DIŞ POLİTİKA AVRUPALI TÜRKLERE OLUMLU YANSIYOR

Yurtdışında yaşayan Türkler, Türkiye’nin mevcut dış politikasını olumlu buluyor ve bu politikayı destekliyor. Almanya’dan gazeteci Mustafa Ekşi ve eğitimci-yazar Mustafa Göğüş ile Fransa’da yaşayan gazeteci Zekeriya Şahin, yurtdışındaki Türklerin dış politikaya bakışını ve ne tür sorunlar yaşadıklarını anlattı.
Posted on Mayıs 18, 2018, 3:41 pm
FavoriteLoadingBeğen 13 mins

MUSTAFA EKŞİ
Gazeteci
İngiltere’nin ayrılmasından sonra Avrupa Birliği, Almanya’nın liderliğinde. Almanya, Birinci Dünya Savaşı’nda yapamadığını ekonomik gücü ile yapmaya çalışıyor. Türkiye ile gerginliğin artması da işlerine geliyor.

Almanya’da gazetecilik yapan Mustafa Ekşi, dış politikanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekseni üzerinden yürüdüğünü belirterek, “Bu politika milletin takdirini topluyor. Mevcut politikalarla, özellikle Almanya’da yaşayan Türklerin günlük yaşamlarında bu mücadeleyi iliklerine kadar hissettiğini düşünüyorum.

Esaret altında geçen onlarca yıldan sonra -tüm algı operasyonlarına rağmen- Almanya’da her seçimde AK Parti politikaları yüzde 60 bir kabul gördü. Türkiye, ‘Ben masada olmadan alınan kararların asla bu coğrafyada kıymeti yoktur’ şeklindeki politikası ile kaybolan özgüvenini, milli şuur algısını tekrar ortaya koydu. Bu anlamda, şu andaki mevcut politika Almanya’da yaşayan Türkler acısından olumlu” diye konuşuyor.

Ekşi, Almanya’da sözde ‘Ermeni soykırımı’ oylamasından sonra gerginliğin arttığını ifade ederek “Aslında bir kısım Alman vekilin, 2013 yılı Gezi ayaklanmalarını yerinde kışkırtmaları bunun habercisiydi. Tüm bu süreç, plan ve program içinde, perde arkası bir üst akılla yürütülmüştü. Bu sürecin Hollanda tarafından alınan son kararla devam ettiğini de görüyoruz.

Bütün bunlar vatandaşın moralini bozarken, Türk devletinin milletsiz var olamayacağını bilen vatandaş, devletine sahip çıkıyor. Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu bilen Almanya’daki seçmen, eşit göz hizasında kabul gören bir vatandaş olarak burada yaşamak istiyor. Bunun için yaşayacağı zorluğa rağmen yüzde 60’lık bir kısım bu politikaların getireceği zorluklara göğüs geriyor. Burada dikkat edilmesi gereken tek konu yurtdışı temsilciliklerimizin her daim va

tandaşın yanında olması. Özellikle FETÖ’nün vatandaş üzerindeki baskısı karşısında Türkler tek başına kalmamalı” diyor.

Ekşi, günlük hayatta vatandaşların uzun yıllar ırkçı baskılar altında mücadele verdiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada yaşayan Türkler, Türkiye’nin bu yeni politik manevralarına alışkın değildi. Zamanla vatandaş birçok şeyin farkına vardı. Zorlandıkları konular var. Almanya politikalarının uzun zamandır Türkiye aleyhinde olması, Türkiye’den kaçan, ‘terörist’ olarak adlandırılan kişilerin burada kıymet görmesi ve daha iyi koşullarda yaşamaları. Onların algı ve kara propagandalar yapması, vatandaşı sıkıntıya sokuyor. Bu, belki önümüzdeki süreçte sosyal ve toplumsal vakalara yol açabilir. Almanya’nın izlediği politika açıkçası buna zemin hazırlıyor. Bunun örnekleri Almanya sokaklarında yaşanıyor.”

