Yapay Zekâ

İnsanlık için facia mı, yeni bir başlangıç mı?
Yayın Tarihi: Nis 30, 2017
FavoriteLoadingBeğen 25 mins

“Makineler düşünebilir mi?” İngiliz matematikçi ve bilgisayar biliminin kurucusu Alan Mathison Turing’in bu soruyu ortaya atarak fikir babası olduğu yapay zekâ konusundaki çalışmalara göre, bugün robotlar zeki canlılara benzer birçok faaliyeti yerine getirebiliyor. Teknolojideki gelişmelerle beraber yapay zekânın yakın gelecekte yapabileceklerine ilişkin ise bilim dünyası farklı görüşlere ayrılıyor. Bir taraf yapay zekânın insanlık için kurtarıcı olduğunu, diğer taraf ise yapay zekânın birçok alandaki insanların işini alarak yeni işsizler ordusu yaratacağını ve sosyal eşitsizliğin derinleşeceğini belirtiyor.

Peki şu anda yapay zekâ tam olarak neleri yapabiliyor? Boğaziçi Üniversitesi Yapay Zekâ Bölümü Başkanı Prof. Dr. Levent Akın, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Satrançta DeepBlue 1997’de dünya şampiyonunu yendi. Go oyununda AlphaGo, 2016’da dünya şampiyonunu yendi. Pokerde Libratus, 2017’de insan oyuncuların katıldığı bir turnuvada birinci oldu. Bankacılık işlemlerinde yatırım kararlarında, kredi vermede vb. kullanılan sistemler var. Hukuk alanında avukatlara yardımcı olarak ilgilenilen dava hakkındaki bilgileri derleyen sistemler var. Tıp alanında çeşitli görüntüleme ve laboratuvar sistemlerinden teşhiste yardımcı sistemler var.

Görüntü işleyerek yüz tanıma, ortamdaki nesneleri tanıma vb. gibi işleri başarıyla yapan sistemler var. Ayrıca yapay zekâ teknikleri kullanan hizmet robotları ve sanayide insanlarla birlikte çalışabilen işbirlikçi robotlar da geliştirilme aşamasında.”

“Roman bile yazıyorlar”

“Yapay zekâlar fiziksel yeteneklerimiz dışında yaratıcılık gibi yeteneklerimize de sahip olacak mı?” sorusuna Levent Akın, “Bunun önünde bir engel yok. Şimdiden roman yazan, resim ve beste yapan sistemler var” diye yanıt veriyor.

Yapılan araştırmalar, gelişen yapay zekânın yakın gelecekte birçok iş alanında kullanılacağını ve birçok sektörde istihdam edilerek insanların işini elinden alacağını ortaya koyuyor. Örneğin Beyaz Saray’ın yakın zamanda yayınladığı ‘Yapay Zekâ, Otomasyon ve Ekonomi’ adlı raporuna göre, ABD’de 2,2 milyon ile 3,1 milyon kişi ilk aşamada yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybedecek. Pricewaterhouse Coopers (PwC) tarafından hazırlanan araştırmaya göre de yapay zekâya dayalı robot sistemleri 2030 yılına kadar toplam istihdamın İngiltere’de yüzde 30’unu, Almanya’da yüzde 35’ini, Japonya’da ise yüzde 21’ini oluşturacak. Peki endişelenmeli miyiz? Levent Akın, yapay zekânın birçok alanda insanların yerini alarak işsiz bırakma potansiyelinin var olduğunu söylüyor. Ancak bu durumun geliştirilecek sosyal politikalara bağlı olduğunu da belirtiyor: “İşsiz kalacak kişilerin yeniden eğitilerek iş sahibi yapılmaları mümkün. ABD’de yapılan incelemede 1950’lerden bu yana 270 iş türünden sadece birinin, yani asansör işletmenliğinin otomasyon yüzünden ortadan kalktığı görülmüş. Yapay zekâ ve robotların insanların yerini almak yerine onlarla birlikte çalışmaya başlayacağı düşünülüyor. Hatta daha önce var olmayan yeni meslekler de ortaya çıkacak, yeni çalışma alanları açılacak.”

Akın, yapay zekâ konusunda geliştirilen ancak piyasaya sürülmeyen teknolojilerin olmadığını söylüyor ve şunu ekliyor: “Yapay zekâ teknolojilerinin olgunluk düzeyi henüz genel yapay zekâ gibi insanla karşılaştırılabilecek bir sistemin geliştirilmesine uygun değil.”

