İŞ DÜNYASI ERKEN SEÇİMİ OLUMLU KARŞILADI

Cumhur İttifakı, Türkiye’yi erken seçime götürme konusunda uzlaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim çıkışı ilk başta piyasalara olumsuz yansısa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la varılan mutabakat sonucu açıklanan 24 Haziran tarihiyle iş dünyası rahat bir nefes aldı. TİM, MÜSİAD, İTO, ASKON ve İSO iş dünyasının belirsizliği sevmediği ve erken seçimle birlikte Türkiye’nin önünü görebileceği görüşünde.
Posted on Haziran 20, 2018, 11:13 am
FavoriteLoadingBeğen 17 mins

MEHMET BÜYÜKEKŞİ      TİM Başkanı        Seçimleri tamamladıktan sonra daha net bir gelecek vizyonu ile Türkiye olarak çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den gelen erken seçim talebini değerlendirerek 24 Haziran’da seçim kararı aldı. Açıklama öncesi 108.000 seviyelerinde seyreden Borsa, erken seçim tarihine ilişkin belirsizliğin ortadan kalkması ile hızlı bir şekilde yükselişe geçti. Erken seçimin olup olmayacağı ve de hangi tarihte yapılacağına ilişkin belirsizliğin kalkmasıyla piyasalar rahat bir nefes aldı. İş dünyasından gelen açıklamalar da alınan erken seçim kararına olumlu baktıkları yönünde. İş dünyası, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçerek belirsizliğin sona ermesi ve piyasaların önünü görmesi açısından erken seçimi yerinde bir karar olarak yorumluyor.

MÜSİAD: Erken seçimi olumlu karşıladık

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, “İş dünyasının ihtiyacı olan istikrar ortamını sürdürülebilmek ve yakın coğrafyamızda cereyan eden siyasi ve fiziki hareketlilik karşısında doğru pozisyon alabilmek adına, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne bir an önce geçmemiz gerekiyor. Erken seçim kararını iş dünyası ve ülkemizin geleceği adına son derece olumlu karşılıyoruz. İnanıyoruz ki bu seçim sonuçları, 2023 hedeflerimizin gerçekleştirilmesi ve güçlü Türkiye’ye giden yolda bütün engellerin bertaraf edilebilmesi adına büyük bir dönüm noktası olacaktır” diyor.

Kaan sözlerine şöyle devam ediyor: “İş dünyası olarak, üretim ve istihdamın artırılması ve ülke ekonomisinin ileri taşınması adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun da en büyük itici gücünü, iç ve dış siyasette istikrar ortamı oluşturuyor. İstikrar ise halkın desteğiyle göreve gelmiş güçlü iktidarlarla mümkündür. Türkiye, istikrarı ortadan kaldırmaya ve ülkemizi kaosa sürüklemeye yönelik, içeriden ve dışarıdan çalışan tüm şer odaklarına en güzel cevabı, aziz milletimizin desteği ile 15 Temmuz 2016’da vermiştir. 15 Temmuz hain darbe girişiminin önlenmesinin ardından, 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen referandum sonucunda, milletimizin kararıyla Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçiş onaylanmış ve istikrar ortamı sürdürülmüştür. İş dünyasının ihtiyacı olan istikrar ortamını sürdürülebilmek ve yakın coğrafyamızda cereyan eden siyasi ve fiziki hareketlilik karşısında doğru pozisyon alabilmek adına, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne bir an önce geçmemiz gerekmektedir.”

ABDURRAHMAN KAAN MÜSİAD Başkanı                 İş dünyasının ihtiyacı olan istikrar ortamını sürdürülebilmek adına, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne bir an önce geçmemiz gerekmektedir.

TİM: Belirsizlik sona ermiş oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, bir süreden beri seçimlerin erkene alınacağına dair piyasada söylentiler olduğunu ve bu durumun bir belirsizlik oluşturduğunu belirtiyor.

Büyükekşi, “Uzlaşılan erken seçim tarihi ile belirsizlik sona erdirilmiş oldu. Seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olmasını ekonomimiz ve ihracat camiası açısından olumlu buluyoruz. Seçimleri tamamladıktan sonra daha net bir gelecek vizyonu ile Türkiye olarak çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz” diyor.

