15 Temmuz darbe girişiminin ardından başta Ankara ve İstanbul olmak üzere asker ve sivil sanıkların yargılandığı davalar sürüyor.
23 ilde 100’ün üzerinde görülen davalarda sanıklar gözaltında verdikleri ilk ifadeleri reddetti ve darbe girişimine katıldıklarını inkâr ettiler. Davalarda sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilirken ilk kararlar çıkmaya başladı.
FETÖ’nün darbe girişimine ilişkin görülen en önemli dava Ankara’da Genelkurmay Karargahı’nda yaşananları kapsayan “çatı” davası. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen ve 221 kişinin yargılandığı dava 22 Mayıs’ta başladı. İddianamede, Fetullah Gülen bir numaralı sanık. Sözde Yurtta Sulh Konseyi üyeleri olduğu belirtilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, eski Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç, eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli davanın önemli sanıkları arasında yer alıyor. Dava kapsamında dört haftada 56 kişinin savunması alındı.
Akın Öztürk’ten ilk savunma
 
Davada savunması en çok merak edilen sanık darbe girişimin kilit isimlerinden Akın Öztürk’tü. Öztürk, ilk savunmasında “Silah arkadaşlarım ve milletim iyi bilsin ki bu hain darbe girişimi ile ilgili herhangi bir katkım ve haberim yoktur. Keşke şehit olsaydım da bu suçlamalara maruz kalmasaydım” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz günü Akıncı üssü lojmanında bulunduğunu söyleyen Öztürk, İstanbul’da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın kendisini aradığını ve neler olduğunu öğrenmesini istediği için Akıncı Üssü 143. Filo’ya gittiğini iddia etti. Öztürk, “Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da tutulduğu odaya girdim. Burada Akar dışında yanılmıyorsam Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancı, Hakan Evrim ve Mehmet Dişli vardı. Genelkurmay başkanı bana, ‘Bunlar darbe yapmak istiyor, bunlarla konuş ikna et, vazgeçsinler’ dedi. Ben de Genelkurmay başkanımızın ifadelerini kullanarak yanlış yaptıklarını, vazgeçmelerini söyledim” ifadelerini kullandı. Adil Öksüz, Genelkurmay başkanını darbenin başına geçirilmesi için oluşturulan ekipte olmadığım gibi bu konuda kendisini ikna çabamda olmadı. Bu husus Genelkurmaybaşkanına sorulabilir” iddiasında da bulundu.
Aynı dava kapsamında yargılanan ve Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler’i kaçırmaya çalışan emir subayı Mehmet Akkurt’a yardım etmekle suçlanan Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Daire Başkanlığında görevli eski Kurmay Binbaşı Ahmet Durmaz da hakkındaki iddiaları reddetti.
Eski Genelkurmay Harekât Plan Daire Başkanı Tümgeneral Baki Kavun da, Özel Kuvvetler Komutanlığı personelini ilk gördüğünde, Karargâh’ı ele geçirmeye çalıştıklarını aklına getirmediğini, güvenliği sağlamak için geldiklerini düşündüğünü öne sürdü. Davanın ilk itirafçısı eski Yüzbaşı Bu arada çatı davasında sanıklar arasında ilk itirafçı da çıktı. Eski Deniz Yüzbaşı Ali Emre Eral, 14 Temmuz’da kendisini çağıran “örgüt abi”sinin “Yarın, amirlerin ne derse onu yapacaksın” diyerek kendisini uyardığını söyledi. Eral, neden böyle söylediğini sorunca “kapalı emir” yanıtını aldığını belirtti. 56 kişinin savunmasının alındığı davaya 30 Ekim’de devam edilecek.
Akıncı Üssü davası başladı
 
Darbenin merkez üssü haline getirilen Akıncı Üssü’ndeki olayları ele alan davanın duruşmaları ise 1 Ağustos tarihinde görülmeye başlandı. Başta Meclis ve MİT olmak üzere kamu kurumlarını bombalayan uçaklar Akıncı Üssü’nden kalkmıştı. Firari sanık olan ve darbe girişimini yönettiği öne sürülen FETÖ’nün “sivil imamı” Adil Öksüz de o gece bu Akıncı Üssü’ndeydi. Dava kapsamında 10’u sivil 481 sanık yargılanıyor. FETÖ’nün TSK’daki imamı olduğu belirtilen Kemal Batmaz da bu dosyada üç numaralı sanık. Bu dava kapsamında da savunma yapan Adil Öztürk, 15 Temmuz’da çekilen fotoğraflar gösterildiğinde, fotoğraflardaki kişinin kendisi olduğunu söyledi. Darbe girişimi ile ilgili olarak ilk kez FETÖ ifadesini kullanan Öztürk, “Darbe girişimi TSK içine sızmış FETÖ’cüler tarafından gerçekleştirildi” diye konuştu. Darbe girişimi için “Üst akıl” ifadesini kullanan Akın Öztürk “Üst akıl kim?” sorusunu ise “Birileri birilerini kullandı” diye yanıtladı. Öztürk, FETÖ üyesi olmadığı iddiasında da bulundu. Öztürk, darbe girişimini ilk ne zaman duyduğu sorusunu ise “Darbe kelimesini ilk defa Genelkurmay Başkanımızın yanına gittiğimde onun ağzından duydum. Ama eylemleri saat 21.30 sıralarında emir astsubayımın verdiği bilgiyle öğrendim” şeklinde yanıtladı
FETÖ’nün TSK’daki imamı Batmaz: O ismi asla vermem
 
