2018 BAŞARI YILI OLMALI

Posted on Ocak 06, 2018, 3:00 pm
FavoriteLoadingBeğen 17 mins

LATİF SELVİ
Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili
Öğrencilerin merkezi sistemle yerleştirilmesi yerine, ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerinin planlamasıyla yerleştirilmesi gerekiyor.

İlçelerdeki okul türleri yetersiz

TEOG yerine gelecek sınav sistemine ilişkin beklentiniz nedir?

TEOG’da 2016 Eğitime Bakış İzleme ve Değerlendirme raporumuzda şunu tespit etmiştik: Okul türlerinin homojen öğrenci gruplarının oluşturduğu ve okullar arasında başarı farklarının ayrıştığını gördük. İkinci önemli gördüğümüz problem de yerleştiği okuldan memnun olmayan öğrenciler vardı. İkametiyle yerleştiği okul arasında büyük farklar olan, ulaşımda sıkıntılar yaşayan öğrenciler vardı. Neredeyse her okul taşıma sistemine tabii hale gelmişti. Yine bir başka önemli problem de sistemde yerleşemeyenler açık liseye gidiyordu. Asıl olan örgün eğitim iken açık lise eğitimi neredeyse yerleşemeyen çocukların deposu haline geldi. Bunun değişmesi gerekiyordu. Şu andaki duruma baktığımız zaman evet sınırlı sayıda okul seçildi ancak bunun yüzde 10’ları bulması yüksek bir rakam. Bu ileride problem oluşturacak.

Bizim kanaatimiz bazı okullar da proje okul kapsamına alınacak. Burada ciddi bir şekilde planlama dışı müdahaleler olabilir. Bunların da bir başka problemli durum oluşturacağını düşünüyoruz. Yine öğrencilerin merkezi sistemle yerleştirilmesi yerine, yerinden ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerinin planlamasıyla yerleştirilmesi gerekiyor. Ancak buralarda problemler var. Bazı okul türleri itibarıyla bakarsak bulunduğu ilçede öğrencinin talep ettiği okul yok. Çocuğun okuyacağı okul türü yok. Üniversite sistemi de son getirilen değişikliklerle belli bir makuliyet kazandı. Uygulama itibarıyla özellikle puan türlerinin çoğalması üniversitelerin öğrenci yerleştirilmesiyle ilgili bir problem vardı. Bazı uygulamalarda barajlar problemliydi bunlarla ilgili yeni değişiklikler yapıldı ve gözlemlediğimiz kadarıyla bir öncekine göre orada atılan adımları olumlu olarak değerlendirebiliriz. Fakat ikisinde de hâlâ sancılar var. Bazı kapalı hususlar var ki mayıs ayına kadar proje okulu belirleme gibi bakanlığın açıklamaları oldu. Bunların problem oluşturacağını düşünüyorum.

Öğrencilerin başarı ortalamaları nasıl yükseltilebilir?

Eğitime Bakış ve Değerlendirme raporumuzu kamuoyuyla paylaştık. Önemli tespitlerimizden bir tanesi şuydu: Öğrencilerin temel derslerdeki yeterlilikleriyle ilgili ciddi problemler var.

Hem üniversiteye yerleştirmede hem de temel eğitimden ortaöğretime geçişte öğrencilerin başarılarının önemli bir çerçevede temel derslerin yeterlilikleriyle ilgili sorun olduğunu görüyoruz. Bu konuda tedbirlerin alınması gerekiyor.

TIMSS ve PISA’daki sonuçlar belli. Göreceli bir yükseliş söz konusu ama hedeflenen çerçevede değerlendirdiğimiz zaman temel derslerin yetersizliğinden kaynaklandığını görüyoruz. Bu tedbirlerin alınması gerekiyor. Bilgiyi büyük oranda ölçüyoruz ama PİSA ve TIMSS yeterlilikleri ölçüyor. Okuma, anlama, yorumlama, analiz etme gibi birtakım testler gerçekleştiriyorlar ve bu konuda bir zayıflığın olduğunu görüyoruz. Mesela matematik ortalaması beş, üniversite sınavlarında fen ortalaması beş civarında. Devletin eğitim öğretimin içeriğine dönük olarak ciddi adımlar atması gerekiyor.

