TÜRKİYE’DE 2018 İÇİN ÖNGÖRÜLER VE BEKLENTİLER

Yayın Tarihi: Oca 6, 2018
FavoriteLoadingBeğen 42 mins

REŞAT PETEK
AK Parti Burdur Milletvekili
2018’de FETÖ ana davaları büyük ölçüde tamamlanacak. Ancak OHAL ihtiyacı doğuran koşullar hâlâ devam ediyor.

OHAL’i doğuran koşullar değişmedi

 

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

Türkiye’nin şu andaki şartlarında erken seçim beklemiyorum.

Seçim ittifakları ve bu doğrultuda bir yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

Şu anda gündemde bu yönde tartışmalar var. Ancak somut bir durumdan söz edemeyiz. Siyasi Partiler Kanunu’nun mevcut halinde de partilerin listeler oluşturarak seçime birlikte girmeleri mümkün. MHP liste ve ittifak konusunu somut olarak gündeme getirdi.
Başbakanımız buna, “Bunlar tartışılmayacak, konuşulmayacak konular değil. Ama zaman olarak uygun zamanda yapılması gerek” cevabını verdi. Buna kişisel olarak cevap verecek olursam şunu söyleyebilirim: Önemli olan millet iradesinin en güçlü bir şekilde yansımasıdır.
Kanunlarda eğer engelleyici hususlar varsa, siyasi partiler olarak bir araya geliriz, gerekli değişiklikleri yaparız.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz? OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

Darbeye kalkışan, silah kullanan, insanlarımızın hayatına mal olan eylemlerle ilgili açılan davalar var. Bunların bir kısmı sonuçlandı. Yargı bu konuda hassas bir şekilde çalışıyor. Ben bu davaların 2018 yılı içinde sonuçlanacağı kanaatindeyim. Bunların dışında bir de taşrada FETÖ’yle irtibatlı olan kişilerle ilgili örgüt üyeliğinden açılan davalar var. Bu davalar da devam ediyor.
Darbe girişimi ve örgütle ilgili hukuki mücadele de devam ediyor. Yeni yapılan operasyonlar ve açılan davalar var. OHAL konusunda da hem Cumhurbaşkanımız hem de Başbakanımızın açıklamaları var. OHAL’in bir an önce kalkması herkesin ortak dileği. Terörle mücadele OHAL koşullarında sürüyor. Vatandaşımızın zarar görmemesi için azami dikkatli davranılıyor. Türkiye’de OHAL’e ihtiyaç yaratan koşullar henüz ortadan kalkmış değil.

2017’NİN KARESİ: 2017’de beni en çok etkileyen, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’nin kabul edilmesiydi.

2018’de muhalefetin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Muhalefet siyaseti tamamen çamur atma ve karalama düzeyine indirgemiş durumda. Milletin oylarının büyük çoğunluğuyla gelen AK Parti’ye duydukları husumet nedeniyle sadece iftiralara sığınıyorlar.
Hem FETÖ’nün söylemini sürdürüyorlar hem de Türkiye’yi hedefe koyan uluslararası odakların programına uygun davranıyorlar. Türkiye’nin bir muhalefet boşluğu sorunu var maalesef. CHP’nin düştüğü çamurdan çıkarılması için parti yönetiminin ve milletvekillerinin sorumluluk alması gerekiyor.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

Temenni ederim ki 2018’de muhalefet partileri, özellikle de ana muhalefet partisi aklını başına toplar. Meşruiyet çizgisi içinde muhalefet yaparlar.

 

İHSAN AKTAŞ
GENAR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı
HDP ile açık bir ittifak yapmaktan çekinen CHP örtülü ittifak deneyecek.

CHP ve HDP gizli ittifak kurabilir

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

Erken seçim tartışmaları hiçbir zaman bitmez. Bir defa konuşulduğu zaman her zaman konuşulur. Genel olarak AK Parti, seçimleri zamanında yapmayı tercih eder.
Bugüne kadar da uygulamaları öyle oldu. Zannımca çok önemli bir gereklilik olmadıkça erken seçim olmaz. Siyasi partiler seçim havasına girdiler. Siyaset sürprizlere açık bir sanattır. 24 saat bile siyaset için çok uzun bir zamandır.