Sanık Kemal Batmaz ise FETÖ’nün firari imamı Adil Öksüz ile birlikte darbe toplantıları yaptığı, toplantıların ardından ABD’ye gittiği iddialarını kabul etmedi. Batmaz, “Bazı seyahatlerde iddianamede belirtilen kişilerle aynı dönemde yurt dışında bulunmam aynı yerde buluştuğumuz anlamını taşımaz. Yüzölçümü Türkiye gibi olan bir yeri hesap etmemek lazım. ABD yüzölçümü bakımından Türkiye’nin 20 katı büyüklükte” dedi. Darbe planlarını Gülen’e onaylatmak için seyahatler yaptığı iddiasına karşın Batmaz, Pensilvanya’ya gitmediğini ve görüşmediğini savundu. Batmaz “Bu kesimle bağlantım yalnızca mazide şirketlerinde çalışmamdan ibarettir” dedi.
Savunmasında 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü’ne gitmediğini ve bir arkadaşının evinde kaldığını söyleyen Batmaz, söz konusu arkadaşının ismini asla vermeyeceğini söyledi.
Davanın bir diğer sanığı eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, Akıncı Üssü’ne, üs komutanına haber vermeden İstanbul’a gitmek için geldiği yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine, “Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim. Bunu beni utandırmak için tekrar tekrar söylemenize gerek yok” dedi.
Harmancık’ın HTS kayıtlarına göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminde bulunulmasına ilişkin görülen davanın sağı olan eski SAT Yüzbaşı Özay Cödel ile yedi kez görüşme yaptığı belirlenmişti. Harmancık, bununla ilgili “Bildiğim biri değil. Beni arayanlarla ben konuştum. Beni Özay diye birisi aramadı. Telefonum ortadaydı. Kalabalıktakilerden bir başkası da konuşmuş olabilir” iddiasında bulundu. Kendi telefonundan Cödel ile başkasının görüşmesinin normal olup olmadığının sorulması üzerine Harmancık, “O gün hiçbir şey normal değildi” yanıtını verdi. Aynı davada savunma yapan eski Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Kubilay Selçuk, FETÖ’nün, Çiğli’deki “üs imamı” olarak anılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast teşebbüsüne katılan eski başçavuş Zekeriya Kuzu’ya “Paşa” diye hitap ettiğini söyledi. Dava sanıkların savunma yapmalarıyla devam ediyor.
İstanbul ana davası
 
15 Temmuz darbe girişiminin İstanbul ayağında yaşananlar ise İstanbul ana davası adı altında görülüyor. Sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de bulunduğu 24 sanıklı dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29 Mayıs’ta görülmeye başlandı. Ard arda dört gün süren dava, verilen aranın ardından tekrar 21 Ağustos’ta başladı. Duruşmalarda eski 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk, darbe gecesi yayımlanan atama listesinde İstanbul Valisi olarak görevlendirilen eski Hava Harp Okulu Komutanı Tuğgeneral Fethi Alpay, eski 1. Ordu Harekat Yarbaşkanı Tuğgeneral Eyyüp Gürler, eski 1. Ordu İdari Kurmay Yarbaşkanı Tuğgeneral Yüksel Durak, eski 23. Alay Komutanı kurmay albay Ömer Faruk Özköse, eski 47. Motorize Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay Sadık Cebeci savunmalarını tamamladı. Eski Korgeneral Erdal Öztürk savunmasında isminin sıkıyönetim listesine haberi olmadan eklenerek kendisine kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Öztürk, darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü Özdemir Bayraktar’ın kendisini araması sonrasında ulusal kanallara çıkıp askerin kışlasına dönmesini söyleyen ilk general olduğunu savundu. Öztürk, firari sanık Uzay Şahin’i suçlayarak “Uzay Şahin benim ismimi ve makamımı kullanarak darbe girişimi sırasında bazı emniyet müdürlerini arayıp beni sıkıyönetim komutanı olarak tanıtmıştır” iddiasında bulundu. İstanbul’daki ana dava sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.
Cumhurbaşkanına suikast davası
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi artık sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimi davasına bakacak. Erdoğan’a suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin üçü firari 44’ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davada, mahkeme tüm dosyalarını yedek heyete bıraktı.
Şehit Ömer Halisdemir davası
 
Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı (ÖKK) ele geçirmek isteyen cuntacı General Semih Terzi’yi vurarak darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesine ilişkin 18 sanığın yargılandığı davada ilk karar açıklandı. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dokuz sanığın yargılandığı davada sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Duruşma 12 Eylül’e ertelendi. İstanbul’da ise 15 Temmuz darbe girişimi davalarında ilk karar çıktı. Darbe girişimi sırasında İstanbul Valiliği’ni işgal eden askerlere yardıma gitmeye çalışan biri tutuklu 24 sanığın yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanık Astsubay Yusuf Yıldız’ın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, olay tarihinde er olarak görev yapan diğer 23 sanığın ise suç işleme kasıtlarının olmaması nedeniyle beraatine karar verdi. Söz konusu karar, FETÖ’nün İstanbul’daki darbe girişimine ilişkin açılan davalarda verilen ilk karar oldu.
Ankara’daki ilk karar
 
Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın alıkonulmasına ilişkin davada ise 18 sanık ağırlaştırılmış müebbet ve 12’şer yıl, beş sanık ise müebbet ve 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Kurmay Albay Muhsin Kutsi Barış’a da “Kişiyi hürriyetinden alıkoyma” suçundan 12 yıl hapis cezası verdi. Sanık Muhsin Kutsi Barış, Kasırga’nın kaçırılmasına ilişkin “En ufak bir haberim olsa buna izin vermezdim” savunmasında bulunmuştu.
İlk kez yüksek bir rütbeliye tahliye
 
Ankara’da görülen yedi sanıklı eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) davasında ilk tahliye kararı çıktı. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık eski Korgeneral Abdullah Barutcu’nun, “suçun vasfı ve mahiyeti”, “delillerin sanık lehine değişme ihtimalinin bulunması” ve “tutuklu kaldığı süre” göz önüne alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. Barutcu şimdiye kadar görülen darbe girişimi davalarından tahliye edilen en üst rütbeli isim oldu.
“Adil bir yargılama yapılıyor”
 

NEDİM ŞENER. GAZETECİ-YAZAR

FETÖ davalarını yakından takip eden Gazeteci-Yazar Nedim Şener, iddianamelerin mevcut delillerle, tanık ve sanık ifadeleri ile fotoğraflar ve telsiz konuşmalarıyla son derece nitelikli olduğunu belirtti. Davaların gidişatına ilişkin gözlemlerini anlatan Şener, şunları söyledi: “Davalar başladığı ilk gün, ‘yalan söyleyecekler itiraflarını inkâr edecekler’ demiştim. O yüzden yaşanan gelişmeler beni şaşırtmıyor. Çünkü 15 Temmuz’un o ilk şokunu atlattıktan sonra avukatlarının yanında, mahkeme huzurunda pişmanlık duyarak verdikleri ifadeleri inkâr ettiler. Darbenin sivil imamları ilk ifadelerinde de Akıncı Üssü’ndeki görüntülerini kabul etmemişti. Mahkemede de ‘Benziyor ama ben değilim’ diyorlar. Hatta bir tanesi ‘görüntü benim ama ürün yerleştirme gibi adam yerleştirme yapılmış’ diye gülünç bile olmayan savunmalara sığınıyor. Darbe sabahı arsa bakmaya gideni mi ararsın, darbe gecesi okul sunumu yapmaya gideni mi. Hele bir tanesi FETÖ lideri Altunizade’de dershanenin üzerinde yaşarken orada kantini işletmiş, Bank Asya da parası var. Karası FETö okulunda öğretmen. FETÖ yöneticileri ile telefon konuşmaları var. Ama FETÖ’cü değilim diyor.”

Nedim Şener, önemli olanın maddi gerçekler olduğunu belirterek, “Maddi gerçekler mahkeme dosyasında fazlasıyla var. Mahkeme başkanları dosya hakkında çok donanımlı sanıkları bile şaşırtacak derecede iyi sorular sorup, gerçeğin anlaşılmasını sağlıyorlar. Adalet er ya da geç tecelli edecek. Mahkemeler böyle devam ederse adil bir yargılama yapıldığından herkes emin olacak. Tam bu aşamada tek tip kıyafet ya da idam cezası tartışmaları adil yargılama konusunda gereksiz bir tartışmaya sebep olmamalı” dedi.
FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)