2017’NİN KARESİ:Fevzi El-Junidi’nin gözaltına alınışı.

Öğretmenlerin niteliği nasıl yükseltilebilir?

Öğretmen atamalarında kadrolu atamaya özen gösterilmeli. Sözleşmeli öğretmenlik gibi boş kadroları doldurabilmek için, açıkları kapatmak için birtakım tedbirler alıyoruz diyerek yeni uygulamalar getirmemeliler. Öğretmenlik mesleği bir kariyer mesleği haline gelmeli. Öğretmen yetiştirmeyle alakalı olarak da şu anda karşımıza getirdikleri performans uygulaması gibi, herkesi bir sınavdan geçirelim gibi veya zorunlu yer değiştirmelerle belli yerlere çakılı kadrolar oluşturalım gibi yaklaşımlarla çözüm üretmekten çok yeni sorunları ekleyen uygulamalar olmamalı. Olması gereken öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edilmesi ve mahrumiyet bölgelerine göre mali olarak ve birtakım sosyal haklarla desteklenmesi. Öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinde bir planlama dahilinde birtakım düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Sadece test etmek, sınamak değil aynı zamanda yetiştirmeyle de ilgili tedbirlerin alınması gerekiyor.

2018 yılında eğitimde ne olmalıdır?

Birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Birincisi, şehirler arasında başarı seviyesi açısından ciddi farklılıklar var. İkincisi Bakanlık bütün okulları ikili öğretimden normal öğretime geçireceğini vadetti. Bunu başarması gerekiyor. Üçüncü olarak da gerek öğrenci yeterliliği gerekse de öğretmenlerle alakalı destekleyici, eğitici düzenlemeler ortaya konması gerekiyor.

 

BURAK KILANÇ
İstinye Üniversitesi Genel Sekreteri
Eğitimin yönetiminin siyaset
üstü olması gerekir. Aksi takdirde
ileri gitmek mümkün değildir.

Türkiye’ye özgü sisteme ihtiyaç var

2023 hedeflerine ulaşabilmek için şu an ülkemizin hali hazırda elinde bulunan beşeri sermaye ile ilerliyoruz. Gelecekte bireyler ve toplumlar üç farklı boyutta kimliklerini bulacaklardır: Birincisi yepyeni şeyler keşfedebilenler, ikincisi keşfedileni kullanıp üretenler, üçüncüsü üretileni tüketenler. Türkiye’nin 2053 ve 2071 ile sembolleşecek 21. yüzyıl hedeflerine ulaşabilmesi için, keşfeden ve üreten bireylerden/kurumlardan oluşan bir ülke olması gerekiyor. Bunun yolu doğru eğitim politikaları ve uygulamalarından geçiyor. Eğitim- öğretim konusu, tıpkı sağlık gibi, ülkedeki her haneye dokunur. Bu nedenle siyasetin odağında olması doğaldır; alınacak bir kararın, verilecek bir vaadin sandık sonuçlarına etkisi olacaktır. Lakin eğitim yönetiminin her türlü dış unsurdan bağışık olmasını sağlamak gerekir.

Eğitimin yönetiminin siyaset üstü olması gerekir. Tartışmasız şekilde, öğretmenler eğitim sisteminin temel yapı taşıdır. Bu nedenle mevcut öğretmenlerin niteliklerinin yükseltilmesi; eğitim fakültelerine yeni girecek geleceğin öğretmenlerinin, geleceğin şartlarına göre yetiştirilmeleri; ‘devlette garanti kadro’ kartını kullanmadan öğretmenlik mesleğini cazip bir meslek haline getirmek gerekiyor. Gelecekte üniversite sınavında ilk 10 bine giren gençlerin, misal, yarısının eğitim fakültelerini tercih ettiği bir Türkiye, eğitim kalitesini otomatikman güvence altına almış olurdu. ‘Sınavsız üniversite’ demenin, ‘seçimsiz demokrasi’ demekten bir farkı olmadığını düşünüyorum.