Seçim ittifakları ve bu doğrultuda bir yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

Türkiye’nin tercih ettiği yeni sistem gereği doğal olarak ittifaklar kurulacak. AK Parti’nin dışındaki muhalefet çaresiz bir şekilde ittifaka gitmek zorunda.
15 Temmuz sonrası memleketin beka meselesi üzerinden AK Parti ile MHP arasında milli bir ittifak oluştu. Bu hassasiyet devam ediyor. Bu iki partinin açık ittifakı olumlu dönüş sağlar. Fakat CHP ve HDP’nin açık ittifakı bu partilere zarar verebilir. Bu sebepten dolayı CHP ve HDP kapalı bir ittifakı deneyecektir. Görünür olmadan, konuşulmadan, gündem olmadan bir ittifak girişimi, tıpkı referandumda olduğu gibi yapılabilir. İttifaklar için yeni sisteme göre uyum yasaları çıkmak zorunda. Bazı yasaların anayasaya uyumlu hale gelmesi gerekiyor.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz? Yeni yılda OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

Mahkemelerde kararlar çıkmaya başladı. Bu, yeni yılda da devam edecektir. OHAL konusunda ise, devlet ihtiyaçlarını göz önünde bulundurur ve bazı adımlar atar. Ülke güvenliğinin elverdiği bir dönemde olağanüstü hâl kalkar. Bu durumlar arızi durumlardır ve geçicidir.

2017’NİN KARESİ: 2017’de beni en çok etkileyen fotoğraf, İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak ilan ettiği andı.

2018’de muhalefetin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Muhalefet partileri özellikle de CHP sosyolojik bir sıkışmışlık yaşamaktadır. Kolay kolay da aşılacak gibi görünmüyor. Muhalefetin tek çaresi farklı ittifaklar kurmaktır. Bir de CHP vizyon geliştirme konusunda oldukça derin problemler yaşamaktadır.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

Ülkenin geleceğine ve potansiyeline her zaman güvendik. Zaman zaman kısmi problemler yaşansa da Türkiye her zaman toparlanma ve büyüme potansiyeline sahiptir. Böyle de devam edecek. Yeni sisteme geçerken bunun sağlıklı bir şekilde kurulması, ülkenin vizyonunun gelişmesine katkıda bulunacaktır.

 

 

ALİ SAYDAM
İletişimci
İktidarın 2019’daki seçimlere OHAL altında gitmek istemeyeceğini düşünüyorum.

Seçime kadar OHAL kalkabilir

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?
Kesinlikle erken seçim beklemiyorum. Hiçbir siyasi parti bu anlamda güvenliğini sağlamadan, hazırlıklarını yapmadan seçime girmez. Benim Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki yaklaşımlarından edindiğim şahsi kanaatim, seçimlerin zamanında yapılacağı yönünde.

Seçim ittifakları ve bu doğrultuda bir yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

İşbirliği ile seçim ittifakını birbirine karıştırmamak lazım. Geçmişte bu ittifaklar birbirinin listesinden aday gösterme şeklinde gerçekleşiyordu. Şimdi yeni sistemde yüzde 50+1 zorunluluğu var. Bu açıdan ittifaklar hem muhalefet hem de iktidar açısından kaçınılmaz görünüyor.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz? Yeni yılda OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

Türkiye’de OHAL’in kalkmasını istemeyen yoktur. Bu her bakımdan, her kesim için ayak bağıdır aslında. Ama bir yandan da bakıyorsunuz, halen FETÖ operasyonları, gözaltılar devam ediyor. Diğer yandan PKK terörü devam ediyor.
Bu nedenle biraz problemli bir konu. Ancak ben yine de iktidarın 2019 seçimine OHAL altında gitmek istemeyeceğini düşünüyorum. Benim kanaatim Türkiye’nin seçim sathı mailine girdiğinde OHAL’in kaldırılacağı yönünde.

2017’NİN KARESİ: 2016’nın son günlerinde çekilen, Ege’de sahile vurmuş Aylan bebeğin fotoğrafı benim için 2017’nin de karesi.

