Milli Mars robotu keşif yapacak

İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Rover Takımı, Mars’ta keşif yapacak insansız kara aracı üzerinde çalışıyor. Takım, Mars Robotu adı verilen bu projeyle Türkiye’yi ABD’de yapılacak bir yarışmada temsil edecek.
Yayın Tarihi: Mar 1, 2017
FavoriteLoadingBeğen 14 mins

Birçok ülke uzay alanında çalışmalar yapabilmek, milli kaynaklarını ülkelerinin uzay politikası doğrultusunda kullanabilmek, bu alanda yapılan çalışmaları yakından takip edebilmek amacıyla yeni yapılanmalar içerisine giriyor. Türkiye’de de bu alanda TÜBİTAK Uzay Teknolojilerini Araştırma Enstitüsü, milli uzay politikaları çerçevesinde çalışmalar yapıyor. TÜBİTAK’ın yanı sıra üniversitelerdeki genç beyinler de kendi bünyelerinde çalışmalar yaparak Türkiye’nin uzay araştırmaları alanına katkılarda bulunuyor. Bunlardan biri de İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) ROVER Takımı. Daha önce birçok projede dünya birinciliği elde eden takım bu günlerde Mars’ta incelemeler yapacak bir tür insansız kara aracı üzerinde çalışıyor. İTÜ Rover Takımı, Özgen Tunç Türker kaptanlığında Mekanik, Elektronik, Yazılım, Bilim ve Organizasyon olmak üzere beş ayrı ekipten oluşuyor. İTÜ Rover Takımı’nın bu projesinde Şehir Bölge Planlama’dan Kimya bölümüne kadar birçok fakülteden lisans öğrencileri çalışıyor. İTÜ Kontrol ve Otomasyon Bölümü akademisyenlerinden Dr. Serkan Türkeli de takıma danışmanlık yapıyor. Mars Robotu denilen bu gezegen keşif aracı projesi hakkında İTÜ Rover Takımı’yla konuştuk.

“Mars Robotu şu an mekanik olarak üretim aşamasında.”

“Robotik alanında olabildiğince araştırma ve geliştirme çalışmaları yaparak bu sistemlerin sanayi boyutuna taşınmasını ve endüstrileştirilmesini sağlamalıyız.”

Takım, Mars Robotu’nun özelliklerini ve ne işe yaradığını şöyle tanımlıyor: “Üzerinde bulundurduğu robotik kollar, sensörler, yüksek çözünürlüklü kameralar ve analiz cihazları sayesinde gezegen veya gök cisimleri üzerinde araştırma yapıyor. Hareket mekanizması sayesinde insanların ulaşmasının güç olduğu bölgelerde çalışabilir. Haberleşme sistemi ve kameralar yardımı ile aracın hareketleri ve keşifleri uzaktan izlenebilir ve kontrol edilebilir. Günümüzde birçok rover uzay görevlerinde aktif olarak kullanılıyor.”

Mars Society tarafından 11 yıldır Amerika’da düzenlenen University Rover Challenge yarışmasına Türkiye’den katılabilen takım olmadığını fark eden İTÜ Rover ekibi, “Türkiye’nin de uzay çalışmalarında lider ülkeler arasında yerini alması gerektiğini düşünerek bu projeye başladık” diyor.

İTÜ Rover ekibi, “Neden Mars” sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Yarışmayı düzenleyen kuruluş Mars Society. Bu kuruluş uzay araştırmalarının özellikle Mars çalışmalarının önemini anlatmak ve bu bilinci oluşturmak fikrini benimsemiş uluslararası sivil bir oluşumdur. Yarışmanın amacı ise gelecek nesil uzay araştırma araçlarına ilham kaynağı olabilecek tasarımların üniversite öğrencileri tarafından üretilmesidir. Ve uzak bir gelecekten bahsedecek olursak, kolonileşmeye en yatkın olan gezegenlerden biri Mars. Bu sebeple de uzay çalışmaları büyük ölçüde Mars üzerine yapılıyor.”

 

“Aracımız engebeli arazi şartlarına uygun tasarlandığı için insanların girmesinin tehlikeli veya güç olduğu durumlarda müdahil olabilir.”