“İnsanlığı güzel bir geleceğe taşıyacak”

Yapay zekâ, insanlık için bir facia mı olacak, yoksa insanlığı güzel bir geleceğe mi taşıyacak? Dünyanın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Stephen Hawking, “Yapay zekânın insanlığın sonunu getirebileceği” düşüncesinde. Ünlü teknoloji uzmanı Elon Musk da “Yapay zekâ karşımızdaki en büyük varoluşsal tehlike olabilir” diyor. Ancak uzmanlar bu konuda hemfikir değil. Levent Akın, bunun teknolojinin nasıl kullanılacağına bağlı olduğunu söylüyor ve “Ben iyimserim, sonunda insanlığı güzel bir geleceğe taşıyacak” diyor.

“Konya’da garson robot iş başında”

Türkiye’de ilk robot fabrikasını kuran Akınsoft yazılım şirketinin kurucusu Dr. Özgür Akın, Konya’da garson robot uygulamasıyla çoktan uygulamaya geçmiş bile. Özgür Akın, yapay zekâ çalışmalarındaki öncelikleri genel olarak şöyle anlatıyor: “Öncelikli amacımız robotlar üretmek ve bunları insan hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak iş ve sosyal ortamlarımızda kullanmaktır. Yapay zekâ çalışmalarında yüksek teknoloji kullanmak çok önemlidir, sıkça sizlerin de duyduğu endüstri 4.0 bilişim teknolojilerini ve endüstriyi bir araya getirmek hedeflenmektedir.”

Yapay zekâ insanların yaptığı işi daha iyi ve hızlı mı yapacak? Özgür Akın bu konuda “Monoton hale gelmiş, üretim bandında yapmış olduğunuz ürünü düşünün, sürekli aynı iş aktivitesi, çıkan ürün aynı. Bu, ister istemez bir bıkkınlık ve üretim hatasının yanında kalite düşüklüğüne de yol açacaktır. Bu tür bir çalışma stili insanın yaradılışına aykırıdır. İnsanın iş yükünü hafifletmek, daha mental, kalifiye işlerde faaliyet göstermesi için, koordineli ve hayati riski olmayan, üretimde hız kesmeyecek robotik sistemler ve otomasyonlar kullanılmalı” diyor.

“Robot askerler geliyor”

Özgür Akın, robotların istihdam edilmesinin yanı sıra bu robotları üretecek ve yönetecek sistemleri oluşturan insan istihdamına da ihtiyaç olduğunu vurguluyor: “Günlük hayatımızda iç içe olduğumuz pek çok robot uygulamasını, insansı yapıdaki yapay zekâ yazılımı ile ürettik ve uygulama merkezimizde çalıştırmaya başladık. Biz bu robotları yaparken insanlara iş imkânı da tanınmakta olduğunu gösterdik, kafemizde daha fazla robot olsa yine de bunları üretecek, yönetecek sistemler oluşturan insan istihdamı gerekecek. Bu dengeyi çok iyi korumak ve planlamak gerekiyor.”

Özgür Akın, yapay zekâ konusunda geliştirilen ancak hükümetleri kaygılandırdığı için piyasaya sürülmeyen teknolojilerin olup olmadığına ilişkin “Bir yerlerde iyi amaca yönelik üretimler yapılırken, bir yerlerde de kötü amaçlara hizmet edecek üretimler yapıldığını düşünmek gerekir. Gelecek neslimiz için güzel bir zemin hazırlamak bilim insanlarının elinde” diye yanıt veriyor. Özgür Akın, “Artık savaşların topla, tüfekle değil de yüksek teknolojinin sınırlarında, ülkelerin 10 bin kilometre menzilli füzeler üretme çabalarını medyadan takip ediyoruz. Savaş alanlarında askerlerin değil robotların savaşacağı çok yakındır” diyor.