2018’de muhalefetin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ben her zaman güçlü bir CHP muhalefetine Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bunun iktidar açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak CHP maalesef bu konuda ümit vermiyor. Yapılan son kamuoyu yoklamaları da CHP’yi yine yüzde 25 bandının altında gösteriyor. Bunda CHP’nin çok büyük sorumluluğu var. Bakın halen 15 Temmuz’un bir tiyatro olduğu görüşünü işliyorlar. Bu konuda dışarıda Türkiye aleyhine geliştirilen tezlerle aynı noktada duruyorlar.
İttifaklar konusunda da MHP’den çıkan İYİ Parti ile Meclis’te PKK’nın görüşlerini dillendiren HDP’ye bakıyorlar. Muhalefet konusunda bir beklenti içinde değilim.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

Ben yeni yıldan kendim için daha fazla verimlilik umuyorum. Yayımlanmış üç kitabım var. Bununla birlikte hazır halde dört kitabım var ancak bunları yayımlama aşamasına getiremedim. Yeni yılda bu kitapları bitirmeyi hedefliyorum.

 

ARDAN ZENTÜRK
Gazeteci
Referandumda yüzde 48.6’ya ulaşan ‘Hayır’ ittifakı 2018’de bir arada duramayacak.

CHP ve HDP gizli ittifak kurabilir

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

İktidardaki AK Parti ve milli konulardaki destekçisi MHP’den bir ‘erken seçim’ sinyali almış değiliz. Aksine, yapılan açıklamalar, seçimlerin 2019’daki normal süreci içinde gerçekleşeceği yönünde.
Nitekim, Ekim 2017’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçim çağrısı üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Demokrasilerde zaman bellidir. Vakit gelir ve çıkar seçimi yaparsın” demekle yetindi. Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı sıfatını da taşıyan Cumhurbaşkanı, teşkilat üyeleriyle yaptığı bütün toplantılarda Mart ve Kasım 2019 tarihlerini hedef göstermektedir.
Erdoğan’ın, yaptığı açıklamalardan, Kılıçdaroğlu’nun erken seçim talebini CHP’nin içine dönük bir manevra olarak gördüğünü de anlıyoruz. AK Parti, önümüzdeki bir yıl boyunca, anladığımız kadarıyla, kendi teşkilatlarındaki ve yerel yönetimlerindeki yenilen
meyi gerçekleştirmeyi ve oluşacak yeni kadrolarla, yeni bir ruhla seçime gitmeyi planlamaktadır. Bu arada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de konuyla ilgili son açıklamalarında, “Türkiye 7 Haziran-1 Kasım 2015 ve 16 Nisan 2017 olmak üzere iki yılda üç defa sandık başına gitmiştir. Şu anda seçilmiş hükumet görevinin başındadır. Kaygıya gerek ve yer yoktur. Kaldı ki 16 Nisan’ın gerektirdiği uyum yasaları sağlanmadan, yeni sistemin taşları yerli yerine oturmadan yapılacak erken seçimin siyasi belirsizlik doğurma ihtimali yüksektir, akıl kârı olmadığı da açıktır” demesi önemlidir.
Bu nedenle, Türkiye’nin 2018’de bir erken seçimle karşılaşacağını söylemek bu aşamada mümkün görülmemektedir.

Seçim ittifakları ve bu doğrultuda bir yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

Konu, esas olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamayla siyasetin gündemine gelmiş, hatta Bahçeli, bu ittifakı ‘Cumhur İttifakı’ olarak da değerlendirmiştir.
Aslında söylenen, geçmişte örneklerini gördüğümüz ve kanunun arka bahçesinden dolaşarak fiilen askıya alınmasına neden olan uygulamaların rafa kaldırılması ve her şeyin açıkça olmasına dönük bir taleptir.
Eski uygulamada, bir siyasi ittifak, küçük partinin adaylarının ittifak kurduğu büyük partinin listelerinde yer almasını, seçim sonrasında da ayrılmasını öngörüyordu. Önerilen, seçmenin doğrudan oy pusulasında bir ittifaka oy vermesidir. Bu öneriye AK
Parti’nin de sıcak baktığı görülmektedir. 2019 yılındaki seçimlerde kanuni ittifakların yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu, 16 Nisan referandumundan sonra girilen yeni sistem için çıkarılacak uyum yasalarının bir parçasıdır. TBMM bünyesinde yaşanacak uzlaşmalarla alınması gereken kararlar vardır, yeni sisteme geçişte zorunlu yaşanacak bazı düzenlemelerin olması doğaldır.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz? OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