İTO: İhtiyacımız olan tek şey istikrar

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) da erken seçimin ekonomi açısından olumlu olacağı görüşünde. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçiş ile birlikte perçinlenecek siyasi istikrarın, ekonomideki uyum ve büyümeye destek olacağını vurgulayarak “Hep söylüyoruz, Türkiye’nin bekleyecek bir saati bile yok. Dünyanın bu konjonktüründe iş dünyası olarak ihtiyacımız olan tek şey siyasi istikrarın sürmesidir. Hele ki Suriye ve Irak ile ilgili gelişmeler sürerken, dünyanın iki dev kutbu arasında gerginlik tırmanırken kararları hızlı almalıyız. Ekonomide kur üzerinden yapılan atak ve reel sektörün taşıdığı riskler açısından Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne beklemeden, bir an önce geçmesi zorunluluktur. Önümüzü daha net görebilmek için de uluslararası çevrelerin kur manipülasyonlarına hak ettikleri cevabı daha güçlü verebilmek için de buna ihtiyaç vardır” diyor.

ASKON: İş dünyası belirsizliği sevmez

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur, erken seçim kararının alınmasına ilişkin “İş dünyası belirsizleri asla sevmez” diyor. Cesur, “İş dünyası önünü görmek ve buna göre planlamalarını yapmak ister. Sayın MHP lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçimle ilgili görüşünü açıklamasının hemen ardından ilk tepki veren STK biz olduk ve seçimin bir an önce yapılmasının ülkeye fayda getireceğini söyledik. Türkiye’nin öncelikleri çok farklı, içte ve dışta olağanüstü bir süreç yaşanırken, ülke gündemi seçimle kitlenmemeli.

İSTANBUL YENİ HAVALİMANI

ŞEKİB AVDAGİÇ                                     İTO Başkanı                               Önümüzü daha net görebilmek için ve uluslararası çevrelerin kur manipülasyonlarına hak ettikleri cevabı daha güçlü verebilmek için seçime ihtiyaç vardı.

Bir an önce seçimleri gerçekleş tirip, ülke gündeminden çıkararak önümüze bakmalıyız” ifadelerini kullanıyor. Sürekli dolar üzerine bir oynama yapıldığını belirten Cesur, “Yoğun bir ‘faiz arttırın’ baskısı, S&P gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının alelacele açıklamaları, bu açıklamayla birlikte borsada yaşanan alımlar… Seçim süreci uzasaydı bu baskılar daha çok olurdu. Bu nedenle erken seçim kararı yerinde olmuştur” diyor. Cesur, Türkiye’nin hangi şartlarda seçime gittiğini de şu ifadelerle anlatıyor: “Türkiye istikrarlı ve büyüyen bir ekonomiye sahip. Seçim sürecinde bazı esneklikler olacaktır. Bunu ilerleyen dönemlerde telafi ederek, ülke ola rak büyümeye devam edeceğimize olan inancımız tam. Tabii işin siyasi tarafında belirli hesaplar, kitaplar var. 15 Temmuz’da Cumhuriyet’e ve demokrasiye sahip çıkan milletimizin sandıklara da sahip çıkacağından şüphemiz yok.

Bir yandan da içeride farklı emelleri olanların yurtdışı bağlantılarını da devreye koyduklarını gözlemliyoruz. Hem siyasi hem de ekonomik açıdan ülkemizi zora sokmak adına hamlelerini kendilerince yapıyorlar. Lakin şu iyi bilinmeli: Ülkemiz dünün Türkiye’si değil. Türkiye bu tip basit hamlelere çok rahat cevap verebilecek reflekslere sahip. Milletimiz her şeyin farkında ve her şeyi de görüyor. Biz bunca zaman milletimizin sağduyusuna güvendik, bundan sonra da güvenmeye devam edeceğiz. Söz ve karar milletin. Bunun haricinde kim ne derse desin, Türkiye’yi yıkamazlar, Türkiye’yi bölemezler.” İş dünyasının erken seçim kararıyla rahatladığına değinen Cesur, “Seçim süreçleri aynı zamanda belirsizlik ortamlarıdır da. İş dünyası bu ortamlarda genelde ihtiyatlı davranmayı tercih eder.

KANAL İSTANBUL

Fakat erken seçim kararı iş dünyası olarak bizleri rahatlattı. Kısa bir süre olacak bu belirsizlik ortamının seçimlerin hemen ardından dağılacağını biliyoruz. Ve tekrardan piyasaların da canlanacağını görebiliyoruz. Bu nedenle ufak bir durgunluk bu süreçte görülebilir ama 24 Haziran’ın hemen akabinde kaldığımız yerden işlerimizi büyütmeye devam ederiz” diye konuşuyor. Bahsedildiği gibi ülkede bir ekonomik krizden bahsetmenin yanlış olacağını belirten Cesur, “Ülkede bir ekonomik kriz var diyebilmek için piyasayı belirli bir süre gözlemlemek gerekir. Orta sınıf esnafın ne kadar etkilendiğini, vatandaşın alım gücünün ne kadar düştüğünü görmek gerek.

