ABD İLE İLK KRİZ 1 MART TEZKERESİYDİ

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Dr. Murat Yeşiltaş, ABD ile ilişkilerin türbülansa girmesinin arkasında, 1 Mart Tezkeresi’nin bıraktığı tortular olduğuna dikkat çekiyor. Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanvekili Bülent Orakoğlu ise sorunu tamamen Türkiye’nin her meselede sergilediği yerli ve milli duruşun, ABD tarafından hazmedilememesine bağlıyor.
Posted on Mayıs 18, 2018, 1:06 pm
FavoriteLoadingBeğen 7 mins

DR. MURAT YEŞİLTAŞ
SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü
1 Mart Tezkeresi’nin TBMM’den geçmemesi Türkiye-ABD ilişkilerinde bit tortu olarak kaldı.

ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerilimli seyri hakkında konuşan Uluslararası Güvenlik Araştırmaları Direktörü Dr. Murat Yeşiltaş son yaşanan krizlerin 1 Mart Tezkeresi’nin oluşturduğu fay hattının geçmişten bugüne etkileri olarak değerlendiriyor.

Türk-Amerikan ilişkilerinin doğasını etkilemesi bakımından ilk kırılmayı 2003 Mart Tezkeresi’nin yarattığı tespitini yapan Yeşiltaş, “ABD o dönemde Türkiye’nin Irak’a müdahale konusunda tezkereyi Meclis’ten geçireceğini hem yabancı askerlerin Türkiye’de bulundurulması hem Türk askerinin yurtdışına gönderilmesi şeklindeki tezkereyi geçireceğini düşünüyordu. Fakat bu gerçekleşmedi. Bunun üzerine Amerika, planlarını değiştirip Irak’ın kuzeyinden müdahale etme planını askıya almak zorunda kaldı. Bu bir tortu olarak kaldı ve bunun ilk yansımasını biz, Irak’taki Süleymaniye’de yaşanan çuval hadisesinde gördük. Bu, tabii bundan sonra ikili ilişkilerin ne tür bir seyir izleyeceğine dair ciddi bir ipucu da veriyordu” diyor.

Bugüne geldiğimizde ise 15 Temmuz’un ilişkilerde en büyük kırılmayı oluşturduğuna dikkati çeken Yeşiltaş, “FETÖ lobisinin, Türk-Amerikan ilişkileri süreçlerinde etkinliğini iyi okumak lazım. Bunun ikili ilişkilerde bir soruna dönüşme ihtimali var. Yakın bir vadede ABD’nin bu konuda somut bir adım atacağını öngörmüyorum. Konjonktürel bir mevzu. Çözülebilir, aşılabilir. Önemli olan diğer konularda sağlam ilişkiler kurabilmek. Bu sağlanırsa FETÖ etkisini kaybedecektir” değerlendirmesini yapıyor.

ABD bir yönetim zafiyeti içinde

Dahası, “ABD’de Türkiye dosyasını kimin elinde tuttuğuna yönelik büyük bir karmaşa söz konusu” sözleriyle ABD’nin tarihinde görülmemiş seviyede bir yönetim krizi yaşadığına vurgu yapan Yeşiltaş, Trump’ın ilişkileri yönetme kapasitesinin son derece kısıtlı olduğunu söylüyor. Yeşiltaş, ilişkileri zora sokan durumu “Amerika’nın kurumsal dağınıklığı var ve stratejiyi kim belirliyor belli değil. Böylesine dağınık ve muğlaklıkta aslında taktiksel ve operatif olan süreçler stratejiyi belirlemeye başlıyor. Yani stratejinin kendisi haline gelmeye başlıyor. Orada özellikle CENTCOM’un ve Pentagon’un etkili olduğunu söylemek mümkün. Bunu biraz kazıdığınızda, altındaki tortunun 2003 Mart krizine gittiğini hemen görürsünüz” sözleriyle özetliyor.

Yeşiltaş, izlenmesi gereken yolu ise “Türkiye hiçbir şekilde, hiçbir denklemde yalnız başına kalmamalı. Amerika ile müzakere ederken Rusya denklemini, Rusya ile müzakere ederken Amerika denklemini, hatta bazen İran denklemini de işin içinde tutmalı” şeklinde söylüyor.

BÜLENT ORAKOĞLU
Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanvekili
Krizlerin temelinde, Türkiye’nin yerli ve milli adımlarla daha bağımsız hareket ederek küresel bir güç haline gelmeye başlaması var.

Türkiye’yi kaosa sürükleme planları

Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanvekili Bülent Orakoğlu, Türkiye’de yaşanan birtakım terör saldırılarında kullanılan silahların ABD kaynaklı olduğunun kriminal laboratuvar sonuçlarına yansıdığını belirtiyor. Bu durumun müttefiklik hukukuna asla sığmayacağını ifade eden Orakoğlu, “Biz bir NATO üyesi ülkeyiz. Ama NATO, Türkiye’yi hedef alıyor. Bu nasıl bir şey? Bu, NATO’nun Amerika’nın emrinde olduğunu gösteriyor” diyor.

Ayrıca “17/25 Aralık, 7 Şubat MİT krizinde istihbarat birimlerimizin olayların arkasında ABD’nin olduğu şeklinde birtakım çalışmalar yaptığını biliyorum” diyen Orakoğlu, Türkiye ve ABD arası ilişkilerin sadece bugün değil geçmişte de iyi olmadığını söyledi.

Karşılıklı ilişkilerde son dönemde yaşanan krizlerin temelinde, Türkiye’nin yerli ve milli adımlarla daha bağımsız hareket ederek küresel bir güç haline gelmeye başlaması olduğunu vurgulayan Orakoğlu, ABD’nin tek isteğinin kendisine bağımlı bir Türkiye olduğunu ancak bunun kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Son dönemde Türkiye’nin bölgesinde inisiyatif aldığını belirten Orakoğlu, “Bakın Fırat Kalkanı Harekâtı 2016’da yapıldı. Şimdi Afrin’e girdik. Burada Türkiye’nin savunma ve uzay sanayisindeki firmalar eliyle ürettiği yerli ve milli silahlar sayesinde çok büyük başarı kaydettik ülke olarak. Biz ülke olarak ilk defa Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde Amerika’ya kafa tutan bir ülke olabildik. Türkiye bugün bölgesel bir güç ve küresel bir güç olma yolunda da emin adımlarla ilerliyor” diyor.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)