FETÖ denilen emperyalizm işbirlikçisi çete, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik algısında Kırmızı Kitap’a girmiş bir yapıdır. Bu nedenle, işbaşına gelen tüm hükumetler, bu çete ile tıpkı PKK ile olduğu gibi sonuna kadar mücadele etmek, etkisiz hale getirmek zorundadır.
Bu çalışmalarda karşılaşılabilecek en ufak bir yalpalama, devlet olmanın ciddiyetine aykırıdır. Sürdürülen çalışmalar, açığa çıkmış unsurlardan çok, ‘kripto’ olarak adlandırılan çete mensuplarının yakalanması ve adalete teslim edilmesi yönündedir.
Bu çalışmalar bağımsız ve bağlantısız savcılar tarafından sürdürülüyor, önemli ölçüde temizlik sağlanmış. Güvenlik güçleri ve istihbarat birimleri tarafından da izleniyor. Mücadelenin yalnız 2018’de değil, önümüzdeki yıllara yayılmış bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir. Kuşkusuz işbaşındaki siyasi kadro bunu büyük bir kararlılıkla sürdürmektedir.
Türkiye, iç ve dıştan çok yönlü tehditlerle karşılaşmış bulunmaktadır. Sürdürülen OHAL uygulamasının halkın rutin ya
Referandumda yüzde 48.6’ya ulaşan ‘Hayır’ ittifakı 2018’de bir arada duramayacak.
şamına hiçbir menfi etkisinin olmaması, devletin elini güçlendirmekte, OHAL’in uzatılmasına ilişkin kararlara, malum bazı çevreler dışında kimse muhalefet etmemektedir. İktidar, arkasında halkın desteğini bulduğu sürece OHAL’i, PKK-FETÖ hattında şekillenen emperyalist saldırıya karşı ayakta tutmalıdır, sanırım böyle de olacaktır.

2018’de muhalefetin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

PKK terör örgütünün 2015-2016 yıllarını kapsayan ‘barikat savaşı’ saldırısından sonra, muhalefet partilerinden HDP’nin doğal seçmenin gözünde çok ciddi yıkımla karşılaştığı net bir gerçektir.
Bu partinin yüzlerce kişiyle düzenlediği basın toplantılarından, eylem çağrısı yaptığı meydanlara 10 kişiyi bile toplayamadığı bir noktaya geldik. Bunun nedeni, özellikle bölge halkının sivil siyaset unsuru olarak gördüğü ve yumuşama için çaba göstermesini beklediği HDP’nin kendisini PKK’dan ayıramamasına dönük öfkesidir.
Eline TV ekranlarında saz verilip, ‘Türk solunun gelecekteki lideri’ hatta ‘Türkiye’nin Çipras’ı’ gibi tanıtılmaya çalışılan Selahattin Demirtaş’ın, önce Kobani ayaklanması, devamında da ‘barikat savaşlarında’ izlediği politikayla düştüğü durum açıktır.
Kendisi cezaevindedir fakat bazı STK’ların dışında seçmeninden beklediği desteği alamamaktadır. 2019’da görülen, HDP’nin ancak, CHP ittifakı ile siyasi varlığını koruyabileceğidir, bu yönde çalışmaların da olduğu açıktır. FETÖ’cü söylemlerle giderek, kendi parti tabanından da sert tepkiler alan CHP’nin, bir de HDP’yle ittifak yapma ihtimali, zaten sonun başlangıcını temsil etmektedir. Kılıçdaroğlu, artık, CHP’li seçmen açısından da makbul bir genel başkan (lider demiyorum) olma özelliğini kaybetmiştir.

2017’NİN KARESİ: 2017’de yılın en akılda kalan karesi, 16 yaşındaki Fevzi El-Junidi isimli Filistinli çocuğun gözaltına alınışı.

