GÖKTE YAPILIP YERE İNDİRİLEN ŞEHİR

Kudüs, İsrail işgalinin ardından Türk edebiyatında daha fazla yer buldu. Edebiyat dünyasına göre de şiirde Filistin teması Sezai Karakoç’la başladı ve gelişti. Kudüs için “Gökte yapılıp yere indirilen şehir” diyen Karakoç’tan Evliya Çelebi’ye, Nuri Pakdil’den Cahit Zarifoğlu’na çok sayıda düşünür ve yazarın Kudüs metinlerini derledik.
Posted on Şubat 14, 2018, 1:23 pm
FavoriteLoadingBeğen 15 mins

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya kucak açması, pek çok peygamberin yaşadığı ya da yolunun düştüğü bir kent olması, İslam’ın üç büyük şehrinden biri olan Kudüs’ü edebiyatımızın merkezine oturtuyor. Sezai Karakoç bu özellikleri nedeniyle “Gökte yapılıp yere indirilen şehir” diyor Kudüs için. Evliya Çelebi’den Sezai Karakoç’a, Nuri Pakdil’den Cahit Zarifoğlu’na Türk düşünür ve yazarları Kudüs’le ilgili muhteşem metinler ortaya çıkardı.

TÜRK ŞİİRİNDE KUDÜS

Türk şiirinin ilgi alanına Kudüs, İsrail işgalinin en acımasız halini almaya başladığı 1960’lı yıllarda girdi. 1967 Arap-İsrail Savaşı, Türkiye’deki ilgisizliğin son bulduğu ve hem Müslüman coğrafyaya hem de Filistin’e dair duyarlılığın geliştiği bir zaman dilimi oldu.

Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Büyük Doğu’su, Sezai Karakoç’un ‘Diriliş’ dergisi ve daha sonra kurulan Nuri Pakdil’in ‘Edebiyat’ dergisi ile Cahit Zarifoğlu’nun ‘Mavera’ dergisi, okurların ilgisini çekti. Edebiyat tarihçilerinin üzerinde birleştiği konu, şiirde Filistin temasının ilk olarak Sezai Karakoç’la başlayıp geliştiği üzerinde birleşir. 1969’da Mescid-i Aksa’nın Yahudilerce yakılması üzerine Karakoç, ‘Diriliş’ dergisinin 1’inci sayısında ‘Ey Yahudi’ isimli bir şiir yayımladı.

“Nihayet Mescid-i Aksa’yı da yaktın ey Yahudi!.. Asırlardır insanlığın ruhunu yaktığın gibi ey Yahudi!.. Ay’a çıkarak göğe çıktığını sandın ey Yahudi!..” mısralarıyla başlayan şiir büyük yankı uyandırdı.

KUDÜS’Ü KOL SAATİ GİBİ KALBİNDE TAŞIDI

Kudüs ve edebiyat deyince aklımıza gelecek ikinci isim Nuri Pakdil olmalı. “Tûr Dağını yaşa/ Ki bilesin nerde Kudüs/ Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum” dizeleri birkaç kuşağın kalbinde yer etti. Pakdil’in “Yüreğimizin yarısı Mekke, geri kalanı da Medine’dir. Üstünde ise bir tül gibi Kudüs vardır. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır” sözleri edebiyattan, siyasi aktivizme uzanan Kudüs motivasyonunu gösteren en önemli örnek.

MEHMET AKİF İNAN’IN KUDÜS’Ü

Çok fazla şiir kaleme almamasına rağmen, Mescid-i Aksa şiiri sebebiyle ‘Kudüs Şairi’ olarak nitelendirilen Mehmet Akif İnan, sadece bu şiiriyle bile Karakoç’un uyandırdığı duyarlılığın ilk takipçileri arasında gösterilir. ‘Mescid-i Aksa’ şiiri ilk olarak 4 Ekim 1979 tarihinde çıkan ve ‘İslamcı’ bir gençlik dergisi olarak kabul edilen ‘Akıncılar’ dergisinin beşinci sayısında yayımlandı.

ZARİFOĞLU’NDA FİLİSTİN DAVASI

Cahit Zarifoğlu da Kudüs ve Filistin davası konusunda söyleyecek sözü olan şairlerdendir. Kudüs’ün yanı başında Beyrut ve Filistin’de yapılan katliama bir tepki olarak yazdığı şiiri, onun bu konudaki içsel tepkilerinin dışavurumu olarak kabul edilir.

ARİF AY UNUTULMAZ

İslam coğrafyasının acılarını şiirlerine taşıyan Arif Ay, Nuri Pakdil’in açtığı yolda ilerledi. İlk şiiri 1975 yılında Nuri Pakdil’in çıkardığı ‘Edebiyat’ dergisinde yayımlandı. İstanbul, Semerkand, Şam, Kudüs, Buhara, Kahire, Mekke, Medine, Bağdat,

Grozni ve Bosna gibi 11 şehir üzerine yazdığı şiirlerinde şair, bu şehirleri konuşturarak duygu ve düşüncelerini etkili bir üslupla yansıttı.