MUSTAFA GÖĞÜŞ
Eğitimci-Yazar
Almanların beklentisi, Türkiye’nin eskiden olduğu gibi Almanya’nın, Avrupa’nın güdümünde olması. Erdoğan’ın İslam ülkelerine yönelik politikası Avrupalıyı kızdırıyor.

AFD, Türkleri etkileyecek

Ekşi referandum sürecinde Türkler üzerinde yaşanan baskıların farklı boyutlarda devam ettiğini ifade ederek “Almanya dört aydır hükumet kuramıyor. Hollanda aynı sıkıntılarla uzun zaman boğuştu. Seçimler öncesi gerginliği üst seviyeye çıkaran Avrupalı bu ülkeler, gündemi Türkiye üzerinden değiştirdi. Bunu o zaman Avrupalı hükumetlerin, kamuoyunu oyalama açısından ellerindeki güzel bir fırsat olarak gördüler” diyor.

İngiltere’nin topluluktan ayrılmasından sonra Avrupa Birliği’nin liderliğinde Almanya’nın bulunduğuna dikkat çeken Ekşi, “Birinci Dünya Savaşı’nda yapamadığını ekonomik gücü ile yapmaya çalışıyor. Perdeleme olarak Türkiye ile gerginliğin artması, Almanya hükumetinin referandum döneminde bir anlamda işine geldi. Lakin Almanya önümüzdeki dönemde parlamentosuna giren ve yüzde 13 alan AFD ile başka bir sorun yaşayacak. Aslında Almanya, 1930’lara hızla dönerken, bu süreçten en fazla etkilenenlerin Türkler olduğunu görüyoruz” diye konuşuyor.

Yapılan son seçim anketlerinde AFD’nin, sosyal demokratları oy oranı olarak yakaladığının altını çizen Ekşi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu, Almanya için intihardır ve önümüzdeki yıllarda öldürülen Türklerin sayısının artması demektir. Bakın NSU cinayetlerindeki gizlilik, basından olayları kaçırma ve olayları karartma ancak Gestapo Almanyası’nda görülebilirdi. Referandum süreci, Alman televizyonların yalan haberleri, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden tüm Türk toplumuna baskı olarak döndü.”

Almanya’dan geri dönenler var

Ekşi, Almanya’daki Türk vatandaşlara sık sık “Erdoğancı mısın” sorusunun yöneltildiğini ifade ediyor. Ekşi “Hatta bazı iş insanlarının anlaşmaları iptal edildi. Bu tür olayların sıklığı, şikâyetler artarken, terör örgütlerinin baskıları da cabası. Biz bu zorluklar nedeniyle Almanya’dan Türkiye’ye geri dönüşlerin olduğunu görmekteyiz” diyor.

Almanya’da yaşayan yazar ve eğitmen Mustafa Göğüş, yurtdışındaki Türklerin vatanlarına bağımlılıklarından bahsederek, “Türkiye’de yaşanan olayları temel olarak aldığımız zaman, buradaki vatandaşlarımızın Türkiye ile olan bağımlılığını, kültürel olsun, inanç olsun, vatan millet ruhuyla olsun bağlılığını biliyorsunuz. Bu atmosfer içerisinde şu anda Türkiye’nin yurtdışı politikasında zaman zaman hatalar olsa bile büyük bir çoğunluk Türkiye’nin dış politikasını olumlu karşılıyor. Yani eskiden yapamadığımız şeyleri yapabiliyoruz artık. Almanya’ya, Avrupa’ya rest çekebiliyoruz, önceden bunu yapamıyorduk” ifadelerini kullanıyor.