CHP, 16 Nisan Referandumu’nda sağlanan yüzde 48.6’lık blokun sahibi olduğunu ve bunu seçimlere taşıyabileceğini de düşünmektedir. Bu, elmalarla armutların toplanması gibi bir durumdur.
Referandumda ortaya çıkan yüzde 48.6 çok fazla sayıda bileşenden oluştu, ama iş, siyasi partilerin yarışındaki bir seçime geldiğinde kuşkusuz herkes nasibine düşeni yemek zorunda kalacaktır.
Erdoğan-Bahçeli hattında şekillenen ve bugüne kadar varlığını güçlendirerek koruyan AK Parti-MHP ittifakı sürdükçe, muhalefetin siyasetin ana damarını belirleme gibi bir şansı olduğuna inanmıyorum.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

Türk medyası son yılların sert rüzgârları çerçevesinde ağır bir kutuplaşma yaşadı, bunu sürdürmek isteyenler olacaktır ama bu ölçüde sert bir zıtlaşma artık taşınamaz hale gelmiştir.
Her iki kanadın radikal çıkışlarının, sesi yüksek çıkanların gündemi belirlemesine daha fazla izin vermemiz mümkün değil.
Demokrasilerde iktidarı veya muhalefeti destekleyen yayın organlarının olması çok doğal, hatta, çok da gereklidir.
Bu gerçeğin birtakım aşağılayıcı sıfatlarla yok edilmeye çalışılması ise anti-demokratik yaklaşımı gösterir.
Medyanın seçim ortamında olsa bile, bu sorunu kademeli olarak aşacağına inanıyorum.

NİHAL BENGİSU KARACA
Gazeteci
AK Parti-MHP bloku karşısında muhalefet de tek blok halinde birleşecek.

Muhalefet blok haline gelecek

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

Bütün veriler seçimin öne alınmasını zorluyor. Ben de 2018’de seçim olacağını düşünenlerdenim.

Seçim ittifakları ve bu doğrultuda bir yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

Seçim ittifakları olacak. Siyasi Partiler Kanunu’nun bu doğrultuda değişmesi gerekir. 16 Nisan’da oylanan paketin içinde, önerilen modeli dengeleyecek maddeleri içerecek yeni siyasi partiler yasası da olmalıydı. Ancak bu konuda umut vaat eden herhangi bir kıpırtı gözlemlemiyorum. Böyle bir değişiklik ya yapılmayacak ya da umduğumuz şekilde -partileri parti içi demokrasiye zorlayan- bir yasa değişikliği yakın zamanda olmayacak. Yanılırsam çok sevinirim.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz? OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

İlk Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ve genel seçimlerinin OHAL sürerken gerçekleştirilmek istendiğini düşünüyorum. Seçimlerin öne alınmasını zorlayan etmenlerden biri de bu zaten.
FETÖ davalarında peyderpey kararlar alındığını göreceğiz, tasfiyeler de şiddetini azaltmakla beraber varlığını sürdürecek gibi görünüyor.

2017’NİN KARESİ: Filistinli çocuğun gözaltına alınışı.

2018’de muhalefetin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

AK Parti- MHP seçim ittifakının gerçekleşmesi ihtimalinde CHP muhalefetin tek adresi olacak. Zira HDP artık yok gibi bir şey. AK Parti, karşısında sadece CHP’nin, yani tek bir blokun kalacağı bir formülü hayata geçirdi. 2018’de bu tablonun oluşturduğu sonucu izleyeceğiz.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

Umudum  medya mensuplarının doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebildiği, objektif habercilik ve yorumculuk örneklerinin arttığı bir Türk medyasına sahip olmak. Türkiye’nin derdini, davasını iyi anlatabilmesinin ve sözünü dinletebilmesinin buna bağlı olduğunu düşünüyorum.
Ülkemiz basın yayın ve düşünce özgürlüğü konusunda iyi düzeyde olan ülkeler arasında olmayı hak ediyor. Ancak beni şaşırtan, radikal bir tavır değişikliği gerçekleşmezse, 2018’de böyle bir normalleşme beklemiyorum.

Prof. Dr. FUAT KEYMAN
Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi
2018, en az 2017 kadar zorlu bir yıl olacak.