“Gelecek bilim insanlarının elinde”

Peki robotlar bir gün kontrolden çıkar mı? Özgür Akın bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Robotik anlamdaki çalışmalar ufkumuzun alamayacağı kadar büyük ve hayallerimize sığmayacak kadar geniş, gelecek belki de onların yönettiği yasalara göre şekillenecek. Duygularınıza yanıt veren, hizmet eden insansı robotlar, taşımacılıkta kullanılan hayvansı yapıda robotlar, endüstriyel kollar fabrikalarda bizler için çalışmakta, yapay organlar insan hayatını kolaylaştırmak adına üretilmedi mi? Çok yakında altıncı duyuları geliştirilmiş, insandan ayırt edilemeyen yapay zekâlar yanımızdan geçip gidecek. Şu da bir gerçek ki uzaya bizden önce adım atıp oradan insanlık için hizmet verecek veya kendi yaptığımız bu doğal olmayan zekâlılar tarafından yok edilme endişesi gerçek mi olacak? Şu an kontrolümüzde olan akıllı makineler beynimizden daha hızlı nano saniyelerle işlemleri, komutları yerine getirmekteler ve tek bir düğmeye, fişe bağlılar. Ne zamanki insanlardan bağımsız halde kendi kararlarını vererek eyleme dönüştürecekler, işte o zaman korkmalıyız. Bu akıllı makineleri üreten insanlar elbette ki kontrol mekanizmasını da geliştirecektir. Bunlar düşünüldüğünde insan hayatını tehdit eden değil insanlığın hizmetinde kullanılacak sistemler üretilmeli. Akıllı makinelerin kendi kolonilerini kurarak; yasalarını, hayat standartlarını belirleyeceği, insanlığı ele geçireceği tezleri konuşulmakta, bunun önüne geçmek adına vakıflar bile kurulmuştur.”

Satrançta DeepBlue 1997’de dünya şampiyonunu yendi. Go oyununda AlphaGo, 2016’da dünya şampiyonunu yendi. Pokerde Libratus, 2017’de insan oyuncuların katıldığı bir turnuvada birinci oldu.

Satrançta DeepBlue 1997’de dünya şampiyonunu yendi. Go oyununda AlphaGo, 2016’da dünya şampiyonunu yendi. Pokerde Libratus, 2017’de insan oyuncuların katıldığı bir turnuvada birinci oldu.

“İşsizler ordusu olacak”

Dünyanın en etkili 100 kadın fütüristi arasında gösterilen ve aynı zamanda ekonomist olan Ufuk Tarhan yapay zekânın gelecekteki olası etkilerini “Sadece yapay zekâ değil, robotlar ve holografik sistemler de bugün iş, meslek olarak bilinen pek çok fonksiyonu ve uğraşı gereksiz kılacak ve bambaşka şekillerde, teknoloji temelli yepyeni araçlarla yapılmalarına neden olacak. Ve bu dönüşümün dışında kalacak, bundan etkilenmeyecek hiç ama hiçbir alan olamayacak. Tüm sektörler, meslekler, uzmanlık alanları bu yeni değişim, başkalaşım dalgasından nasibini alacak” diye anlatıyor. Tarhan bu değişimin sonucunu ise şöyle özetliyor: “Eğer nano ve genetik teknolojilerin tetiklediği, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması, uzay çalışmalarının iyice yükselmesi, çevresel felaketlerin artması gibi yeniçağa dair yüksek frekansta gelen sinyaller doğru algılanamaz ve gereken dönüşümlere hızla adapte olunamazsa, doğal sonuç tabii ki işsizler ordusu olacak.”

Birçok iş alanında robotlar istihdam edilecekse, insanlar için de yeni iş alanları açılır mı? Tarhan bu konuda şunları söylüyor: “Hem de milyonlarca yeni iş alanı açılacak. Ama yapabilecek olanlara. Teknoloji temelli değişim, insanların fiziksel olarak bir yerde sabit, devamlı bulunmasını gerektiren işleri robotlara, yapay zekâya, hologramlara devrederken insanlara da o teknolojileri yaratmak için yine teknolojiden yararlanarak istedikleri yerden, istedikleri işi yapma özgürlüğünü sağlayacak. Yani insanlar ille de bir yerde bulunarak bilek, beden gücü ve varlığı ile değil beyin güçleri ile yarattıkları tasarım, fikir ve projelerle istedikleri yerden, istedikleri kadar çalışarak para kazanabilecekler. Sabit maaşlı, ücretli, bordro mahkûmu olmak yerine girişimci, projeci olarak ekmeğini bedenini kullanarak taştan değil, beyin gücünü kullanarak klavyelerden, ekranlardan, dijitlerden çıkaracaklar.”

