FIRAT KALKANI BÖLGESİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM SEFERBERLİĞİ

Posted on Kasım 02, 2017, 10:37 am
FavoriteLoadingBeğen 13 mins

EL-BAB VE İLÇEYE BAĞLI KÖYLERDEKİ ÜÇ OKUL YENİDEN EĞİTİME KAZANDIRILDI.
Fırat Kalkanı bölgesinde eğitim-öğretim 1 Ekim’de başladı. Türkiye koordinatörlüğünde yürütülen eğitim çalışmaları yerel halkın yüzünü güldürüyor. Bölgedeki 5 bin 200 öğretmen 17 Mart 2017’den bu yana ilk, orta ve lise düzeyinde eğitim veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıza Altunel, bölgedeki faaliyetlerini anlattı. Altunel, “Mutluluk gözyaşlarımızı birbirine karıştırarak bu çalışmayı yürütmeye devam ediyoruz” diyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özgür Suriye Ordusu ile birlikte geçen yıl gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekâtı’yla 2 bin 15 kilometrekarelik alan kontrol altına alınırken, bu bölgede eğitim koordinasyonu görevini Türkiye üstlendi.

24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı sonrası bölgeye huzur geldi. Terör örgütü DAEŞ’in bombalı hava saldırılarında yıkılan okulların Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk yardım kuruluşlarının desteğiyle onarılmasının ardından Azez, Mare, Toray, Ahtarin, Çobanbey, Biza, Kabbasin, El-Bab ve Cerablus ilçelerinde eğitim-öğretim yılı 1 Ekim’de başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kızılay, UNICEF ve çeşitli sivil toplum örgütleri de bölgedeki eğitim seferberliğine destek veriyor. Bu kuruluşların koordinasyonunda iki yüz binin üzerinde Suriyeli muhtaç çocuğa eğitim yardımı yapıldı. Ayrıca Suriyeli gönüllü eğiticilerin bu merkezlerde görev almaları sağlanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıza Altunel, bölgede eğitim-öğretim yılı öncesi yaptıkları çalışmayı şöyle özetledi: “Bölgede 17 Mart 2017’den itibaren eğitim hizmetleri bizim koordinasyonumuza verildi. O gün biz şöyle bir manzara görmüştük: Sadece üç okulun ufak tefek boyası yapılmış, birkaç da sırası vardı. Bunun haricinde hiçbir okulda ne masa, ne sıra ne sandalye, ne kapı, ne pencere vardı. Bugün itibarıyla 448 okul hizmete girdi. Her gün bir-iki okulun tamiratını tamamlayıp hizmete almaya devam ediyoruz.”

Yaklaşık 160 bin civarında öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Altunel, “Bazı yerlerde okullar tamamen yıkılmış vaziyette, yıkılan yerlere ivedi şekilde soğuğa, yağmura dayanıklı, AFAD’dan aldığımız çadırları kurduk. Bazı yerlerdeki şehir merkezlerinde çadırdan çok konteyner sınıfı kurmaya çalışıyoruz. Böylece 167 bin öğrenci eğitim-öğretime başladı” dedi.

5 bin 200 öğretmen görevde

Öğretmenlere eğitim verdiklerini anlatan Altunel şunları söyledi: “Buradaki öğretmenler yaklaşık dört-beş yıldır hiç öğretmenlik yapmamış, doğru düzgün kitap bile okuyamamış öğretmenlerdi. Bir kısmı yurtdışına gitmiş.

Öğretmeni olmayan yerlere üniversite mezunlarından bulabildiğimiz kadarıyla, bulamadığımız yerlerde de lise mezunlarından öğretmen seçtik, yazın onları kursa aldık. Eğitim formasyonu, eğitim yönetimi, psikoloji gibi alanlarda pedagojik eğitim verdik, sınav yaptık, sınavı başaranları da öğretmen olarak görevlendirdik. Bugün itibarıyla bölgede 5 bin 200 kişi öğretmenlik yapıyor, çalışıyor ve 167 bin öğrenciye ders veriyor.”

ALİ RIZA ALTUNEL

30 bin kırtasiye malzemesi

Savaş bölgesinde çocukların eksikleri bulunduğunu söyleyen Altunel, “Çocukların birçoğunun defteri, kırtasiye malzemesi eksikti. Bazı bölgelere de özellikle belediyelerden destek aldık. Buradan, bize destek veren belediye başkanlarımıza teşekkürü de arz etmem gerek. Belediyelerimizden, diğer yerlerden temin edebildiğimiz kadarıyla 30 bin civarında kırtasiye malzemesi gönderdik. Peyderpey göndermeye de devam ediyoruz. Kıyafetlerine, ayakkabılarına varana kadar ihtiyaçlarını temin etmeye çalışıyoruz.

