FİLİSTİN İÇİN VESTFALYA ÖNERİSİ

Bugün uluslararası bir kriz haline dönüşen ve ABD’nin Kudüs kararıyla tekrar gündeme gelen İsrail-Filistin meselesi yüzyılı aşkın bir sorun olarak Ortadoğu’nun merkezinde yer alıyor. Bu gerginliğin çözülmesi için bugüne kadar atılmış adımlar sonuçsuz kaldı. Eski İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri, MHP milletvekili Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu bu sorunun çözümü için Avrupa’da 30 Yıl Savaşları’nı bitiren Vestfalya Antlaşması’nı öneriyor.
Posted on Şubat 14, 2018, 10:48 am
FavoriteLoadingBeğen 15 mins

İsrail-Filistin sorununun kökleri 19. yüzyılın sonuna kadar uzanıyor. 1897 yılından bugüne kadar gelen anlaşmazlığın temelinde, Akdeniz sahiliyle Şeria Nehri arasında yer alan bölge üzerindeki hak iddiası var. Dünyanın en uzun süren sorunu için henüz bir çözüm bulunamazken, ABD’nin üç dinin kutsal merkezi olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi, krizi derinleştirdi.

Türkiye’nin bu karara karşı diplomatik mücadele başlatmasını ve yıllardır süren krizin nasıl çözülmesi gerektiğini MHP Dışişleri Komisyonu Üyesi, eski İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile konuştuk.

MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu, “Kudüs-i Şerif konusu son günlerde ülkemizi, İslam dünyasını ve hak seven bütün insanları meşgul eden bir konudur. Sayın Devlet Bahçeli’nin sırf partimizi değil, bütün Türk milletinin hissiyatını ifade eden şu sözlerini iktibas etmek isterim: Kudüs ecdadımızın mirası, imanımızın mihrabı, anılarımızın Zeytin Dağı’yla simgeleşmiş, Harem-i Şerif’le mühürlenmiş ilk kıblesidir” diyor.

Geçen 13 Aralık’ta İstanbul’da olağanüstü bir şekilde toplanan İslam Zirvesi Konferansı’na ilişkin İhsanoğlu şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Türkiye’nin çok kısa zamanda bu toplantıyı akdetmesi, başarılı bir organizasyon ve diplomatik bir maharetle sonuç bildirisini sağlamış olması, önemsenmesi gereken bir başarıdır. Zirvede kabul edilen 23 maddelik her bir karar daha önce benzer ya da değişik vesilelerle İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) içinde alınmış kararların teyidi mahiyetindedir. Bu çerçevede alınan en önemli karar, 8 No’lu olanıdır.” İhsanoğlu, İİT’de alınan kararlar içinde bulunan 8 No’lu karara ilişkin, “Bu kararla Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin başkenti olarak ilan ediyor ve bütün devletleri Filistin Devleti’ni ve Doğu Kudüs’ün onun işgal altındaki başkenti olduğunu tanımaya davet ediyoruz” açıklamasını yapıyor.

PROF. DR. EKMELEDDİN İHSANOĞLU Eski İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri MHP milletvekili Amerika aslında kendisine yakın olan ülkeler üzerinde baskı oluşturmaya çalıştı ama başarılı olamadı.

Dünyanın gözü Türkiye’de

Bu karardan sonra bütün dünyanın gözünün Türkiye’de olduğuna dikkat çeken İhsanoğlu, “İslam ülkeleri de sırf Birleşmiş Milletler kararının lafzı ile yetinmenin ötesinde, fiili olarak Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak tanımaları gerekir.

Zirveden sonra dünyanın gözü Türkiye üzerindedir ve zirve sonuç bildirisindeki 8 No’lu kararın nasıl uygulanacağını beklemektedir.

Ayrıca geçtiğimiz dönemde yani genel sekreter olduğum dönemde kabul edilen İİT’nin Kudüs’ün yerli nüfusunun barınma, sağlık ve eğitim konularındaki acil ihtiyaçlarını karşılayacak stratejik planının kuvveden (tasarı) fiile dönüştürülmesi, vicdanların huzur içinde olmasını sağlayacaktır” diyor.

İİT, Sünni-Şii beraberliği açısından önemli

İİT zirvesinin gözden kaçmaması gereken büyük bir başarısının olduğunu belirten İhsanoğlu, “Bölgemizin semalarında dolaşan ve mezhebî çatışmayı körükleyen akbabaların kara emellerine en azından bugün için geçit vermemiş olmasıdır.