2017’NİN KARESİ:Fevzi El-Junidi’nin gözaltına alınışı.

Sınav olmadan ilerleme kaydedilemez. Lakin sınavların, eğitim hedeflerine ulaşmak için kullanılan bir araç olmasını sağlamamız gerekiyor.

Sınavların, geleceğin, keşfeden ve üreten bireylerinin yetişmesine vesile olur nitelikte, adil ve şeffaf, eğitim camiası ve kamuoyuna iyi anlatılmış ve toplumsal konsensus sağlanmış bir yapıda tasarlanması ve uygulanması gerekiyor.

MEB, YÖK ve ÖSYM’nin bu konuda engin bir tecrübe ve know-how’a sahip olduğunu düşünüyorum. Eğitim konusunda belirlenecek politika ve stratejilerde, diğer ülkelerde başarıya ulaşmış modellerden faydalanarak, Türkiye’ye özgü bir sistem geliştirmek doğrusu olacaktır. Milli menfaatleri öncelemeyen bir eğitim sistemi, gelecekte Türkiye’nin değil, diğer ülkelerin beşeri sermayesine ve ekonomisine katkı sağlayacak sonuçlar üretecektir. Eğitim ile ilgili makro projeleri hayata geçirmek kolay değildir. 2018’den beklentim herkesin bu bilinçte davranmasıdır.

 

AHMET ALKAYIŞ
Eğitim Uzmanı
Doğru yönlendirilen öğrencilerin hem okul başarıları yüksek olur hem de sınavlarda puanı yükselir.

Öğrenciler doğru yönlendirilmeli

TEOG yerine gelecek sınav sistemine ilişkin beklentiniz nedir? Yeni sistem velilere ve öğrencilere neler katacak?

TEOG yerine geçen yeni sınav sistemine öncelikle öğrenciyi erken yaşta sınav kaygısından, sınav maratonundan ve koşturmacasından arındıran bir yapıya kavuştu.

Yeni sistem ebeveynleri de ciddi oranda bu karmaşadan kurtarmış oldu.

Dolayısıyla bu yeni sistemle dileyen öğrenciler nitelikli liseler için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan sınava girebilirler.

Adrese dayalı kayıt sistemi nasıl işleyecek?

Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi’nde öğrenciler adrese dayalı olarak evlerine en yakın beş okuldan birini tercih etme hakkına sahipler.

Bu beş okul dışında nitelikli liselere girmek isteyen öğrenciler ise isteğe bağlı merkezi sınavlara girmek zorundalar.

Öğrencilerin başarı oranı nasıl yükseltilir?

Öğrenci başarılarını etkileyen birden fazla etken vardır. Bunların içerisinde en önemli olan sınavlara hazırlanan öğrencinin doğru yönlendirilmesi. Hem liselere hem üniversitelere hazırlık aşamasındaki öğrenci doğru yönlendirilip hedefleri belirlendiği taktirde kendi alanında hem başarılı hem de mutlu olacaktır. Bir diğer etken ise öğrenciye yerinde ve zamanında ders çalışma teknikleri verilmeli. Zorlandığı derslerde motivasyonu artırıcı, öğrencinin özgüvenini yükselten söylemlerde bulunmak gerekir. Bütün bunlarla birlikte yerinde ve zamanında ders çalışan, doğru yönlendiren öğrencilerin hem okul başarıları yüksek olur hem de merkezi sınavlarda istenilen puan ve başarı sırası elde edilir. Bütün bunlar yapıldığı taktirde öğrencinin başarısı yükseltilmiş olur.