 

“Uzay alanında bilinçlenmeyi amaçlıyoruz”

Takım kısa süreli amaçlarının Türkiye’yi Amerika’da yapılacak yarışmada başarıyla temsil etmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Uzun vadeli hedeflerimiz arasında, Türkiye’de uzay alanında bilinçlenmeyi ve çalışmayı teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Bizler bir yerlerden başlamak gerektiğine inanarak başladık bu projeye. Şu ana kadar da birçok lise öğrencisinden ilgili mesajlar aldık, bu da bizim uzun vadeli hedefimiz için ekstra bir motivasyon kaynağı.” 12 Ağustos 2016’da proje üzerine çalışmaya başlayan takım, nasıl çalışma yürüttüklerini şöyle anlatıyor: “Yeni kurulan bir ekip olarak kurulduktan sonra yaptığımız ilk iş ekibimizi alt ekiplere bölerek iş tanımları yapmak oldu. Her alt ekibin bir ekip lideri seçildi. Gerek görüldüğü takdirde alt ekipler içinde de ekipler kuruldu. Bununla beraber yaklaşık iki aylık bir süreç beyin fırtınaları ile geçti. Çok okuduk, çok izledik. Planlarımızı sürekli değiştirip geliştirdik. Kasım ayında tüm projenin planları belirlenmişti. Prototiplerimizi hazırladık. Asıl sisteme geçmeden önce bu prototipler üzerinde denemeler yaptık. Planlarımızda gerek maddi sıkıntılar, gerek teknik imkânsızlıklar, gerekse de öğrenci olmanın getirdiği sorumluluklar nedeniyle aksaklıklar oldu.”

Savunma Sanayii Müsteşarlığı destek veriyor

İTÜ Rover Takımı, projenin şu an mekanik olarak üretim aşamasında olduğunu belirtiyor: “Çoğu ekipmanın üretimi yapıldı, motorlar, tekerlekler alındı. Parçaların birleştirilmesi ve montajı kaldı diyebiliriz. Elektronik kısımda, haberleşme ve sensörler üzerine çalışılıyor, sadece araç hareket etmeye başladığında yapılacak elektronik analizler olacak. Bu konuda da mekanik, elektronik ve yazılım ekibimiz iç içe bir çalışma yürütüyor. Bunun dışında bilim ekibimiz yarışmada canlılık ve su arama üzerine yapılacak testler için çalışıyor. Bunun yanı sıra kolonileşme parametreleri hakkında yapacakları analizleri planlıyorlar. Bir de organizasyon ekibimiz var. Takımın sponsorluk, tanıtım ve tasarım işleri ile ilgileniyorlar.” Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından destek alan projeye birçok kurum sponsor olsa da halen maddi sıkıntı yaşadıklarını belirten Rover Takımı ve projeleri için maddi destek bekliyorlar.

Ekibin üzerinde çalıştığı insansız kara aracının her detayına kadar tamamlanması mayıs ayını bulacak. Uzay alanında önemli çalışmalar yürüten dünyanın önde gelen kurumlarından olan NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) ile henüz irtibata geçmemiş İTÜ Rover Takımı. Ancak NASA çalışanı Prof. Dr. Umut Yıldız’ın projeleriyle yakından ilgilendiğini söylüyor takım ve ekliyor: “Yarışmaya gittiğimizde orada NASA’dan birçok mühendis, astronom, astronot, biyolog, jeolog ve daha birçok alandan çalışanla Mars Çöl Araştırma Üssü’nde iletişim kurup projemizin detaylarını sunacağız.”

“Araç savunma sanayiinde kullanılabilir”

Peki, İTÜ Rover Takımı’nın üzerinde çalıştığı bu robot başka hangi alanlarda kullanılabilir? Mayın tarama ve bomba imha gibi savunma sanayiinde birçok şekilde kullanılabilir bir araç olduğuna dikkat çekiyorlar. “Aynı zamanda aracımız engebeli arazi şartlarına uygun tasarlandığı için insanların girmesinin tehlikeli veya güç olduğu durumlarda müdahil olabilir. Örneğin, deprem arama kurtarma aracı olarak kullanılabilir. Bu gibi bir afet durumunda insan yerine bu robotlar ile hem afete müdahale edilebilir hem de enkaz altı arama kurtarma çalışmaları yapılabilir. Bunun yanı sıra maden çalışmalarında hem keşif aracı olarak hem de yine göçük altı kurtarma robotu olarak işlev görebilir. Bir başka kullanımı ise sağlık alanında olabilir. Engelli insanlarımız için verimli bir araca dönüştürülebilir” diyorlar.

