Brexit Sonrası İngiltere ile Yeni Dönem

İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı küresel ekonomide nasıl bir sarsıntı yaratacak?
Yayın Tarihi: Ara 31, 2016
FavoriteLoadingBeğen 11 mins

Sayıları 3 milyona yaklaşan Suriyeli göçmenler konusunda Ankara’yı yalnız bırakan Avrupa Birliği, bu konuda varılan iade anlaşmasının şartlarını da yerine getirmedi. Vize serbestisini öngören anlaşma ile ilgili tartışmalar Ankara- Brüksel hattında gerilime neden oldu. Üstelik göçmenler ve vize serbestisi konusundaki anlaşmazlıkların üzerine terör örgütü PKK’nın neredeyse tüm AB ülkelerinde görmezden gelinen faaliyetleri ilişkileri zaman zaman kopma noktasına getirdi. Türkiye, 50 yıllık AB yolculuğunun geri dönülmez bir noktada olmadığı tezini sık sık tekrarlıyor. Burada öne çıkan yeni perspektif ise karşılıklı menfaate dayalı yeni ortaklıkların kurulması. Türkiye ile ilişkilerinde istikrarı yakalayamayan AB ise iç dengelerini de kaybetme sürecinde. Ekonomik kriz, göçmen sorunu ve İngiltere’nin birlikten ayrılma kararı.

Theresa May

Theresa May

Ardı ardına yaşanan krizlerin gölgesinde Avrupa Birliği’nde dağılma tartışması devam ediyor. Son dönemde krizin tetikleyicisi konumundaki ülke ise İngiltere oldu. Euro ve Schengen bölgelerine zaten dahil olmayan İngiltere, 23 Haziran’da birlikten ayrılıp ayrılmama konusunda referanduma gitti. Brexit referandumunda İngilizler, Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde oy kullandı. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmaya karar verdiği referandum tüm dünyada bir ‘şok’ etkisi yaratmıştı. Piyasalar ‘istikrarın’ bozulacağı endişesiyle sert düşüşler yaşarken, İngiliz para birimi Pound, 31 yılın en düşüğüne gerilemişti. İngiltere’nin çıkış sürecinin başlaması ile göreve gelen yeni başbakanı Theresa May’in yaptığı açıklamalar ise, pound başta olmak üzere, hisse ve para piyasaları üzerinde yeni bir olumsuz dalga yarattı. May, AB’den resmen ayrılık sürecini başlatacak Lizbon Anlaşması’nın 50’nci maddesinin gelecek mart sonuna karar devreye alınacağını açıkladı.

Brexit’in olumsuz etkileri
Ancak ekonomistlere göre Brexit’in gerçek olumsuz etkileri henüz hissedilmedi. Çünkü İngiltere, Avrupa Birliği ile serbest ticarete hâlâ devam ediyor ve çıkıştan sonra ihracata yansıması beklenen olumsuzluk henüz etkisini göstermedi. Bu belirsizliklerden dolayı Brexit’in uzun vadeli etkilerine ilişkin endişeler hâlâ devam ediyor. “Londra’nın Brüksel ile ilişkisi, ticaret anlaşmaları ne olacak?” ve “İngiltere, AB ortak pazarına istisnai bir anlaşma ile devam edecek mi?” soruları hâlâ yanıtlanmış değil. Dolayısıyla İngiltere ile ticaret yapan ülkelerin henüz çıkış durumundan ne kadar etkileneceği öngörülemiyor. Ancak İngiltere’nin AB’den çıkmasının bir domino etkisi yaratması ve başka büyük ekonomilerin de AB’den çıkmak için adım atması olasılığı, küresel ekonomi için başlı başına bir endişe kaynağı. Ayrıca, Brexit’e ilişkin tüm riskler göz önüne alındığında, yatırımlar ‘güvenli liman’lara sığınmak üzere, az riskli varlıklara kayıyor. Artan talep, dolar ve Japon yeni gibi para birimlerini güçlendiriyor ve güçlü kur da ABD ve Japonya ekonomilerini olumsuz etkiliyor. İngiltere Ulaştırma Bakanı Chris Grayling, AB ile İngiltere’nin gümrük vergisinden muaf olunacak bir anlaşma imzalayabileceğini savunan açıklaması Londra’nın duruşunu özetler nitelikte. Grayling’e göre İngiltere ile ticaret yapma fırsatının kaybedilmesi, kıta Avrupası’nda hiçbir ülkeye fayda sağlamayacak.

Yaklaşık 10,6 milyar dolarlık ihracatla İngiltere, Almanya’nın ardından Türkiye’nin en önemli ikinci ticari partneri.