Bu zirvede Sünni-Şii beraberliğinin tezahürü çok mühim bir gelişmedir. Bu zirve, bölge ülkelerinin, mezhebî çatışmaların uçurumuna yuvarlanmaması için bu momentumu yaratmıştır. Bunu korumanın hepimiz için hayati önemi haizdir” ifadelerini kullanıyor.

Afrika, Asya ve Arap grupları arasında zirveye en yüksek katılım seviyesinin Asya ülkelerinde görüldüğünü belirten İhsanoğlu, “Bu mülahaza İİT’nin işleyişi bakımından önemli olduğu gibi, Asya ülkelerinde kamuoylarının Filistin ve Kudüs-i Şerif konusunda ne kadar hassas olduğunun delilidir” diyor.

Zirveye ilişkin gözden kaçmaması gereken bir noktaya daha dikkat çeken İhsanoğlu şunları söylüyor: “Bir diğer realite, Arap ülkeleri arasındaki çekişmelerin Kudüs konusunda bile giderilmemiş olmasıdır. Bunun bizim açımızdan iki önemli sonucu vardır.

Birincisi, alınan kararların uygulanması için gerekli insicamın temin edilmesinde karşı karşıya gelinecek zorluklara işaret etmektedir. İkincisi ise Türkiye’nin kardeş kavgası ve çekişmelerinin bir tarafı olmamasıdır. Bu konuda azami dikkati sarf etmeli, bu da hem zirve kararlarının uygulanması hem de Türkiye’nin yüksek menfaatlerinin sağlanması bakımından zaruridir.” Türk devleti ve milletinin hiçbir zaman Kudüs’ü, Kudüslüleri, Filistinlileri yalnız bırakmadığını söyleyen İhsanoğlu, “Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda bile, yani 1917’de Kudüs’te bir irtibat bürosu kurmuştur.

İngiliz mandası döneminde yani 1918-1947’de Kudüs Başkonsolosluğumuz görev yapmıştır. 19471980 yılları arasında Kudüs’ün ‘Corpus Seperatum’ statüsünde yani Birleşmiş Milletler’in taksim kararından sonra hiçbir devletin egemenliğine bağlı olmayan, ayrı bir entite olan Kudüs’te Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkonsolosluğu olmuştur” diyor.

Kudüs’te defacto Türk konsolosluğu var

İsrail’i tanıyan ilk İslam ülkesinin Türkiye olduğunu hatırlatan İhsanoğlu şunları anlatıyor: “1967 Savaşı sonrasında Kudüs’ün batısındaki kançılarya (yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer) kapatılmış, Doğu Kudüs’teki kançılarya ise 1980’e kadar faaliyetlerini sürdürmüştür.

1980’de İsrail Parlamentosu olan Knesset’in Kudüs’ü tek taraflı karar ile İsrail Devleti başkenti ilan etmesi ile BM Güvenlik Konseyi bir hafta sonra bu kararı reddetmiştir.

Türkiye, 1992’de Kudüs’ü ayrı bir entite olarak yani ‘Corpus Seperatum’ olarak görmüş ve Kudüs’te Ankara’ya yani doğrudan Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir başkonsolosluk kurmuştur. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Başkonso losluğu 1992’den bu yana ‘defacto’ olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin Filistin Devleti ve Filistin ulusal yönetimi nezdindeki temsilcisi olarak görev yapmaktadır. 2005 yılından bu yana bu başkonsolosluğun başında büyükelçi rütbesi ile değerli diplomatlarımız görevlendirmiştir.”

Filistin meselesine Ortadoğu meselesi olarak bakmak gerektiğini vurgulayan İhsanoğlu, “Ortadoğu’da mevcut sorunlar çözülmedikçe Filistin meselesi bir düğüm olarak kalmaya devam edecektir.

Bu sebeple, 2011’de ‘Arap Baharı’ diye bilinen Ortadoğu ülkelerini ve bölgeyi altüst eden geniş halk hareketleri, Arap halklarının hürriyet, demokrasi ve onurlu hayat taleplerinin sürüklendiği çatışmacı mecra bahara hiç benzemedi.

O dönemde benim kullandığım ‘despotların sonbaharı’ tabiri daha isabetli bir vasıflandırma olsa gerek. Bu da arka arkaya düşen ve düşmeye devam eden despotların enkazı ile teyit edilmiştir” diyor.