Bu projenin Türkiye’de üretilmesinin önemine dikkat çeken ekip şunları belirtiyor: “Uzay teknolojileri sınırlı koşullar için tasarlanmaları sebebiyle yeni zorlukları beraberinde getiriyor. Bu zorlukları aşmak için kullanılan yöntemler tüm sanayi dallarına hizmet ediyor ve yaşamlarımızı farkında olmadan kolaylaştırıyor. Türkiye’nin gezegen araştırma araçları üzerine yerli projeler yapması, bağlı olduğu sanayi dallarına teknoloji aktarımı sağlıyor. Takdir edersiniz ki, robotik sistemler dünyada hızla gelişiyor ve çeşitleniyor. Biz de robotik alanında olabildiğince araştırma ve geliştirme çalışmaları yaparak bu sistemlerin sanayi boyutuna taşınmasını ve endüstrileştirilmesini sağlamalıyız. Bu proje Türkiye’ye bu konuda bir ön ayak olabilir ve dünya pazarında Türk üretimi robotlar satılabilir.”

“İnsansız araçlar güvenlik avantajı sağlıyor”

Mars Robotu projesi üzerinde çalışan İTÜ Rover Takımı, insansız araçların önemini şöyle anlatıyor: “İnsansız araçlar güvenlik ve erişilebilirlik konusunda sahip oldukları avantajlar ile insanların yapması mümkün olmayan zorlu aktiviteleri yerine getirebiliyor. Ayrıca bu işlevleri otonom olarak yerine getirme kabiliyetleriyle donatıldıklarında iş gücü avantajı sağlıyorlar. Buna verilebilecek en güzel örnek Çernobil felaketidir. Çernobil felaketinden sonra santrala müdahale etmek için gönüllü bir ekip kurulmuştu ve bu insanlar tarafından santral kontrol altına alınmıştı. Günümüz dünyasında bu iş için insanlar yerine robotların, insansız kara araçlarının çalışmasının gerekliliği aşikârdır.”

“Uzay teknolojileri tüm sanayi dallarına hizmet ediyor ve yaşamlarımızı farkında olmadan kolaylaştırıyor.”

“Türkiye’nin uzay ajansına ihtiyacı var”

Türkiye’nin uzay sanayiindeki yerini anlatan İTÜ Rover Takımı “Türkiye 2009 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde üretilen ve ömrü yalnızca birkaç ay olmasına rağmen günümüzde halen çalışmaya devam eden İTÜpSAT1 uydusu ile ilk yerli uzay sistemini devreye soktu ve yerli haberleşme uydusu projesini devam ettiriyor. Roket sistemleri üzerine alçak yörünge fırlatma aracı projesini sürdürüyor. Aynı zamanda uluslararası uzay ajanslarından bağımsız RASAT yer gözlem uydusuyla yerküre hakkında bilgi toplamaya devam ediyor. Yine İTÜ’de geliştirilen iki yeni küp uydu 2017 yılı içerisinde Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan yörüngeye bırakılacak” diyor. Rover Takımı, Türkiye’de hâlâ bir uzay ajansının bulunmadığına dikkat çekiyor ve şuna vurgu yapıyorlar: “Bu nedenle Türkiye’nin dünyanın önde gelen uzay çalışmaları içinde şu anlık yeri yoktur. Biz ekip olarak öncelikli olarak şu an çalışmaları sürmekte olan ESA (Avrupa Uzay Ajansı) üyeliğinin tamamlanmasının ardında ülkemizin kendi uzay ajansını kurması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu konuda ülkemizin bilgi birikiminin yeterli düzeyde olduğunu düşünüyoruz. Buradaki sorun ekibimizce Ar-Ge yatırımları ve kaynak yönetimidir.”

FavoriteLoadingBeğen

Leave a Reply

  • (not be published)