O YOLDAN PEK ÇOK ŞAİR GEÇTİ

Pakdil’i Cahit Zarifoğlu’nun ‘Daralan Vakitler’ şiiri izledi. “El ele tut/ Taş al ve at/ Kâfiri bulur” dizeleri genç kuşakları heyecanlandırdı. Nureddin Durman¸ Mustafa Miyasoğlu¸ Osman Sarı¸ Metin Önal Mengüşoğlu¸ Cahil Yeşilyurt¸ Arif Ay¸ Hasan Ali Kasır¸ İlhami Çiçek¸ Ahmet Mercan¸ Ali Göçer¸ Recep Garip¸ Şeref Akbaba¸ Mustafa Yürekli¸ Ahmet Veske¸ Gökhan Akçiçek¸ Bünyamin Doğruer¸ Hüseyin Atlansoy¸ Süleyman Çelik¸ Cevat Akkanat¸ Mürsel Sönmez¸ Nazir Akalın¸ Seyfettin Ünlü¸ Kemal Sayar¸ Özcan Ünlü¸ Mehmet Aycı… Bu isimlerin tümü Sezai Karakoç’un açtığı yolda ilerledi. İçinde Kudüs özlemini ve acısını taşıyan şiirler yazdılar.

KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA KUDÜS

Ancak klasik Türk edebiyatı için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Kudüs, İslam tarihi ve inancında çok önemli bir konuma sahip olmasına rağmen, klasik Türk edebiyatında Kudüs bağımsız bir tema olarak yer almaz. Bu dönemde Kudüs temasının klasik şiirde yer alması, daha çok Miraç hadisesi ve Mescid-i Aksa üzerinedir.

İşte bazı örnekler; Kıblemüz vechinedür Mescid-i Aksâmuz odur / Müstemi’-i Habeşî sâmi’-i ezânuz biz (Gülnar, 1996: 119) Geh harîm-i Kâ’bede zâ’ir olup geh Taybe’de / Geh varıp Kuds’e tavâf-ı Mescid-i Aksâ idem (Bayram ve Erdemir, 2017) Câmi’ olmışdur nihâyetde latîf ü bî-bedel / Belki kudsîler katında Mescid-i Aksâ ola (Tarlan, 1997: 108) Ey cemâlün sırr-ı subhânellezî esrâ imiş / Mescid-i Aksâ tapundur ‘abdihî leylâ imiş (Ayan, 1990: 202) Sırr-ı sübhâne’l-lezî esrâ şeb-i mi’râcun / Remzidür ser-mest ider bu sır serâser dilleri (Erkul, 2017: 100)

Görüldüğü üzere, klasik Türk şiirinde Kudüs, Hz. Peygamber’in Miracının bu şehirde olmasıyla ilgili. Şehir olarak Kudüs klasik şiirde; Şam, Halep gibi siyasi amaçların motivasyonuna yönelik bir yere sahip değildir.

SEHAYATNAMELERDE KUDÜS

Kudüs, divan şiirinde bir şehir olarak fazla yer almasa da klasik edebiyat geleneği içerisindeki edebî türlerden olan seyahatname, fetihname ve mirâciye gibi türlerde geniş bir yere sahip. Türk edebiyatında seyahatnameler incelendiğinde sadece Kudüs’ü ele alan seyahatnameler bulunduğu gibi, Kudüs’le beraber başka şehirleri ele alanlar da vardır. Kudüs’ü konu alan seyahat eserleri arasında Kitâbü Evsâf-ı Mesâcidi’ş-Şerîfe, Fezâyilü Mekke ve’l-Medîne ve’l-Kuds, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si, Tuhfetü’l-Haremeyn ve Mir’âtü’l-Kuds gibi eserler başta geliyor. Bunlar arasında Evliya Çelebi üzerinde özellikle durmak gerekiyor.

EVLİYA ÇELEBİ VE KUDÜS

Evliya Çelebi, Kudüs’e ilişkin anlatımlarına Kudüs’e verilen isimlerle başlıyor. Kudüs’ün şehir planını ve yerleşimini de Türkçede ilk olarak Evliya Çelebi’de görüyoruz. Evliya Çelebi’nin anlatımlarına göre Kudüs’e bir göz atalım: Kudüs’te 70 tane tekke vardır. Şehirdeki ilk kaleyi yapan kişinin Hz. Davut olduğuna dair Kur’an’dan delil getirdikten sonra, Kıyamet Kilisesi hakkındaki açıklamalarını sıralar.