Türkiye, Ortadoğu barışına öncülük yapmalı

“Osmanlı’nın Ortadoğu coğrafyasından çekildiği günden bugüne bu bölgeye istikrar ve huzur uğramadı” diyen İhsanoğlu, “Osmanlı çekildikten sonra, yıkıldıktan sonra kurulan devletler arasında egemenlik dengesi, birbirlerini tanıma, topraklarını ve egemenliğini kabul etme yani egemenlik kavramı üzerine değil, büyük güçlerin himaye ve etki alanı üzerine kuruldu. Bütün Ortadoğu’nun, Fas’tan İran’a -İsrail dahil- birbirlerinin egemenliklerini, sınırlarını, toprak bütünlüklerini kabul ettikleri bir Vestfalya Antlaşması’na ihtiyacı vardır. Bu, herkesin birbirinin hükümranlık, egemenlik haklarını tanımasına dayalı bir proje olmalıdır” ifadelerini kullanıyor.

Sadece Vestfalya Antlaşması örneğinin yeterli olmadığını söyleyen İhsanoğlu şöyle devam ediyor: “Bunun yanı sıra savaşlara harcanan paranın; barışa, fakirliğin giderilmesine, radikalizm ve terörizm bataklığının kurutulmasına, kalkınmaya harcanması lazımdır.

Yani Ortadoğu’nun bir de Marshall Planı’na ihtiyacı vardır. Türkiye’nin öncülüğünü yapması lazım gelen şey, Ortadoğu’da dengelerin yeniden kurulması olacaktır. 21’inci yüzyılda Ortadoğu’yu 20’nci yüzyıldan farklı kılacak, huzur bölgesi haline getirecek bu projeye ev sahipliği yapmamız gerekmektedir.”

Papa ilkeli politika izliyor

Peki Türkiye’nin 59 yıl aradan sonra ilk defa Cumhurbaşkanlığı düzeyinde Vatikan’a yaptığı ziyaretin önemi neydi? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Papa arasındaki görüşmenin gündeminde Kudüs olmasına ilişkin konuşan Ekmeleddin İhsanoğlu “Vatikan’ın Kudüs’ün statüsü konusundaki tavrı her zaman Kudüs’ün tarihi gerçekleriyle uyumlu olmuştur.

1948 tarihinden bu yana BM ve Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu kararlarda Vatikan; Kudüs’ü ‘corpus seperatum’ yani ayrı bir entite veya varlık olarak tanımıştır. Ayrıca Vatikan, 1968 Haziran ayında İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgal etmesine de karşı çıkmıştır. Bu tavır günümüze kadar değişmeden süregelmiştir. Bunun temelinde Kudüs’teki Hristiyan kiliseleri ve tarihi hatıraların korunması bulunmaktadır” diyor.

İhsanoğlu, ikili görüşmede Kudüs’ün statüsünün korunmasına ilişkin varılan görüş birliği için ise “Aralık ayında ABD Başkanı Trump’un İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıyan ve ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımayı içeren kararnameyi imzalaması karşısında Papa’nın açıklamalarını bu ilkeli politikanın devamı olarak görmek lazım. Bununla birlikte Vatikan’ın Filistin davasındaki tavrını muhafaza etmesi için gereken titizliği göstermekte fayda vardır” ifadelerini kullanıyor.

Zeytin Dalı Harekâtı meşrudur

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin bölgesinde başlattığı Zeytin Dalı operasyonu için de değerlendirmede bulunan İhsanoğlu, şunları söylüyor: “Zeytin Dalı Harekâtı, meşru ve haklıdır.

Türkiye’nin varlığını ve güvenliğini tehdit eden tehlikelere karşı kendisini savunması tabii bir refleks görülmelidir. Dolayısıyla bu harekâtın, başka türlü tevillerle yanlış yorumlanması hakkaniyetle bağdaşmaz.

Zeytin Dalı Harekâtı, çok daha önce başlamış olsaydı daha kolay ve daha az mukavemetle daha ileri hedeflere ulaşılabilirdi.

Ancak bu durumu dile getirirken Zeytin Dalı Harekâtı’nın zaferle neticeleneceğinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatanı müdafaa etme hususunda kendisine verilen görevi bihakkın ifa edeceğinden şüphem yoktur.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)