Nihayetinde bölge savaş bölgesi. Ailelerin tamamına yakınının ekonomik durumları son derece sıkıntılı. Yani düzenli çalışma hayatları yok. Çocukların çoğu okullara ya yalınayak ya da terlikle geliyor. Üstleri başları eski, kıyafetler yırtık, dolayısıyla o çocuklara bizim en güzel şekilde hizmet etmemiz gerekiyor. Sonuç olarak 5 bin 200 öğretmen, 448 okul, 167 bin öğrenciyle ilk, orta, lise düzeyinde okullar açtık, açmaya devam ediyoruz. Eksiği gediği olanları tamamlamaya, tamir etmeye çalışıyoruz. Kısaca Türk milletinin kadirşinaslığının bereketi olarak oradaki halkın eğitimini, öğretimini gerçekleştirmeye gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkçe çalışmaları

Ali Rıza Altunel bölgedeki halkın Türkçe öğrenmek istediğine dikkat çekerek, Türkçeyle ilgili çalışmaların yapıldığını ifade etti. Savaş bölgesi olduğu için öğretmen konusunda sıkıntı yaşadıklarını kaydeden Altunel şöyle konuştu:

“Bölge savaş bölgesi, bu bölgeden o tarafa öğretmen olarak gitmek isteyen bizim gençlerden gönüllü pek bulamadık. Bu bölgede Türkmenler yaşadığı için avantajımız bu oldu. Bunların çoğu Türkçe okuma yazmayı, Türkçe konuşmayı biliyor. Onların içinden yaklaşık 100-150’ye yakın bir isim listesi belirledik, 100 tane daha ilave isim gelecek. Onları da yakında mülakata alacağız. İçlerinde öğretmenlik yapabilecekleri mülakatla seçip bir ay kadar öğretmen eğitimi ve formasyon eğitimi vereceğiz.

Formasyon eğitimini tamamlayanları da alanda öğretmen olarak görevlendireceğiz. Kitap hazırlıklarını tamamladık, öğretmen hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra eğitime başlayacağız.”

DAEŞ döneminde radikal bir eğitimin yapıldığını kaydeden Altunel, bölgedeki çocuklarda bu yönde bir etkilenmenin söz konusu olmadığını söyledi. Altunel şöyle konuştu: “DAEŞ örgün eğitimi tamamen durdurmuş ve nihayetinde kendi konseptinde, kendi zihniyetinde bir eğitim vermeye çalışmış. Ama bunu yaygınlaştıramamış; çünkü okulları tamamen kapatmıştı. Üç-beş camide radikalleştirmek istediği çocuklara bunu vermeye çalışmış; ama çocuklar DAEŞ döneminin yoğun baskısını yaşamış. Etkilenmiş olsalar bile bunlar çocuk.

“Onları sevgiyle sarmaladık”

Onlar nasıl etkiledilerse biz de bu hürriyet ortamında, her şeylerini karşıladığımız, sırtlarını sıvazladığımız, alınlarından öptüğümüz, yanaklarını okşadığımız bu çocukların farkı mutlaka hissedeceğini düşünüyoruz.

Psikolojik destek konusunda elimizden geleni yapıyoruz. Sınırlı sayıda uzmanımız var ama özenli bir çalışma yapılıyor.”

“Mutluluk paylaştıkça çoğalıyor”

Bölgeye çok sık ziyaretlerde bulunan ve eğitim-öğretim yılını yakından takip eden Ali Rıza Altunel, herkesin kendilerine çok sıcak davrandığını, sürekli dualar ettiklerini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bütün Fırat Kalkanı bölgesindeki yedisinden 70’ine Suriyeli kardeşlerimizin bir tek duası var. O da şudur:

‘Allah sizleri başımızdan eksik etmesin. Biz bu günleri çok özlemiştik. Hamdolsun yaşıyoruz. İnşallah her zaman yanımızda olursunuz.’ Bu da bizim milletimizin hem cömertliğinin hem kadirşinaslığının yansıması olarak oradaki toplum üzerinde olumlu bir etki bırakmış. Oradaki bütün Suriyeli kardeşlerimizle emin olun çoğu zaman mutluluk gözyaşları döküyoruz.

Çünkü her okul açılışı ayrı bir güzellik oluşturuyor. Kitaplarını verdikçe, kırtasiye malzemelerini karşıladıkça, ihtiyaçlarını gördükçe o insanlar çok müteşekkir oluyor. Dolayısıyla mutluluk gözyaşlarımızı birbirine karıştırarak bu çalışmayı yürütmeye devam ediyoruz.”

Suriye’deki eğitim sistemi hakkında da bilgi veren Altunel sözlerini şöyle noktaladı: “Suriye’nin bir eğitim sistemi vardı. Onların kitaplarını, programlarını revize ettik. Çünkü Suriye’de işler normale döndüğünde farklı program, farklı müfredat, farklı yaklaşım bir kısım zorluklar oluşturabilir. Yani onların programlarını revize ettik, bu şekilde gidiyoruz.

Bu arada Suriye’de e-okul benzeri bir sistemimiz var. Bunu Türkiye’deki Suriyeliler için de kullanıyoruz. Şimdi aynı sistemin Arapça versiyonu için arkadaşlarımız ekip halinde çalışıyorlar. Yakın zamanda bunu tamamlayacağız. Beraberce o sistemi koordine edeceğiz.”


Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci yaptığı açıklamada, bölgenin temizlenmesinin hemen ardından sahaya girdiklerini ifade ederek, “Fırat Kalkanı bölgesindeki çatışmalar son bulur bulmaz sahaya girdik. Okulların hemen hemen yüzde 80’i, yüzde 90’ı yıkılmıştı, eğitim de durmuştu. Devam eden eğitim oranı biz bölgeye girdiğimizde yüzde beşler civarındaydı” dedi. Zarar tespiti yaptıklarını ifade eden Demirci şunları söyledi: “Bölgeye girer girmez önce zarar tespiti yaptık. İlçelerde milli eğitim müdürlükleri kurulmasına yardımcı olduk. İnsan kaynağı olarak da bir öğretmen envanteri oluşturduk. Okulların tadilatı, tamiratı, sırası, sandalyesi eksikti, bu ihtiyaçlarını gördük ve 1 Ekim itibariyle eğitim öğretime başladık.”

 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)