 

Zor bir yıla girdik

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

Erken seçim beklemiyorum ve 2018 yılının AK Parti’nin, gerek parti içi, gerek Türkiye içinde il ve ilçe olarak gerekse de, yerel yönetimler bağlamında yeniden örgütlenme, aynı zamanda da, Türkiye yönetiminde icraat yılı olacağına, 2019 yılınınsa seçim yılı olacağını düşünüyorum.

Seçim ittifakları olursa, yasal değişiklik öngörüyor musunuz?

2019 Kasım Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye siyasi hayatında hükumet ve Türkiye yönetimi temelinde yeni bir dönemi resmen başlatacak, iki turlu ve yüzde 50+1 formülü içinde yapılacak. Bu formül, çıtayı çok yükseğe koyuyor ve adaylar, özellikle Sayın Erdoğan ilk turda seçilmek isteyecektir. Bugünkü siyasi iklim içinde, AK Parti-MHP işbirliği ve MHP Başkanı Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar, ittifak olabilir düşüncemi güçlendirmektedir. Siyasi Partiler Kanunu’nun değişmesi, seçim sistemi içinde değişikliklerin yapılması, Yerel Yönetimler Reformu üzerine ciddi çalışmanın yapılması gereklidir.

2018’de FETÖ davalarından ne bekliyorsunuz?

2018 yılında, FETÖ davalarında karar çıkacaktır ve FETÖ’nün devlet yönetiminden tasfiyesi süreci hızlanacaktır. İrade ve çabanın güçlü olacağına inanıyorum. FETÖ ve 15 Temmuz Darbe Girişimi davalarının sonuçlanması ve FETÖ’nün devlet kurumlarından tasfiyesi ve diğer toplumsal alanlardan dışlanması kadar, devletin yeniden inşa süreci de çok önemlidir.

2017’NİN KARESİ: Benim için hiç şüphe yok, BM Genel Kurul’unda Kudüs oylamasının fotoğrafıdır.

2018’de muhalefet ne yapar?

Muhalefette, CHP, HDP, İYİ Parti ekseninde de gelişmeler olabilir. İyi Parti ve Sayın Meral Akşener faktörünün giderek etkili olacağını bekleyebiliriz. HDP, kendisini özellikle Suriye’deki gelişmeler ve ülke içi siyasi alandaki yaşananlara göre, gerek parti içi değişim, gerekse de söylem değişimi temelinde ayarlama çabasına girebilir.

Yeni yıldan beklentiniz nedir?

2018, gerek ülkemiz, gerekse de küreselleşen dünyamız için, çalışarak ailelerini, kendilerini geçindirmeye çabalayan emekçiler, iş arayan eğitimli gençler için zor bir yıl olacaktır. İnsanın, çalışanın, gencin yanında olan seslerin az, egemen ve çıkar temelinde konuşanların seslerinin daha fazla duyulduğu bir yıl olacaktır. İnsanın, adaletin, vicdanın yanında çalışmaya devam edeceğim.

 

GÜRSEL TEKİN
CHP İstanbul Milletvekili
Yüzde 51 gibi bir barajın olduğu yerde yüzde 10’luk barajın mutlaka kaldırılması lazım.

Seçim barajı kaldırılmalı

2018’de erken seçim bekliyor musunuz?

Erken seçim şart. Seçim kararını ancak parlamentoda sayısal çoğunluğa sahip olan siyasi parti alabilir. Ama bir seçim mutlaka olmalı. Çünkü gerek iç politikada gerek dış politikada çok sıkıntılı bir süreç geçiriyoruz. Böyle bir sürecin bir tek ilacı var, o da millet iradesine başvurmaktır.

Seçim ittifakları için bir yasal değişiklik bekliyor musunuz?