Avrupa’da Erdoğan düşmanlığı var

Dış politikanın yurtdışındaki Türk vatandaşlarına yansımasına da değinen Göğüş, “Genel olarak bu politika, buradaki vatandaşa nasıl yansıyor diye sorarsanız, resmi dairelerde olsun, okullarda öğretmenlerin çocuklara karşı tavırları olsun, sıkıntılarını bizlere gayet net bir şekilde hissettiriyorlar. Yani Almanya’da Almanlar tarafından Türkiye’nin bu politikasına karşı bir tepki var. Bunu yüksek sesle dile getirmiyorlar ama psikolojik baskıyla işliyorlar” diye konuşuyor.

Almanya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı ciddi bir tepki olduğunu belirten Göğüş, “Bir Tayyip Erdoğan düşmanlığından bahsetmek mümkün. Türkiye değil de Tayyip Erdoğan düşmanlığı var sanki. Cumhurbaşkanımız konuşmasına ‘ey’ diye başladığında biz burada psikolojik baskıyı hemen hissediyoruz. Almanların beklentisi, Türkiye’nin Avrupa’ya yanaşması. Eskiden olduğu gibi Almanya’nın, Avrupa’nın güdümünde olmaları. Böyle arzu ediyorlar. Erdoğan’ın İslam ülkelerine yönelik politikası Avrupalıyı kızdırıyor” diyor.

Fransa’da gazetecilik yapan Zekeriya Şahin de ülkedeki Türklerin genel olarak AK Parti hükumetinin dış politikasından memnun olduklarını ifade ederek, “Askerlik bedelinin 1000 Euro’ya düşmesi, askere gitme zorunluluğunun kalması, buradaki boşanmaların Türkiye’de de sayılması gibi birçok konuda yapılan çalışmalar, burada yaşayan Türkleri memnun ediyor. AK Parti hükumetinin en büyük artısı; milletvekilleri buraya geliyor, vatandaşlarla iç içe oluyorlar, notlar alıyorlar ve Türkiye’ye döndüklerinde yaptıkları çalışmalar doğrultusunda yasalar çıkarıyorlar. Bu da buradaki vatandaşlara olumlu yansıyor” diye konuşuyor.

ZEKERİYA ŞAHİN
Gazeteci
Türklerin yurtdışında göçmen olduğunu söylemeye utandığı zamanlar geride kaldı. Artık Türk halkı burada başı dik dolaşıyor.

Türk olduğumuzu gururla söylüyoruz

Fransa’da yapılan son seçimde AK Parti’nin yüzde 60 civarında oy almasının memnuniyetin yansıması olduğunu ifade eden Şahin, “Bunun dışında, Türkiye’nin geldiği noktada artık buradaki vatandaşlar çok daha özgüvenli. Buraya geldiğim ilk senelere baktığımda, Türkiye’den buraya göçen vatandaşların Türk olduğunu sakladığı, söylemekten çekindiği dönemler çok gerilerde kaldı. Artık burada yaşayan vatandaşlar çok daha özgüvenli ve Türk olduklarını gururla söylüyorlar. Türk olduklarını gizlemiyorlar. Türkiye’nin geldiği nokta buradan daha net görünüyor” diye konuşuyor.

Şahin iki ülke halkının arasında sorun olmadığının da altını çizerek şöyle devam ediyor: “Halklar arasında hiçbir sorun yok. Hatta buradaki halk, referandum sürecinde yaşanan gerginlikte biz Türklere ‘Bunlar iç siyasetin yansıması, üzülmeyin’ dediler. Çünkü buradaki partiler, ırkçı partilerin oyunu kesebilmek için Türkiye’ye saldırdılar ki ırkçı partinin oylarını alabilsinler. Burada tek sıkıntı, Türk lobisi yeterince güçlü değil. Çünkü vatandaşlar partilere üye olmak istemiyor, bu çerçevede çalışmıyorlar. Oysa ki Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yönde telkinlerde bulunuyor ama vatandaşlarımız biraz vurdumduymaz davranıyorlar. Buradaki vatandaş Erdoğan öncülüğünde iyi işler yapıldığını, Erdoğan olmasa bu işlerin yapılmayacağı görüşünde birleşiyor.”

FavoriteLoadingBeğen