlerle anlatıyor: “MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli, 15 Temmuz sonrası Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı beka sorununu seçmenine layığı ile anlatabilmiş ve kitlesini ikna edebilmiş görünmektedir. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı siyasi dilin ve sorunlara yaklaşım tarzının da Bahçeli’nin işini kolaylaştırdığı söylenebilir. Bugün için ittifak, MHP seçmeni açısından çok büyük ölçüde içselleştirilmiş görünmektedir.”

Yazıcı, “Seçim ittifakları toplumda kutuplaşmaya mı, ılımlaşmaya mı neden olur” sorusuna ise şu cevabı veriyor: “Hiç kuşku yok ki her ittifak arayışı aslında bir işbirliği ve bütünleşme talebidir. Ayrıca kimi çevrelerin iddia ettikleri gibi, demokratik temsile aykırı olmadığı gibi tam tersi demokrasi kültürünü besleyen bir olgudur. Kutuplaşma siyasi bir sorun olarak görülüyorsa ittifaklar kutuplaşmayı minimize etmeye dönük bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. İşbirliği arayışı ortak alan yaratma çabası olması bağlamında kutuplaşmanın panzehiri olarak değerlendirilebilir. Ayrıca bugün Cumhur İttifakı, Türkiye’nin geleceği için yeni bir kapıyı aralamaktadır.”

İBRAHİM USLU                                  ANAR Başkanı                                      İttifak dediğiniz olgu, temelinde belli konular üzerinde uzlaşmayı gerektiriyor. Bundan sonra ben uzlaşı kültürünün hâkim olacağını düşünüyorum.

İki parti, tek taban

ANAR Araştırma Genel Müdürü İbrahim Uslu, AK Parti ve MHP tabanlarının Cumhur İttifakı’na olumlu baktıklarını belirterek, “İttifak resmen kurulduktan sonra yapılan araştırmalar elimize tam olarak ulaşmadı ama ittifak öncesinde yaptığımız bazı datalar elimizde mevcut. 7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon olasılıkları ortaya çıktığında, biz parti tabanlarının hangi partiyle koalisyon istediğine dair ölçümler yapmıştık. Orada en yüksek destek gören koalisyon senaryosu AK Parti ile MHP arasındaydı. Hem AK Parti tabanının hem MHP tabanının yüzde 75’ten fazlası AK Parti ile MHP ortaklığına sıcak bakıyordu. Geçen süreci değerlendirdiğimizde özellikle 15 Temmuz’dan sonra yürütülen başarılı işbirliği nedeniyle de parti tabanlarının çeşitli olaylar karşısındaki tutumları, kanaatleri ve reaksiyonlarını da gözlemlediğimizde olumlu bir hava seziyoruz” diyor.

Uslu kendi gözlemlerine dayanarak yaptığı yorumda, AK Parti ve MHP tabanlarının birbirine çok yakınlaştığının altını çizerek şu ifadeleri kullanıyor: “Son dönemdeki söylemler ve hem AK Parti hem MHP’nin başarılı işbirlikleri parti tabanlarını ideolojik olarak da mantalite olarak da birbirlerine çok yakınlaştırdı. Şu an herhangi bir konu üzerinde ne düşünüyorsunuz diye sorduğunuzda, AK Parti ve MHP tabanı birbirlerine çok yakın düşünüyor. Oranlar neredeyse birbirinin kopyası gibi. Ama HDP seçmeni, CHP seçmeni ve İYİ Parti seçmenleri birbirinden ayrışıyor. O yüzden ben daha önce, ‘iki parti, tek taban’ kavramını kullanmıştım. Ben AK Parti ve MHP’nin tabanlarından geniş bir destek gördüğünü düşünüyorum.”

İttifak uzlaşma kültürü getirecek

İttifakın uzlaşma kültürünü de beraberinde getireceğine inandığını belirten Uslu şöyle devam ediyor: “İttifak dediğiniz olgu, temelinde belli konular üzerinde uzlaşmayı gerektiriyor. Bundan sonra ben uzlaşı kültürünün hâkim olacağını, mesela farklı seçimlerde farklı uzlaşıların ortaya çıkacağını düşünüyorum. Yerel seçimde A partisi ile B partisi falanca ilçede uzlaşmışken, işte A partisi ile C partisi belki başka bir ilçede uzlaşacak. Yani bu tür çoklu seviyelerde biz uzlaşılara siyasetimizde şahit olacağız. Bundan önce her parti tek başına bütün seçimlerde hareket ettiği için, kişiler arasında böyle karşılıklı hoşgörü ya da işbirliği ihtiyacı arzusu veya kültürü oluşmuyordu. Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminde farklı ittifaklar oluşacak. Parlamento seçimlerinde farklı ittifaklar oluşacak, yerel seçimde farklı ittifaklar oluşacak. Bu, bir parti seçmeniyle diğer parti seçmenleri arasında iletişim, karşılıklı anlayış ve karşılıklı taviz kültürünün gelişmesine vesile olacak. Bunun kutuplaşmayı artıracağını değil, tam tersi karşılıklı iletişimi, taviz verme ve uzlaşma kültürünü getireceğini düşünüyorum.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)