Siyasi parti mutfaklarına, meslektaşlarımızın zaman zaman ekranlardaki hesaplarına baktığımızda hiçbir zaman iki-iki dört etmemiştir. Sonuç itibarıyla bir birliğe, bütünlüğe, ittifaka milletin kendisi karar verecektir. Tıpkı bir önceki referandum döneminde olduğu gibi. Devletin bütün olanakları, bütün gücü seferber edildi. Buna rağmen takdir edersiniz ki aslında özünde ‘hayır’ çıkan bir referandumun nasıl ‘evet’e dönüştürüldüğünü herkes biliyor. Birikmiş sorunlar var. Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin son dönemde barajı indirme teklifi iktidar tarafından reddedilince ikinci proje olarak, büyük olasılıkla yeni bir yasal düzenlemeyle iki partinin seçime girme olanakları gündeme gelecek. Türkiye’de yapılması gereken baraj belasından kurtulmaktır. %51 gibi bir barajın olduğu yerde %10’luk bir siyasi partiler barajının mutlaka kaldırılması lazım. Milliyetçi Hareket Partisi bu teklifinden vaz mı geçti? İktidarı mı etkileyemedi? Takdir ederseniz ki bu farklı bir seçim. Sonuçta iki partili seçime doğru giden bir sistem. Büyükler, küçükleri yer hikayesiyle demokrasi kurallarının tamamen alt üst edildiği bir sistemdi referandumdan çıkan sonuç. Elbette birçok siyasi parti kendi adayı ile yarışa girebilir, bu son derece doğaldır. Büyük olasılıkla birinci turda hiçbir siyasi partinin %50+1’i alması söz konusu değil. O zaman ikinci turda doğal olarak kendisine demokrasiyi, özgürlükleri, evrensel hukuk sistemini ve parlamenter sistemi dert edinmiş bütün siyasi partiler bütün farklılıklar elbette bir araya gelecektir. Özel çabaya ihtiyaç duyulmaksızın olacaktır.

2018’de muhalefetin durumu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Sahayı bilen bir siyasetçi olarak son bir yıldır, özellikle de son altı aydır iktidarın en çok oy aldığı bölgelerde sürekli dolaşıyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %60, %58 civarlarında muhalefet lehine bir sonuç bekliyorum. Ekonomide çok ciddi sıkıntılar var. Bütün bunlar varken, hangi mantıkla %50+1’i beklerler doğrusu ben de merak ediyorum. Dün, biz milletin içinden geldik sokakta yürüyoruz diyenlerin son iki üç yıldır sokakla ilişkileri kesilmiş gibi.

2017’NİN KARESİ: Mülteci çocukların acı dolu bakışları.

FETÖ davaları ve OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

Elbette bunlar devam edecektir ve mutlaka sonuçlanmalı. Ama burada ağır bir süreç var. FETÖ meselesi hayatın her alanına girmiş. Diyanet’ten devletin bütün kurumlarına, en zor girilmesi gereken yerlere hatta Beştepe’ye kadar girmişler. Ama ne gariptir ki siyasete girmemişler. Siyasi ayağın çözülmemesi bu süreci çok eksik bırakır.

OHAL seçimlere kadar devam edecekse Türkiye açısından büyük bir felaket olur. Biz küresel dünyanın bir parçasıyız. Bugün bankalarınızdan, ticari ilişkilerimizin tamamına kadar dış dünyayla bu kadar entegre olmuş bir ülke bu süreci 2019’lara kadar sıkıyönetim yasalarıyla götürmeye kalkışırsa o zaman Türkiye’nin altına dinamit koyarız. Bunu hepimiz biliyoruz. Özellikle ekonomiyle ilgilenen siyasetçiler de bakanlar da çok iyi biliyor. Dünyaya gelin yatırım yapın dediklerinde onlara sorulan tek soru bu sıkıyönetim yasaları KHK’lar ve OHAL ne zaman kalkacak?

2018’de sizin beklentiniz nedir?

2017 sorunlu, sıkıntılı geçti. Sadece bizde değil Ortadoğu, İslam coğrafyasında, çeşitli ülkelerde böyle. Umut ediyorum ki, bu olumsuzluklar son olur. Ülkemizde ve dünyada barış ve kardeşlik egemen olur.

PROF. DR. SEMİH YALÇIN
MHP Genel Başkan Yardımcısı
FETÖ meselesini selametle çözmek için zaman lazım. Türkiye’nin OHAL’e ihtiyacı var.

OHAL için zamana ihtiyaç var

2018’de Türkiye’de siyasette ne bekliyorsunuz?