Ona göre, Kıyamet Kilisesi’nin yanına Hz. Ömer Camii’nin yapılmış olması, Ayasofya’nın karşısına Sultanahmet Camii’nin yapılmasına eştir ve ikisi de birer hâkimiyet göstergesidir. Evliya, Sultan Selim’in 1517 yılında Kudüs’e girişini ise oldukça duygusal bir dille tasvir eder. Şehrin duvarlarından pek çok yerde bahseder ve duvarları İran’ın Kahkaha Kalesi’ne benzetir. Kudüs’teki mimari Evliya’yı o kadar etkiler ki, Hz. Süleyman’ın Mescid-i Aksa’yı emrindeki devlere ve diğer insanüstü varlıklara yaptırdığını anlatır. Mustafa Öztürk, ‘Türk Edebiyatında Kudüs Teması’ adlı akademik çalışmasında Evliya Çelebi’nin Kudüs’ün şehir planıyla ilgili anlatımlarına yer veriyor: Evliya Çelebi, ‘aksa’ kelimesini kullandığında sadece camiyi değil, oradaki tüm külliyeyi kasteder. Eski mabedin bulunduğu bu bölgenin kutsallığı hakkında herhangi bir şüphe kalmaması için Hac Suresi’ni delil gösterir. Kudüs sakinleri hakkında çok fazla ayrıntı vermez. Şehirde altı hamam olduğundan bahseder. Bunlardan bir tanesinin, Hıristiyanların bu hamama çokça gitmesinden dolayı Patrik Hamamı olarak anıldığını söyler. Gayrimüslim ibadethanelerinin hepsini birden kilise olarak adlandırır. Osmanlı’nın Paskalya’da aldığı tedbirler, şehrin nasıl yönetildiğine dair çok ilginç ipuçları verir. ‘Kamame’ bahsinin başında kilise sayılarında verilen sinagog sayısı, Evliya’nın Kudüs anlatısında Yahudiler hakkındaki tek bahistir. Seyahatname’nin diğer bölümlerinde, özellikle yine Filistin’deki Safed şehrinin anlatıldığı bölümde Yahudilerden, kıyafetlerinden ve dillerinden bahseden Evliya’nın Kudüs’teki Yahudilere hiç değinmemesi dikkat çekicidir.

DİĞER SEHAYATNAMELER

Öztürk, Evliya Çelebi gibi Kudüs’ü konu edinen diğer bir 17. yüzyıl seyahatnamesini de Nâbî’nin 1712’de tamamladığı ve 1849’da basılan Tuhfetü’l-Haremeyn olarak gösteriyor. Manzum-mensur karışık bir eser olarak tarif ettiği seyahatname için ilginç tespitler yapıyor:

Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınan hac seyahatnamelerinin en edebisi olan eser; tarihi, sosyolojik, coğrafi ve otobiyografik bilgiler ihtiva etmesiyle de dikkat çekmektedir. Nâbî bu eserinde hac yolculuğuna İstanbul’da nasıl başladığını, konakladığı menzilleri, memleketi Urfa’ya varışını, Suriye, Kudüs, Mısır ve Mekke’ye gidişini ayrıntılı olarak anlatmış ve ayrıca seyahati sırasında başından geçen olaylara da yer vermiştir. Nâbî, eserini Arapça, Farsça ve Türkçe şiirlerle süslemiştir.

KUDÜS ROMAN VE ANLATILARI

İlk basımı 1932 yılında yapılan Falih Rıfkı Atay’ın ‘Zeytindağı’ kitabı… Görev icabı Kudüs’teki Zeytindağı Karargâhı’na giden Falih Rıfkı Atay’ın, orada yaşamış olduğu olayları ve anılarını okuyoruz kitapta… Tabii bir de Birinci Dünya Savaşı sırasında Kudüs’te yaşanan bazı olayları da görmüş oluyoruz. Hasan Aycın, 2009 yılında ‘Kudüs Ey Ey’ adında, kendi çizimlerinden oluşan bir kitap çıkardı. Hasan Aycın, “İşgal altındaki toprakların sıkışan kalbidir Kutsal Kudüs, sıkışıp kalmış kalbimizdir” diyerek çıkardığı kitapla direnişe çizgileriyle ortak oldu. Selahaddin Eyyubi’nin portresi: Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi. Hayatı filmlere konu olan Selahaddin Eyyubi’nin hayatını Prof. Dr. Ramazan Şeşen yazdı.

Abdullah Ceylan’ın yazdığı ‘Mavi Marmara & Asasız Musaların Destanı’ kitabı ile Mustafa Beyyumi’nin kaleme aldığı ‘Mavi Marmara’da Gece Yarısı’ kitapları Mavi Marmara’da o gece neler yaşandığını ortaya koydu. Sefer Turan’ın yazdığı ‘Kudüs, Tarihin Kalbi’ kitabı Filistin’de görev yapmış bir gazetecinin yaşadıkları, gözlemleri ve haritalarla zenginleştirilmiş Filistin dramının kronolojisini sunuyor.

Ebul Faruk Önal, Dr. Raşit Gündoğdu, Cevat Ekici ve İlhan Ovalıoğlu’nun ‘Osmanlı Devri’nde Kudüs’ kitabı araştırma-inceleme kategorisinde. Osmanlı Devleti’nin Kudüs-i Şerîf’teki hizmetlerine yer veriliyor. Kitapta Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan çok sayıda vesika ve fotoğraf yer alıyor.

Talha Uğurluel’in ‘Arzın Kapısı Kudüs, Mescid’i Aksa’ kitabı, Yusuf El Karadavi’nin ‘Her Müslüman’ın Ortak Davası Kudüs’ kitabı ve Nurettin Durman’ın ‘Filistin Şiirleri Antolojisi’ kitabı Kudüs üzerine yazılmış öne çıkan eserlerden.


FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)