“Yepyeni bir çağa geçiyoruz”

Ufuk Tarhan bugün yapmaktan hoşnut olmadığımız, bizi köleleştirdiğini, yıprattığını hatta hasta ettiğini düşündüğümüz işleri robotlara, yapay zekâya devretmekte olduğumuzu belirtiyor. Tarhan, “Yani biz insanlar, işleri bizzat görmek yerine o işleri yapacak şeyleri üretmeyi iş edineceğimiz yepyeni bir çağa geçiyoruz. Ve bunun için sahip olmamız gereken bilgiler, yetkinlikler jet hızıyla değişiyor” diyor.

Tarhan, mevcut ekonomik düzenin yeni işsizler ordusuyla baş etmeye hazır olmadığını söylüyor: “Rakamların dili acımasız. Dünya klasmanında gelecek için gereken yetkinlikler konusunda aldığımız notlar belli, ortada. Ekonomik düzende yani kaynak tahsisatlarında, önceliklerde ve milli politikalarda aslan payını bilim, teknoloji eğitim, Ar-Ge ve teknoloji almadıkça da işsizler ordusu ile yani gelecekle gelmekte olan sorunlara hazır olunması, toplumsal refah ve barış mümkün değil.” Şu andaki verilerle ekonomik eşitsizliğin derinleşeceği uyarısında da bulunan Tarhan, “Ekonomiyi iyi ya da kötü yapan faktörler artık hamasi laflar, tartışma, itişme, didişme değil; aynı amaç etrafında kilitlenerek bilim, teknoloji ve bunları üretebilen, kullanabilen yetkinlikte, gelecekçi, çok çalışkan kafa yapısına sahip insanlar. Aklımızı başımıza alıp, çok cesur, çalışkan ve atak olursak, milletçe kenetlenip devrimsel stratejik değişiklikler yapabilirsek bu tehlikeyi bertaraf edebilir, hatta geleceği oluşturan ülkelerden biri olabiliriz” diyor.

“Vatandaşlık maaşı şart”

Ufuk Tarhan yeni işsizler ordusuyla mücadele etmek ve ekonomik eşitsizliğin derinleşmesine karşı çözüm olarak ‘vatandaşlık maaşını’ gösteriyor. Tarhan, “Teknoloji yüzünden hızla değişen iş hayatının dışında, eğitimsiz, işsiz kalan, para kazanma olanağı bulunmayan, bulunamayacak kalabalıkların yaşamalarını sağlamak amacı ile insanlara vatandaşlık maaşı bağlanması şart. Şu anda Türkiye buna bir ölçüde yoksulluk, işsizlik, emeklilere tanınan haklar, sağlık hizmetleri vb. ile aslında başladı; ancak bu yeterli olmayacak. Daha köklü reformların yapılması, daha paylaşımcı, sosyal devlet yapısına geçilmesi gerekiyor. Universal Basic Income olarak da bilinen bu uygulamaya, Finlandiya bu yıl başında vatandaşlarına ayda 560 Euro maaş bağlayarak başladığını açıkladı. İskoçya, Hollanda, Avustralya gibi bazı ülkelerde de denemeler yapılması söz konusu. Yeniçağa geçiş daha henüz başladı. Eğer tam da bu noktada tüm kaynak ve önceliklerimizi, gelecekçi bakış açısı ile bilim, teknoloji ve eğitime tahsis edersek toplumsal refah ve barış içinde yaşayan örnek bir ülke olabiliriz” diyor.

Yapay Zekâ, Otomosyon ve Ekonomi” adlı raporuna göre, ABD’de 2,2 milyon ile 3,1 milyon kişi ilk aşamada yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybedecek. Pricewaterhouse Coopers (PwC) tarafından hazırlanan araştırmaya göre de, yapay zekâya dayalı robot sistemlerin 2030 yılına kadar toplam istihdamın İngiltere’de yüzde 30'unu, Almanya'da yüzde 35'ini, Japonya'da ise yüzde 21'ini oluşturacak.

Yapay Zekâ, Otomosyon ve Ekonomi” adlı raporuna göre, ABD’de 2,2 milyon ile 3,1 milyon kişi ilk aşamada yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybedecek. Pricewaterhouse Coopers (PwC) tarafından hazırlanan araştırmaya göre de, yapay zekâya dayalı robot sistemlerin 2030 yılına kadar toplam istihdamın İngiltere’de yüzde 30’unu, Almanya’da yüzde 35’ini, Japonya’da ise yüzde 21’ini oluşturacak.