2019 Kasım’ında yapılacak seçimlere kadar dayanacak takati olmayan bazı siyasi partiler, seçimin erkene alınmasından medet umuyorlar. Medya da bu konudaki tartışmalara çanak tutuyor. Oysa erken seçim yapılmasını gerektirecek bir durum yok. Ne bir hükümet krizi ne de istikrarsızlık yaşanıyor.
Ayrıca 2018, hem iktidar partisinin hem de MHP’nin kurultayını gerçekleştireceği bir yıl olacak. Kurultaylar ve sonrası, iyi bir seçim kampanyası için hazırlık ve çalışmalarla geçecek. Hâl böyleyken 2018’de erken seçim olacağını söylemek, gerçekçi olmaz.

Seçim ittifakı için yasal değişiklik bekliyor musunuz?

Seçim ittifakının gündeme gelmesinin temel sebebi, 2019’da yapılacak seçimlerin şartlarından kaynaklanıyor. 16 Nisan 2017’de yapılan Anayasa değişikliği referandumundan sonra Türkiye’de politikanın denklemi de değişti. Artık mutlak iktidarın yolu yüzde 50+1 ile açılıyor. Mevcut şartlarda hiçbir siyasi partinin yüzde 50+1’i yakalaması mümkün görünmüyor. O bakımdan, siyasi partiler arasında ufukta seçim ittifakları görünüyor.
Türkiye’nin içinden geçtiği zor şartlar, teröre karşı verilen mücadele ve Türkiye’nin dış politikada aşması gereken sorunlar da ittifaka dayalı güçlü iktidarların varlığını neredeyse zorunlu kılıyor. Eğer gerekli yasal değişiklikler sağlanırsa siyasi partiler kurumsal kimliklerini koruyarak pekâlâ seçim ittifakına gidebilir. Bu sayede konsolide olmuş oylarını da görme imkânı bulurlar. Sonuçta ortaya daha sağlıklı bir parlamento aritmetiği çıkar.

FETÖ davaları ve OHAL ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

Çeşitli adlar altındaki FETÖ Davaları sürüyor ve bu çok çetrefil bir mesele. 15 Temmuz’da ve sonrasında yaşananlardan ibaret değil. FETÖ neredeyse 40 yıldır devletin iliklerine işlemiş, bütün kurumlarına sızmış. Bir virüs gibi hücrelerine kadar girmiş. Bu yüzden devlet organlarının FETÖ’den temizlenmesi hayli zor ve zaman alacak bir iş. Bu davalarda on binlerce kişi yargılanıyor ve yüzbinlerce dosya açılmış durumda. Bunların hemen hepsi de birbiriyle alakalı. Devletin bu işin içinden selametle çıkabilmesi için zamana ihtiyacı var. Türkiye’nin OHAL’e de bunun için ihtiyacı var. OHAL’in; adaleti engelleyen değil, adaletin bir an önce tecellisine zemin hazırlayan, Türkiye düşmanlarının önünü kesen bir tedbir olarak düşünülmesi lazım.

2017’NİN KARESİ: BM Genel Kurulu’nun Kudüs kararı.

2018’de muhalefetin durumu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de en sağlıklı muhalefeti MHP yürütüyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin öncelikleri ve tehdit algısı çok değişti. MHP de muhalefetteki pozisyonunu buna göre tayin etti. Destek vermesi gereken yerlerde desteğini esirgemiyor. Yapılan yanlışlar olduğunda da açık yüreklilikle iktidarı uyarıyor MHP.
Temel önceliğimiz ve endişemiz, Türkiye’nin hayati çıkarları ve bütünlüğü. Ana muhalefet partisi CHP ise yıpratma siyaseti takip ediyor. CHP’liler, gerek Meclis’te gerekse dışarıda sırf muhalefet olsun diye sürekli gerginlik ve kavga çıkarıyor. Halk bundan memnun değil.
Vatandaş politikada gerginlik ve kavga istemiyor. Huzursuzluk istemiyor. Terör ve ekonomik kaos istemiyor.

2018’de sizin beklentiniz nedir?

2018’in MHP açısından yeni bir ivme ve hamle dönemi olacağına inanıyorum. 2018 Mart’ında gerçekleştireceğimiz olağan büyük kurultay, MHP’nin 2019 seçimlerinde, hatta Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda icra edeceği işlev açısından sıçrama etabı olacaktır.

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)