Yerli eğitimin sağlanmasına ilişkin beklentiniz nedir?

Eğitim, bir toplumun tarihi varlık yapısını belirleyen bir kategori olarak göz önüne alınmalıdır. Eğitimin tarihi varlık yapısında insan başarıları, insan davranışları, insan ve toplumlar arasındaki ilişkileri belirleyen, insanın bio-psişik yapısıdır. Çünkü insanın içinde bulunduğu en önemli sorunlardan biri kuşkusuz eğitim ve eğitim problemidir. Bu bağlamda çağdaş eğitimde, çağın ihtiyaçlarına uygun, varolan sorunlara çözüm üretebilen, yeni gelişmelere uyum sağlayan bir yapı söz konusudur. Bu yapıda eğitim, çağdaş yaşamda eksik olan yönleri tamamlamalı, çağdaş olmayan yönleri ortadan kaldırılmalıdır.

2017’NİN KARESİ: Bakırköy’de bir AVM sokak hayvanlarına sahip çıktı.

Dolayısıyla ülkemizin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı göz önüne alınarak varolan eğitim sistemimize daha çağdaş, daha modern yapı kazandırılabilir. O halde çağdaş eğitim; bilimsel ilkelere, laik bir yapıya ve ülke gerçeklerine dayandığı takdirde ilerleme kaydedilebilir. Aksi durumda eğitimde bir kısırdöngüye yol açar.

Eğitimde 2018 sizce ne yılı olmalıdır?

Eğitimde hem 2018 yani günümüz hem de gelecekteki nesiller için mesleki eğitime önem verilerek, ülkemizin ihtiyacı olan kalifiye elemanın yetiştirilmesi gerekir. Bu kalifiye elemanları mesleki alanda donanımlı bir şekilde hayata hazırlayacak olan yine eğitim kurumlarımızdır. Eğitim kurumları bu gerekli tedbiri almayarak, dikkatli olmadıkları zaman tehlikeli sonuçlarla da karşılaşılabilir.

Toplumdaki bireyleri yaratıcı ve üretici yapacağı yerde kısır bir döngüye de sürükleyebilir. Çünkü çağdaş bir eğitimin amacı, bireyin kendini gerçekleştirmesi için imkânlar sağlamaktır. Dolayısıyla önümüzdeki yıl/yıllarda eğitim alanında bu konulara dikkat edilmelidir. Camus’un deyimiyle insanın olduğu yerde, umudun da olduğunu görmek gibi, insan var oldukça bu umudunu hiçbir zaman kaybetmemelidir. Bizimde eğitim alanındaki umudumuz 2018 yılında bu konudaki farkındalığı artırmaktır.

 

ABBAS GÜÇLÜ
Eğitim Uzmanı-Yazar
Adrese dayalı kayıt sistemi fikri güzel ama uygulaması çok zor.

Her okul eşit seviyeye gelmeli

TEOG sınavı yerine ne gelebilir? Adrese dayalı kayıt sistemi nasıl işleyecek?

Henüz netleşmedi. Daha iyi olacağını söylemek hayalcilik olur! Fikir güzel, uygulaması çok zor. Eğer istenirse gerçekleşebilir ama önce her okulu eşit seviyeye getirmek gerek.

2017’NİN KARESİ: Üniversite sınavına giremeyen öğrencilerden biri.

Öğrencilerin başarı ortalamalarında artış olur mu? 2018’den beklentileriniz nelerdir?

Okullarda şişirilmiş not verildiğini bilmeyen yok. MEB bu konuda önlem alacağına, kendi verdiği notlara güvenmediğini ilan edercesine, okul başarı puanlarını yok saydı! Bu da okul içi eğitimi, iflas noktasına getirebilir. Umutların körelmediği tam aksine yeşerdiği bir yıl olmalı.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)