“İnsan fazlası olacak”

Fütürist Ufuk Tarhan “Yeniçağa geçiyoruz” derken gazeteci Ardan Zentürk de bu çağı ‘Dördüncü Sanayi Devrimi’ olarak tanımlıyor. Zentürk, “Dördüncü Sanayi Devrimi esas olarak insanın emeğinin bir kenara çekildiği ve bütün üretim ilişkilerinin ileri düzey bilgisayarlar ve robotlar vasıtasıyla yapıldığı bir sistem. Bu devrin esasında teknik altyapısı, knowhow’ı (bir alanda sahip olunan uzmanlık) her şey var. Bitmiş durumda ama buna karar verecek olan dünya elitleri, o yüzde bir, bir şeyden çekiniyor. Zaten dünyada müthiş bir eşitsizlik ve büyük bir kaos yaşanırken, dördüncü sanayi devrimini başlattığınız zaman ortaya çıkacak insan fazlasını ne yapacaksınız?” diye soruyor.

“Hayatımızı kolaylaştırır”

Bir diğer ünlü fütürist Halil Aksu “Yapay zekâ insanla birlikte çok güçlü bir kombinasyon teşkil edecek. İnsanın yaratıcılığı, esnekliği ve duygusal boyutu ile yapay zekânın hesaplama gücü, rutin işleri entegre bir şekilde halledebilme kabiliyeti, çok güçlü bir işbirliği potansiyeli vaat ediyor” diyor. Aksu, yapay zekânın neleri yapabileceğini ise şöyle anlatıyor: “Şehirlerde sinyalizasyon, trafik sıkışmasını önleme, atık toplama rotaları, sürücüsüz araçlar, bahçeleri sulama, geceleri tasarruflu aydınlatma ve daha nice fonksiyonu kolayca yerine getirebilir. Araçların sürücüsüz hali trafik kurallarına uyar, en tasarruflu bir şekilde hareket eder, insanları en güvenli bir şekilde hedeflerine götürebilir. Fabrikalarda üretkenliği artırır, tehlikeli ortamlarda insanların yerine geçer, çalışanların güvenliğini sağlar, yüklerini hafifletebilir. Enerji şebekesini yönetir, sağlık tavsiyeleri verir, eğitim kalitesini yükseltir ve hayatımızın daha pek çok noktasında yaşam kalitemizi artırır, hayatımızı kolaylaştırır.”

Yapay zekânın bazı meslekleri ortadan kaldıracağını belirten Aksu, “Mesela çağrı merkezi çalışanları, gözetim kontrol yapanlar, mükerrer, rutin, basit kâğıt-evrak işleri yapan memurlar, her türlü şoför. Üretim sektöründe robotlar ve yapay zekâ, Endüstri 4.0 dönüşümünü hızlandıracak ve otomasyon kat sayısını çok artıracaktır. Üretim dünyasında yapay zekâ planlamacıya destek olacaktır, sembiyotik ilişkiler kurulacaktır. Yapay zekâ işin zor ve zahmetli kısmını hesaplayacak, önerilerde bulunacaktır. Yönetici ise deneyimlerini ve hislerini dinleyerek, bu önerilerden en uygun olanını tercih edecek. Benzer bir durum doktorlarda, mimarlarda, avukatlarda yaşanacak. Ancak halen işin çok başındayız” diyor. Aksu, “Yeni meslek alanları açılır mı” sorusuna ise “Her gelişmenin programlanması gerekecek, tasarlanması gerekecek, altyapısının kurulması gerekecek, güvenliğinin sağlanması gerekecek. Bunların tümü de yeni meslek ve istihdam alanlarıdır. Yeter ki yeni yetkinlikler geliştirmeyi becerelim” diyor.

 

“Türkiye’de bütüncül bir politika yok”

Türkiye’de yapay zekâ alanında nasıl bir devlet politikası yürütülüyor? Prof. Dr. Levent Akın, “TÜBİTAK destekleri, öncelikli alanlar cinsinden bazı politikalar var. Ancak ekonomik, sosyal ve etik boyutlarını da kapsayan bütüncül bir politika olduğunu düşünmüyorum” diyor. Fütürist Halil Aksu da şunları söylüyor: “Türkiye’de henüz yapay zekâ gündemi pek gelişmiş seviyede değil. Biz bunun değişmesi için somut çalışmalar yürütüyoruz. Yapay zekâ devrimi Türkiye için müthiş bir fırsat, istihdam kapısı ve bir kalkınma imkânı olabilir. Yüksek katma değerli ihracat potansiyeli olan çok güncel ve çok kıymetli bir ürün ve servis olarak konumlandırılmalıdır.”

 

 

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)