Şu an seçim atmosferinde olduğumuz için veriler bizi yanıltabilir. Geçici bir durum ile karşı karşıyayız. Bunun da nedeni belirsizlik ortamı ve yatırımcıların ihtiyatlı davranması. 24 Haziran sonrası piyasalara doping gelecek ve canlanma kaldığı yerden devam edecek. Bu nedenle krizden bahsetmek son derece yanlış olur” ifadelerini kullanıyor.

HASAN ALİ CESUR               ASKON Genel Başkanı                       İçte ve dışta olağanüstü bir süreç yaşanırken, ülke gündemi seçimle kitlenmemeli. Bir an önce seçimleri gerçekleştirip ülke gündeminden çıkararak önümüze bakmalıyız.

Yerli ürünler üretebilmeliyiz

Cumhurbaşkanı’nın erken seçim açıklamasını yaparken makroekonomik dengeler ve büyük yatırımlardan bahsetmesine de değinen Cesur, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bahsettiği makroekonomik dengeler daha büyük bir Türkiye demektir. Malumunuz cari açık sorunu ülkemizin başlıca ekonomik sorunlarından biri. Makroekonomik dengeler sağlanıp, katma değeri yüksek, cari açığı kapatabilecek teknolojik yerli ürünleri üretebilirsek dünyanın sayılı ekonomileri arasına girebiliriz. Bu büyük yatırımlar özellikle teknolojik ürünler üzerinde olmalı. Ayrıca enerji giderlerimizi azaltacak yatırımlar olmalı. Yerli yazılım, yerli otomobil, yerli teknolojik ürünler, yerli savunma, nükleer enerji santralı, elektrik üretimini karşılamak üzere rüzgâr türbinleri YEKA ihalesi gibi büyük yatırımlar” diyor.

Hasan Ali Cesur, Kanal İstanbul, üçüncü havalimanı gibi mega projelerin hayata geçirildiğinde ekonomiye olacak katkısını da şu ifadelerle anlatıyor: “Bu büyük yatırımlar doğuşundan, yapım sürecinden ve faaliyete geçtiği andan itibaren ekonomiye büyük canlanma getirir. Hem stratejik hem de ekonomik önemleri vardır. Yüzü aşkın sektör bu büyük yatırımlar esnasında canlanır. Onların canlanması ile birlikte yan sektörler de canlanır. Bu, birbirini tetikler. Keza Kanal İstanbul’un yapımında inşaat işleri, çevre düzenleme işleri gibi birçok konuda iş sahası var. Yine aynı şekilde buralarda planlı ve çağdaş yerleşim bölgeleri oluşturulacak. Daha şimdiden bu canlanmayı görüyoruz. Proje bittiğinde İstanbul Boğazı rahatlayacak, kanal geçiş ücreti de ekonomimize ayrıca ciddi bir katkıda bulunacak. Dünyanın sıfırdan yapılan en büyük ilk havalimanı olma özelliğini taşıyan üçüncü havalimanının Türkiye ekonomisine yıllık 73 milyar lira katkı getirmesi bekleniyor. Bu büyük bir rakam. Ayrıca üçüncü havalimanı ile Türkiye’nin lojistik üssü olacağını öngörmekteyiz. Nereden bakarsanız bakın bu projelerin ülke ekonomisine katkısı çok büyük.”

ERDAL BAHÇIVAN                İSO Yönetim Kurulu Başkanı  2019 sonbaharında olabileceği tahmin edilen seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olması ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar.

İSO: Üretim hayatımız için önemli bir karar

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da şu açıklamada bulunuyor: “Erken seçim tartışmaları, son zamanlarda Türkiye’nin gündeminde yerini alıyordu. Biz İstanbul Sanayi Odası olarak Türkiye’nin istikrarı sağlayacak, belirsizliğin ortadan kalktığı, öngörülebilirliğin olduğu bir dönemi 2019 yılına kalmadan bir an önce yakalaması gerektiğini çeşitli platformlarda dile getirdik. Bu bağlamda 2019 sonbaharında olabileceği tahmin edilen seçimin, bu yılın ilk yarısında yani 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olmasını ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar olarak değerlendiriyoruz. 2018 yılının ikinci yarısını şimdiden belirsizliğin ortadan kalkacağı, öncelikli olarak ekonomiye odaklanacağımız bir dönem olarak görüyorum. Seçimin erkene alınması ayrıca 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum sonucu oluşturulması kararlaştırılan Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ni de daha erken bir tarihte hayata geçirerek, yönetim sisteminde süregelen ikili yapıyı da ortadan kaldıracaktır. Birçok açıdan olumlu bulduğum erken seçim kararı ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)