İngiltere’nin yeni ortak arayışı
Mevcut tablo içerisinde İngiltere’nin nasıl bir ticari politika yürüteceği merak konusu. Ancak yapılan açıklamalar, geleceğin nasıl şekillenebileceği konusunda ipuçları veriyor. Bu konuda akla ilk gelen ülke elbette ABD. İkinci Dünya Savaşı sonrası süreçte şekillenen dengeler içerisinde İngiltere hep, ABD’nin Avrupa içerisindeki Truva atı olarak değerlendirildi. Bundan sonraki süreçte Washington-Londra ilişkilerinin daha da gelişeceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

Nihat Zeybekçi

Nihat Zeybekçi

Bu, 8 Kasım’da yapılan seçimlerden zaferle çıkan Donald Trump’ın daha kampanyası devam ederken yaptığı ya da şimdiki başkan Obama’nın Brexit referandumu sonrası yaptıkları açıklamalarla da örtüşüyor. İngiltere’nin AB’den çıkma kararı ABD tarafından da yakından takip edildi. ABD Başkanı Barack Obama referandumun ardından İngiltere’nin AB’den ayrılma kararının ABDİngiltere ilişkilerine zarar vermeyeceğini vurguladı. ABD’nin yeni başkanı Trump’ın referandum sonrası ilk açıklaması ise “İngilizlerin ülkelerini tekrar sahiplenmeleri müthiş bir şey” yorumunda bulunması dikkat çekiciydi. Milyarder işadamı Trump, kendisine sorulan bir soru üzerine, “Bu gerçekten tarihi bir oylama. Dünyanın farklı noktalarındaki insanlar kızgın. Sınırları konusunda kızgın, ülkelerine kim olduklarını dahi bilmedikleri kimselerin gelip yönetimi devralmasından ötürü kızgın” dedi.

Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması
ekonomi verileri gerileyen, büyüme beklentisini düşüren İngiltere için tek çıkış yolu elbette ABD değil. Türkiye de bu konuda önemli bir partner olmaya aday ülkelerden. İngiltere’de ekonomi yönetimi, AB referandumu öncesinde de özellikle gelişen ekonomilerle serbest ticaret anlaşması imzalamak istediklerini sıklıkla dile getirmişti. Öte yandan dünyanın en büyük 5’inci ekonomisinin AB üyesi olması münferit karşılıklı ticaret anlaşması imzalaması önünde engel oluyordu. Ülkenin AB’den ayrılma kararı almasıyla birlikte özellikle gelişmekte olan ülkelerle karşılıklı ticaret anlaşması imzalaması önünde teoride artık engel kalmadı. Konu; AB referandumu öncesinde Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin son derece eleştirel bir kampanya

İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson, ülkesinin Türkiye ile ‘jumbo’ bir serbest ticaret anlaşması yapmayı umduğunu belirtti.

yürüten Londra’nın eski Belediye Başkanı, bugünün İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın eylül ayında Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyarette gündemdeydi. Dışişleri Bakanı Johnson, Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında ülkesinin Türkiye ile ‘jumbo’ bir serbest ticaret anlaşması yapmayı umduğunu belirtti. Uzmanlara göre, AB’den çıkış kararı orta vadede İngiltere’nin küresel ticaretteki yerini zayıflatacak. Dışişleri Bakanı Johnson’ın bu konudaki beklentisi, Türkiye ile kurulacak ortaklık ile muhtemel darboğazın aşılmasını kolaylaştırmak.

Boris Johnson

Boris Johnson

AB ile gerilen ilişkiler
Son dönemde Avrupa Birliği ve Türkiye arasında yaşanan gerilim, Türkiye ve AB’den ayrılacak olan İngiltere ilişkileri konusunda yeni adımların atılmasına da vesile oluyor. AB’ye tam üyeliği bir hedef olarak gören ancak bunun vazgeçilmez bir yol olmadığını en üst perdeden dile getiren Ankara, Londra yönetimiyle yeni dönemde atılacak adımları da netleştiriyor. Konu ile ilgili son açıklama Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’den geldi. İngiltere ile resmi olarak görüşmeleri başlattıklarını aktaran Zeybekçi, İngiltere AB’den ayrıldığı gün, Türkiye ile en geniş kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması’nı gerçekleştirip, aynı gün faaliyete geçireceğini dile getirdi.

AB’ye tam üyeliği hedef olarak gören ancak bunun vazgeçilmez olmadığını dile getiren Ankara, Londra yönetimiyle yeni dönemde atılacak adımları da netleştiriyor.

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Türkiye ile İngiltere arasında geçen yıl itibarıyla 16 milyar doları aşan dış ticaret hacmi bulunuyor. Türkiye’nin İngiltere’ye ihracatı geçen yıl 10 milyar 556 milyon 915 dolar olurken, ithâlâtı 5 milyar 541 milyon 279 düzeyinde kaldı. Yaklaşık 10,6 milyar dolarlık ihracatla İngiltere, Almanya’nın ardından Türkiye’nin en önemli ikinci ticari partneri olurken, bu ülkeye ihraç edilen başlıca ürünler arasında hazır giyim ve konfeksiyon, taşıt araçları ve yan sanayi, elektrik-elektronik malzemeler, meyve ve sebze yer alıyor.

FavoriteLoadingBeğen